gebe
  1. TİTAN

    TİTAN Forum Okuru

    Tiroid Tedavisinde Son Yöntemler

    Konu, 'Tüm Sağlık Konuları' kısmında TİTAN tarafından paylaşıldı.

    tiroid tedavisi tiroid nasıl tedavi edilir

    Gelişen tıp teknolojisi sayesinde her geçen gün hastalıkların tedavisinde yepyeni yöntemler ortaya çıkıyor melekler :) Hastalara umut kaynağı olan bu yöntemlerden tiroid hastalığı tedavisinde kullanılanlarla ilgili bilgileri aşağıda ki makalemizde bulabilirsiniz :)


    [​IMG]


    Tiroidin çok ya da az çalışmasına bağlı olarak endokrinoloji uzmanı tarafından düzenlenen tedavilerle olumlu sonuçlar elde ediliyor.

    Tiroit bezi, boyunda bulunan çok önemli bir iç salgı bezi. Salgıladığı hormonlarla vücudumuzda birçok metabolik olayı kontrol ediyor. Bu yüzden tiroit bezinin fonksiyon bozukluklarında vücutta önemli rahatsızlıklar yaşanıyor ve pek çok organ da bu bozukluktan etkileniyor. Tiroit bezinin hızlı çalışarak aşırı tiroit hormonu üretmesi (hipertiroidi) ya da yavaş çalışmasına bağlı olarak yetersiz hormon üretimi (hipotiroidi) şeklinde ortaya çıkan hastalıkların kendilerine özel tedavi yöntemleri bulunuyor. İşte bu güncel tedavi yöntemlerini özetleyen 3 soru ve 3 cevap.


    İlaçsız tedavi uygulanıyor mu?

    Acıbadem Maslak Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Kurtulmuş’a göre tiroit hastalıklarında tedavi kararı, tiroidin çalışma durumuna ve doku yapısına göre veriliyor: “Tiroit hastalıklarının bir grubu ilaçla tedavi edilirken bir kısmı ilaçsız izleniyor. İlaç tedavisi gerekenler, hiperfonksiyonel bozukluklar (hipertiroidi) yani tiroit bezinin çok çalıştığı hastalar ile tiroit hormon üretiminin yavaşladığı hastalar. Tiroit hormonlarının kanda aşırı yükseldiği durumda (tirotoksikoz), nedene bağlı olarak tedavi yapılıyor. Eğer tirotoksikoz nedeni tiroidin çok çalışmasıysa ve ona bağlı hormon miktarı arttıysa, aşırı çalışmayı durdurmaya ve hormon düzeyini normal sınırlarına getirmeye yönelik ilaç tedavisi uygulanıyor. Tiroidin çok çalışmasına yol açan otoimmün hastalıklar (Graves hastalığı gibi) ülkemizde çok sık görülüyor. İkinci en sık görülen grupta ise, tiroidin nodüllü guatrına bağlı olarak oluşan hipertiroidi bulunuyor. Sonuçta, iki grupta da tiroit hormonlarının yükseldiği görülüyor ve bunu durdurucu ilaç tedavisi yapılıyor. Bazı durumlarda istenmeyen önemli yan etkiler (kandaki lökosit sayısında düşüklük, karaciğer enzimlerinin yükselmesi) oluşabildiği için hipertiroidi tedavisi dikkat gerektiren bir tedavi. Bu yüzden belli aralıklarla laboratuvar incelemesi yapılıyor ve gerekli durumlarda, uzmanın önerisiyle tedavinin değiştirilmesi gerekebiliyor.”

    Hipertiroidi’den hipotiroidi’ye geçiş nasıl oluyor?

    İlaçla tedavisi yapılan hipertiroidi hastalarında, belirli bir süre içerisinde iyileşme görülmezse ya da ilaca bağlı yan etkiler meydana gelirse, endokrinoloji uzmanı yeni bir tedavi planı için hastayla görüşüyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu hastalar için iki tedavi seçeneği bulunduğunu açıklıyor: “İlaçla tedavisi yapılan hipertiroidi hastalarında, en fazla 1-1.5 senelik periyodik süre içerisinde tiroit hormon üretimi azaltılarak, kandaki tiroit hormonu normale çekilmeye çalışılıyor. Hipertiroidi tedavisine, hastanın ihtiyacına göre değişen dozda devam edilirken amacımız, tedaviyi tamamen keserek tiroidin kendi normal fonksiyonlarına geri dönmesini sağlamak oluyor. Ancak bu sağlanamıyorsa kalıcı tedavi yöntemine geçilmesi gerekiyor. Bunun için iki tedavi yöntemi bulunuyor. Bunlardan biri, halk arasında atom tedavisi olarak bilinen ‘Radyoaktif iyot tedavisi’, diğeri de tiroit bezinin cerrah tarafından alındığı cerrahi yöntem. İki tedavi yönteminin de ortak noktası; kişiyi artık hipotiroidi hastası haline getirecek olması. Yani cerrah tarafından tiroit alındığında ya da radyoaktif iyot tedavisinden sonra tiroit bezi çalışamaz hale geldiğinde dışarıdan tiroit hormonu verilmesi gerekiyor. Peki, kaş yapalım derken göz mü çıkarıyoruz? Hayır! Hipertiroidi tedavisinde, yani fazla çalışan bir tiroitte verdiğimiz ilaçlar, uzun kullanımda yan etkileri olabilen ilaçlar. Ve ilaçları kullanırken bile tiroit hormon düzeyini tam olarak kontrol etmek mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle belirli bir sürede normal tiroit fonksiyonlarını yakalayamıyorsak, hastayı hipotiroidi yapmayı tercih ediyoruz. Çünkü dışarıdan tiroit hormonu vererek, kişiyi tamamen normal tiroit fonksiyonlarına sahip bir şekilde kontrol edebiliyoruz. Oysa hipertiroidi tedavisinde bu şansımız her zaman olmuyor.”



