gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    tabgaç devleti!

    Konu, 'Genel Türk Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    4. yüzyıl sonlanna doğru Kuzey Çin'de (Şan-si'nin kuzeyi) kudretli bir siyasî teşekkül meydana getiren, Çinlilerin To-ba (veya T'o-pa) dedikleri topluluğu Türkler "Tabgaç" diye anmışlardır. Orhun kitabelerinde sık sık geçen ve
    Gök-Türkler aracılığı ile Bizans kaynaklarına da "Taugast" şeklinde intikal eden
    "Tabgaç" kelimesi "Çin" manasına da alınmıştır. Çünkü Gök-Türklerin ilk
    zamanlannda Türklerce "büyük" tanınan bu sülale Doğu'nun kudretli hanedanı
    olarak Çin'de hüküm sürmekte idi. Aslında Türkçe ulu, muhterem, saygıdeğer"
    manalannı ifade eden Tabgaç tabiri bilindiği gibi, sonra bazı Kara-Hanlı
    hükümdarları tarafından unvan olarak (Taf-gaç, Tamgaç) kullanılmıştır. Kaşgarlı
    Mahmud'un, Türklerden bir bölük olduğunu kaydettiği Tabgaçlar, Çin yıllıklarına
    göre Asya Hunları'ndan bir kısımdır ve sülalenin resmî tarihinde (Wei-shu)
    Motun, eski To-pa (Tab-gaç) hükümdarı olarak gösterilmiştir. Tabgaçların örf,
    adet ve geleneklerinden çoğu, Kurt efsanesi; magara, dag, orman kültleri vb. ve
    Göç efsanesi (bk. aş. Kültür: Destanlar) Türklerle ilgili bulunduğu gibi,
    dillerinin de Türkçe olduğunu ortaya koyan deliller vardır: Bitegçin (bitikçi,
    katip;dış-işleri bakanı?), kapukçın (kapıcı; hacib?), atlaçın (atlı, süvari
    birliği), tabagçın (yaya, piyade birliği), korakçın (koruyucu, muhafız
    kıtaları), yamçın (posta sürücüsü), hiencin (posta menzilleri idarecisi;
    hancı?), aşçın (aşçı;mutbahçı başı?), törü (kanun, töre), il (devlet) vb." .
    Tabgaç hükümdannın ağzından şöyle bir Türkçe ibare nakledilmiştir: "Atıg
    belgiıtef;" (yani "bir (başbuğa verilen) isim, (onun yaptığı) işi
    belirtmeli=belgelemeli)" Wei-shu, Nan ch'i-shu, Liu-Sung-shu gibi Çin
    kaynaklarına geçen bu kelime ve tabirler, aynı zamanda Tabgaçların devlet
    idaresi ve askerî kuruluşları hakkında da bilgi verir durumdadır. Bununla
    beraber, bu Türk devletinde oldukça büyük ölçüde Moğolların da yer aldığı
    anlaşılıyor. Araştırmalarda kendileri bile bir ara Sienpiler arasında görünen
    Tabgaçlara bağlı kabilelerden kimlikleri tesbit edilebilenlerin yarısından
    fazlasınm Moğol menşeli olduğu neticesine varılmıştır. Ancak Moğollar, diğer
    Tunguzlar ve Çinli halk ile birlikte, şüphesiz teb'a durumunda idiler.



