gebe
  1. fuzuli

    fuzuli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Ve sevgilim ihanet.

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında fuzuli tarafından paylaşıldı.

    Kelimelerin hastalıkları varsa eğer, “ihanet” mutlaka cüzzamlı olmakla suçlanmıştır. Oysa, soluğumuz kadar yakındır da biz onu bambaşka yerlerde ve kendimizden çok uzakta bilmeyi yeğleriz. İhanet hayatımızın ta kendisidir, dikkatli bakın, göreceksiniz. İhanet daima iki uçlu. Gerçekleşmesi için bir muhatap gerekli ve bu yanıyla aşka benziyor. Bu yüzden değil mi ki ihaneti yaşayanlar,büyük aşkları yaşayanlar kadar ünlü ve daima çift isimle anılıyor bu öyküler. Habil ile Kabil söz gelimi. Leylâ ile Mecnun. En trajik olanı galiba İsa’nın son akşam yemeği ve İşte insan. Hıristiyan batıda her şey bu çok eski ihanetin etrafında döner ve çarmıhlar artık daima omuzlardadır. Sezar’ı asıl öldüren yediği hançerden daha çok Brütüs’ün,olmaması gerektiğine inandığı bir yerdeki mevcudiyetini görmesidir. Genç Osman için de öyle. Evvelâ sarayının kapısını emanet ettiği bostancılar ardına kadar açarlar bâb-ı hümayunu ihtilâlcilere, ardından o kadar güvenerek sığındığı Yeniçeriler emanete ihanet ederek alıverirler “Osman Çelebi”nin canını. Gerçi Yeniçeriler çok çaba sarf etmişlerdir ama artık kaldırılmış bulunan 28. ortanın adı yoklamalarda her okunuşunda yeri göğü inleterek yok olsun diye bağırmaları bile alınlarındaki bu ihanet lekesini temizlemeye yetmez. Esasen Genç Osman’a ihanet edenler arasında kısacık saltanatında tutulan güneş ve yüzlerce yıldan beri ilk kez donan Boğaz sularının da kendine özgü bir yeri olması gerek. Halk, ölümüne o kadar çok ağlayacağı padişahın ,sağlığında uğursuzluğuna inanmıştır.

    Osmanlı’yı kuşkusuz çok az şey Kırım Hanı Murad Giray’ın Viyana kapılarındaki ihaneti kadar yaralamıştır. Üstelik Giray, bilerek yapmaktadır: Bilirim,dine sığmaz, ihanettir cümlesini sarf etmiş olması bile tutmakla yükümlü bulunduğu köprüyü müttefik kuvvetlere hoyratça açmasına mani olamaz.



    ---

    Ve sevgilim ihanet.
    Sevgilim ihanet,çünkü hayatın kendisi bir ihanete dönüşür yüzümüzde ter damlaları belirdiğinde ve ayaklarımız suya değdiğinde.Bir de bakarız ki birileri,bizimle hiç ilgisi olmayan birileri bizim için enine boyuna ölçerek hem de, bir oyun hazırlamışlar ve al demişler,yaşa,işte senin hayatın.Sesleri ne kadar ılık ve inandırıcıdır oysa.Ne kadar güven verici.Ve biz ayaklarımız suya değecek kadar kısa geçen bir zaman içinde,hayatımızın ihanetine uğradığımızı fark ederek çığlıklar atmaya başlarız.Bu çığlıklarımızı pek de ciddiye almayarak ,yaşıyor ve tahammül edebiliyorsan senindir biçimindeki imalarını dostun ciddiye ne kadar alsak da,içimizdeki fotoğrafın dışımızdakinden farklı olduğu gerçeği hiç bir zaman değişmez.
    Önce anılarımız ihanet eder bize,teker teker bırakıp giderler.Her ihanet bir terk ediştir çünkü.Üstelik ne kadar kendisi olarak kalacağını vaad etse de ne dönen aynı kalır,ne bekleyen.Öyleyse her gidiş bir ihanettir,her ihanet bir gidiş.
    Baharla yorumlamaya kalkarız hayatı kimileri.Baharın kendisi de bütün ihtişamına rağmen koskoca bir ihanete dönüşür.Beşir Ayvazoğlu,her ne kadar çiçeklerin faniliği onların bizi mutlu eden güzelliklerinin garantisidir derse de,felsefi boyutta sağlam duran bu görüş, saltanatını ilân eden duygu olunca,o kadar ikna edici değildir.Çok kısa bir zamana sığdırılmış bir gül fırtınası,siz her ne kadar bir güle dönüşebilmeyi mantıksızca ve çılgınca bekleseniz de geçer gider.Mehtabı ve yıldızı da terkisine alarak.Kent git gide küçülür,yok olur.Geriye ne bahar kalır,ne gül,ne şiir.

