gebe
  1. FiRaRi_MeLeK

    FiRaRi_MeLeK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.507
    Beğenilen Mesajlar:
    201
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    insanların CENNET benim CEHENNEM dediğim yerde...

    Siz Gerçek Askınız İçin Ne Yapardınız?

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında FiRaRi_MeLeK tarafından paylaşıldı.

    Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı.
    Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.
    İş ilişkiye gelince oldukça içli hattâ aşırı hassas bir kadınım.
    Romantik anlara küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum.
    Oysa kocamın sakinliği başka bir deyişle vurdum duymazlığı evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış uzaklaştırmıştı.

    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.

    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim 'sadece yoruldum.'
    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu.
    Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!
    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu.
    Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var.
    O çiçeği benim için koparmak düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına hattâ ölümüne mâl'olacak.
    Bunu benim için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.

    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu.
    Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş altına da bir not bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu
    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra
    monitörün önünde ağladığında onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden senden önce eve
    varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden
    yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu
    karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden içe kapanıklığını dağıtmak
    can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan
    yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem
    merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem çiçeklerin renginin -
    gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa evet o uçuruma gidip o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım.
    Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi.
    O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.
    Bu gerçek aşktı.
    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın
    seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.
    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız belki artık romantik değil...
    Belki tekdüze hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.
    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir.
    Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.
    Hayat tam da böyle bir şeydir....

     
  2. ilkimsu

    ilkimsu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.184
    Beğenilen Mesajlar:
    120
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    San Juan
    etkili ve güzel teşekkürlerr
     
Siz Gerçek Askınız İçin Ne Yapardınız? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. sayısal size çıksa ne yaparsınız?

    sayısal size çıksa ne yaparsınız?

    sayısal size çıksa ne yaparsınız?
  2. siz olsaydınız ne yapardınız :)

    siz olsaydınız ne yapardınız :)

    İskeledesiniz, son vapura yetişmek için hızlı hızlı yürüyorsunuz, bir bakıyorsunuz vapur iskelede ama iskeleden biraz ayrılmış gibi sanki. Koşmaya başlıyorsunuz, son 100 metre, turnikelerin üzerinden atlıyorsunuz, bütün gözlerin üzerinizde olduğundan eminsiniz. Son bir hamle yapıp uzun bir atlayış yapıyorsunuz ve bingo! Vapurdasınız. Yerden kalkıp pantolonunuzu silkeliyorsunuz mağrur bir...
  3. sevgilinizin esinizin telefonunda askım diye bir kayıt var siz degilsiniz ne yaparsın

    sevgilinizin esinizin telefonunda askım diye bir kayıt var siz degilsiniz ne yaparsın

    evet melişler siz ne yapardız böyle bir durumda :kapiş: :kapiş: ben kudururdummmmmmmm
  4. Eşiniz Sizi Aldatırsa Ne Yaparsınız ?

    Eşiniz Sizi Aldatırsa Ne Yaparsınız ?

    Melekler, bu çok zor ve acıtıcı bir soru biliyorum. Kolayca kestirilip atılacak bir cevabı da yok. Yani ancak başına gelen bilir, Allah göstermesin. Ama şu halinizle, ya da etrafınızda, yakın çevrenizde olanlardan da ders almış olma ihtimalini de göz önüne alırsak, eşiniz sizi aldatsa ne yaparsınız ? Ona ikinci bir şans verir misiniz ? Yoksa kapıyı çekip çıkarmısınız ? Düşünün bakalım...

Sayfayı Paylaş