gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Türk profesörün tam yüz nakli başarısı

    Konu, 'Estetik-Plastik-Cerrahi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    murat topalan
    Prof.Dr. Murat Topalan'ın, 7 yılı aşkın bir süredir kişinin kendi derisinden yüz derisi elde etme çalışmalarında mutlu sona yaklaşıldı.

    İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Murat Topalan, kadavradan yüz nakline alternatif olarak kişinin kendi derisinden bütün yüzünü kaplayacak ebatta yüz derisi elde ederek nakletmeyi başardı.

    [​IMG]


    Murat Topalan, tek parçada yüz derisi tekniğini çocuk hasta Sinem Köroğlu'nun yanan yüzünde uyguladı. 25 Mart 2004 tarihinde Erzurum Aşkale'yi sarsan deprem sonrası ailesiyle çadırda yaşamaya başlayan Sinem'in yüzü, ablası Bedriye'nin ışığında ders çalıştığı mumdan dolayı çadırda çıkan yangında tamamen yandı. Bedriye'nin hayatını kaybettiği olayın ardından Sinem için yoğun bir tedavi süreci başladı. Sinem'e İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde göz ameliyatı yapıldı.

    Prof.Dr. Murat Topalan da, yanık tedavisi amacıyla fakültesine getirilen Sinem'in yanan yüzüne tam yüz derisi geliştirmeye karar verdi.

    KARIN ZARI BOYUN DERİSİNİN ALTINA YERLEŞTİRİLEREK GÖĞÜS DUVARINDA BÜYÜTÜLÜYOR
    Murat Topalan'ın ilk defa Sinem de yüzün tümünü tek parçada değiştirmeyi başardığı teknik, yarım yüz nakillerinden bazı açılardan ayrılıyor. Birincisi, yeni deri dokusu üretmek amacıyla damar ve zar ön kol yerine karından temin ediliyor. Karın zarının tercih sebebi, damar açısından oldukça zengin oluşu. İkincisi ise, derinin omuzda değil boyunda üretilmesi. Karın zarı boyun derisinin altına yerleştiriliyor. Deri göğüs duvarında büyütülüyor. İşlemin gerisi yarım yüz derisi üretimindekinin yani omuzdakinin aynısı oluyor.

    Murat Topalan, yüz derisini değiştirme çabalarının yaklaşık 7 yıldır devam ettiğini söyledi. Gelinen son noktanın yüzün bütün derisinin tek parça olarak değiştirilmesi olduğunu anlatan Topalan, şöyle konuştu: "Bu önce bir hayal gibiydi fakat sonunda buna ulaştık diyebiliriz. Bu amaçla taşıyıcı bir damar sistemi oluşturarak yüz derisine yakın renkte bir derinin yüze taşınması lazım. Bunun için karın zarını boyun ve göğüs damarının altına yerleştirip tek parça, dolaşımı olan ince, komple bir deri elde ediyoruz. Daha sonra balon sistemini başka bir seansta çıkarıp deriyi yüze tek parça olarak taşımayı başardık. Bu aynı renk ve kalitede yüz derisine çok benzer bir yapıda ve tek parça bir deriyle yüzün değiştirilmesi demek."

    Çocuk yaşta bir hastada bunun çok büyük bir avantaj olduğunu anlatan Topalan, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü çocuk yaşta bir hastada çocuk büyüdükçe bu deri de büyüyecek ve dolayısıyla yüzdeki çok önemli fonksiyonel yapı çalışmaya devam edecek. Yüz hareketlerinin, mimiklerin dışarı yansıması mümkün olacak. Bizim 'maske yüz' dediğimiz donuk bir yüz olmayacak. Daha da önemlisi kendine ait bir vücut parçasıyla değişim sağlandığı için hayat boyu çok yüksek yan etkileri olan ilaçları kullanma gereği olmayacak ve bu derinin altına istediğimiz ameliyatlarla istediğimiz değişiklikleri de yapabileceğiz."

