gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler

    Konu, 'Diğer Sanat Alanları' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    keten kumaş nasıl boyanır keten pantolon nasıl boyanır kumaş pantolon pamuk pantolona dönüşür pamuk pantolona dönüşüyor TEKSTİL LİFLERİNİN BOYANMASI İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER 1 1.1. Renklendirme: 1
    1.2. Boyama yöntemleri : 1
    2. PAMUKLU MAMULLERİN BOYANMASI 2
    2.1. Reaktif Boyarmaddeler 3
    2.2. Reaktif Boyarmaddenin Liflere Olan Substantifliği: 3
    2.3. Pamuklu Mamullerin Reaktif Boyarmadde İle Boyanması Boyama Metotları 6
    2.3.1. Çektirme Yöntemine Göre (Uzun Flotte Oranında Yapılan) Boyamalar 6
    Drimaren - X boyarmaddeleriyle haspel ve aparatta yapılan boyamanın grafiği 11
    2.3.2. Yarı Kontinü ve Kontinii Boyama Metotları 12
    2.4. Reaktif Boyarmaddelerinin Avantaj ve Mahsurları 14
    2.5. Direkt Boyarmaddeler İle Boyama İşlemi 14
    2.5.1. Kesikli ( sektirme ) Yönteme Göre Boyama 15
    2.5.2. Yarı Sürekli ve Sürekli Yönteme Göre Boyama 16
    2.5.3. Küp Boyarmaddeleri ile Selülozik Mamullerin Boyanması 17
    2.5.3.1. Küpleme ( indirgeme ) İşlemi 17
    2.5.3.2. Küp boyarmaddelerin boyama özellikleri açısından sınıflandırılması 18
    2.5.3.3. Küp Boyarmaddelerle ile Düzgün Boyamayı Etkileyen Faktörler : 19
    2.6. Küp Boyarmaddeler İle Boyama Yöntemleri 20
    2.6.1. Kesikli yöntemler 20
    2.6.2. Yarı sürekli boyama yöntemleri 21
    2.6.4. Oksidasyon İşlemleri 22
    2.7. Kükürt Boyarmaddeleri 22
    2.7.1. Suda çözünmez yapıdaki normal kükürt boyarmaddeleri 23
    2.7.2. Suda Çözünür Hale Getirilmiş Kükürt Boyarmaddeler 25
    2.7.3. Küp - Kükürt Boyarmaddeleri 27
    2.7.4. Kükürt Boyarmaddelerin Oksidasyonu 27
    2.8. Pigment Boyarmaddeleri 28
    2.8.1. Pigmentlerle Boyama Avantajları 28
    2.8.2. Pigmentlerle Taş Yıkama Görünümü Eldesi 29
    2.8.3. Çektirme Yöntemine Göre Boyama 30
    2.9. İnkişaf Boyarmaddeleri 31
    2.10. Oksidasyon Boyarmaddeleri 31
    2.11. Pamuklu Mamulleri Boyayan Boyarmaddelerin Karşılaştırılması 31
    3. YÜNLÜ MALZEMELERİN BOYANMASI VE BASKISI 32
    3.1. Yün Boyanma Özellikleri 32
    3.2. Boyarmaddelerinin Yün Elyafına Bağlanması 32
    3.3. Yün Boyamada Boyama Üzerine Etki Eden Ana Faktörler 33
    3.4. Egalize Asit Boyarmaddeleriyle Yünün Boyanması 33
    3.4.1. Boyamanın Yapılışı 34
    3.5. Orta Kuvvette Asidik Ortamda Asit Boyarmaddeleri ile Yünün Boyanması 35
    3.5.1. Boyamanın Yapılışı 35
    3.6. Dinkleme (Asit) Boyarmaddeleriyle Yünün Boyanması 35
    3.6.1. Boyamanın Yapılışı 36
    3.7. Asit Boyarmaddeleriyle Yünün HT Boyaması 36
    3.8. :):):):)l Kompleks boyarmaddeleri ile Yünün Boyanması 37
    3.8.1. Boyamanın Yapılışı 37
    3.9. :):):):)l Kompleks Boyarmaddeleriyle Yünün Boyanması 38
    3.10. Suda Sınırlı Çözünürlük Sağlayıcı Gruplar İçeren 1:2 :):):):)l Kompleksler İle Boyama: 38
    3.11. Suda Çözünürlük Sağlayıcı Grup İçeren 1:2 :):):):)l Kompleks Boyarmaddeleri İle Boyamanı Yapılışı 39
    3.12. Reaktif Boyarmaddelerle Yünün Boyanması 39
    3.12.1. Boyamanın Yapılışı 40
    3.13. Kromlama Boyarmaddelerinin Genel Özellikleri 40
    3.13.1. Kromlama Boyarmaddelerinin Elyafa Bağlanması 40
    3.13.2. Kromluma Boyarmaddelerinin Avantajları 41
    3.13.3. Kromlama Boyarmaddelerinin Dezavantajları 41
    3.13.4. Kromlama Boyarmaddeleriyle Yünün Boyanması 41
    3.14. Ön Kromlama (Krom-Mordan) Metodu 41
    3.14.1. Mordanlama 42
    3.14.2. Sonradan Kromlama Metodu 42
    3.14.5. Boyamanın Yapılışı 43
    3.16. Tek Adımlı Kromlama (Kromat) Metodu 43
    3.16.1. Boyamanın Yapılışı 43
    4. SENTETİK VE SENTETİK KARIŞIMLI LİFLERİN BOYANMASI 44
    4.1. Poliester Elyafının Boyanması 44
    4.1.1. Dispers Boyarmaddeleri 44
    4.1.1.1. Carriyer Metodu 45
    4.1.1.2. HT Metodu 46
    4.1.1.3. Termosol Metodu 47
    4.2. Poliamid Liflerinin Boyanması 48
    4.2.1. Polianıid Mamullerin Boyamadan Önce Gördüğü İşlemler 48
    4.2.2. Poliamid Mamullerin Boyanmalarındaki Bazı Düzgünsüzlüklerin Nedenleri 49
    4.3. Asit Boyarmaddeleri 52
    4.4. Poliakrilnitril Liflerinin Boyanması 54
    4.5. Elyaf Karışımlarının Boyanması 55
    4.5.1. Lif Karışımlarının Genel Özellikleri 56
    4.5.2. Lif Karışımlarının Boyanmasında Elde Edilen Renk Efektleri 57
    4.6. Polyester/Yün Karışımlarının Boyanması 57
    4.6.1. 96-106°C'de Carrier ile Boyama 59
    4.6.2. Yüksek Temperatürde Boyama 59
    4.7. Pes/Yün Karışımlarının Çektirme Yöntemine Göre Boyanması 60
    4.7.1. Tek Banyolu Metot 60
    4.7.1.1. Pispersiyon/Asit Boyarmaddeleriyle Tek Banyolu Metot 61
    4.7.1.2. Dispersiyon/:):):):)l Kompleks Boyarmaddeleriyle Tek Banyolu Metot 62
    4.7.1.3. Dispersiyon/Reaktif Boyarmaddelerde Tek Banyolu Metot 62
    4.7.1.4. Dispersiyon/Krom Boyarmaddeleriyle Boyama 63
    4.7.1.5. Hazır Karışım Boyarmaddelerle Boyama 63
    4.7.2. Yün/Pes kumaşların Boyanmasında İki Banyolu Metot 64
    4.8. Poliester / Selüloz Karışımlarının Boyanması 66
    4.8.1. PES / Selüloz Karışımlarının Çektirme Yöntemine Göre Boyanması 67
    4.8.2. Dispers / Direk boyarmaddelerle boyama 68
    4.8.3. Dispers / Reaktif Boyarmaddelerle Boyama 68
    4.8.4. Dispers / Kükürt Boyarmaddeleriyle Boyama 70
    4.8.5. Dispers /Küp Boyarmaddeleriyle Boyama 70
    4.9. Pes/Selüloz Karışımlarının Emdirme Yöntemine Göre Boyanması 71
    4.9.1. PES/Selüloz Karışımlarının Tek Boyarmadde ile Boyanması 72
    4.9.2. PES/Selüloz Karışımlarının İki Ayrı Boyarmadde ile Boyanması 74

    1. TEKSTİL LİFLERİNİN BOYANMASI İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER
    1.1. Renklendirme:
    İstenilen ön terbiye işlemlerini görmüş olan tekstil yarı mamullerinin kullanıma hazır hale gelebilmesi için müşteri isteklerine uygun olarak renklendirilmesi gerekir. Renklendirme; düz boyama yada baskı şeklinde yapılır. Düz boyama sonucunda kumaş üniform, homojen bir renk görüntüsü kazanır. Baskı ise bölgesel ve istenildiğinde çok renkli olarak yapılan bir renklendirme işlemidir.
    1.2. Boyama yöntemleri :
    1 - Kesikli Yöntemler : Jet, över flow, levent, tambur boyama makinalarında genellikle uzun boyama sürelerinde ve yüksek flotte oranlarında partiler halinde yapılan boyama yöntemidir.
    2 -Yarı Sürekli Yöntemler : İşlemin bir bölümü sürekli yapılırken bir bölümü de (kesikli) parti parti yapılır. Pad-Batch, Pad-Roll, Pad-jiger yöntemleri yan sürekli yöntemlerdendir.
    Pad-Batch (Emdirme soğuk bekletme) yönteminde; kumaş fulardaki boyarmadde banyosundan geçirilerek, yaklaşık % 70 - 80 flotte kumaşta kalacak şekilde sıkma merdanelerinde sıkılıp doklara sarılır, üzeri polyetilen folye ile örtülür ve 24 saat döndürülerek bekletilir.
    Pad-Roll yönteminde; boya çözeltisi fularda kumaşa emdirildikten sonra, belirli sıcaklıktaki bekletme odalarında (buhar kamarasında) bekletilme yapılarak boyarmaddenin kumaşa fikse olması sağlanır. Pad-Jig; yönteminde boya çözeltisi fularda kumaşa emdirildikten sonra, Jigger denilen özel boyama makinalarda kesikli olarak boyama tamamlanır.
    3 -Kontinü Boyama Yöntemi : Boyama işleminin kesiksiz, sürekli olarak yapıldığı, boyanan kumaşın fıkse edildiği ve yıkanıp kurutulduğu yöntemlerdir. Bu yöntemler;
    Pad-Steam: Bu yöntemde boyar madde kumaşa emdirildikten sonra bir buhar kamarasına girerek fıkse olur.





    Şekil l : Pad steam boyama yöntemi.