    Ne zaman radyoaktif tedavi, ne zaman cerrahi yöntem?

    Hipertiroidi’nin ilaç sonrası kalıcı tedavisi gereken durumlarda, hangi tedavinin uygulanacağına; hastanın cinsiyetine, yaşına ve tiroidinin durumuna göre karar veriliyor. İkisinin de güvenilir yöntemler olduğunu unutmamak gerekiyor. Eğer radyoaktif iyot tedavisine karar verildiyse tedavi nükleer tıp bölümünün olduğu birimlerde uygulanırken; cerrahi tedavi seçildiyse, ameliyatın endokrinolojik cerrahide uzmanlaşmış doktorlara yaptırılması önem taşıyor. Ameliyatta tiroit dokusunun ne kadarının çıkarılacağına, yine hastanın durumuna, yaşına ve diğer bazı faktörlere göre karar veriliyor. Bir grup hastalıkta (örneğin graves hastalığında) dokunun tamamen çıkarılması gerekiyor. Çok çalışan bir nodüle bağlı bir hipertiroidi söz konusuysa, sadece o bölgeyi çıkarmak tedavi için yeterli oluyor. Kalan doku, hastaya yetecek kadar tiroit hormonu üretmeye devam ediyor. Eğer dokunun tamamı çıkarılmışsa ve hastada tiroit hormonunu yapabilecek doku kalmadıysa, ameliyat sonrası tiroit hormonu dışarıdan ilaç olarak veriliyor. Uzmanlar, hipotiroidi tedavisinde çok daha başarılı olunduğunun altını çiziyorlar. Hasta, tiroit bezi çalışmadığı için ömür boyu dışarıdan tiroit hormonu almak zorunda kalıyor. Ancak piyasada bulunan ilaçlar, vücudun salgılamış olduğu tiroit hormonunun formunda olduğu için, hasta tüm yaşamını sanki tiroit dokusu varmış gibi sürdürebiliyor.

     
Tiroid Tedavisinde Son Yöntemler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Göz tedavisinde tartışmalara son

    Göz tedavisinde tartışmalara son

    Yıllardır lazer tedavileriyle ilgili her gün farklı teknolojilerden, farklı kavramlardan bahsedildi. Artık tüm bu karmaşa bıçaksız Lasik: intralase lasik ve geliştirilmiş kişiye özel lazer tedavisinin bir kombinasyonu olan iLasik yöntemi ile son buluyor. Artık mesleğinizi seçerken ya da spor yaparken sorun yaratan görme kusurlarınızdan, bıçaksız lazer: “Intralase ilasik” ile...
  2. Diyabet Tedavisinde Son Gelişmeler

    Diyabet Tedavisinde Son Gelişmeler

    Diyabet Tedavisinde Son Gelişmeler yapılan araştırmalarla sürekli yenilenmektedir bir çok yeni buluş yapılmasına karşın hala en etkili yöntem hepinizin bildiği bir hayvandan üretilen üründür.Bu ürünün adı arı sütü karışımızdır Arı Sütü,çam balı,polen den elde edilen bu mucze karışımdır.Yalnız alırken dikkat edeceğiniz Arı Sütü Doz 1 Olanları almanızdır;doz 1 aslında çocuklar için...
  3. 2014 Tüp Bebek Tedavisinde En Yeni Yöntemler

    2014 Tüp Bebek Tedavisinde En Yeni Yöntemler

    tüp bebek nedir,tüp bebek tedavisinde yenilikler,tüp bebek tedavisinde dondurma işlemi,tüp bebek tedavisinde yenilikler,2014 tüp bebek hakkında bilgiler Tüp bebek tedavisinde ortalama başarı oranı yaklaşık %40 civarında olmakla birlikte, %15- 60 arasında değişebilir. Başarıyı etkileyen birçok faktör vardır. Dolayısıyla başarı oranının her çiftte aynı olması beklenemez. Tüp bebek...
  4. Karbon tedavisiyle cilt lekelerine son

    Karbon tedavisiyle cilt lekelerine son

    Karbon kremi daha önce kıl tedavisinde lazerden etkilenmeyen beyaz kılların kökünü boyamada kullanılıyordu. Zamanla sivilceleri iyileştirdiği, cilt kalitesini arttırdığı fark edilince başka uygulama alanlarıda araştırıldı ve karbon peeling keşfedildi. Denemeler genel olarak Uzakdoğu daesmer, lekeli sivilcesi bol hastalarda yapıldı. Yapılan çalışmalarda akne tedavisi sırasında karbon kremi...
  5. Tüp bebek tedavisinde son yöntemler

    Tüp bebek tedavisinde son yöntemler

    Yardımcı üreme tekniklerine başvuran çiftlerin yarısından fazlası embriyo gelişmesine rağmen gebelik olmamaktadır. Döllenme olmasına rağmen gebelik oluşmamasının kaynağı muhtemelen embriyonun rahime yerleşme safhasındadır. Embriyonun rahim içine yerleştirilmesini takiben değişik olaylar oluşmaktadır olarak embriyo bölünmeye ve büyümeye devam etmekte belli bir boya erişince kendisini çevreleyen...

Sayfayı Paylaş