gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Yer Adlarımızın Dili

    Konu, 'Eğitim ve Kadın' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    YER ADLARIMIZIN DİLİ Prof
    YER ADLARIMIZIN DİLİ Prof. Dr. Hasan Eren
    Şu son yıllarda Avrupa'da yer adlarıyla ilgili çalışmalar bağımsız bir bilim kolu meydana getirecek kadar artmıştır. Bu yeni bilim koluna Avrupa dillerinde toponymie adı verilmektedir.

    Dil bilgisinin bu yeni kolu, yer adlarım yapı, anlam ve köken bakımlarından açıklamaya çalışır. Bu çalışmalarda bütün yer adları, köy ve şehir gibi yerleşme yerlerinin (yani eski tabirle meskûn yerlerin) adları, tabiî yer adları (yani dağ, dere, tepe ... adları) göz önünde tutulur. Toponymıe'nin dağ, tepe, bel, sırt ... adları üzerinde duran kolu oronymie, dere, çay, ırmak, göl... adlarını ele alan kolu da hrydronymie adıyla anılır. Bu bakımdan Fransızca toponymie adıyla anılan bu bilim koluna Türkçede yer adları bilgisi adını verebiliriz.

    Son elli yıl içinde yer adları üzerinde birçok kimseler çalışmış, bu alanda birçok araştırmalar yayımlanmıştır. Bu alandaki çalışmaların olumlu sonuçlar vermesi toponymie araştırmalarında /in<juıstique, yani dil bilimi metotlarının kullanmasıyla bir kat daha artmıştır. Bu metotlarla yapılan araştırmalar sonunda foponyme'lerin, yani yer adlarının kelimelerden farksız olduğu anlaşılmış, yer adlarının da kelimeler gibi fonetik kurallara uyduğu meydana çıkmıştır. Bundan başka, bütün yer adlarının bir anlam taşıdığı da tespit edilmiştir. Buna göre, bu adların verilmesinde de birtakım kuralların hâkim olduğu açıktır.

    Toponymie alanında Fransa'da birçok kimseler çalışmıştır. Houze, Quicherat, Cocheris, d'Arbois de Jubainvİlle, Auguste Longnon, Albert Dauzat... gibi. 1922'de Ecole deş Hautes Etudes'de Longnon'un yerine Dauzat geçmiş ve kısa bir süre içinde pek çok toponymiste yetiştirmiştir. 1932'den başlayarak "Revue deş Etudes Anciennes" dergisinde toponymie haber ve yazılarına yer verilmiştir. 1938'de Paris'te Uluslar arası I. Toponymie ve Anthroponymie Kongresi toplanmıştır. Bu kongreye 20'ye yakın ülke katılmıştır. Bu kongre sonunda Fransa'da bir Toponymie ve Arthroponymie Komisyonu da kurulmuştur. Sonraki yıllarda Paris'te (1947) ve başka yerlerde (Bruxelles, 1949; Uppsala, 1952) bu kongrelere devam edilmiştir.

    Fransa'ya paralel olarak, toponymie çalışmalarının Belçika'da da geliştiğini biliyoruz. Belçika'da yetişen toporıymıste'ler Fransa'daki yer adları üzerinde de çalışmalardır. Örnek olarak A. Vincent'ın 1937'de çıkan Toponymie de la France adlı eserini gösterebiliriz. Belçikalı toponoy miste'ler arasında Vincent'dan başka, Carnoy, Vannerus, Van de VVijer'i de anabiliriz. 1926'da Belçika'da bir Toponymie ve Diyalektoloji Komisyonu kurulmuştur. "Revue de Dialectologie et de Toponymie" dergisi bu komisyon tarafından çıkarılmaktadır.

    Toponymie çalışmaları İsviçre'de de büyük bir gelişme göstermiştir. İsviçre'de bu alanda Jaccard ve Leş noms de lieux dans leş langues romanes (1930) yazarı Ernest Muret'den sonra bugün Aebischer ve Hubschmied gibi seçkin bilginler çalışmaktadır.

    İtalyan toponymiste'leri arasında Battisti, Bertoldi, Bertoni, Olivieri, Pieri, Serra ... anılabilir. Genç İtalyan toponym/ste'lerinden Alessio, Lambroglia, Pasquali de verimli çalışmalarıyla tanınmışlardır.