    Pad-Dry:-Emdirme, kurutma yöntemidir.
    Termosol Boyama Yöntemi: Genellikle Poliester kumaşlar için bazen de naylon kumaşlarda kullanılır. Kumaş, emdirme işlemine tabi tutulduktan sonra sıra ile ara kurutma ve yüksek sıcaklıkta kısa sürede termosolleme işleminden geçirilir.
    2. PAMUKLU MAMULLERİN BOYANMASI
    Selülozik lifleri boyayan boyarmadde grupları:
    Direkt (substatif ), Reaktif, Küp, Kükürt, Pigment, Azoik (naftol ve inkişaf) b.m. leridir. Direkt, reaktif, küp, kükürt boyarnıaddelerin sellüloz liflerini boyaması adsorbsiyon esasına dayanır. Bu şekilde boyarmaddelerin lifleri de adsorbsiyon esasına göre boyaması substantiflik olarak adlandırılır. Bunu sağlayan kuvvetler hidrojen köprüleri, vander walls kuvvetleri, dipol kuvvetleri gibi zayıf bağlardır. Substantif boyarmadde bulunan bir boya çözeltisine selüloz lifi daldırıldığında boyarmadde molekülleri assosiasyon yardımı ile liflerin etrafında toplanır ve bu parçacıklar adsorbsiyon yoluyla lif üzerine çekilir. Daha sonra boyarmadde molekülleri ve agregatlar lif içine alınarak kristalitlere ve selüloz zincirlerine bağlanırlar. Bir süre sonra lif üzerine alınan boyarmadde oranı ile banyoda kalan boyarmadde arasında bir denge oluşur. Boyamaya ne kadar devam edilirse edilsin life bağlanan ve liften ayrılan b.m. molekülü sayısı birbirine eşit olur.
    [BM]lif [BM]banyo
    Banyo sıcaklığı artırıldığında dengenin oluşma hızı artar. Ancak sıcaklık artıkça adsorbsiyon azalacağından denge banyo tarafına kayar. Banyoda daha fazla boyarmadde kalır. Düşük sıcaklıkta denge geç oluşmasına karşın lif tarafına kayar. Dengeyi lif tarafına kaydırmanın diğer bir yolu banyoya NaCl, Na2 SO4 veya (Na2 SO4 10 H2O Glauber tuzu) ilave edilir. Bunun nedeni boyama sırasında alınan boyarmadde iyonları değil, boyarmadde, molekülleri olduğundan tuz ilavesiyle boyarmaddenin iyonlaşması azaldığından banyoda molekül halde bulunan boyarmadde miktarının artmasıdır.
    La Chaterie prensibine göre bir tarafta aynı yüklü iyonlar arttığında denge ters tarafa kayar. Flotte oranı artıkça denge sağ tarafa kayar. Banyoda kalan b.m. miktarı artar.
    2.1. Reaktif Boyarmaddeler
    Uygun koşullar altında, lif ile kimyasal reaksiyona girerek, kovalent bağ kurma özelliğine sahip tek boyarmadde sınıfıdır. Pamuklu mamullerin boyanmasında günümüzde yeterli haslıklara sahip en yaygın kullanılan boyarmadde sınıfıdır. Ancak şimdi, yaygın olmasa da; yün, ipek, naylon, akrilik ve karışımları içinde kullanılmaktadır. Bunların bazı avantajları; yıkama ve ışığa mükemmel haslıkları ve canlı, parlak renkleridir. Bu renklerle ancak asit boyarmaddelerin ipek üzerinde verdiği sonuçlar rekabet edebilir.
    Direkt boyarmaddelerden pahalı olmakla birlikte; yüksek ölçüde tekrarlanabilirlik, parlak nüanslar ve çok düzgün boyama sağlamak, çok yüksek yaş haslıkları avantajına sahiptirler. Kombinasyon boyamalar için ve hemen hemen tüm kontinü metotlar için uygun olmaları bir avantajdır.
    Bu boyarmaddelerde hızlı ve basit aplikasyon teknikleri ekonomik açıdan önemlidir. Reaktif boyarmaddeler pamuk, rayon, viskon, keten ve yün üzerinde parlak koyu nüanslarda geniş bir renk spekturumuna sahiptirler. Daha az olarak reaktif boyarmaddeler, naylon, ipek, ve asetatlarda kullanılabilir.
    2.2. Reaktif Boyarmaddenin Liflere Olan Substantifliği:
    Reaktif boyarmaddenin liflere olan subsantifliği (lifler tarafından flotteden alınma kabiliyeti) şu faktörlere bağlıdır.
    a) Boyarmadde molekülünün yapısı
    b) Selüloz lifinin cinsi
    c) Flotte oranı ve flottedeki boyarmadde konsantrasyonu
    d) Flotte temperatürü
    e) Flottenin PH'sı
    f) Elektroliz (tuz) ilavesidir. Bu faktörlere kısaca göz atalım :

     
  2. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler
    a) Selüloz liflerine karşı substantifliği fazla olan boyarmadde moleküllerine örneğin (substantif boyarmaddelere) reaktif grup ilave ederek elde edilecek reaktif boyarmaddelerin lifler tarafından alınması fazla olacak ve böylece suyla reaksiyona giren veya flottede kalan kısmın oranı azalacaktır. Fakat diğer taraftan suyla reaksiyona girerek (hidrolize uğrayarak) selülozla kovalent bağ meydana getirebilme özelliğini kaybetmiş bulunan boyarmadde kısmı da, normal bir substantif boyarmadde gibi lifler tarafından alınacağından, boyamanın bitiminde yapılacak sabunlama, durulama sırasında malzemeden tamamen uzaklaştırılmayacaktır. Bu uzaklaştırılmayan kısım kullanma sırasındaki yıkamalarda akacağından, tüm boyamanın yaş haslığı düşük olacaktır. Bu nedenle reaktif boyarmaddelerin substantifliğinin yüksek olması gerekir. Fakat liflerin içerisinde difuzyon kabiliyetleri yüksek olmalıdır.
    b) Genellikle rej enere selüloz liflerinin boyarmaddeyi flotteden alabilme kabiliyeti pamuk liflerine nazaran daha fazladır. Diğer taraftan rejenere selüloz lifleri fazla şiştiklerinden bunlarda boyarmaddenin liflerin içerisine difuzyon kabiliyeti azalmaktadır. Bilhassa sıkı dokunmuş kumaşlarda ve bobinlerde liflerin içerisine iyi nüfuz etmiş boyamaların eldesi zorlaşmaktadır. Merserize pamuklu mamullerin, merserize edilmemişlere nazaran boyarmadde alabilme kabiliyetleri de oldukça daha iyidir.
    c) Flotte oranı kısıldıkça ve flottedeki boyarmadde konsantrasyonu arttıkça, örneğin fulardda yapılan empregnasyonlarda şartlar, uzun flottede yapılan (jigger, haspel, apparat) bir boyamaya nazaran daha elyerişli olmaktadır Empregnasyonda boyarmadde kumaşın üzerine düzgün olarak aktarıldığında difüzyon yolu kısalmakta, flottede az su bulunduğundan suyla reaksiyona girme imkânı kısalmaktadır. Boyamanın düzgünlüğü empregnasyon şartlarının düzgünlüğüne bağlıdır. Burada isteğe göre reaksiyon hızının yavaş, orta veya hızlı olacak şekilde ayarlanması mümkündür.
    Uzun flottede yapılan boyamalarda ise reaksiyon hızını (boyama hızını) çok yavaş veya hızlı tutmanın mahzurları vardır. Bu nedenle reaktif boyarmaddelerde, genellikle empregnasyon esasına göre yapılan yarı kontinü boyama metotları tercih edilmektedir.
    d) Flotte temperatürü yükseldikçe boyarmadde_ile lifler arasındaki reaksiyon hızı (10° C temperatür yükseltilmesi reaksiyon hızını 2-3 misli arttırır) artar. Fakat diğer taraftan yükseltilen temperatürle boyarmaddenin suyla olan reaksiyonunun hızı da artmaktadır ve buradaki artış daha fazladır. Yüksek tempretürde ve kuvvetli bazlarla çalışılan metotlarda liflere bağlanmış olan boyarmaddenin bir kısmı da çözülebilmekte ve liflere affinitesi olmayan duruma geçebilmektedir.
    Netice olarak temperatürü yükseltmenin reaksiyon hızını, dolayısıyla boyama hızını arttırdığından, fakat bazı mahzurları da beraberinde getireceğini söyleyebiliriz.
    Çeşitli reaktif boyarmadde markalarında kullanılan, çeşitli reaktif grupların selüloz makro molekülleriyle reaksiyona girme temperatürleri çok farklıdır. Bunların bir kısmı soğukta reaksiyona girebilirken, diğer bir kısmı ancak ılık ve bir kısmı da sıcakta reaksiyona girebilmektedirler. Boyama için en uygun temperatür, yalnız reaktif grubun cinsine bağlı olmayıp boyarmadde kısmının yapısıyla da ilgili olduğundan, aynı reaktif gruba sahip çeşitli boyarmaddeler kendi aralarında da farklılık gösterirler. Bu nedenle kataloglarda genellikle her boyarmadde için en uygun boyama temperatürü ayrıca belirtilmektedirler.
    e) Genellikle PH değerinin büyümesi reaksiyon hızının artmasına yol açmaktadır, hatta bazı markalarda kullanılan bazın cinsi (kuvveti) reaksiyonun meydana gelebilme temperatürüne bile tesir etmektedir. Örneğin Cibacron boyarmaddeleri orta kuvvetteki bazların mevcudiyetinde ancak yüksek tempratürler de tepkimeye girerken, kuvvetli bazların fazla miktarlarının mevcudiyetinde oda temperatüründe bile reaksiyona girebilmektedirler.
    Fakat diğer taraftan boyarmaddenin hidrolize uğrama hızı da PH değerine bağlıdır. Reaktif boyarmadde çözeltileri tek başlarına hidrolize karşı, genellikle uzun müddet dayanıklı oldukları halde, baz ilavesinden sonra bu dayanıklılıkları ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle reaktif boyarmaddelerle yapılan boyamalarda baz ilavesi mümkün derece geç yapılır.
    f) Selüloz liflerinin boyanmasında flotteyeeloktrolit (tuz) ilavesi boyarmaddenin substantifliğini arttırır. Reaktif boyarmaddelerin normal substantiflikleri (a) şıkkında anlatılan nedenle düşük olduğundan, bunlarla uzun flottede yapılan boyamalarda tuz ilave ederek substantifliğin arttırılması gerekmektedir
    2.3. Pamuklu Mamullerin Reaktif Boyarmadde İle Boyanması Boyama Metotları
    Reaktif grubun cinsine göre, reaktif boyarmaddelerin aktiflikleri de çok farklık gösterdiklerinden, hepsinin ayrı şartlarda boyanabilmeleri imkânsızdır. Burada diskontinü ve kontinü boyama metotlarından en fazla tatbik sahası bulunanların ana prensiplerini anlatıp, piyasada çok rastlanan boyarmaddelerden bazılarıyla bu metoda göre boyama yapılırken dikkat edilmesi gereken birkaç mühim hususa değineceğiz
    2.3.1. Çektirme Yöntemine Göre (Uzun Flotte Oranında Yapılan) Boyamalar
    Jigger, haspel veya aparatlarda yapılan bu tip boyamalarda reaktif boyarmaddelerle her zaman yeterli neticeler alabilmek mümkün değildir. Reaktif boyarmaddelerin substantiflikleri çok fazla olmadığından, flottede kalan boyarmadde miktarı fazla olmakta ve lifler tarafından alınan boyarmaddenin bir kısmı da hidrolize uğrayarak liflere bağlanmayan (fıkse olmayan) şekle dönüşmektedirler. Boyarmadde fabrikaları genellikle reaktif boyarmaddelerini substantiflikleri orta az, çok az olanlar diye 3-4 gruba ayırmakta ve bu substantiflikleri çok az olan boyarmaddelerin uzun flotte oranında yapılan boyamalarda kullanılmasını tavsiye etmektedirler.
    Lifler tarafından alınan boyarmadde miktarını arttırmak için alınan iki tedbir flotte oranını mümkün derece kısa tutmak ve flotteye bol miktarda tuz ilâve etmektir. Tuz olarak kalsine sodyumsülfat ve sofra tuzu iyi neticeler vermektedirler. Dikkat edilmesi gereken husus deniz suyundan elde edilen sofra tuzu kullanılırsa, bunun bir kısmında magnezyum ve kalsiyum bileşiklerinin de bulunduğudur. Flotteye bazikliği sağlamak için sodyum fosfat ilâve edilirse magnezyum fosfat ve kalsiyum fosfat çökmekte, bunların mamulden uzaklaştırılması zor olmaktadır. Baziklik sudkostikle sağlanıyorsa magnezyum hidroksit ve kalsiyum hidroksit çökmek de, bunlar ise iyi bir durulamayla uzaklaştırabilmektedirler. Bu nedenle deniz suyundan elde edilmiş sofra tuzunun kullanıldığı hallerde, trisodyumfosfat yerine sudkostik kullanılması tavsiye edilebilir, l Kg sofra tuzunun ihtiva ettiği magnezyum ve kalsiyum iyonlarının hidroksit olarak çökmesi için, ortalama 48 mit sudkostiğe (38oBe'lik) ihtiyaç olduğundan, bu miktarın reçetede belirtilene ilâveten flotteye konulmasını da unutmamalıdır. Aynı tavsiye sert sular kullanıldığında da geçerlidir.
    Reaktif boyarmaddelerle uzun flottede yapılan boyamalar esasında üç adımdan meydana gelmektedir:
    - Boyarmaddenin lifler tarafından alınması
    - Boyarmaddenin liflere bağlanması (fıksajı)
    - Hidrolize uğramış, fıkse olmamış boyarmadde kısmının uzaklaştırılması
    Birinci adım olan boyarmaddenin lifler tarafından alınması, boyarmaddenin liflere olan substantifliğinin bir neticesi olduğuna göre, substantif boyarmaddelerde öğrendiğimiz hususlar burada da geçerlidir. Düşük temperatürlerde lifler tarafından alınan boyarmadde miktarı yüksek temperatürdekine nazaran daha fazladır. Yüksek temperatürlerde ise daha fikse olmamış boyarmaddenin hareketliliği artacağından düzgünleşme fazla olur.
    Tuz ilâvesi substantifliği arttırdığından, boyarmaddenin düzgün alınmasının iyi olmadığı hallerde, tuzun hepsini başlangıçta koymak yerine boyarmaddenin lifler tarafından alınması ilerledikçe porsiyon ilâvesi yerinde olur.
    Birinci adımda lifler tarafından alınan boyarmadde miktarı ne kadar fazla olursa, ikinci adımda liflere fikse olan boyarmadde miktarı da o kadar fazla olur. Boyarmaddenin fiksajı flotteye baz olarak genellikle haspel veya aparatda yapılan boyamalarda (Flotte oranı 1:8 ile 1:30 arasındadır.)
    Pamuklu mamul için: Trisodyum fosfat (10 - 20 gr/lt) veya Sudkostik (1-3 ml/lt) 38° Be'lik + Soda (5 - 15 gr / t ) kalsine, veya Sudkostik (5 ml/lt) 38° Be'lik
    Rejenere selülozlar için: Soda (10-20 gr/lt) kalsine veya Sudkostik (3-4 ml/lt) 38° Be'lik, Jiggerlerde yapılan boyamalarda (Flotte oranı 1:3 - 1:5) ise bütün lifler için
    Kalsine soda 5-10 gr/lt + Sudkostik 2-10 ml/lt (38° Be'lik) karışımı tavsiye edilmektedir. Boyama temperatürü ve süresi çeşitli boyarmadde markalarına göre değişiklikler göstermektedir. Bu nedenle genel bir açıklama yapmak mümkün değildir. Birkaç örnek vererek farklılıkları ve çeşitli varyasyonları anlatmaya çalışacağız.
    Cibacron (Ciba - Geigy) boyarmaddelerinden isimlerinin sonuna E harfi bulunanlar uzun flotte oranında yapılan boyamalar için bilhassa uygundurlar, A harfi bulunanlar bütün metotlar için uygundurlar.
    En uygun fıksaj temperatürü boyarmaddeye ve kullanılan bazın cinsine göre 60-90° C arasmda değişil. Rksa} süresi genellikle 45 - 60 dakikadır.
    Flotteye Cibacron Katalysator CCB ilâve edildiğinde en uygun fıksaj temperatürü 15° C'a düşer. Bu taktirde boyamaya baştan itibaren 35° C da yapılır, veyahut 80° C da başlanıp boyarmaddenin lifler tarafından alınması ( 40 dakika ) 35° C a kadar soğutulur. Fiksaj süresi 60 - 80 dakikadır.
    Katalysator ilâve edilmeden yapılan boyamalar şartlara göre üç şekilde yürütülebilir.
    A) En basit çalışma şekline göre flotte en uygun boyama temperatürüne kadar ısıtılır ve bütün boyarmadde ve tuz konulduktan sonra boyamaya başlanır, temperatürü bütün boyama boyunca sabittir.
    B) Rejenere selüloz liflerinin şişmelerinin fazla olması nedeniyle boyarmaddenin difüzyon kabiliyetinin düştüğünü, liflerin içerisine nüfuz etmiş düzgün boyama eldesinin zor olduğunu daha önce de belirtmiştik. Bu nedenle bunların boyanmasında, 25 C başlayarak liflerin şişmesinin mümkün derece az olmasını sağlayan boyama metodu tavsiye edilir.