    Önce kuzey Şan-si'de Tai başkent olmak üzere küçük "Tai veya I. T'o-pa"
    devletini (315-376) kuran Tabgaçlar, daha ilk başbuğları olarak bilinen
    Şa-mo-han(ölm. 277)'dan itibaren diğer küçük Hun devletleri ve Si-en-pi
    kütleleri ile mücadeleye giriştiler ve nihayet Ch'in devleti başındaki, Tibet
    menşeli Fu-Chien iktidarının çökmesi (384) üzerine etraftaki mahallî
    hükümetçikleri (16 kadar) idareleri altına alarak büyük devlet haline geldiler.
    Tabgaç devleti (386-556), Çinlilerin Wei (Pei-Wei = Kuzey Wei) adı-nı verdikleri
    hükümdar ailesinden K'uei zamanında (386-409) verimli toprakların Doğu Çin'deki
    dağınık Siyen-pi gruplarından zaptedilmesi ile gelişti. Küçük Ts'in (394'de) ve
    Liang (403'de) devletleri tabiiyete alındı. Baş-kenti P'ing-ç'eng (Tai) şehri
    idi. Az sonra devletin nüfüzu, bir yandan Pekin yakınlarına, bir yandan Huang-ho
    nehri dirseğine kadar uzanmıştı. Kuzey istikametinde, Siyen-pilerin varisi
    olarak 4. asır sonlanndan itibaren kudretli bir siyasî teşekkül durumuna giren
    Moğol menşeli Juan-juanlar yüzünden ciddî bir genişleme olamıyordu. İki devlet
    arasında bazan çok şiddetli cereyan eden mücadele 150 yıl kadar sürmüştür.
    Hükümdar Sseu (409-423)'dan sonra Çin'in başkentleri Lo-yang, (Ho-nan'da) ve
    Ç'ang-an(bugün Si-ngan-fu, Şan-si'de)'ı ele geçirerek hakimiyetini Sarı-nehir
    bölgelerine yayan ve bütün Kuzey Çin'i tek idarede birleştiren büyük imparator
    T'ai-wu devrinde (424-452) Tabgaç devletı en parlak çağını yaşadı. Önce 2. Ts'in
    devletini kendine tabi kılan, 427'de Hun Hsia devletinin başkentini alarak,
    bütün topraklannı ele geçiren (431) ve 425'ten itibaren Juan-juan'ları mağlüp
    ederek bugünkü îç Moğolistan'ı istila eden (436) ve 435-439'da hakimiyetini
    batı'ya doğru genişleterek, îç Asya'daki Wu-sun, Yue-pan ülkelerini ve Kuça,
    Kaş-gar, Karaşar, Turfan baçta olmak üzere 30 kadar şehir-devletçiklerini
    idaresine bağlayan Tai-wu, 439'da Kansu (Gu-tsang=Kan- çou)'daki Hun devletini
    (Kuzey-Liang) ortadan kaldırdı. Böylece ünlü İpekyolu güzergahı tekrar Türk
    hakimiyetine girmiş oldu. 450'de güneyde Yang-tse nehrine de ulaşan Tai-wu, Çin
    askerinin "taydan ve düveden farksız" olduğunu söylüyor ve kendisi "Börü"
    lakabını taşıyordu.


    împaratorluk merkezini Türk hayat şartlarına oldukça uygun
    gelen bozkır bölgesinde (Kuzey Şan-si) tutan Tai-wu, o sıralarda Çin'de
    yayılmakta olan Budizm'in Türkler arasına nüfüzunu önlemeğe çalışıyor, idaresi
    altındaki Çin topraklarında bile Budistlerin faaliyetlerini kontrol ediyordu.
    Tapınaklarda ayinler dışında din propagandasını yasaklayan bir emirname çıkarmış
    (438) ve 446'da emre riayet etmiyenlerin şiddetle takibini emretmişti.
    T'ai-wu'nun Türk bünyesi ve seciyesini Budizm'in bozucu tesirinden korumak
    maksadını güden bu tutumunun mana ve değeri çok sonra anlaşılmıştır. Tedbirlerin
    ehemmiyetini farkedemeyen halefleri zamanında, yasak emri gevşetilen Budizm'in
    hatta himayesi cihetine gidildi. împarator Wen-ç'eng (Siun veya Sün, 452-465) ve
    Hong I (Hien-wen, 465-471) zamanlarında İç Asya'da tabiliğe alınan şehir-devlet
    sayısının 50'ye çıkarılması (456), Juan-juanların ağır mağlübiyete uğratılması
    (458-459)219, Güney Çin devletinden (Liu Sung) bazı bölgelerin alınması (466-469
    arasında) gibi büyük askerî başarılara rağmen, gittikçe gelişen Budizm'in
    yayılışı, sonra büsbütün hızlanarak Tabgaç topluluğunun Çinlileşmesine zemin
    hazırladı. 480'den itibaren Kuça ve etrafını Ju-an-juanlara kaptıran ve 494'de
    başkenti, Devlet Meclisi'nin muhalefetine rağmen, bozkır bölgesinden güneydeki
    eski Çin merkezi Lo-Yang'a nakleden împarator Hong II (Hio-wen, 471-499), Türk
    töresine karşı ağırlık kazanan bu soysuzla§mayı (479'da yalnız başkentte 100
    tapınak ve 2000'den fazla rahip bulunuyordu) 495 yılında, Türk örfünü,
    geleneklerini, giyimini, Tabgaç dilini ve hatta yazışmalarda Türkçe tabirlerin
    kullanılmasını yasaklamakla tamamladı.Buna karşı çeyrek asır kadar devam eden
    tepkiler bastırıldı.