    İspanya ve Portekiz'de de toponymie çalışmalarına büyük bir önem verilmiştir. İspanya'da Griera ve Montoliu, Portekiz'de ise Leite de Vasconellos toponmiste olarak ün yapmıştır.

    Almanya'da da yer adları üzerinde ciddî araştırmalar yapılmıştır. P. Skok ve Kaspers gibi bilginlerin çalışmalarından sonra, H. Gröhler (Über Ursprung uıd Bedeutung der französischen Ortsnamen, Heidelberg, I. 1913, II, 1933), Gamillscheg ve Schnetz'in bu alanda ciddî yayınlar yaptığını biliyoruz. Fransız dilinin etymologique sözlüğünü yazmış olan Gamillscheg, Kuzey Fransa'daki Frank yerleşmeleri üzerinde durmuştur. Schnetz ise "Zeitschrift für Ortsnamen, forschungen" adlı dergiyi çıkarmıştır. 1925'te Münih'te çıkmaya başlamış olan bu dergi, 1938'de "Zeitschrift für Namen Forschungen" adını almış, böylelikle programını bütün özel adları kapsayacak ölçüde genişletmiştir.


     
  2. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
    Iıııımmm teşekkürler..
     
Yer Adlarımızın Dili konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ŞarkıLar Seni SöyLer..Dilimde Nağme Adın..

    ŞarkıLar Seni SöyLer..Dilimde Nağme Adın..

    Gidince anlıyorum herşeyini özlüyorum, Tenin benim gibi kokunu içime istiyorum. Öpünce anlıyorum ben seninle yaşıyorum, Gün bir'den beri kaç kere vuruluyorum... Senden uzakta herşeyler eksik sanki bana. Hayallerini görüyorum her baktığım yanda. Gülmüyor yüzüm; kalbimse şu sıralar biraz isyanlarda, Seni istiyor her dakika.Yanımdayken kokunu içime çeke çeke içime işletiyorum seni kanıma....
  2. Her yerde senin adın ilahisi

    Her yerde senin adın ilahisi

    Allah adı yazıyor Her nesnenin üstünde Güneş parlar gibiydi Muhammed in evinde Mekke den medineye Hicreti yapar iken Kuba da konakladı Bir mescit yaptı burda Cuma sabahı idi Çıktı muhammed yola Ranuna vadisinde Verdi birazcık mola Öğle vakti olmuştu Cumayı kıldı burda Orda bir mescit oldu Adı Cuma şu anda
  3. Her Yerde Senin Adin İlahisi

    Her Yerde Senin Adin İlahisi

    Allah adı yazıyor Her nesnenin üstünde Güneş parlar gibiydi Muhammed in evinde Mekke den medineye Hicreti yapar iken Kuba da konakladı Bir mescit yaptı burda Cuma sabahı idi Çıktı muhammed yola Ranuna vadisinde Verdi birazcık mola Öğle vakti olmuştu Cumayı kıldı burda Orda bir mescit oldu Adı Cuma şu anda
  4. Adın emanet dilim de

    Adın emanet dilim de

    ADIN EMANET DİLİMDE.. Çok güzel bir yazı okuduktan sonra sizlerle palaşmak istedim; umarım sizlerde beğenirsiniz... İki tesbih boncuğu arasında bir kalp kaç kez çarpar, sayamıyorum. "İkrar"ın sukutu oluyor suskunluğum… Az ve öz olan bir anlayışla ve kıbleye doğru bir bakışla Seni anıyorum. Andıkça çoğalıyor anlamların. Adın ki sonsuzluk... Adın ki ahd ve vefa... Evimdir dediğin...
  5. Dilin Millet Hayatındaki Yeri Ve Önemi

    Dilin Millet Hayatındaki Yeri Ve Önemi

    Bir milleti ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, millî şuuru besleyen, bir millete mensup olma hazzını veren ve bireylerini birbirine yaklaştırarak onlar arasında birlik yaratan unsur olarak dilin, millet hayatındaki yeri çok önemlidir. Öyle ki milletin varlığı, dilin varlığıyla mümkündür. İnsanın geçmişini öğrenmesinde, gününü yaşamasında, geleceğine yön vermesinde,...

Sayfayı Paylaş