    Cibacron Boyarmaddeleriyle B Varyasyonuna göre boyarmadde grafiği
    C) Eğer her hangi bir nedenle boyarmaddenin lifler tarafından alınması yavaşlatılmak isteniyorsa (düzgün alınmayı arttırmak gerekiyorsa) boyamaya 40-50° C da başlanıp boyarmaddenin lifler tarafından alınması adımında (60 dakika) yavaş yavaş en uygun boyama temperatürüne kadar ısıtılır. Tuz ilavesi başlangıçta değil, porsiyonlar halinde boyama ilerledikçe yapılır.
    Remazol (Hoechst) boyarmaddeleriyle yapılan boyamalarda en uygun boyama temperatürü 20-60Q C dır. Genellikle 60° C da yapılan boyama en fazla tercih edilen çalışma şeklidir. En uygun boyama temperatürüne gelindikten sonra;
    20° C da yapılan boyamada 2 saat,
    40° C da yapılan boyamada 1/2 saat
    60° C da yapılan boyamada l saat boyanır.
    Haspel ve apparadda yapılan boyamalarda soğuk flotteye başlangıçtan itibaren bütün boyarmadde, tuz ve baz konulur 10-30 dakika içerisinde boyama temperatürüne kadar ısıtılır ve bu temperatürde yukarıda belirtilen sürece boyamaya devam edilir.
    Jiggerde yapılan boyamalarda boyama temperatürüne kadar ısıtılmış flotteye
    1. pasaj boyarmaddenin yansı
    2. pasaj boyarmaddenin yarısı
    3. pasaj tuzun yansı
    4. pasaj tuzun yarısı
    5. pasaj bazın yarısı
    6. pasaj bazın yarısı ilave edilir ve yukarıda belirttiğimiz sürece boyamaya devam edilir.
    Genellikle Remazol boyarmaddeleriyle yukarıda anlatılan metotlara göre iyi neticeler alınmaktaysa da viskon ipliklerin boyanmasında, bilhassa eski tip apparadlarda düzgünlük ve her yere tam nüfuz etmemiş boyamalar meydana gelmesi zorlukları ortaya çıkabilir. Bu taktirde sodyum bikarbonat metodu tatbik edilir. Bunun için 60° C a kadar ısıtılmış flotteye boyarmadde ve tuz konularak boyamaya başlanır. Sonra 20'şer dakika aralıklarla (20., 40., 60. dakikalarda) şu ilaveler yapılır.
    20. dakikada 2 gr/lt Sodyum bikarbonat ve 0,5 ml/lt Sudkostik 38° Be'lik
    40. dakikada 1,5 ml/lt Sudkostik 3 8° Be'lik
    60. dakikada l - 2 ml/lt Sudkostik 3 8° Be'lik
    Boyamaya 40 dakika daha devam edilir.
    Procion MX boyarmaddeleri (ICI) reaksiyona girme isteği fazla olan boyarmaddelerdir. Bunlarla 30- 40° C da iyi boyamalar elde edilebilir. Pamuklularda boyamaya 40° C da başlanır ve flotteye önce boyarmadde konur, l O dakika sonra tuz, 20 -30 dakika daha sonrada soda ilâve edilir ve 30 - 60 dakika daha boyamaya devam edilir.
    Rejenere selülozlar için eskiden soğuk soda metodu tavsiye edilmekteyse de, halen sıcak bikarbonat metodu tavsiye edilmektedir. Buna göre boyamaya 50° C da başlanır ve flotteye önce boyarmadde konur, 10 dakika sonra tuz, 10 dakika daha sonra da sodyum bikarbonat (2,5 - 30 gr/lt) konur. %1 likten daha koyu olan boyamalarda bikarbonat ilâvesinden 45-130 dakika sonra, konulan bikarbonatın yansı kadar kalsine soda ilâve edilir. Baz ilâvesinden sonraki tüm boyama süresi 75-150 dakikadır.
    Procion HE boyarmaddeleri (ICI) bilhassa uzun flotte oranındaki boyamalar için tavsiye edilen boyarmaddelerdir. (Procion H boyarmaddelerinin bir kısmı da kullanılabilir) Burada boyama temperatürü pamuklularda 80° C civarında, rejenere selülozlarda 75 - 85° C civarındadır. Boyamaya 40° C da başlanır ve önce boyarmadde, 10 dakika sonra tuz, 20 dakika sonra çözülmüş soda ilâve edilir. 20 dakika içerisinde boyama temperatürüne kadar ısıtılır. Bu temperatürde 30-60 dakika boyamaya devam edilir.
     
  3. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler

    Procion H ve H-E boyarmaddeleriyle boyama grafiği
    Bazı procion H ve H-E boyarmaddeleriyle HT- boyama apartlarında çalışılabilir. Buralarda boyarmaddenin alınması adımı 120° C da yapıldığından kalın ve sıkı dokunmuş malzemede bile düzgün ve liflerin içerisine iyi nüfuz etmiş boyamalar eldesi kolaylaşır. Baz ilâvesinden önce (fıksaj adımı flotteye) kadar soğutulur.
    Drimarön-X (Sandoz) boyarmaddeleri uzun flottede yapılan boyamalar için tavsiye edilmektedirler. Boyama temperatürü pamuklu mamuller için 90 °C kaynar, rejenere selülozlardan mamuller için 80-90 °C’dur. Bunlarla boyama çeşitli varyasyonlara göre yapılabilir.

    Bu boyarmaddelerle haspel ve aparatlarda yapılan boyamalarda ya boyamaya 60° C da başlanıp bütün boyarmadde, tuz ve soda başlangıçta konur. 45 dakika içerisinde temperatür 90° C kaynama derecesine kadar çıkarılır ve 45 dakika bu temperatürde boyamaya devam edilir. Veyahut aşağıdaki grafiğe göre çalışılır ki yaygın olan çalışma şekli budur.






