gebe
  1. SiHiRLi_PeRi

    SiHiRLi_PeRi Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2008
    Mesajlar:
    25
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ALmanya

    Uzat ellerini, yorgunluğunu ver bana ........

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında SiHiRLi_PeRi tarafından paylaşıldı.

    Uzat ellerini, yorgunluğunu ver bana Nefesimi al… Soluklan biraz… Gözlerindeki hayattan bir yudum ver
    Saçlarımı ellerinle sar biraz…


    Kalbinin en ıssız mısralarında çıplak ayakla geziniyorum yaprak yaprak.
    Her imgenin boynunu büküp sevdayı yaralıyorum harf harf.
    Martılar süzülürken dalgaların sırtından,
    hüzünlü bir rüzgarda dağılıyor dört tarafı denizlerle çevrili umutlarım.
    Düşlerimin zenginliğinde… Varlığının yoksulluğunda…
    Züleyha’nın ilk duası gibi dilimdesin yar.
    Yitirdikçe kendimi, yokluğunun yangınında…
    Sukut ile gözyaşıma düştükçe, varlığımın serinliğindesin.
    Ve ben her yıldız yakamozla buluştuğunda ölüyorum suskunluğun mermileri ile vurularak.
    Sıkılan her kurşun sınırsız sevgimin ufkunu karartırken,
    kirpiklerimin arasında gördüğün hayat reva mı bana…


    “Al hançerini gel” diyorum korkuyorsam namerdim.
    Düşür beni koynuna. Üşüyorum ya sana, bu düşü bağışla bana.
    Hırçın bir yalnızlığın ardından her dokunuş ateş olur sevgili.
    Ve söndürülmüş yangınlarım olmadı hiç benim.
    Eskitilmiş sevdaların karları kaplamadı yürek dağlarımı.
    Sen de gözlerimi yüreğine kapattığımda yanmaktan korkuyorsan
    “hiç gelme” diyeceğim de gökte bulmuşken seni;
    “yere inmek de niye” demekten alamıyorum kendimi…


    Üşüyen bir çocuk varsa şiirin orta yerinde o şiir dağılır derler ya hani, korkma.
    Nasılsa hep bir adım öndeyim senden bu acımsı, bu kahreden yolda.
    Nasıl ki sevgi Allah’tandır, sevgide aynı kaderi paylaşmak da ondandır korkma…
    Işığa uçan bir pervane misali tene yaklaştıkça yanmak varken bu sevdada,
    üşüyorsam kayboluyordur düşlerim ve o an acıyorum sevdiğim.
    Çok dayanmaz diyorum yüreğim.
    “Gidişlerinin hançerini al… Yeter ki gel” diyorum defa kez...
    Korkma göğüs kafesimin ardında güvendesin.
    Lakin öyle de durma,
    yüreğimdeki dağınık yalnızlığımı toparla biraz da yardım et bana.


    Yüreğimin gücüne inanırım ben sevgili,
    bulut olup mutluluk yağacağım bir gün şehrine ve yalnız uyanmayacaksın bir sabah…
    Her an’a doldururken varlığının yakıcılığını,
    dudaklarımda inleyecek bir buselik makamı.
    Rüya değil bu kez…
    Bir nihavent düş de değil yarım kalan…
    Gözlerimden akan hüzzam değil sevgili, mutluluk…


    “Bu güzellik beni bitirecek” dersin ya hani…
    Bahçemdeki beyaz zambaklar ayrılık koksa da gitmek için gelmedim ve kalıp öldüreceğim seni.
    Sevilmekten ölür mü hiç insan…
    Bilmiyorum da çok uzaklardan gelmiş yorgun bir şarkının dizlerinin dibine çöküp,
    seni sonsuz sevdiğim vakit bu sorunun cevabını da birlikte öğreneceğiz.


    Her “korkmuyorum” dediğinde delice korkma ve güven bana…


    Yağmura ve rüzgara yoldaş olduğunda korkularına yenilmemeyi öğreneceksin.
    Hadi deneyelim istersen şimdi, ilk iş olarak kaldır başını gömdüğün kitap aralarından,
    yaprak yaprak kurutma yüreğini.
    Yarım gülümsemeleri bırak sehpaya.
    Ayağa kalk ve bana yönel.
    Avuçlarımda tamamlanacak dudağının kıvrımları.
    Kapat gözlerini tıpkı yoluma güller serdiğin gün gibi.
    Her adımda bizim olan gecenin topraklarına sevdalı şiirler ek hece hece…
    Bir düşün, yetmedi mi sukutun daha,
    düş güllerini okşamaktan yorulmadın mı yar.
    Sözlerinin pansumanıyla yürek yaralarımı sar.
    Bedenini soyun ruhundan, içindeki adamı seviyorum ben.
    Sen bilmezsin ya buraları kendini bana bırak.
    Yüreğim kılavuzun olduğunda senli bir dokunuşla
    yeniden doğmak neymiş göreceksin gözlerimde.


