gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.234
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Sosyolojinin Tarihçesi hakkında kısa bilgiler

    Konu, 'Sosyoloji bilimi' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    Sosyolojinin Tarihçesi İlk çağlardan beri toplumun yapısıyla ilgilenen düşünürler vardı :

    Platon, ideal toplum düzeninden söz etmiştir.
    Sosyolojinin müjdecisi sayılan İbn-i Haldun ilk defa devletle toplumun birbirinden farklı olduğunu belirterek toplumsal yaşamı da incelemiştir.

    Machiavelli, Thomas More, Francis Bacon, toplumsal sorunlara “çözüm” önerileri getirmişlerdir.
    Bu düşünürlerden farklı olarak Montesquieu, “Olması gereken değil, olan incelenmelidir.” diyerek sosyolojinin sınırlarını çizmiş ve bilim olarak doğuşuna temel hazırlamıştır.
    Sosyolojinin, bu sözcüğü ilk kullanan Auguste Comte tarafından 19. yüzyıl başlarında kurulduğu kabul edilir. Comte’a göre sosyoloji, fizik, kimya biyoloji gibi doğa bilimlerinin yöntemleriyle toplumu incelemelidir.
    Sosyolojinin kurucularından Emile Durkheim, sosyolojinin konusunun toplumsal olgu olduğunu ve toplumsal yaşamın yine diğer basit toplumsal olgularla açıklanabileceğini vurgulamıştır.
    Max Weber’e göre, toplumu ve toplumsal eylemleri açıklamak için genel kavramlardan değil, bireylerden, öznel olarak düşünülmüş anlamlardan hareket edilmelidir. Böylece Weber, psikolojik yaklaşımla sosyolojik yaklaşımı birleştirmek istemiştir.
    Ülkemizde, Durkheim sosyolojinin bilim yapma anlayışı Ziya Gökalp ile, Le Play çizgisi ise Prens Sebahattin’le temsil edilmiştir.

    Platon (M.Ö. 427 – M.Ö. 347) : Platon, baba tarafından Atina’nın efsanevi krallarıyla ve anne tarafından da Solon’la akrabadır. Yaşamındaki en önemli olaylardan biri de, gençliğinde Sokrates’le karşılaşmasıdır. Sokrates’in mahkumiyeti ve idamından sonra eğitimde; özellikle de devlet adamı eğilimlilerin eğitimlerinde derin değişiklikler olmadıkça insanın kaderinin umutsuz olduğuna karar verdi.
    Bu nedenle de, kırk yaşlarındayken, Sicilya ve İtalya’ya ilk yolculuğundan sonra (bu yolculukta Pythagoras’çılarlarla tanıştı) aktif politikaya katılmaktansa, sitenin gelecekteki liderlerini yetiştirmek üzere Atina’da bir okul kurar. Bu okula üzerinde kurulduğu parkın adı verilerek Akademia dendi. Aristoteles, yirmi yıldan uzun bir süre Akademia’da öğrencilik ve öğretmenlik yapmıştır.

    Machiavelli, Niccolo (1469 – 1527) : Floransalı Machiavelli 1498’de dışişleri ve savunma ile görevli İkinci Şansölyelik Sekreterliğine atandı. Pek çok ülke dolaştı ve diplomatik deneyim kazandı. Floransa’nın bağımsızlığı için kurduğu milis birlikleri 1509’da Pisa’nın alınmasında önemli rol oynadı. 1513’de Medici ailesinin Floransa’ya dönmesinden sonra hapsedildi.
    Serbest kalınca, Floransa yakınlarında yapıtlarını yazamaya başladı. Bunların içinde en önemlisi; Medicilere sunduğu 1513 tarihli “II Principe” (Prens) ‘dir. 1527’de Medicilerin devrilmesi üzerine gözden düştü ve aynı yıl öldü. Machiavelli’nin tarih ve siyaset felsefesi üzerine yazdıkları ve karşılaştırmalı tarih metodu günümüzde de önemini sürdürmektedir.