    Drimaren - X boyarmaddeleriyle haspel ve aparatta yapılan boyamanın grafiği
    Ağır pamuklu ve rejenere selülozdan yapılmış mamullerin boyanmasında 60-80° C da başlanır, tuz ilâvesi porsiyonlar halinde yapılır. Temperatür 90° C kaynama derecesine kadar çıkarılır ve baz ilâvesi boyamaya başladıktan 60 dakika sonra yapılır. Boyamaya 45 dakika daha devam edilir.
    Piyasaya son olarak çıkarılan Drimaren (Sandoz) boyarmaddeleri de uzun flottede yapılan boyamalar için tavsiye edilmektedirler. Burada boyarmaddenin selüloz lifleriyle reaksiyona girme temperatürü düşük olduğundan, boyama 40° C da yapılır.
    Levafıx-E (Bayer) boyarmaddeleri de uzun flottede yapılan boyamalarda kullanılabilirler ve 40° C da selüloz liflere bağlanırlar. Bunlarda genellikle önce tuz da ilâve edilerek boyarmaddenin lifler tarafından alınması (30 - 45 dakika), sonra 40 - 50° C da baz ilâve edilerek boyarmaddenin liflere fıksajı sağlanır (30..90 dak.).
    Primazin (BASF) boyarmaddeleriyle haspel veya aparatlarda boyamalar her zaman tavsiye edilmez. Bunların substantiflikleri düşük olduğundan ilâvesi gereken tuz miktarı çok yüksektir (250 gr/lt). Jiggerde ise şu şekilde çalışılabilir: Boyamaya 20° C da başlanır ve temperatür 45° C a çıkarılırken tuz ilâvesi yapılır. 45° C da porsiyonlar halinde baz ilâve edilir, temperatür 80 - 90° C a çıkarılır ve boyamaya 30-40 dakika daha devam edilir.
    Boyamaların bitirilmesi bütün reaktif boyarmaddelerde kısmen birbirine benzemektedir. İyi bir durulama ve sabunlama ile liflere fıkse olmamış boyarmadde kısmının uzaklaştırılması lâzımdır. Durulama ya önce soğuk sonra sıcak suyla yapılır veyahut doğrudan sıcak suyla yapılır (soğuk durulama suyuna asetik asit ilâve edilebilir). Sabunlama 2-10gr/lt sabun veya 3 gr/lt deterjan ile 15-30 dakika kaynatılarak yapılır. Sabunlama flottesine bir miktar trisodyumfosfat ve kompleks meydana getirici ilâvesinde fayda vardır.
    Nüanslamaya lüzum varsa, çözülmüş boyarmaddeyi flotteye ilave ederek bu iş yapılabilir. Yüksek temperatürlerde yapılan boyamalarda, flotte temperatürüne 70-80° C a düşürdükten sonra (Flottenin 1/4-1/3 ü boşaltılıp yerine soğuk su doldurularak yapılır) nüaslama boyarmaddesi eklenip 20-30 dakika daha boyamaya devam edilmelidir.
    2.3.2. Yarı Kontinü ve Kontinii Boyama Metotları
    Reaktif boyarmaddelerle empregnasyon esasına dayanan boyamalarda iyi netice elde edilebileceğinden, çok çeşitli yarı kontinü ve kontinü boyama metotlarının kullanılması tavsiye edilmektedir. Biz aşağıda bu metotlardan en yaygın olanlarını bir kere kontinü ve yarı kontinü olmalarına, bir kere de tek banyolu ve iki banyolu olmalarına göre sınıflandırdık:
    A) Yarı kontinü metotlar A) Tek banyolu metotlar
    1) Soğuk bekletme (pad-batch) 1) Tek banyolu soğuk bekletme
    a. Tek banyolu soğuk bekletme 2) Pad-roll
    b. İki banyolu soğuk bekletme 3) Tek banyolu Pad-steam
    2) Pad-jig 4) Tek banyolu yaş pad -steam
    3) Pad-roll 5) Pad-dry
    6) Termofıksaj
    B) Kontinü metotlar B) İki banyolu metotlar
    1) Pad-steam 1) İki banyolu soğuk bekletme
    a. Tek banyolu pad-steam 2) Pad-jig
    b. Tek banyolu yaş pad-steam 3) İki banyolu pad-steam
    c. İki banyolu pad-steam 4) Pad-yaş fiksaj
    2) Pad-dry
    3) Termofiksaj
    4) Pad-yaş fiksaj
    Bugün bu metotlarda boyarmaddenin kumaşa aplikasyonu empregnasyon esasına göre yapıldığından, başı sonu aynı koyulukta boyamalar elde etmek için kullanılan boyarmaddenin substantifliğinin mümkün derece az olması ve empregnasyon flotesinin yenilenmesinin çabuk olması (küçük kuvvetli fularlardan, hızlı geçirme) gerekmektedir. Bunun yanında substantifliği az olan boyarmaddelerle, liflere fikse olmamış boyarmadde kısmının uzaklaştırılması da daha kolay olur. Kontinü durulama ve sabunlamalar genellikle istenilen seviyede yapılmadıklarından fıkse olmamış kısmın uzaklaştırılmasının kolay olması da bir avantajdır.
    Kullanılan boyarmaddenin hidrolize karşı olan dayanıklığına göre çözülmeleri soğuk, ılık veya sıcak suyla yapılır. Bazı boyarmaddelerin çözünürlükleri kısıtlı olduğundan üre ilâve edilerek çözünürlükleri bir derece arttırılır (Hidrotropi). Üre ilâvesinin boyarmaddenin çözünürlüğünü arttırıcı tesirinin yanında, selüloz liflerini şişirici, boyarmadde moleküllerinin agregasyon (assosiasyon) derecesini düşürücü, boyarmaddenin difüzyonu arttırıcı tesirleri olduğu da iddia edilmektedir.
    Reaktif boyarmaddelerin yalnız başına çözeltileri hidrolize karşı oldukça dayanıklı oldukları halde, flotteye baz ilâve edilince bu dayanıklılık bazı hallerde çok düşmektedir. Böyle durumlarda kumaşı boyarmadde ve baz ile birlikte (tek banyo) empregne etme yerine, önce boyarmadde ile empregne edip kuruttuktan sonra baz çözeltisiyle empregne etme (iki banyo) yoluna gidilir ki, bu şekilde çalışmalar tek banyolu çalışma metotlarına nazaran oldukça teferruatlı ve masraflıdırlar (ara kurutma). Elde edilen boyamanın tek banyolu metotlara nazaran daha iyi olduğu her zaman söylenemez. Her ne kadar boyamanın tüm görünüşü mükemmel olmaktaysa da, ara kurutma sırasında daha fıkse olmamış boyarmaddenin bir kısmı liflerin içerisinden yüzeye doğru göç edeceğinden (lif veya iplik migrasyonu) liflerin içerisine iyi nüfuz etmiş boyama eldesi zorlaşmaktadır. Bunun yanında ara kurutma dikkatsiz bir şekilde yapılır, kurutucu düzgün çalışmazsa yüzey migrasyonu neticesinde kenarları veya ortasıyla kenarı veya iki yüzü farklı koyulukta boyamalar meydana gelebilir.
    Empregnasyon süresinin genellikle pamuklularda l saniyeyi geçmemesi (gerekirse flotteye ıslatıcı ilâve edilir) rejenere selülozlarda ise 1,5-4 saniye arasında olması tavsiye edilmektedir. Rejenere selülozlarda 1,5 saniyeden daha kısa empregnasyon sürelerinde liflerin şişmesi tam olmayacağından düzgün olmayan ve liflerin içerisine tam nüfuz etmemiş boyamalar meydana gelebilir ve zamanla flottedeki boyarmadde konsantrasyonu yükselir.
    2.4. Reaktif Boyarmaddelerinin Avantaj ve Mahsurları
    Reaktif boyarmaddelerle canlı nüanslar oldukça has bir şekilde elde edilebilir. Klor haslığının ve bazik işlemlere (Merserizasyon, soda kaynatma, kaynar bazik yıkama) karşı haslıklarının iyi olmaması en büyük mahzurları arasında sayılabilir. Bazik muamelelerde, bilhassa yüksek temperatürlerde liflere kovalent olarak bağlanmış olan boyarmaddenin bir kısmı hidroliz neticesinde kopmakta ve lifle reaksiyona girme isteği olmayan boyarmadde şekline dönüşmektedir.
    Sell - CCH2CH2SO2 . BM + OH === Sell. - O + HOCH2CH2SO2.BM
    Sell - Selüloz makromolekülü BM = Boyarmadde kısmı
    Haslık bakımından yaklaşık olarak aynı seviyede bir boyarmadde grubu olan inkişaf boyarmaddeleriyle (bunların da sürtme haslıkları iyi değildir) mukayese edilirse, reaktif boyarmaddelerinde inkişaf boyarmaddelerinden farklı olarak kombinasyon (trikromi) boyamalar yapabilmesi avantaj, reaktif boyarmaddelerin merserize edilmemiş pamuklulara karşı affinitelerinin biraz daha az olması mahzur olarak belirtilebilir.
    Reaktif boyarmaddelerle boyama metotları esasında basittir ve düzgün boyama elde etmeye müsaittir. Rahatlıkla kontinü boyamalar yapılabilir. Boyarmadde grubu olarak azo boyarmaddesi ihtiva eden reaktif boyarmaddelerle yapılan zemin boyamalarına aşmdırılabilmesi kolaydır.
    Selüloz moleküllerinin - OH grupları kısmen boyarmadde molekülleri tarafından bloke edildiğinden hatta (bazı boyarmaddelerle çalışırken makromoleküller köprüler arasında meydana geldiğinden) reaktif boyarmaddelerle boyanmış liflerin şişme özelliği ve Cu-oxam da çözülmesi azalır.
    Netice olarak, 1956 senesinde ilk defa piyasaya çıkarılan reaktif boyarmaddelerin bütün avantaj ve mahzurlarıyla, kısa bir zaman da gerek boyacılıkta gerekse basmacılıkta mühim bir kazandıklarını söyleyebiliriz.
    2.5. Direkt Boyarmaddeler İle Boyama İşlemi
    Kesikli, yarı sürekli ve sürekli yöntemlerle boyama yapılabilir. Ancak yarı sürekli ve sürekli yöntemlerde bu boyarmaddelerin kullanımı fazla yaygın değildir.
    2.5.1. Kesikli ( sektirme ) Yönteme Göre Boyama
    Bazik veya nötr bir ortamda boyama yapılır. Pamuklular hem bazik hem de nötr ortamda boyanırken rejenere selüloz lifleri sadece nötr ortamda boyanır. Çünkü bazik ortam lifleri şişirir. Rejenereler daha fazla şişer.
    Boyaya tuz ve baz dışında mamulümüz çok iyi bir ön terbiye görmediyse veya çok sıkı bükümlü iplikten dokunmuşsa 0,5-1 gr/ lt oranında ıslatma maddesi ilave edilir. Bu ıslatma maddeleri anyonik yada noniyonik olmalıdır.
    Bazik ortamda yapılan boyamalarda ise genellikle soda (Na2CO3) yada Sodyum Bikarbonat (NaHCO5) kullanılır. Soda ilavesinin boyarmaddenin çözünmesini, çözünmüş durumda kalmasını yada düzgün boyama eldesini sağlatıcı etkileri vardır.
    Ön terbiye sırasında oluşan karboksil gruplarının (bir miktar aşırı yükseltgenme ile) karboksilik asite dönüşür. Bu gruplar soda ilavesi ile açığa çıkan OH- Grupları ile birleşip COO'ya dönüşür.
    Sell - COOH + OH-  Sell – COO- + H2O
    Bazik ve nötr ortamda yapılan boyamalarda reçetede bulunması gereken soda ve tuz konsantrasyonları şu şekilde olabilir.

    Bazik Ortamda Açık Tonlarda Koyu tonlarda
    Kalsine Soda % 0,5 % l - 2
    Kalsine Na2S04 veya % 2 - 5 % l O - 20
    NaCl veya Glauber % 4 - 10 % 20 - 40
    Nötr ortamda tuz yoktur. Soda oranlan da yukarıdakiler gibidir.
    Boyama işlemi boyama reçetesine göre hazırlanan banyonun sıcaklığı 40 - 50 °C kadar ısıtıldıktan sonra boyanacak mamulün makinaya ilavesi ile başlar. Başlangıçta tuz ya hiç konmaz veya az bir miktar ilave edilir.
     