    KADAVRADAN YÜZ NAKLİNİN ARDINDAN KULLANILAN İLAÇLARIN HAYATİ YAN ETKİLERİ VAR
    Topalan, kadavradan yüz naklinin ardından kullanılan ilaçların çok büyük yan etkileri olduğunu söyledi. "Kadavradan yüz nakli bir hayaldi, bu yapılmaya başlandı ve hala da yapılmaya çalışılıyor" diyen Topalan, dünyada pekçok önemli kliniğin bu nakli ilk olarak yapabilmek için büyük bir çaba sarfettiğini anlattı.

    Şimdi de komple yüz değiştirmeye çalışıldığını anlatan Topalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii kadavradan yüz nakliyle bütün yüzün değiştirilmesi kendi içinde büyük bir sorunu da barındırıyor. Bunların en önemlisi kişinin hayat boyu reddi önlemek için kullanacağı, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç. Bu ilaçlar hem çok pahalı hem de kişi bu ilaçları hayat boyu kullanmak zorunda, aksi halde vücüdun deriyi reddetme riski var. İkinci olarak bu ilaçların ciddi yan etkileri var. Bir takım riskleri göze
    almak demek bu kişinin kendisine ait olmayan bir yüz derisi kullanılmasının bütün bu ameliyatın etik, sosyal, psikolojik hatta legal problemler içermesi. Bunlar tam olarak çözülmüş değil. Kişinin kendisinden böyle bir deriyi taşıması total yüz plantasyonuna bir alternatif olabilir ama bu da son nokta değil. Mutlaka geliştirilecek ve daha kolay, daha az ameliyatlı, daha iyi sonuç elde edilebilecek teknikler geliştirilecektir bunu da bir başlangıç olarak görebiliriz. Ama kendisine ait yüz derisine benzer bir dokuyla tek parçada karın zarının taşıyıcı olarak kullanılması ameliyat tekniği bakımından bir yenilik."

    Küçük Sinem'in kliniğe ilk getirildiğinde bütün yüzünün yanık nebdeleriyle dolu olduğunu anlatan Topalan, sözlerine şöyle devam etti: "Sinem'in kafa derisinin tamamına yakını yanmıştı ve saçsızdı. Bu görünüm olarak kendi içinde de pekçok sorunu barındırıyor. Toplum içine rahat çıkabilecek durumda değildi. Çocuklarda bu durum çok önem kazanıyor çünkü çocuklar düşünce ve duygularını çok rahat açığa çıkarıp yansıtabiliyor. Bu biraz acımasızca kabul edilebilir. Bir çocuk için yaşam anlamında çok zor bir durum. Yardımsız olamayacak bir durumdan toplum içine rahatlıkla çıkabileceği bir duruma gelmesi. Bütün hedefimiz bu. Çünkü orijinal yapının yüz derisinin veya yüzünün yapısının kaybedilmesi yerine ikinci bir orijinalinin getirilebilmesi imkansız. Bizim yaptığımız da asla mükemmel değil; mutlaka ilave ameliyatlar, revizyonlar gerektiriyor. Bu kızımızda da böyle oldu. Çok büyük ameliyatların ardından önce bu yapının oluşturulup taşınması ondan sonra da daha iyi sonuç elde edebilmek için çok sayıda ameliyat gerektirdi. Elde etmeye çalıştığımız o insanı toplum içinde rahatsız olmadan dolaşabilecek bir hale getirerek topluma ve yaşama iade edebilmek."

    Ameliyat ve sonrası yoğun bakımın çok uzun süreli bir tedavi süresini kapsadığını ifade eden Topalan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kayıtlara baktığımızda Haziran 2005 tarihinde Sinem'in ilk ameliyatını yapmışız. Bunun öncesinde planlanması, hazırlanması pek çok detayın tamamlanması yine 5-6 aylık bir periyodu içeriyor. Oluşturulan derinin ikinci bir ameliyatla yüze transferi 2006 yılının Mart ayında olmuş. Asıl büyük ameliyat bu. Ondan sonra bu zamana kadar geçen dönem nekahet dönemi. Çocuğun kendini toparlaması, büyümesi ihtiyaçlarının daha iyi belirlenmesi anlamında önemli. Fakat hala hazır olmadığını söyleyebilirim. Şimdi hedefimiz birkaç küçük revizyon ameliyatı ve biraz kamuflajla tahminen 3- 6 ay gibi bir sürede Sinem'i kamuoyunun karşısına çıkarabilmek."

