gebe
  1. magical

    magical Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Aralık 2008
    Mesajlar:
    764
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Simit parası

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında magical tarafından paylaşıldı.

    SİMİT PARASI


    Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için
    sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil
    çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali
    hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet
    zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı.
    Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor,
    bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.


    Öğretmeni, onun bu halini fark etti:

    - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

    Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

    - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
    - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
    - Ahmet arkadaşımız var ya...
    - Evet, ne olmuş Ahmet'e?
    - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi
    şeyler koymuyor.
    - Eee?
    - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse
    üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz
    de ona verseniz?

    Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine
    koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.
    Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu
    pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi
    niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna
    rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini
    istemiyordu.


    Nurhan Öğretmen:

    - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz
    pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
    - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş
    bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
    - Nerede çalışıyorsun?
    - Simit satıyorum.


    Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi
    şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir
    çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı.
    Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.


    Nurhan Öğretmen, Ali'ye dondu:

    - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
    - Çok zengin bir işadamı...
    - Niçin?
    - İnsanlara daha çok yardım etmek için...

    - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin
    durumu pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil.
    İstersen acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim
    edersin. Olmaz mı?
    - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
    - Neden olmaz?
    - Üç sebepten dolayı olmaz.

    Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni
    insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok
    simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit
    satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp
    güvercinlere veriyor.

    İkincisi: 'Ağaç yas iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı
    öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. Şimdiden iyilik yapmayıp bunu
    zenginlik günlerime ertelersem, zengin olduğum günlerde de daha zengin
    olduğum günlere erteler kendimi kandırmış olurum.

    Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak
    istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.


    Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:

    - Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.
    - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için,
    ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan
    fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor.
    Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası
    kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e
    girebilirim. Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?

    Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken
    Ali'yi evine yolladı.


    Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak
    için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde
    kaldığını fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları
    eline aldı.


    Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en
    kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu
    paralar onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SIMIT
    paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak
    istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.

    Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif
    edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak
    yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı... Ağladı... Ağladı.


    Kendine geldiğinde aksam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp
    okuldan ayrılırken bekçi Sadık 'Bozuk Simit paraları ile cenneti
    satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak' diye
    Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde, 'Ne
    dediniz hocam?' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen, bekçinin
    şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti

    Hikayeyi beğenmişseniz ve Ali'den utanmışsanız, maddi durumunuz iyi
    değilse bile, iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına
    bırakın.

    Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı alın.

    Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin.
    Yeter ki boş durmayın!


    " Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir ."

     
Simit parası konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. simit

    simit

    Malzeme 1 kg un 1 kibrit kutusu kadar yaş maya (30gr) 3 çorba kaşığı pekmez 1 su bardağı susam 1 çorba kaşığı tuz 2 su bardağı ılık su 1 su bardağı süt Hazırlanma Şekli *Bir su bardağı ılık suya 1 çay kaşığı şeker, mayayı katın eritin. Kabarması için 2-3 saat ılık bir yerde 10-15 dakika bekletin. *Unu hamur yoğurma kabına alın. Ortasını havuz gibi açıp eritilmiş maya ve tuzu ilave edin....
  2. simit aşı

    simit aşı

    simit aşı simit aşı tarifi hamilelikte yemek 2 su bardağı su, * 1 su bardağı simit, (çok ince bılgura denir) * 1 yemek kaşığı tuz, * 1 yemek kaşığı karabiber, * 1 yemek kaşığı kırmızıbiber, * 2 baş doğranmış soğan, * 1/2 su bardağı sıvı yağ. İnce ince doğranmış soğan ile yağ iyice kavrulur. Kavrulduktan sonra salça, tuz ve su ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Sonra kaynayan karışıma simit...
  3. Simit Diyeti

    Simit Diyeti

    SİMİT DİYETİ Diyet Hedefi: 1 haftada 3-6 kilo. Günlük kalori: 900 Kcal En fazla 7 gün boyunca uygulanması gereken bu diyet, simidin yanı sıra et, tavuk gibi protein ağırlıklı besinler de içeriyor. Bu diyette sabah kahvaltısı bir hafta boyunca aynı. BU DİYETİN GÜNLÜK MENÜLERİ 1. GÜN Sabah : ½ simit, çay, kahve diyet içecekler Öğle : 1 simit, yağsız salata (1 kase salata) Akşam : ½ tavuk, 1 kase...
  4. Haşhaşlı simit

    Haşhaşlı simit

    HAŞHAŞLI SİMİT 4 su b.un 1 p.kuru maya 2 çorba k.toz şeker 1 çorba k.tuz 2 çorba k.tereyağı 1 çay b.süt alabildiği kadar su 1 yumurta iç harcı için: 1 kase haşhaş 1 çay b.sıvıyağ üzeri için: toz haşhaş HAZIRLANIŞI: Karıştırma kabına önce unu alıp ortasını açalım. ortasına mayayı alalım. kenarına tuz ve şekeri serpelim. mayanın üzerine süt,erimiş tereyağı ,yumurtanın akı ve su ekleyerek...
  5. Pastane Simiti

    Pastane Simiti

    Malzemeler: 250 gr un (yaklaşık 2- 2 ½ su bardağı) 1 yemek kaşığı şeker 3 yemek kaşığı zeytinyağı Yarım su bardağı ılık su (110 ml) yarım tatlı kaşığı Tuz ¼ paket yaş maya (42 gr’lık paketin dörtte biri) veya 1 yemek kaşığı bira mayası Tezgâhın üstünü yağlamak için: 3 yemek kaşığı zeytinyağı Üstüne: Bolca susam büyük bir salata kâsesi içinde su Yapılışı: Ilık su, şeker, tuz,...

Sayfayı Paylaş