  4. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler

    Rejenere selüloz için 85 °C pamuklular için 95 - 100 °C de boyama yapılır. Tuzun porsiyonlar halinde verilmesinin nedeni; tamamı verildiğinde tuz ile ilk karşılaşan kumaş bölgesinin, düzgünsüz olarak fazla boyanmasının engellenmesidir.
    Boyama sonunda tüm gayretlere rağmen ilave edilen boyarmaddenin 1/3-1/4' ü banyoda kalır. Bu banyodaki boyaların ziyan olmasını engellemek amacı ile banyo l'e tamamlanıp tekrar tekrar kullanılır. Ancak en fazla 4-5 kez bu işlem tekrar edilebilir. Bundan sonra banyoyu atıp yeni bir banyo hazırlamak gerekir.
    2.5.2. Yarı Sürekli ve Sürekli Yönteme Göre Boyama
    Direkt b.m. lerin çoğu yan sürekli ve sürekli yöntemlerle boyamaya uygundur.
    Yarı sürekli: Pad-jig., Pad- batch, Pad-roll.
    Sürekli  Pad - Steam yöntelerine göre boyama yapılabilir.
    Pad - Jig : Boya çözeltisi fularda emdirilip fikse işlemi jiger de yapılır. Jigerde çalışmada dolu dokun bir defa tuz çözeltisinden geçirilerek karşı tarafa sarılmasına bir pasaj denir. 4-8 pasaj olacak şekilde kumaş jigerde işleme tabi tutulur. Bu makinada geçen süre en az 20 dakika olmalıdır.
    Pad - RoII: Boyarmadde çözeltisi fularda kumaşa emdirilir. Bu çözelti içinde örnek 80-100 gr / it üre, 1-2 gr / it ıslatıcı, l gr / it kompleks yapıcı bulunur. Fulardan çıkan kumaş ifrared kanalında ön kurutmaya tabi tutulduktan sonra termo bekletme odasında 80-90 ° C de 2-8 saat fikse edilir.
    Pad - Batch: Direkt boyarmaddelerde çalışırken rejenere selüloz lifleri için uygun değildir. Pamuk için daha uygundur. Çözelti içinde ıslatıcı, kompleks yapıcı 100 - 150 gr / it üre bulunur. Fulardan çıkan kumaş doklara sarılıp oda sıcaklığında 8-24 saat bekletilir.
    Pad - Steam: Fulardan çıkan kumaş kurutmadan çıktıktan sonra buharlama ile fikse edilir. ( 100-105 ° C 1-5 dakika )
    2.5.3. Küp Boyarmaddeleri ile Selülozik Mamullerin Boyanması
    Selülozik mamulleri çok yüksek ışık ve renk haslıklarında boyayabilen suda çözünmez boyarmaddelerdir. Bu boyarmaddeler piyasada Indantren, Vat boyalar olarak bilinirler.
    Boyama işlemi aşağıdaki sıraya göre yapılır :
    1 -Boyarmaddelerin suda çözünür hale getirilmesi ( küpleme ),
    2 -Boyarmaddelerin lifler tarafından alınması,
    3-Lif üzerine alınmış olarrtroyarmaddelerin tekrar suda çözünmez hale getirilişi, (oksidasyon)
    2.5.3.1. Küpleme ( indirgeme ) İşlemi
    (Na OH yarlığında hidrosülfit_ile_yapıhr. Bu her iki maddenin konsantrasyonu yanında küpleme işleminin sıcaklığı ve süresi de boyarmaddeden boyarmaddeye değişiklik göstermektedir. Gerek fazla miktardaki indirgen ve baz ilavesi gerekse gereğinden fazla sıcaklıklar boyarmaddenin yapısında sabunlaşmalara yol açar.
    Na2S2O4 (İndirgeme maddesi) Yüksek sıcaklıklarda ve havanın etkisi ile hızlı parçalandığından daha dayanıklı stabilize maddeleri kullanılabilir, (sodyum formaldehit, sülfoksilatlar - Rongalit C).
    Hidrosülfıtin boyarmaddeyi indirgeme mekanizması aşağıdaki reaksiyonlarla açıklanır.
    l -Bazik ortamda meydana gelen bozunma;
    2Na2 S2 O4 +2Na OH — > Na2 S2 O3 +2 Na2 SO3 + H2 O
    Sodyum tiyo sülfıt
    2 - Bazik ortamda hava oksijeninin etkisi ile meydana gelen bozunma;
    Na2 S2 O4 + 2 NaOH + O2 -— > Na2 S O3 + Na2S O4 + H2 O
    Sodyum sülfıt
    Sodyum ditiyonitin sodyum sülfıte yükseltgenmesi bir redoks reaksiyonudur. Ve elektron açığa çıkar. Bu elektronlar boyama banyosunda bir potansiyel ( mV ) oluşturur ki bu da sodyum sülfıt oranını hesaplamaya yarar.
    Pratikte küp sarısı veya ındantren sarısı denilen kağıtlarla (banyoya 3 sn süreyle batırılarak ) banyodaki hidrosülfıt varlığı anlaşılır.
    Küpleme banyosunun sıcaklığının 10 ° C 'lik artışı ile küpleme hızı iki kat artar.
    PH ayarı için ilave edilen NaOH bir kısmı indirgemede parçalandığından banyo PH 12' ye getirmek için reçetede belirtilenden bir miktar daha fazla NaOH kullanılır. İndirgeme işlemi boya banyosunda yapılacağı gibi ayrı bir kapta yapılarak banyoya ilave edilir Buna ana küpleme denir. Her iki yöntemde de boyarmaddenin sıcak suyla pasta haline getirildikten sonra suyla seyreltilmesi ve boyama banyosuna bundan sonra ilave edilmesi gerekir.2 şekilde yapılır:
    1-Boyama banyosunda yapılan küpleme işlemi: Boyama banyosunun sıcaklığı 25-60 C yükseltildikten sonra hazırlanan boyarmadde dispersiyonu süzülerek ilave edilir. Arkasından hidrosülfıt ve NaOH ilave edilir. ( 1 0-20 dakika süre ile küpleme yapılır. )
    2 -Ana küpte yapılan küpleme: Bu yöntemde boyarmaddenin küplemesi ayrı bir kapta derişik şekilde yapıldıktan sonra içinde NaOH ve hidrosülfıt bulunan boyama banyosuna ilave edilir. Toz boyalar için emniyetli bir çalışma yöntemidir. Leuko ve küp asidi yöntemine göre yapılan boyamalarda ana küpte yapılan küpleme tercih edilir.
    Nüanslama için banyoya ilave edilecek olan boyarmadde de ana küpte küplendikten sonra ilave edilir, (nuanslama; boyama sonunda alınan numunenin renginin gerçek renk ile karşılaştırılmasının ardından yapılan düzeltmedir. )
    Örneğin; l kg. b.m. 3 it. NaOH, 0.75 kg. Na2 S2 O4 ve 50 it su 60° C de 10 dak. Ana küpte küplenir.
    Ana küpte NaOH ve Na2 S2 O4 tamamı kullanılmaz. Tamamı kullanıldığında aşırı indirgeme riski doğar.
    2.5.3.2. Küp boyarmaddelerin boyama özellikleri açısından sınıflandırılması
    - Boyama sıcaklığı
    -PH
    - İndiig,emexesıejtjesi,(NaOH ve Na2 S2 O4 konsantrasyonu)
    - Tuz ilavesi;
    Alman boyarmadde imalatçılarının sınıflandırmalarına göre küp boyarmaddeler 3 gurupta incelenir.
    1- IK: Soğukta boyayan düşük molekül ağırlığına sahip boyarmaddelerdir. Düşük alkali ve hidrosülfit konsantrasyonu ve fazla tuz ilavesi ile boyama yapılır.
    2- IW: Ilıkta boyayan orta büyüklükte molekül yapısına sahip boyarmaddelerdir. Orta derecede alkali ve hidrosülfit konsantrasyonlarında az tuz ilavesi ile boyama yapılır.
    3- IN: Sıcakta boyayan büyük molekül yapısına sahip boyarmaddelerdir. Yüksek oranda NaOH ve Na2 S2 O4 ilavesi ile boyama yapılır. Tuza gerek yoktur.
    4 - EV (özel): Bu boyar maddeler yukarıdaki sınıfların iki veya üç tanesine göre de boyamaya uygundur.
    Küçük molekülü boyarmaddeler yüksek sıcaklıkta boyanırsa, iyice küçük parçalara ayrılacağından boya alımı yavaşlar. Bu sırada tuz ilavesi ile agregat oluşumu sağlanarak boyama hızlandırılır.
    2.5.3.3. Küp Boyarmaddelerle ile Düzgün Boyamayı Etkileyen Faktörler :
    Bu faktörler 3 grupta toplanır.
    l-Sıcaklık ayarı: Baştan .düzgün alınma için, sıcaklığın düşük,sonradan düzgünleştirme için ise yüksek olması gerekir. Düşük sıcaklıkta boyarmadde molekül ve agregatlarının hareketlilikleri az olduğundan lif yüzeyine adsorbe edilmiş olan büyük agregatların lif içine nüfuz etmesi yavaşlamaktadır.
    2-Boyamaya boyarmaddenin life affinitesi az olan şekli ile .başlama: Küp boyarmaddelerin Leuko halinde selüloz lifine affiniteleri yüksektir.
    Bu şekilde olan boyamalarda boyarmadde önce pigment veya küp asidi şeklinde lif yüzeyine düzgüm şekilde adsorbe edildikten sonra, bunlar bulundukları yerde indirgenecek olursa lif içine de düzgün şekilde alınmış olacaktır.
    Düzgün boyama; boyama yapılan makinanm yapısına, mamulün özelliklerine ve boyarmadde parçacıklarının lif yüzeyine düzgün şekilde aldırılmasına bağlıdır.
    Pigment halinde yapılan boyamalarda boyanın çok ince olması gerekir. Küp asidinde ise bu şart değildir.
    3-Egalize maddelerin kullanılması:Egalize maddelerinin çoğu boyarmaddeye affinitesi olan türdendir. Bunlar da etki mekanizmasına göre 2 ayrılır.
    a - Düzgün alınmayı geliştiren egalize maddeleri.
    b -Sonradan düzgünleşmeyi sağlan egalize maddeleri.
    2.6. Küp Boyarmaddeler İle Boyama Yöntemleri
    2.6.1. Kesikli yöntemler
    Kesikli hatta yarı sürekli yöntemlerle yapılan boyamalarda üç farklı boyama yöntemi uygulanır.
    a - Leuko Yöntemi: Sıcaklık basamakları yöntemi de denilen bu yöntemde boyamaya düşük sıcaklıkta ve küplenmiş boyarmadde ile başlanır. Düzgün sıcaklıkta düzgün alınma sağlandıktan sonra boyama sıcaklığına çıkılır. Daha çok bu yöntem iplik boyamacılığında kullanılır. Ancak sabit sıcaklıkta yapılan boyamalarda da uygulanabilir.






    b - Yarı pigmentleme yöntemi : Bu yöntem gerek iplik gerekse kumaş halindeki selülozik mamullerin boyanmasında kullanılır. Boyamaya; boyarnıadde pigmenti ile diğer kimyasal maddeler ilave edilerek başlanır. Hidrosülfitin banyoya en son katılmasına dikkat edilmelidir. Bu yöntemde boyamaya düşük sıcaklıklarda başlanabileceği gibi yüksek sıcaklıklarda da başlanabilir.



    c - Önceden pigmentleme yöntemi : IW ve İN tipi boyarmadde ile uygulanan bir yöntemdir. Başlangıçta boyarmadde pigmenti ile beraber dispergatör, ıslatma ve egalize maddeleri ile kumaş bir süre muamele edilir. Boyamaya oda sıcaklığında başlanır ve 45 dakika içinde 60 - 80 ü C gibi boyama sıcaklığına çıkılır. Bir süre sonra hidrosülfıt ve kostik ilave edildikten sonra 45 dakika daha boyamaya devam edilerek boyama tamamlanır.





    Yüksek sıcaklıkta banyonun indirgenmesi tehlikesi varsa banyoya Na NOa (Sodyum nitrit) ilave edilerek bu risk ortadan kaldırılır.
    2.6.2. Yarı sürekli boyama yöntemleri
    Pad -jiğ : Kumaş fularda küp boyarmadde ile hazırlanmış dispersiyon ile emdirildikten sonra boyarmadde indirgenmesi ve fıksaj işlemi jigerde tamamlanır.
    Emdirmeden sonra ara kurutma yapılırsa boyamanın düzgün olması sağlanır. Jigerde boyarmaddenin küplenmesi için 4-8 pasaj gereklidir. Ara kurutma yapılacaksa fular teknesine bir anti migrasyon maddesinin ilavesinde fayda vardır.
    2.6.3. Kontinü Boyama Yöntemi
    Bunların en önemlisi Pad - Steam yöntemidir. Bu yöntemde işlem sırası şu şekildedir.
    a - Tekstil mamulünün sulu boyarmadde dispersiyonu ile emdirilmesi,
    b - Ara kurutma ( 60 - 80 °C )
    c - Hidrosülfıt ve kostik ile emdirme
    d - Buharlama ( 100 - 105 ° C ) 30 - 60 saniye
    e - Oksidasyon ve sabunlama işlemleri
    Bu iki banyolu pad - steam yöntemidir.
    Tek banyolu pad-steam yönteminde boyarmadde pigment ile beraber kostik, hidrosülfıt ve diğer yardımcı maddelerde fular banyosuna ilave edilir. Emdirmeden sonra buharlama yapılır. Burada sodyumditiyonit yerine Rongalit C kullanılır.
    2.6.4. Oksidasyon İşlemleri
    1 - Açık havaya asarak yada içinden hava geçirerek,
    2 - Akar sudan geçirerek ( özellikle aparatlarla ),
    3 - Peroksit ve perboratlarla (Hidrojen peroksit, sodyum perborat ve sodyum perkarbonat ile),
    4 - sodyum bikarbonat ve asetik asitle,
    5 - Sodyum hipoklort ile,
    6 - Ludigolde bu amaçla kullanılabilir.
    IW ve İN tipi boyarmaddelerin oksitlenmeleri zorluk çıkarmazlar. Oksidasyondan önce durulanır. Durulama sırasında mamul üzerinden b.m. akma tehlikesi vardır. Sürekli yönteme göre peroksit ile yapılan oksidasyon;
    PH = 8 - 9, 50 ° C 'de , 1-2 dakika
    Kesikli yöntemde ise; PH = 4 - 5, 50 ° C 'de
    Sodyum klorit ile yapılan oks.; 1,5 - 4 gr / lt sodyum klorit, 6-12 ml /lt asetik asit
    2.7. Kükürt Boyarmaddeleri
    Aslında kimyasal yapıları bakımından birbirlerinden farklı b.m. lerdir. Yapılarında kükürt bulunur. Boyama yöntemleri birbirlerine benzer. Haslıkları, küp, reaktif, inkişaf boyarmaddelerinden az olmakla birlikte diğer boyarmaddelerden iyidir. Fiyatları ucuz olması nedeni ile selülozik liflerin boyanmasında kullanılır. Ancak renklerin mat olması nedeni ile merserize olmamış mamullerin siyah, lacivert, haki, zeytuni, kahverengi gibi koyu renklerin elde edilmesinde kullanılır. Bunlar üç gurupta incelenebilir:
    l - Suda,çözünmez kükürt boyarmaddeleri,
    2- Suda çözünür kükürt boyarmaddeleri,
    3 - Küp kükürt boyarmaddeleri.
    2.7.1. Suda çözünmez yapıdaki normal kükürt boyarmaddeleri
    Küp boyar maddelerine benzer şekildedir. Suda az çözünür. Selüloza affınitesi yoktur. Benzer şekilde indirgenerek çözünür duruma getirilir. İndirgeme işlemi bazik ortamda ve büyük çoğunlukla Na2 S (zırnık) kullanılarak yapılır. Ayrıca Na HS, Na OH / Na2 S2 O4 , Na OH / Na 2 CO3 / Glikoz karışımları da kullanılır.
    İndirgenmiş haldeki kükürt boyarmaddenin selüloz liflerine affinitesi fazladır. Bu nedenle düzgün boyama eldesi için dikkat edilmesi gerekir. İndirgemede kullanılan zırnık miktarı boyarmaddeler arasında değişiklik gösterir. Genel olarak boyarmaddenin 1-3 katı kadar Na2 S kristali kullanılır.
    Kristal Na 2 S ( % 30 - 32 saf Na2 S ihtiva eder. )
    Kalsine Na2 S ( % 60 - 62 saf Na2 S ihtiva eder)
    Kükürt boyarmaddelerin indirgeme ve yükseltme reaksiyonları:

