gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Sürü müyüz? Ulus mu?

    Konu, 'Genel Türk Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif] Atatürk, niçin "en büyük eseri" saydığı cumhuriyeti gençliğe emanet etti. Niçin geleceğin siyasal iktidarlarının "kişisel çıkarları" nedeniyle düşmanla işbirliği yapabileceği olasılığını bile düşündü de, gençlikten bir an bile kuşkulanmadı?
    Atatürk ün "Gençliğe Sesleniş"i ile ünlü Bursa konuşmasını yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan görünüm çok anlamlıdır.

    * * *

    Gençlik yaşla ölçülmez, tutumla ölçülür.

    Bernard Shaw, bir zamanlar, "Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hâlâ komünist olanın ise aklı yoktur" demişti.

    Genç insan yeniliklere açıktır. Köklü değişikliklerden korkmaz. Daha iyi bir yarın için savaşmaktan çekinmez.

    Enerji, değişikliklere uyum yeteneği ve kolaylığı demektir. Yıllar geçtikçe enerjisi azalan kişi, uyum göstermek için yeni çabalar gerektirecek köklü değişikliklerden korkmaya başlar. Üstelik yeni durumlara uyum sağlamak için zamanının da giderek azaldığını hissetmektedir.

    Yıllar boyu süren çabaların ürünlerini yitirme korkusu, yaşlıları tutucu olma yönünde etkiler. Gençlerin ise yitirecek bir şeyleri yoktur.

    Çağdaş toplumda gençlik, genellikle yetki ve sorumlulukların dışına atılmış bir kesim oluşturur. Bir çıkar bağı içinde, düzenle bütünleşmemiştir. Sırtında kendisinin dışında kimsenin sorumluluğu yoktur.

    Gençlik yıllarında benimsenen bazı siyasal görüşler zamanla ılımlaşır. Bir ölçüde de gerçekleşme olanağına kavuşur. Yaşama geçtikçe değişmemesini istemek doğaldır. Ama o süreç, insanları aynı zamanda tutuculaştırır.

    Mutlak krallığa karşı anayasal krallığı savunanlar ilericiydi. Ama anayasal krallık gerçekleşip de karşılarına cumhuriyetçiler çıkınca, tutuculaştılar.

    Her toplumsal hareket giderek kurumsallaşmaya ve dolayısıyla uysallaşmaya, tutuculaşmaya yüz tutar. Oysa gençlik sürekli yenilendiği için kurumsallaşamaz, kalıplaşamaz.

    * * *

    Ve tüm bu niteliklerinden dolayı, gençlik "idealist"tir!

    İnandığı ülkelerin peşinden koşmasına engel olacak çıkar bağları yoktur. Üstelik de gelişmiş ülke gençlerinde "ulusal" değerler öne çıkar.

    Kemalizm neyi öngörüyordu?

    Toplumu çağa taşımayı kolaylaştıracak en ileri kurumları getirmek ve eskidikçe onları da yenilemek!

    Bu bir "sürekli devrim" anlayışıydı. Atatürk, en ileri kurumların bile günün birinde "eskimiş düzen"e dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunun bilincindeydi. Sürekli devrim, sürekli ileriden yana olmak demekti.

    Bu nedenle de "sürekli devrimci"de iki temel nitelik gerekiyordu: Çıkarlarının düzenle bütünleşmemiş olması ve yeniliklere uyum gücü.

    Ve bu iki nitelik, sadece ve sadece gençlikte vardır. Bundan dolayı da "Büyük Devrimci", en çok gençliğe güvenmiştir.

    * * *

    1920 başlarında İstanbul un işgal edildiği gün, ikisi hoca olan üç milletvekili Vahidettin le görüşmeye gitmişti. Padişah, düşman güçlerinin isteklerine boyun eğilmesi gerektiğini söylüyordu. Oysa karşısındakiler farklı görüşteydiler.

    Rauf Bey şöyle diyordu:

    - Millet, haysiyet ve istiklale aykırı bir kaydı kabul etmemeye kesin kararlıdır. Milletin sizden istirhamı, haysiyet ve istiklale aykırı bir anlaşmaya imza koymamanızdır. Aksi takdirde istikbali çok karanlık görüyoruz.

    Vahdettin sesini yükseltti:

    - Rauf Bey, millet bir koyun sürüsüdür! Bu sürüye bir çoban lazım! İşte o çoban benim!...

    "Millet" koyun sürüsü olmadığını Kurtuluş Savaşı nda kanıtlamıştır. Ama şimdi, yeni Vahdettinler türemiştir... Tarihi, yalanlarla tersyüz etmek isteyen ve gençlerin çobanlığına soyunan yeni Vahdettinler...

    Sürü olmadığını kanıtlama sırası şimdi "gençlik"tedir!

    Ve kanıtlayacaktır!
    [/FONT]​


     
Sürü müyüz? Ulus mu? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ulus Tarihi

    Ulus Tarihi

    ulus tarihi ulusun tarihi Ulus’un tarihinin M.Ö.3000 yıllarına kadar dayandığı kabul edilmektedir.M.Ö.800 ile 2000 Yılları arasında bölgeye ilk önce Doğudan, sonra Batıdan akınlar, göçler olmuş, Hititlerle Çağdaş Gasgolar uzun süre bu bölgede barınmışlardır. Anadolu Selçukluları zamanında Ulus Candaroğlu Beyliğinin sınırları içinde kalmıştır. Osmanlılar zamanında İlçe küçük bir yerleşim...
  2. müşfik kenter öldü mü doğru mu bu haber ?

    müşfik kenter öldü mü doğru mu bu haber ?

    Müşfik Kenter öldü deniyor doğru mu müşfik kenter öldü mü acaba ?
  3. Kadınların Neden Daha Uzun Süre Yaşadıklarını Biliyor musunuz ?

    Kadınların Neden Daha Uzun Süre Yaşadıklarını Biliyor musunuz ?

    Bu konu; kadınlar neden uzun süre yaşar konusu hakkında bilgi vermektedir. Sevgili melekler, çok enteresan bir konuyla karşınızdayım. Şöyle bir etrafınıza baktığınızda yaşlı çiftlerde önce erkeğin ölmüş olduğunu görürsünüz. Hiç düşündünüz mü kadınlar neden erkeklerden daha uzun yaşıyor. Bana kalırsa eski evlilikleri de düşünürsek , erkek kadından daha büyük yaşta olurdu evliliklerde, aklıma...
  4. Mehmet Ali Birand öldü mü yaşıyor mu ?

    Mehmet Ali Birand öldü mü yaşıyor mu ?

    Haberin biri öldü diyor, biri yaşıyor diyor, neye inanacağımızı şaşırdık. Şimdi Birand yaşıyor mu öldü mü ne olur bir cevap verin :(
  5. Oruç Tutarken Krem Sürünce Oruç Bozulur mu?

    Oruç Tutarken Krem Sürünce Oruç Bozulur mu?

    oruçluyken krem sürmek oruçluyken krem sürmek orucu bozar mı oruçluyken krem sürülür mü Sevgili melekler, ramazan ayı geldiğinde özellikle bayanların merak ettiği konulardan biri krem sürmenin oruç için sakıncalı olup olmadığıdır. Ele yüze ya da vücuda sürülen kremin sakıncalı olduğunu söyleyenler olduğu gibi sakıncalı olmadığını söyleyenler de var. İşte bu sorunun cevabı... Oruçluyken...

Sayfayı Paylaş