    Hafızamızın ihaneti de hiç zor değildir.En gerektiği anda dilimizin ucuna geliveren bir iki mısraın sislendiği veya tümüyle silindiği anlar ne acıdır.Veya her anını ve görüntüsünü hıfzetmeye,zihnimize kazımaya çalışsak da çok sevgili bir beraberlikten geriye kopuk cümleler ve görüntülerle salt bir duygu yumağından başka bir şey kalmaz.Üstelik o duygu yumağı da yeteri kadar açık değildir ve bir gün,ve bir gün silikleşen bir hayali de beraberine alarak sessiz sedasız çekip gider.
    Hayret bile edemeyiz
    .


     
Ve sevgilim ihanet. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İhanet ve Sadakat

    İhanet ve Sadakat

    İhanet ve Sadakat İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş, sadakatin adı ise bir serçeye. Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca Küçük koyun üstünde uçmuş serçeyle beraber Küçük sinekleri, kurtları yemişler Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış derelerden su içmişler Masmavi gökyüzünde dans etmişler Çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler. Birbirlerine söz vermiş kuşlar;...
  2. Sevgilim, ben ve karısı

    Sevgilim, ben ve karısı

    Sevgilim, ben ve karısı Evliyken yaşanan gizli ilişkiler ne kadar gizemli gelse de, iş eşinden boşanmaya gelince, erkekler bu konuda daha korkak oluyorlar. Çok isteseler bile bir türlü eyleme geçiremedikleri için de, kara kedi olarak görülen "ikinci" kadın çok acı çekiyor. Bazı evliliklerde eski heyecanın ve romantizmin kaybolması kaçınılmazdır. Eşler eğer o ilk heyecanı yeniden...
  3. || ÇALIŞMAK ve BİLGİ Asla İhanet Etmez Bize ||

    || ÇALIŞMAK ve BİLGİ Asla İhanet Etmez Bize ||

    Zaman geçer….. Zamanın geçişi içinde dostluklar yaşarız aşklar ve ihanetler. Bağlanırız insanlara , mekanlara ya da koltuklara belki de olaylara. Peki ama hangi birinin gün gelip elimizden kayıp gitmeyeceğine dair garantimiz var ki? Hangi insan sonsuza kadar bizi sevmek zorundadır; ya da bizimle dünyayı, hayatı birlikteliği paylaşmak zorundadır ki; kaldı ki biz bile kendimize ne kadar aitiz?...
  4. ihanet ve gözlerin

    ihanet ve gözlerin

    Sevildigimi sanmıştım ihanetin açtı gözlerimi…gözlerimi baglayan senin gözlerindi… İhanetin gerçekleri vurdu yüzüme belkide…o tatlı rüyadan uyandırmakmıydı niyetin…oldu işte bak uyandım artık uykudan sıçrayarak...senin son duragın ihanetmiş,benimki ayrılık...şimdi sevgi istasyonunda gözleri yaşlı biri kaldı umursamadıgın... Son duragı ayrılık olan Trenin son vagonunun kıyısında biyerdeyim...
  5. kocam ve sevgili oyunu

    kocam ve sevgili oyunu

    bayanlar bana yardım edin ya eşim sürekli oyun oynuyor bende dogal olarak artık bunaldım :mad::mad::mad:işten gelir elini yüzünü yıkar hemen oturur ben sofrayı hazırlayana kadar akşam yemekten sonra tekrar ve gece 12 ye kadar devam eder. Lütfen zekice ve güzel fikirlerinize ihtiyacım var ben bu durumda ne yapmalıyım:grev:

Sayfayı Paylaş