    Bazik indirgen
    madde
    Bo – S – S – Bo 2Bo – SH 2Bo – Sno
    Oksidasyon Hidroliz Suda Çözünür

    Boyama sırasında yumuşak su kullanımı çok önemlidir, kükürt b.m lerin çoğu suya sertlik veren iyonlarla kompleks oluşturup çökebilir.
    Boyama banyosuna; boyarmadde, Na2 CO3 , Na2 S , tuz ve kompleks yapıcı ( su sert ise ) eklenir. Soda boyama banyosunu stabilize ederek kalsiyum tuzlarının çökmesini önler. Tuz ise boyarmaddenin lifler tarafından alınmasını arttırması için kullanılır. 5-20 gr/lt oranında Na2 SO4 veya NaCl çoğu kükürt boyarmaddeleri 80 - 90 ° C iyi sonuçlar verir. Genellikle kırmızı, mavi, kahve, yeşil renkler 60 °C iyi sonuçlar verir. Kükürt boyarmaddelerde sıcaklık daha düzgünsüz boyamaya yol açtığından boyama sıcaklığının düzgünsüzlük üzerine etkisi fazladır. Kataloglarda belirtilen boyama sıcaklıklarına dikkat etmek gerekir. Özellikle çok açık tonlarda 80 - 90 °C düzgünsüz boyama fazladır.


    Pamuklu iplik bobinlerinin çektirme yöntemine göre boyanması için örnek bir reçete :
    % 5 kükürt boyarmadde
    % 12,5 Na2 S (kristal)
    % 3 soda
    % 30 glauber tuzu
    % l kompleks yapıcı, B.O: 1/20






    Boyama sona erdikten sonra makina içine soğuk su alınarak banyo sıcaklığı 30 - 40 dereceye düşürülür ve banyo bundan sonra boşaltılır.
    Durulama işleminin hızlı ve etkili bir şekilde yapılması boyama açısından çok önemlidir. Son olarak durulanmış kumaş üzerindeki boyarmaddelerin oksidasyonu yapılır. Eğer boyarmaddeler durulama ile çok iyi uzaklaştırılmazsa oksisdasyon sırasında lif yüzeyinde kalan boyarmaddeler oksitlenerek life mekanik kuvvetlerle tutunurlar.,. Bunun sonunda sürtünme haslığı düştüğü gibi mamul bir de :):):):)lik bir görünüş kazanacaktır. Bu olaya bronzlaşma denir. Bronzlaşmayı önlemenin en iyi yolu boyamadan sonra atık çözeltinin seri ve etkili şekilde mamulden uzaklaştırılır.
    Kükürt boyamada depolama sırasındaki problem, siyah ve koyu tonlarda boyanmış mamuller sıcaklık ve nemin etkisi ile boyarmaddenin kükürdünün bir kısmı H2 SOa dönüşür. Life zarar verir. Mamul koyu renge boyanacak ise ard işlem uygulanır.
    Mamul 5 g/lt. soda veya 10 gr/lt. sodyum asetat ile muamele edilir. Kükürt b.m.lerinin genelde peroksit haslıkları iyi değildir. Deterjanların çoğu peroksit ihtiva ettiğinden bu önemli bir eksikliktir. Bu nedenle bazı firmalar kükürt b.m. haslıklarını artırıcı yardımcı maddeler imal etmektedir.
    Bu boyalar yarı kontunu ve kontinü boyamada kullanılmaz. İndirgendikten sonra bile iyi çözünmezler. Çözünürlüğü artırmak için boyama hızım artırdığından düzgünsüzlüklere yol açar. Koyu renklerde bu yöntem kullanılır.
    2.7.2. Suda Çözünür Hale Getirilmiş Kükürt Boyarmaddeler
    İki şekilde bulunur
    a - Ön indirgemesi yapılmış
    b - Tamamen indirgenmiş
    Kükürt boyarmaddelerinin suda çözünür hale getirilmesi bazik ortamda indirgenmiş olan boyarmaddeyi bir tiyosülfatlama işlemine tabi tutularak gerçekleştirilir.
    Bo - S - S - Bo  2 Bo - SH  2 Bo- SN4  2 Bo - S - SO3 Na
    Bu madde herhangi bir indirgen maddeye ihtiyaç göstermeksizin suda rahat çözünür. Ancak selüloz liflerine affiniteleri yoktur.
    Yarı kontinü ve kontinü boyamaya uygundur.
    Na2 S + H20  Na HS + Na OH
    Oluşan NaOH boyamanın PH dalgalanmalara sebep olur. Suda çözünür boyarmaddelerde Na2 S yerine Na HS kullanılır.
    Faydaları:
    - Bronzlaşma tehlikesi azalır.
    - Rej enere selüloz liflerin boyanması kolaylaşır.
    - Merserize mamullerin parlaklığındaki azalmalar azalır.
    - Asetat/selüloz karışımlarının boyanması sırasında asetat liflerinin sabunlaşması azalır.
    Suda çözünür haldeki b.m. le çalışma durumunda banyoya yeterince soda ilave edilmesine dikkat etmek gerekir. Çünkü bu b.m. lerin indirgenmesi sırasında asit açığa çıkar ve bu asit nötrleştirilmezse sodyum hidrojen sülfür ile birleşerek H2 S oluşturur, bu ise zehirlidir.
    Yüksek oranda tuz kullanarak çektirme yöntemine göre de çalışılır. Jigerde kesikli yönteme göre de çalışılabilir. Jigerde çektirme yöntemi için örnek reçete aşağıdaki gibidir;
    Hoechst (Cassulfon)
    % X boyarmadde,
    l mi / it. NaOH,
    5 mi /it Na HS
    2 gr / it ıslatıcı
    3 mi / it stabilizatör
    20 gr /it glauber tuzu veya sofra tuzu
    Boyama sıcaklığı 60 - 90 ° C dir. Kontinü ve yarı kontinü yöntemler için de en önemli yöntem tek banyolu pad - steam yöntemidir. Çoğunlukla ara kurutmasız uygulanır.
    Cassulfan için örnek reçete :
    X gr / lt boyarmadde
    l mi / lt NaOH
    5 mi / lt NaHS
    2 gr / lt ıslatıcı
    5 mi / lt stabilizatör
    Emdirme banyosunun sıcaklığı 20 - 30 ° C dir.
    Emdirme Sıkma  Buharlama  Yıkama
    Buharlayıcının içinde kesinlikle belli bir değerin üzerinde O2 olmamalıdır. 30-60 sn. süreyle 103-105 ° C de buharlama yapılır. Kumaş su teknesine girer. Suyun sıcaklığı hem kumaş eni boyunca homojen olmalı hem de 25° C nin altında olmalıdır. Ayrıca buharlayıcıya çok yakın olacak şekilde dizayn edilmelidir. Böylece oksidasyon önlenmiş olur.
    Durulama küp boyarmaddelerden farklılık gösterir. Örneğin 8 tekneli kontinü yıkama makinasında 3-4 tekne durulamaya ayrılır. (Küpte 1-2 tekne). Bunun sebebi kükürt boyarmaddelerdeki lif içerisine girmeyen boyarmaddelerin oksidasyondan önce etkili bir şekilde uzaklaşmasını sağlamaktır.
    2.7.3. Küp - Kükürt Boyarmaddeleri
    Bunlar boyama tekniği bakımından kükürt boyarmaddelerinin yanında küp boyarmaddelerine de benzeyen mavi renkli kükürt boyarmaddelerdir. Küp boyar maddelerine göre fiyatları ucuz indigo boyarmaddelerine göre boyanmaları kolay olması nedeniyle iş elbiseleri ve bluejean gibi sıradan mamullerin boyanmasında kullanılır.
    Klor haslıkları oldukça düşüktür. Ayrıca çok kolay indirgenirler. Bu sebeple nişastayı apre maddesi olarak kullanmamak gerekir. İndirgeme işlemi hidrosülfıt ve NaOH kullanılarak yapılır.
    2.7.4. Kükürt Boyarmaddelerin Oksidasyonu
    Küp boyarmaddelerinden bir miktar farklılık gösterir. Örneğin; küp boyarmaddelerindeki hava ve su ile oksidasyon işlemi burada yeterli olmadığından pek kullanılmaz.
    Başlıca oksidasyon maddeleri:
    1 - Potasyum bikromat
    2 - Hidrojen peroksit
    3 - Sodyum perborat
    4 - Potasyum bikromat + vanadat
    5 - Sodyum klorat + vanadat
    6 - Özel oksitleyiciler ( Chloramin T, N klor bileşiği )
    1 - Potasyum Bikromat Oksidasyonu: Bu tür oksidasyon ile elde edilen renk biraz donuk mamulün tutumu da biraz sert olmasına rağmen haslıkları ve tekrarlanabilirliğinin iyi ve ucuz olması nedeni ile sıkça kullanılan bir yöntemdir. Ancak gelişmiş ülkelerde Cr artıklarının yasaklanmasından veya ileri derecede sınırlandırılmasından dolayı eski önemini kaybetmiştir. Örnek Reçete :
    % 1-1,5 K2 Cr2 O7 , % 3 CH3 COOH (% 38 lik ), PH 4 - 5
    İşlem önce soğukta, sonra 60° C de 15 dakika sıcakta oksitleme yapılır. Oksitlemeden sonra, mamul 70 °C' deki sıcak suyla ve sonra soğuk suyla durulanarak Cr artıkları uzaklaştırılır.
    2 - Hidrojen Peroksit Oksidasyonu : H2 O2 ile yapılan oksidasyon işlemlerinde tutum ve parlaklık iyi olmasına karşılık haslıkların ve tekrarlanabilirlik biraz daha düşüktür. Boyamadan sonra iyice durulanan numune % l - 2 H2 O2 ( % 35 lik ) ile soğukta 15 dakika muamele edilir.
    3 - Sodyum Perborat Oksidasyonu : H2 O2 ile yapılanlara benzer iyice durulanan malzeme NaBrOs ile soğukta muameleye başlanarak 40 ° C'de 15 dakika süreyle işleme devam edilir.
    2.8. Pigment Boyarmaddeleri
    Tekstil liflerine herhangi bir affinitesi yoktur. Su ye pek çok kimyasal çözücüde çözünmeyen organik ve anorganik kaynaklı b.m. lerdir. (Renkli partiküller) Organik senaaa yolu ile elde edilirler, anorganikler; İS ( siyah ),TiO2 Mineral esaslı ve :):):):)lik pigmentlerde vardır (demiroksitler).
    Pigment b.m. lerin, life affinetesi olmadığı için; Iifi boyama, özelliğine sahip değildir. Tekstil liflerine binder ile yapıştırılır. Pigmentler baskıcılıkta önemlidirler. Boyacılıkta fazla yaygın değildir. Bunun nedeni ise;
    1 –Mamulün tutumunu sertleştirir.
    2 –Koyu ton boyamalarda tatmin edici sonuçlar vermez.
    3 – Migrasyon nedeniyle düzgünsüz boyama tehlikesi vardır.
    4 - Sürtünme ve mekanik.yük ( çitileme ) haslıkları istenilen seviyede değildir.
    Ayrıca life affiniteleri olmadığı için uzun banyo oranlarında çektirme yöntemine göre boyama yapılmamaktadır.
    2.8.1. Pigmentlerle Boyama Avantajları
    1-Boyama yöntemi basittir.
    Emdirme  Kurutma  Kondenzasyon ( Fiksaj)
    2- Yıkamaya ihtiyaç yoktur.
    3- Life affınitesi olmadığından her çeşit lif karışımlarını bir adımda boyamak mümkündür. Fularda yapılan boyamalarda baş son farkı meydana gelmez.
    4- Buruşmazlık bitim işlemi ile uygulama şartları benzerlik gösterdiğinden pigment boyaması buruşmazlık işlemi ile tek adımda yapılabilir.
    Binderler genellikle okrilat ve butadieni temel monomer olarak kullanılır. Belli özellikleri kazandırmak ve malı iyi ayarlamak için akrilonitril, stiren, vinil asetat gibi ikincil monomerler de ilave edilir. Ayrıca kendi kendine çapraz bağlama özellikleri kazandırmak için çapraz bağlayıcı 3. cü bir monomer (akrilamit-N-metilol gibi) de kullanılır.
    Binderler life daha ziyade hidrojen köprüleri ve fiziksel adhezyon kuvvetleri ile bağlanır. Reaktif monomer ihtiva eden tipler kovalent bağlarla da bağlanırlar. Son yıllarda poliüretan esaslı binderler de yapılan gelişmelerle orta ve koyu tonda pigment boyamalarda iyi sonuçlar alınmıştır.
    Örnek reçete :
    x gr / lt pigment
    30-200gr/lt binder
    5 - 30 gr / lt antimigrasyon maddesi
    5 - 10 gr / lt diazonyum fosfat ( DAP )
    Alınan banyo oranı: % 70 - 80
    Kurutma sıcaklığı: 80 - 100 ° C
    Fiksaj: 140 - 150° C de 5 dak., 170 ° C de 2 - 3 daki., 190° C de l dakika
    Diamonyum fosfatın görevi binderin kondenzasyonu için gerekli olan asidik ortamı sağlamaktır. Fiksaj sırasında asit yapar.
    2.8.2. Pigmentlerle Taş Yıkama Görünümü Eldesi
    Emdirme ve çektirme yöntemleri ile uygulanabilir.
    Emdirme yöntemine göre boyama : Koyu tonlarda yıkanmış mamul görünümü eldesi mümkün olmaktadır.
    l. Adımda : Pigment emdirme veya boyama çözeltisi
    x gr / lt pigment
    5 - 30 gr / lt migrasyon önleyici madde
    10-40gr/ lt binder
    2 . Adımda : Kurutma 80 - 140 ° C
    3 . Adımda : Yıkama işlemi
    - Soğuk durulama
    -Sıcak sabunlama ( 3 gr / lt soda + l gr / lt sabun ile 50 - 60 ° c )
    -Ilık durulama
    - Asitleme ( CH3 COOH PH=5 )
    - Soğuk durulama
    4 . Adım : Kurutma
    5 . Adımda: Emdirme 100-150 gr /lt binder, 10 gr/lt katalizör,
    6. Adımda.80-100 ° C kurutulur.
    7. Adımda: Fiksaj.
    2.8.3. Çektirme Yöntemine Göre Boyama
    Bu yöntem hem parti halinde, hem de parça kumaşların boyanmasında kullanılır. Parti boyamalarda yüksek hızlı jet, hazır giysi boyamalarda ise tamburlu yıkama makinaları kullanılır. Bu yöntemin esası önce selülozik mamule katyonik karakter kazandıran ön işlem uygulamasına ve sonra ara kurutma yapılmaksızın pigmentlerle boyamaya dayanır. Son olarak bir fiksaj çözeltisi ile muamele edilen kumaş durulamadan kurutulur. Renk verimi oldukça düşüktür. Bu yüzden koyu renk eldesinde uygun değildir.
    İşlem sırası :
    1 - Katyonik ön işlem :
    % 5 - 12 Katyonik madde (Solidogen NRL; Prodotto VMC2)
    %2-3 CH3COOH (%60)
    Mamul önce 5 dakika soğukta muamele edildikten sonra sıcaklık 70 ° C çıkarılır. ( 10-20 dakika işlem yapılır. Banyo boşaltılır.
    2 - Boyama işlemleri : % x pigment % 3 dispergatör
    5 dakika soğukta banyo sıcaklığı 70 ° C çıkartılır ve 10 dakika süre ile işlem uygulanır. Daha sonra banyo boşaltılır.
    3 - Fiksaj : % 5 binder, %0, 5 asetik asit (% 60), % 3 Dispergatör, 40° C de 5 - 10 dakika uygulanır.
    2.9. İnkişaf Boyarmaddeleri
    Boyanacak olan materyel birbiri ardınca suda çözünebilen diazonyum ve naftolat bileşikleri ile muamele edilir. Naftolat ve diazonyum bileşikleri lifin içerisinde buluştuklarında suda çözünmeyen azo boyarmaddesini oluşturur. Naftolat tek başına çözünüyor ve lif bunu alabiliyor ise Naftolat ile zeminliyoruz.
    l - Naftolatla zeminleme
    2 - Naftolatin fazlasının uzaklaşması
    3 - a - Diazonyum tuzları ile muamele :,etme
    b – Diazonyum ile naftolatın kenetlenmesi ve boyarmadde inkişafi
    4 - Ardeşemler (sabunlama, yıkama)
    Bu boyarmaddelerin haslıkları oldukça iyidir. Çalışması çok zor değil fakat dikkatli olmak gerekir. Sürtünme haslıkları da çok iyidir. Çünkü bütün boyarmaddeler lifin içerisinde inkişaf etmeyip bir miktarı da kumaş yüzeyinde inkişaf edebilir. Bu durum da boyalı kumaşın sürtünme haslıkları düşüktür. Özellikle kırmızı tondaki boyamalarda tercih edilir.
    2.10. Oksidasyon Boyarmaddeleri
    Bu b.m. ile sadece, siyak renk elde edilir. Fakt en güzel siyah renk bu b.m. ile ilde edilir. Lif önce Anilin tuzu veya difenil tuzu ve oksitleyici maddeler ile muamele edilir. Daha sonra yapılan ısıtma veya buharlama sırasında oksitleyici maddelerin etkisi ile anilin veya difenil molekülleri lifin içerinde oksitlenerek birbirlerine bağlanarak siyah rengi oluşturur. Lifin içerisinde büyük moleküllü ve suda çözünmeyen boyar maddeler oluşturulduğundan haslıklajıjyidir.
    2.11. Pamuklu Mamulleri Boyayan Boyarmaddelerin Karşılaştırılması
    Kükürt ve pigment boyarmaddelerinin maliyetleri düşüktür. Küp boyarmaddelerinin kendi maliyetleri kadar uygulama metotlarının da maliyet yüksekliği sebebiyle pahalıdırlar. Reaktif boyarmaddelerin fiyatları ise direkt ve küp boyarmaddelerin arasındadır. Reaktif boyarmaddelerin ışık ve yaş haslıkları direkt boyarmaddelere göre daha iyidir. Çok düzgün boyamalar elde edilir.
    Kükürt boyarmaddelerin yıkama ışık ve ter haslıkları yüksektir. Direkt boyarmaddelerden daha iyi yaş haslıklara sahiptir. Ancak küp boyarmaddelerden kötüdür.
    Reaktif boyarmaddelerin de aynı şekilde boyamanın tekrar edilebilirliği kolaydır. Küp boyarmaddelerin de ise zordur. Küp boyarmaddelerinin fabrikasyon haslıkları (peroksit merserize, hipokloit haslıkları) kükürt boyarmaddelerden çok yüksektir. Çünkü kükürt boyarmaddelerin klorlu yıkamalara karşı hassas değildir. Küp boyarmaddelerin renkleri reaktiflere nazaran mattır.
    Pigment boyarmaddelerin de elde edilen renk yelpazesi direkt boyarmaddelerdeki gibi geniştir. Naftol AS boyarmaddeleri de direkt boyarmaddelere göre çok üstün yaş haslıklar verir. Selüloz üzerindeki haslıkları küp boyarmaddelerinden sonra ikincidir. Merserize ve ağartma işlemlerine küp boyarmaddeler gibi dayanıklıdır.
     
