gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    sevginin değerini bilmek gerek

    Konu, 'Hayat Bilgisi' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    sevginin değerini bilmek değer bilmek değer bilmekle ilgili sözler aşkın değerini ile ilgili sözler Hayatta değerini tam bilemediğimiz,bildiğimizde de gösteremediğimiz sevgiyi aşağıdaki hikayeyle daha kolay göstereceğinizi umuyorum:)

    Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı.

    Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu:

    -Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. “Kahverengi gömlekle gidiversen nolur!”muş. Bugün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin! içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun?

    -Tamam bey, bitti işte.

    Adam açık mavi göleği hışımla aldı;

    -Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar.

    Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı;

    -Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin.< /SPAN>

    -Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım.
    Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara ‘Hoş geldi’ demeliyim.

    Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı.
    Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, “Bir kaza yapmasa bari…”

    Eşi! uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.

    -Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim.

    Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi.

    Biraz sonra çocuklarına seslendi

    -Kahvaltınız hazııır!

    Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden ke silmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyo’da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı.




    Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. “Geç kaldım diye acele edip acaba o da…” Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.

    -Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?

    Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu! .

    Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.

    -Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?

    Kapıdan çıkar! ken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları s aklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.

    Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; “Haberleri mi dinledin?” diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla sordu;

    -Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?

    -Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim…

    O anda çocuklar da yanl! arına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü.

    -Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.



    Her günü son günün bil. :asskim:


     
  2. NaZMeLeK

    NaZMeLeK Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    1.484
    Beğenilen Mesajlar:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    özlemler diyarı
    canım arkadaşım bu yazıı tüylerim diken diken olmuş bir halde okudum ve çok etkilendim.canım benim emeğine sağlık ne güzel ve önemli bir şeyi hatırlatmışsın burda teşekkürler.. Her günü son günün bil....
     
  3. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    Bence Anlamlı Ama Daha İyi Olabilir Hem Ben Öğretmen Olarak Söylüyorum Ki Kompozisyonda Konuşma Ve Konuşma Çizgisi Olmaz
     
sevginin değerini bilmek gerek konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yıldız Tilbe - Değerini Bilmek Gerekir Aşkın

    Yıldız Tilbe - Değerini Bilmek Gerekir Aşkın

    Değerini bilmek gerekir aşkın, Ve ona kattığı değeri yılları Aşk ne iç geçirmektir bir bankta Ne de el ele dolaşmak mehtapta Gün olur kar yağar yağmur yağar Birlikte yaşanacak koca bir ömür var Değerini bilmek gerekir aşkın Ve ona kattığı değeri yılları Güzel bir şarkıya benzer aşk Ama kolay mıdır bir şarkı yaratmak Değerini bilmek gerekir aşkın Ve ona kattığı değeri yılları
  2. Sonsuz Aşki Bilmek Gerek!!!

    Sonsuz Aşki Bilmek Gerek!!!

    This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 800x600.
  3. sevgiye değer ne varsa sizin olsun...

    sevgiye değer ne varsa sizin olsun...

    gitme gitme dur diyemedim günahım dudaklarımı kapamışken seni bulduğuma tanrıya dua ederken sana söyleyemediğimi artık sende biliyorken gitmee gitme dur diyemedim böyle olsun istemezdim derken bile sensizlik genzimi yakıyor senden tek kalan sensizliğimi sensizliği kalbimin bedenimle çarpan heryerine işledim taakii bedenimde kalbimin atışları duyulmayana dek gitme gitme durr diyemedim!!! ***...
  4. Gitmeyi Bilmek Gerek

    Gitmeyi Bilmek Gerek

    Hiç beklemediğin bir andır o,"Hiçbirşey bitmeyecek,sonsuza kadar sürecek " diye düşünürken çıkıverir ortaya,olduğun yere mıhlar seni.O ana kadar farkedemediğin her şey birden dökülür ortaya,taşlar yerine oturur.Gözleri eskisi gibi bakmıyordur değil mi?Eskisi gibi dokunmuyordur elleri.Tenindeki o sıcaklık kaybolmuştur,sana bakarken istem dışı gülümsemiyordur artık.Hatta gözlerini...
  5. değerini bilmek

    değerini bilmek

    Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. ” Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar...

Sayfayı Paylaş