    Aheste aheste dokunsan
    Firuze akşamlarım olurdu benim
    Her mevsim açardı güllerim…


    Kelimelerle anlatamadığım kıymetim,
    Aydınlığım… Nefesim…
    Elimi tut ilk kez
    Ve son kez hüznün bittiği yere götür beni
    Dönmeyi unutalım diyorum.



    Sen ey güneşi kıskandıran
    Gönül yaram
    Hadi kapat gözlerini
    Karanlığa boğ beni
    Ölmem ki…


    Ey ömrüme ömür katan ab-ı hayat,
    Tatlı yalanları bırak, acı gerçekleri al koynuna.
    Hakkın olmadığını düşündüğün masalları da unut
    Sevda nakışlı yıldızlarla örtmesen de üzerimi
    Eski bir geceden kalma mutluluğu giyineceğim…


    Göğsümdeki ateşle öldüğümü düşünme sakın,


    Nasılsa bu yürekle ben
    Varlığına da yanarım, yokluğuna da…
    Dertlenme…
    Avucumda sızlayan bir damla yaş olsan da
    Yeter bana.



    Gözlerindeki sevdalı kervanlara yetişemesem de
    Bilirim ki
    Yüreğinde olmak bir kadına verilmiş en büyük ödüldür.


    [aLıntıdır]


     
  2. zuzu65

    zuzu65 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.976
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Uzat ellerini, yorgunluğunu ver bana ........
    Çok dayanmaz diyorum yüreğim.
    “Gidişlerinin hançerini al… Yeter ki gel” diyorum defa kez...
    Korkma göğüs kafesimin ardında güvendesin.
    Lakin öyle de durma,
    yüreğimdeki dağınık yalnızlığımı toparla biraz da yardım et bana.


    muhteşem ...teşekkürler
     
Uzat ellerini, yorgunluğunu ver bana ........ konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Grup Hepsi - Uzat Elini

    Grup Hepsi - Uzat Elini

    Uzat elini aşka uzan Yüreğini sarsın duygular Uzat elini aşka uzan Dayanamaz aşka korkular Yüzüne bakınca gözlerin herşeyi anlatıyor Yanında olunca herşey nasılda güzel oluyor Ne olur kalbim durma aşkla yan Geceleri uykular yalan Her yeni güne aşkla uyan sende Sevmeye engel mi var -Nakarat- Onunlayken zaman dursun Herşeyi unutursun Mutlusun düşünmeden O an yeter
  2. Harun Kolçak - Bana Ellerini Ver

    Harun Kolçak - Bana Ellerini Ver

    Belki sürecek, ömür boyu Bilmiyorum Belki de sona erecek Olsun seviyorum Bana ellerini ver Rüya olsa bile değer Yalnızım ve korkuyorum Saçlarımı okşa yeter Yıllar birer birer Eskiyerek değiştiler Oysa bir zamanlar Çocuk gibi masum ve gençtiler Bana ellerini ver Rüya olsa bile değer Yalnızım ve korkuyorum Saçlarımı okşa yeter
  3. Ya Rahman defterimi sağ elimden ver bana

    Ya Rahman defterimi sağ elimden ver bana

    Kendimle bir hasbihal edecek oldugumda Beyhude geçmiş yıllar yazık yazık der bana Hesabını veremem çürüttüğüm ömrümün Boşuna akmışım der anlımdaki ter bana Ne bıraktın ardında adını yad edecek Bir fatiha okuyup ruhunu şad edecek Ne mucizeler indi seni irşad edecek Gafletin iziyim der ruhumdaki kir bana Hiç dehşete düştümü titreyip duyguların Bölündü mü sâlâ da o derin uykuların...
  4. uzattım ellerimi onlarda burada

    uzattım ellerimi onlarda burada

    Sen yoktun, geceyi bin yıldıza bölerdim. Uykuyu kendime haram ederdim. Yorgun sabahlara güneşsiz yarınlara uyanırdı her gün yüreğm. Kime sorsam bilmezdi seni. Öfkem onlara değil kendimeydi hep. Ağlamaksa, içe akıtılan gözyaşı, kimse görmezdi... Her yağmur yağışında bu kentte, damla damla düşerdi özlem. Islanmak değildi beni korkutan, o damlalarda boğulmaktı. Yokluğun beni boğardı. Öyle zorki...

Sayfayı Paylaş