  5. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler
    3. YÜNLÜ MALZEMELERİN BOYANMASI VE BASKISI
    Yünlü mamuller genel olarak renkli durumda kullanılır. Doğal halde krem bir beyaza sahip olmaları ve bir çok durumda ağartmadan soma tekrar sararmaları nedeniyle, çoğu durumda renklendirilirler.
    Yünlü malzemelerde, elyaf halinde boyama ile elde edilen melanj etkisi ve vigore baskı ile el¬de edilen kırçıllı efektler önemli bir yer tutar.
    Yünlü malzemenin baskısı; kumaş halimle desenlendirmeden ziyade, kamgam kumaşlarda melanj efektleri için tarama bandı baskısı ola¬rak uygulanmaktadır.
    3.1. Yün Boyanma Özellikleri
    Yün; elyaf, tarama bandı, iplik ve kumaş şek¬linde, üretimin çeşitli adımlarında boyanabilir. Yün; kumaş oluşumu için çok çeşitli yaş işlem¬ler görür ve birçok durumda da, bu işlemlerin birçoğu boyamadan sonra gerçekleştirilir.
    3.2. Boyarmaddelerinin Yün Elyafına Bağlanması
    Yün elyafına boyarmaddelerin bağlanması;
    - Elektrostatik çekim kuvvetleri,
    - H köprüleri,
    - Van-der Waals kuvvetleri,
    - Koordinatif bağlar,
    - Kovalent bağlarla oluşur. Reaktif boyarmaddeler, pamukta olduğu gibi, yünde de kovalent bağlarla life bağlanırlar. Yün lifleri amfoterik bir yapıya sahip olduğun¬dan, asidik ortamda amonyum grupları üzerin¬den anyonik boyarmaddelerle, bazik ortamda karboksil grupları üzerinden katyonik boyar¬maddelerle boyanırlar. Ancak, ikinci durum, pratik bir öneme sahip değildir. Yün boyama, esas olarak asidik ortamda ve anyonik boyar¬maddelerle yapılır.
    İsoiyonik noktada, amonyum ve karboksil grupları arasında tuz köprü bağlarının bulun¬ması yün liflerinin bu pH değerinde (4,8- 4,9 -
    5,1) boyanmasını güçleştirir. İsoiyonik b
    pH 4-7'dir.
    Yün liflerinin boyanmasında da, diğer işlem de olduğu gibi, keçeleşme tehlikesi neden mekanik etkilerin fazla olmasından kaçınılmalıdır.
    3.3. Yün Boyamada Boyama Üzerine Etki Eden Ana Faktörler
    -pH,
    -Tuz miktarı,
    - Temperatür,
    - Süredir.
    Çoğu durumda egalize maddesi de kullanıl¬maktadır.
    Yün boyamada yüksek temperatürlere çıkıldı¬ğında, süre kısa tutulmalıdır. HT boyamalarda 106"C'de l saat kesinlikle aşılmamalıdır. 108°C'de muamele 1/2 saati geç¬memelidir. Kuru ortamda daha yüksek tempe¬ratürlere çıkılabilir.
    Asit boya; maddeleri ile boyamanın nasıl yapıl¬dığı, üç grup boyarmadde sınıfı için ayrı ayrı başlıklarda açıklanmıştır.
    3.4. Egalize Asit Boyarmaddeleriyle Yünün Boyanması
    Molekül ağırlıkları küçük ve bundan dolayı da oluşturdukları iyonik bağlar zayıf olan, kolayca kopabilen ve afiniteleri az olan asit boyarmaddeleridir.
    Bunun sonucu olarak da, boyarmaddelerin özellikle kaynama temperatüründe migrasyon yetenekleri oldukça iyidir ve bunlarla düzgün bir boyama yapılması kolaydır. Bu yüzden egalize asit boyarmaddeleri denilen bu sınıf boyarmaddeler ile boyamada, atiniteyi arttırmak için banyoya asit ilave edilir.
    Egalizasyon boyarmaddeleri, yün liflerini kuvvetli asidik (pH 2-3,5) ortamda boyarlar.
    Kuvvetli asidik oltamda yün liflerinde bulunan amonyum (-NH3+) grupları sayısı en fazladır ve boyarmadde anyonları ila amonyum gruplarına bağlanır. Bu durumda, amonyum grubu sayısına bağlı olarak, çok hızlı bir boyamadde alımı sağlanır.
    Bağlanmayı sağlayan esas güç, elektrostatik çekim kuvvetlendir. Bu yüzden, bıı tür boyarmaddelerin liflere karşı olan afiniteleri fazla değildir. Bundan dolayı, özellikle kaynama temperatüründe, sonradan düzgünleşme yetenekleri çok iyidir.
    Boyarmaddenin, yün lifleri tarafından hızlı ve düzgünsüz alınması sakıncalı değildir. Migrasyon yetenekleri iyi olduğundan, kaynama temperatüründe, boyamanın koyu olduğu yerlerden açık yerlere doğru bir göç başlayacaktır.
    pH2-3’de, egalize asit boyarmaddeleri ile boyanmış bir parça ile, boyanmamış beyaz bir parça, birlikte bir saat kaynatıldığında, beyaz parça, açık renk tonuna boyanır. Bu sonuç; bo¬yanmış parçadan beyaz parçaya migrasyonu ka¬nıtlar. Ancak; bu tür boyarmaddelerin yün elyafına afiniteleri düşük olduğundan, elde edilen boya¬maların yaş haslıkları oldukça düşük çıkmak¬ladır. Işık haslıkları ise orta derecededir, bazılarında çok iyidir.
    Döşemelik kumaşlar, kadın elbiselik kumaşları, halı iplikleri, şapkalık keçeler için kullanılabi¬lirler. Düzgün boyanması zor olan (keçeleşmiş mamuller) ve fazla yıkama gerektirmeyen ma¬mullerde tercih edilirler.
    3.4.1. Boyamanın Yapılışı
    Asit boyarmaddeleri soğuk sn ile pasta haline getirilir, karıştırılarak kaynar su ilavesiyle kolayca çözülür. Flotte pH’ı, % 3-4 sülfürik asit (660Be) veya % 4 formik asit (%85'lik) ile sağlanır.
    Boyama koyuluğuna göre % 2-0 kulsine sodyumsülfat ilave edilir. Sodyumsülfat boyarmaddenin lifler tarafından alınmasını yavaşlatıcı, yani düzgün alınmayı sağlayıcı etki yapar. Boyamaya 50-60 "C'de asit ve tuz ile başlanır, bir süre sonra boyarmadde ilave edilir. Bir müddet boyamadan sonra 30 dakikada kayna¬ma temperatürüne çıkılır ve 45-90 dakika bu temparatürde boyanır. Nüanslama gerekiyorsa, aynı temperatürde yapılabilir.
    3.5. Orta Kuvvette Asidik Ortamda Asit Boyarmaddeleri ile Yünün Boyanması
    Bu grup asit boyarmaddeleri, egalize tip asit boyarmaddelerine nazaran, liflere daha fazla afinite gösterirler, migrasyon yetenekleri daha düşüktür.
    Life elektrostatik çekim kuvvetleri yanında, H köprüleri ve Van der Waals kuvvetleri ile bağ¬lanırlar.
    Sonradan düzgünleşme yetenekleri düşük ol¬duğu için, baştan düzgün alınma gerekir. Bu amaçla, amonyum grupları sayısının dalın az olduğu pH 4-5,5'ta çalışılır. Bilindiği gibi, pH 5-7 civarında (isoiyonik bölge) yün nötr bir özellik gösterir. Yani, + yüklü amonyum grup¬ları ile - yüklü karboksil grupları birbirine esil tir. Bu nedenle flotteye sodyumsülfit ilaveli, alınmayı arttırıcı veya geciktirici bir etki göster¬mez.
    Ancak, materyaldeki afinite farklılıkları nede¬niyle oluşabilecek düzgünsüz boyamayı engellemek için sodyumsülfat ilave edilir.
    3.5.1. Boyamanın Yapılışı
    - % 1-3 Asetik asit (% 60'lık). pil 4-5,5
    - %2-6Kalsine sodyumsülfat (glauber tuzu) içeren 40-50 0C'deki flottede, mamul bir müd¬det muamele edildikten sonra boyarmadde ko¬nulur. 30-45 dakikada kaynama temperatürüne çıkılır ve 1,5 saat boyamaya devam edilir. Bu asit boyarmaddesi grubu ile elde edilen yaş haslıklar, egalize tipe nazaran daha iyi olduğu için örgü iplikleri, kumaş, yün çorapların bo¬yanmasında kullanılabilirler. Nüanslama gerekiyorsa, aynı temperatürde yapılabilir.
    3.6. Dinkleme (Asit) Boyarmaddele¬riyle Yünün Boyanması
    Yünün yaş apresine (özellikle dinklemeye), yüksek haslığı olan asit boyarmaddeleridir. Normal olarak zayıf asidik veya no!r boya ban¬yolarında, protein elyafına uygulanırlar. Dinkleme haslıkları iyi olduğundan, bunlara (linklime boyarmaddeleri denilir. Yaş haslıkları mükemmel, ışık haslığı iyidir. Ancak, boyama düzgünsüzlüğü tehlikesi fazla¬dır. Boyarmaddenin migrasyon yeteneği azdır, yani boyama oldukça zordur. Düzgün boyama zor olduğu için kumaş boya¬mada tavsiye edilmez. Yapak, tarama bandı ve ipliklerin boyanmasında kullanılırlar. Aynı sebeple, kombinasyon boyamalarda da kullanılmazlar
    Yapıları bakımından disazo sınıfı olan bu tip boyarmaddeler, yün liflerine birçok bağ ile bağlanırlar (elektrostatik çekim kuvvetleri, H köprüleri, Van der Waals kuvvetleri), yani afiniteleri çok fazladır. Bu yüzden, bu tip boyarmaddenin lifler tarafın¬dan alınması çok yavaş olmalıdır. Düzgün bir boyama, düzgün bir alınma ile sağlanabilecek¬tir.
    Zayıf asidik veya nötr ortamda (pH 5,5-6,5), yün lifleri nötr veya (-) yüklüdür. Bu nedenle, elektrostatik çekim ile boyarmaddelerin bağ¬lanması mümkün değildir. Boyarmadde anyo¬nu ile lif anyonu birbirini iterler. Boyarmadde¬nin lif tarafından alınmasını sağlamak için, or¬tama tuz ilave edilir. Tuz itmeyi azaltır ve bo¬yarmaddenin agregasyon derecesini arttırarak, alınmayı hızlandırır. Açık boyamada az tuz, ko¬yu boyamada çok tuz kullanılır.
    3.6.1. Boyamanın Yapılışı
    0,5-1 asidik ortamda boyamalarda, flotte % 0,5-1 asetik asil (K 60'lık) ile pil 5,5-6,5'a ayarlanır.
    Açık tonlarda % 2-6, koyu tonlarda % 8-10 sodyumsülfat ilave edilir. 30-40'C'dcki flottede mamul bir müddet mu¬amele edildikten sonra, çözülmüş boyarmadde eklenir ve temperatür dikkatli bir şekilde kay¬nama temperatürüne çıkarılır. 1/2-1 saat bu temperatürde boyamaya devam edilir. Boyama sonunda flottede kalan boyarmadde miktarını azaltmak için % 1-2 asetik asit ilave edilip, kaynama derecesinde 1/2 saat boyama yapılır.
    Nüanslama için. banyo 70"C'ye soğutulur veya kaynama derecesinde egalize tip boyarmadde ile nüanslama yapılır. Nötr ortamda boyamada flotteye yalnızca % 3-20 kalsine sodyumsülfat ilave edilerek, aynı şekilde boyama yapılır.
    3.7. Asit Boyarmaddeleriyle Yünün HT Boyaması
    Yün lifleri, kuru halde yüksek temperatürlere dayanıklı iken, yaş halde sınırlı bir dayanıma sahiptir. 106"C'de l saatten fazla boyama life zarar verir.
    HT boyama metodunun yüne uygulanması, özellikle düzgün boyamanın zor olduğu dinkleme tip boyarmaddelerde önemlidir. HT boyamada, aparatların flotte sirkülasyonu çok iyi olduğundan düzgün boyama kolaydır. 20 dakikada 1060C'ye çıkılır ve bu temperatürde 20 dakika boyama yapılır. Daha uzun boya¬malar life zarar verir.
    Nüanslama gerekirse, kaynama temperatüründe devam edilir.
    Flotteye bir lif koruyucu konulması olumlu olacaktır.
    Kuvvetli asidik ortamda, sülfürik asit yerine formik asit kullanılmalıdır.
    3.8. :):):):)l Kompleks boyarmaddeleri ile Yünün Boyanması
    Bu tip boyarmaddelerde boyarmadde molekülün, bir :):):):)l iyonu ile (genellikle Cr3+, bir mik¬tar Cu2+ ve Cu3+) kompleks halindedir. Cr3+’nın koordinasyon sayısı 6'dır ve bunun üçünü boyarmadde anyonu doyurur. Geriye kalan üç koordinatif bağ yeri ise, su ve yündeki serbest amino grupları ile doldurulur.
     