    St. Thomas More (1477 / 78 – 1535) : Aziz (St.), şövalye, İngiltere Lord Şansölyesi (başbakan), yazar Thomas More 1477 ya da 1478 yılında Londra’da doğdu, 1492’de Oxford Üniversitesi’ne girdi, 1499’da Erasmus’la tanıştı. 1504’de parlamentoya girdi. 1516’da Londra’da ünlü eseri “Ütopya” yı tamamladı.
    1523’de Avam Kamarası’nın sözcülüğüne seçilen More, 1534 yılında uymayı reddettiği yasa nedeniyle Londra Kulesi’ne hapsedildi ve 1535 yılında da idam edildi. Karl Kautsky şöyle yazar : “Amaçladığı boş zaman rüyasını algılayabilmek için üç yüz yıldan daha uzun bir süre geçmesi gerekmiştir. Ütopya, dört yüz yıldan daha eski olmasına rağmen, More’un idealleri yenilmemiştir ve hala mücadele eden insanlığın ardında durmaktadır.”

    Francis Bacon (1564 – 1616) : Verulam Baronu. 1564 Londra doğumludur. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra baroya girmeye çalıştı. 1593’de Avam Kamarası’na girdi. Kraliçenin gözdesi Esaaa Kontu onu himayesine aldı. 1613’de Saray’ın baş avukatı, 1617’de baş mühürdar, 1618’de baş yargıç ve baron, 1620’de ise vikont oldu.
    Ama 1621’de rüşvet almakla suçlanan Bacon devlet hizmetinden uzaklaştırıldı. Ömrünün son yıllarını bilim ve felsefeye adadı. Bacon’un felsefesi’nin temelinde, tümdengelimci mantığın yerine tümevarımcı metodu uygulaması yatar. Ona göre gerçek bilim, nedenlerin bilimidir ve bu yolla insanoğlu doğaya egemen olacaktır.

    Montesqiueu (1689 – 1755) : Fransız yazarı Montesqiueu, 1689 yılında doğmuştur. Aynı zamanda bir hukukçu olan Montesqiueu, uzun süre hukuk alanında çalışmıştır. Yazar olarak tanınması, onun, 1721 yılında yazdığı “İran Mektupları” adlı eseriyle başlar. Montesqiueu’nu ikinci büyük eseri 1734 yılında yazdığı “Roma’nın Büyüklüğününün ve Çöküşünün Sebepleri Hakkındaki Düşünceler” adlı eseridir. Montesqiueu’nun en büyük eseri 1748 yılında yazdığı “Kanunların Ruhu” adlı kitabıdır.

    Auguste Comte (1798 – 1857) : Fransız Auguste Comte, sosyoloji biliminin kurucusu olarak tanınmıştır. İnsan topluluklarının doğasını ve nasıl geliştiğini anlamaya çalıştı. Comte’a göre, insanlar mulu ve başarılı olmak için birlikte çalışma ihtiyacındadırlar.
    Comte’a göre, bilimler hiyerarşisinin en tepesinde etik (moral) vardır ve sonra aşağıya doğru sosyoloji, biyoloji, kimya, fizik, astronomi ve matematik sıralanır. Aşağıdan yukarıya izlendiğinde, kuramsal ve tarihsel olarak, basitten karmaşığa bilimler birbirlerini izleyerek teolojik, aaaafizik aşamalardan pozitif aşamaya, diğer bir deyişle etik ve sosyoloji alanına ulaşmışlardır.

    Emile Durkheim (1858 – 1917) : Fransız toplumbilimci Durkheim 1858 doğumludur. 1902’de Sarbonne üniversitesi’nde kürsü sahibi oldu. Toplumu bir organizma gibi değerlendirmesi ve bir organizma içerisindeki organların dayanışması olgusu gibi bir toplumu da birbiri ile dayanışma içerisinde bulunan organlardan oluşan bir bütün olarak değerlendirmiştir.
    Toplumsal örgütlenme üzerine yaptığı çalışmalar toplumbilim çalışmalarına yeni bir hamle getirmiştir. Bunların dışında sosyal-psikoloji ile de ilgilenmiş ve “intihar” eylemi üzerine ampirik çalışmalar da yapmıştır. 1917 yılında Paris’de ölmüştür.

    Max Weber (1864 – 1920) : Max Weber, kapitalizmin gelişmesine katkıda bulunan Hristiyan ahlakı üzerine vurgu yaparak geliştirdiği Protestanlık kuramıyla ünlü olmuştur. Weber sosyolojisi gelenekselden rasyonel eyleme dönüşümü keşfetme ve anlamaya yöneliktir. Gelenek, modern öncesi toplumların üzerinde aşılmaz bir güç olarak durmaktadır. Weber’e göre, Protestan etiği, geleneğin tutuculuğunu kırmıştır. Çünkü, Protestan etiği, insanların zenginlik elde etmek için çabalamalarını, dinsel onaylar sunarak rasyonelleştirir ve cesaretlendirir.