    Sinem'in ayda bir kere kendisine kontrole geldiğini ve bazen de ziyaret amaçlı yanına uğradığını belirten Topalan, Sinem'in psikolojik durumunun eskisinden daha iyi bir durumda olduğunu söyledi. Sonuçta karşımızda bir çocuk olduğunu belirten Topalan, sözlerini şöyle tamamladı: "Şekli, görüntüsü ne olursa olsun çocuk ve çocuk gibi davranıyor, oyunlar oynuyor. Eski halinden daha mutlu. En azından gözü, ağzı, burnu, görüntüsü anlamında daha rahat, toplum tarafından daha kabul edilebilir durumda. Ama dediğim gibi tam hazır hale gelebilmesi için birkaç revizyon ameliyatı ve belirli bir dönemin geçmesi lazım. Ondan sonra hedefimize ulaşabilmiş olacağız."


     
Türk profesörün tam yüz nakli başarısı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yüz naklinin mucidi

    Yüz naklinin mucidi

    Yüzü bir köpek tarafından parçalanan 38 yaşındaki Fransız hasta Isabelle Dinoire'ye dünyada ilk kez yüz nakli yaparak tarihe geçen ekipte yer alan ünlü cerrah Dr. Christophe Moure, deneyimlerini Türk meslektaşlarıyla paylaşmak üzere Türkiye'ye geliyor. Dünyanın ilk yüz nakli operasyonu, Fransa'nın Amiens kentinde Kasım 2005 yılında yüzü bir köpek tarafından parçalanan 38 yaşındaki Fransız...
  2. Türk doktorun büyük başarısı

    Türk doktorun büyük başarısı

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. DR. Sertaç Yetişer Farelerdeki Yüz Felciyle Oluşan Hasar konulu çalışmasıyla "Politzer Bilim Ödülü" aldı. Acıbadem Bursa Hastanesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, iki yılda bir düzenlenen Politzer Derneği toplantısının 26’ncısı 13-16 Ekim tarihlerinde ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Cleveland kentinde yapıldı. Toplantıda Prof. Dr....
  3. Fransa’da ikinci yüz nakli

    Fransa’da ikinci yüz nakli

    yüz nakli nasıl yapılır yüz nakli yapılan adam Dünyada ilk yüz nakli yapılan Isabelle Dinoire Fransa’da ikinci yüz nakli Fransa’da Kasım 2005’te yüzü köpeği tarafından parçalanan bir kadına yapılan başarılı ilk yüz naklinin ardından ikinci yüz nakli gerçekleştirildi. AA Güncelleme: 14:41 TSİ 24 Ocak 2007 Çarşamba PARİS - Bu kez 27 yaşındaki bir erkeğe uygulanan yüz nakli ameliyatında,...
  4. hangi Türk Lirası banknotunda atatürkün yüzü bize tam dönüktür

    hangi Türk Lirası banknotunda atatürkün yüzü bize tam dönüktür

    hangi Türk Lirası banknotunda atatürkün yüzü bize tam dönüktür hatırlayan yada bilen var mı?
  5. Yeni Yüz Nakli Yolda....

    Yeni Yüz Nakli Yolda....

    Yeni Yüz Nakli Yüz Nakli Türkiyede yüz naklinde büyük başarılara imza atmaya devam ediyor.Yakın zamanda Antalyada Uğur Acar adlı kişiye yapılan yüz nakli başarıya ulaşınca Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibinin ünleri arttı.Yeni yapılacak yüz nakillerinde ona ve ekibine başarılar diliyoruz.İşte yeni yüz nakli ... Yeni Yüz Nakli Yolda Türkiye'deki ilk yüz naklini gerçekleştiren Prof. Dr....

Sayfayı Paylaş