  6. blmr_dnz

    blmr_dnz Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    84
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler

    emegıne saglık tekstıl ogrencısıyım ve lıseden boya baskı mezunumyum suan hazır gıyım olarak devam edıyor ama yazdıkların adına da kaynak yopluordum coooooook saol eger bu alanla ılgılenıyorsan kaynak yardımı yapabılırım
     
Tekstil liflerinin boyanması ile ilgili genel bilgiler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ritalin İle ilgili Genel Yazılar Bilgiler

    Ritalin İle ilgili Genel Yazılar Bilgiler

    ritalin nedir ritalin zararları fiyatı kullananlar Ritalin nedir? Birçok ülkede ve özellikle Amerika’da hiperaktivite hastalığının tedavisinde kullanılan ve Novartis ilaç firmasının ürettiği Ritalin adlı ilaç sentetik kokainden başka bir şey değildir. Afyon, kokain ve morfin ile aynı kategoride yer alan, güçlü bağımlılık yaratan, yoksunluğu psikoza ve intihara kadar sürükleyebilen bir...
  2. Erzincan İli Genel Bilgiler

    Erzincan İli Genel Bilgiler

    Erzincan ilinin tüm genel bilgileri neleri meşhur genel yapısı ile gittiğinizde ne yapmadan dönmeyin hepsi bu konunun içinde arkadaşlar merak ettiğiniz Erzincan la ilgili herşeyi bulabilirsiniz:tik: GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 11.903 km² Nüfus: 299.251 (1990) İl Trafik No: 24 Doğu Anadolu Bölgesi'nde Fırat'ın yukarı kısmında yer alan Erzincan, Anadolu'nun en eski kültür...
  3. Genel Sağlık Sigortası Bildirgesi İle İlgili Bilgiler

    Genel Sağlık Sigortası Bildirgesi İle İlgili Bilgiler

    genel sağlık sigortası bildirgesi 2012 2012 genel sağlık sigortası uygulaması genelgesi Sevgili melekler, 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren GSS-Genel sağlık sigortası 2012 uygulamaları genelgesi için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız. GSS BİLDİRGESİ 2012
  4. Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Hastalığı İle İlgili Genel Bilgiler

    Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Hastalığı İle İlgili Genel Bilgiler

    ayrılma anksiyetesi bozukluğu ayrılma anksiyetesi bozukluğu nedir Sevgili melekler, çocukluk yaşlarında başlayabilen, ölüm ve çeşitli sebeplerle hayatta iz bırakacak ayrılıklar yaşanması olarak kısaca tarif edilebilir ayrılma anksiyetesi bozukluğu hastalığı. Bu konuyu merak edenler için ayrılma anksiyetesi bozukluğu nedir hangi durumlarda nasıl gelişir, kısaca genel bilgiler vermek...
  5. Perde temizliği nasıl yapılır?Perde temizliği ile ilgili genel bilgiler

    Perde temizliği nasıl yapılır?Perde temizliği ile ilgili genel bilgiler

    bu konu;stor perde,tül perde ,perde temizliği hakkında bilgiler vermektedir Camlarımızın elbisesi,evimizin gelin gibi görünmesini sağalayan perdelerin temizliğini doğru yapıyormuyuz,hanımlar.. Hepimizin evinde çeşit çeşit model model perdeler vardır.Oturma odasında stor,salonda uzun tülleri,mutfakta zebra perdeleri tercih ederiz. Her çeşit perdenin temizliği aynı değildir.Birbirinden...

Sayfayı Paylaş