    Süan-wu(499-515)'dan sonra idareyi devralan İmparatoriçe Hu
    (515-528) Budizm'e o kadar düşkün idi ki, yabancı memleketlerdeki "dindaşları"
    ile de alakalanıyordu. 520'ye doğru Hindistan'da Ak Hun-Eftalit hükümdarı
    Mihiragula'yı ziyaret ettiğini gördüğümüz Çinli Budist rahip bu kraliçenin
    arzusu ile seyahat ediyordu. Tabiatiyle "Türk atalannın askeri vasfını kaybeden
    Tabgaç devleti yeni bölgenin ve yerli Çin halkının yol açtığı iktisadî ve sosyal
    sebeplerden de gittikçe gücünü kaybetmekte idi. Bütün Kuzey Çin'e hükmetmiş olan
    bu devlet 534'e doğru Doğu (Ho-nan'da) Wei'leri ve Kuzey veya Batı (Ç'ang-an'da)
    Wei'leri olarak ikiye aynldı ve kısa zaman sonra bütün arazileri Çinli
    hanedanlara intikal etti (Doğu NVei'leri yerine Ts'i (Ch'i) sülalesi: 550-577,
    Batı Wei'leri yerine Chou sülalesi: 557-581).


     
tabgaç devleti! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Afganistan Devleti

    Afganistan Devleti

    Afganistan Devleti, Afganların bölgedeki diğer topluluklar üzerinde üstünlük kazanmaları ile 18. asırda kurulmuştur. Dil ve ırk birliği bulunmayan bu ülkede, siyasi birlikte yoktur. Bugün yaklaşık 25 milyon insanın yaşadığı Afganistan’ın toprak büyüklüğü, 657.500 km2‘lik bir yüzölçüme sahiptir. Afganistan; kuzeyinde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan ile; doğusunda Çin Türkistan’ı (Doğu...
  2. Abdaliye Devleti

    Abdaliye Devleti

    Afganistan’da Abdalî kabilesinin kurduğu devlet. Aslen bir Türk boyu olan Abdalîler, Gazneliler zamanında Müslüman oldular. Uzun süre dağlarda yaşayan bu Türk boyu, Babürlüler Devleti ile Safevi Devleti'nin arasının bozuk olduğu bir sırada, Tarnak ve Argandab vadilerine indiler. Bölgenin durumu itibariyle iki büyük devlet arasında yaşamalarına rağmen, kendi başlarına hareket ediyorlardı....
  3. çağatay devleti

    çağatay devleti

    çagatay devleti çağatay devleti Çağatay Devleti, Cengiz İmparatorluğunun dağılmasıyla kurulan bir Türk devleti. Siyasi Tarih Cengiz Han'ın ölümünden önce imparatorluğunu oğulları arasında bölmesinden doğan bu devlet, Doğu ve Batı Türkeli ile Doğu Iran yörelerini içine almakta idi. Fakat, Cengiz'in oğullarından Çağatay'a verilmiş olmasına rağmen, Çağatay Han, bu yeni devlete hükümdarlık...
  4. Devletler hukuku

    Devletler hukuku

    Bağımsız devletlerle milletlerarası kuruluşların uymak zorunda olduğu hukuk kurallarının bütünü. Bu hukuka, Devletlerarası Hukuk, Milletlerarası Hukuk ve Devletler Umumi Hukuku da denir. Devletlerin yabancı şahıslara olan ilişkilerini düzenleyen Devletler Hususi Hukuku, Devletler Hukukunun bir kolu değildir. Ayrı bir hukuk dalıdır. Devlet hukuku, devletler topluluğunun bağımsız bütün...
  5. Karamanoğulları Devleti

    Karamanoğulları Devleti

    Başkent : Karaman, Ermenek Konya Mut Resmi dili :Türkçe Dini :Müslümanlık Etnik Gruplar :Türkler Yönetim :Monarşi Bey : - 1256? Karaman Bey - 1483–1487 Turgutoğlu Mahmud Tarih : -...

Sayfayı Paylaş