    Ziya Gökalp (1876 – 1924) : İdadi’de okurken Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. İslam tanrıbilimi ve tasavvuf üzerine çalıştı. İkinci Meşrutiyet ilan edilince İttihat ve Terakki’nin Diyarbakır şubesini kurdu. 1909’da “Peyman” gazetesini çıkardı. Aynı yıl İttihat ve Terakki’nin genel merkez üyeliğine seçildi. 1912’de milletvekili seçildi.

    Dört ay sonra Osmanlı Mebuslar Meclisi kapanınca Darülfünun’da 1919’a kadar toplumbilim profesörlüğü görevini yürüttü. Birinci Dünya Savaşı’nda “Yeni Mecmua” yı çıkarttı. Türkçülük kavramının yayılmasında öncülük eden Ziya Gökalp, eserlerinde misak-ı milli sınırları içerisinde doğu toplumundan batı toplumuna çevrilmiş bir Türk devleti üzerinde durmuştur


     
Sosyolojinin Tarihçesi hakkında kısa bilgiler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Atletizm Hakkında Kısa Bilgi

    Atletizm Hakkında Kısa Bilgi

    atletizm hakkında bilgi atletizm kısa bilgi hakkında kısa ile ilgili bilgiler genel Atletizm Nedir? ATLETİZM, farklı aktivitelerden oluşan, geniş kapsamlı bir spor alanıdır. Çeşitli ve karmaşık özellikler taşır, faaliyetleri yıl boyu sürer. Küresel bir spor’dur. Kökleri insanlığın en eski dönemlerine dayanır, tüm kıtalarda yaygındır. İnsanlar Medeniyetlerin ilk çağlarından beri...
  2. Sosyolojinin Tarihçesi nedir

    Sosyolojinin Tarihçesi nedir

    Sosyolojinin Tarihçesi Sosyal olaylar her ne kadar insanlık tarihi ile başlatılmakta ise de hadiselere sosyolojik yaklaşım tarzı daha çok 18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Sosyoloji terimi ilk kez bir sosyolog olmaktan ziyâde bir bilim felsefecisi olan Fransız August Comte (1798-1857) tarafından kullanılmış ve İngiliz Herbert Spencer (1820-1903) tarafından da geniş kitlelere...
  3. Sosyolojinin Tarihçesi

    Sosyolojinin Tarihçesi

    sosyolojinin tarihçesi Sosyal olaylar, her ne kadar insanlık tarihi ile başlatılmakta ise de, hadiselere sosyolojik yaklaşım tarzı, daha çok 18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Sosyoloji terimi, ilk kez bir sosyolog olmaktan ziyâde bir bilim felsefecisi olan Fransız, August Comte (1798-1857) tarafından kullanılmış ve İngiliz, Herbert Spencer (1820-1903) tarafından da geniş kitlelere...
  4. Emo hakkında kısa bilgiler

    Emo hakkında kısa bilgiler

    Emo 1moda 1müzik türü mutsuzluk,yalnızlık,melankoli durumu olarak anlatabiliriz.Emo olmak genellikle mutsuzluk depresiflik olarak adlandırılır.içinde hissettiğin acıyı cesurca dışa vurmandır. En popüler 5 emo 1-cute is What we aim for 2-avengeld sevenfold 3-the early november 4-hellogoodbye 5-quietdrive Öncülerinden my chemical romance`yi örnek verebiliriz. *disco değil retro olmak,...
  5. sevgililer gününün tarihçesi hakkında bilgi

    sevgililer gününün tarihçesi hakkında bilgi

    sevgililer gününün tarihi sevgililer gününün tarihçesi hakkında bilgi Az kaldı 14 Şubat Sevgililer gününe. biz de sevgililer günü hediye alternatifleri konularımız üzerinde çalışırken, nerden çıktı bu sevgililer günü diyenler için, bir de sevgililer gününün tarihçesi hakkında bilgiler sunmak istedik Melek'ler. Öncelikle Sevgililer Günü Tarihçesi Sevgililer Günü, her yılın 14 Şubat günü...

Sayfayı Paylaş