gebe
  1. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(

    yurek esıntılerı

    Konu, 'Melekler Cafe' kısmında sehr_i sukut tarafından paylaşıldı.

    Yoklugun Mevsimlerimi hazana ceviren, Gönül bahcemi dagitan, ciceklerimi kurutan, günlerimi karartan ve beni kaleme sardiran yoklugun.. Ne tükenir gönül iklimimden düsen yagmurlari satirlastiran ve sana GEL diyen mürekkebim, ne biter yüregimde depremlere yol acan, hislerimi kamciliyan derdim.
    Sen yoksun diye nicin yasta yüregim?
    Aslinda bugün Bulutlarda hüzünlüydü, onlarda yas döktü durdu bütün gün tipki benim gibi ama derdimiz ayri, Bulutlar ..ÖZLENEN.. Ben ise ÖZLEYEN,
    Onlar özleyene yas döktü, Ben ise ÖZLENENE..

    Hakim olamiyorum bugün kalemime, düsünceden düsünceye sürüklüyor beni, nedense Özledim hasretindan sair oldugum varligi, Canima can katani özledim
    Beyaz Gülüm Seni özledim..

    Yoklugun ahh yoklugun beni moloz yiginina ceviren yoklugun, yoklugun cekilmiyor GEL, yoklugun aklimi aliyor GEL, yoklugun yok ediyor beni.. GEL, GEL, GEL, GEL,

    Yoklugunun kanattigi yüregimi bilmem ki ne yapmali,
    Günes hüznüme büründü bak gündüzler aglamakli, GEL, GEL....

     
  2. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: yurek esıntılerı
    bu baslıkta herkes yuregınden esenlerı paylassın guzel calısma olur gıbıme geldı beklıyorum heee
     
  3. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: yurek esıntılerı

    Gözlerinden bir yudum nefes alıp alıp sana yazıyorum yine. Yürek mürekkebiyle yazılmış onca karalamaya inat seni yaşıyorum satırlarımda. Sen ve ben. İki ayrı kentin sabahında aynı güneşle uyanan iki sevdalı. İmkansızlığın içinde, yokluğun acı nefesinde " aşkı " soluyan iki yürek. Boşver gülüm. Suyla ateşin, geceyle güneşin birbirlerini sevmesi gibi imkansız olsa da aldırma. Yağmuru dilenen kuru toprak gibi her sabah nefesini soluyorum ben. Güneşi bekleyen kuru yaprak gibi akşam kızıllıgında seni bekliyorum. Biliyorum hicbir zaman kapımı çalmayacak ellerin, hiçbir zaman ellerini tuttugumda avuç içlerin terlemeyecek. Bırak bu dünya bize hasret borcu olsun. Hasretlikler hep demir parmaklıkların ardında kalsın. Kavuşmasın sırtlarımız birbirlerine. Sevgi bu değil mi ? Yokluğunda bile sevmeyi bilmek. Aşkı yücelten bu değil midir ki ?. Bak şehrime yağmur yüklü bulutlar konuk olduğunda ben seni ararım her damlasında. Saçlarımı ıslatan bir yağmur damlası kadar berraktır sevgin.. Musluğu açıp avuç içlerime akan suyu delice içmek. Çünkü içtiğim sendin. Kana kana yüreginin deryalarındaki nefesi içtim her defasında.
     
  4. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: yurek esıntılerı

    " Bilir misin
    Nefesinde baharların soluduğunu ?
    Bilir misin her gece
    Yetim kuşların yüregine dolduğunu ?
    Bilir misin her gözyaşınla
    Topraktan yeni filizler doğduğunu ?
    Uzaklar da birinin
    Senin her gülüşünde
    Hayata sımsıkı tutunduğunu
    Bilir misin ey yar ?
     
  5. TÜLSÜ35

    TÜLSÜ35 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    723
    Beğenilen Mesajlar:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    bulundugum yer BURSA memleketim İZMİRRRR
    Ce: yurek esıntılerı
    yüreğine eline sağlık çok güzel hayatım
     
  6. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: yurek esıntılerı

    emeğine sağlık dünür çok güzellerdi
     
yurek esıntılerı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yurekte Kanayan Yara Kerbela

    Yurekte Kanayan Yara Kerbela

    kanlı kerbela ilahisi Yer; Kerbela, toprak; kan renginde, toprak kan kokuyor. Çöl; toz-duman, çöl yanıyor! Dudaklar kupkuru, dudaklar çatlak çatlak. Resulullah Torunları çığlık atıyor: Su!.. Baba bir yudum su!... Hz Zeynep yalvarırcasına: Yavruma su!... Ne olur, Allah rızası için bir avuç su!.. İmam Hüseyin bir hamle daha yapıyor Fırat'a doğru; Atlar kişniyor..kalpler göğüs kafesini...
  2. aŞk'mı Kazanır ? Yurek mi Kayßeder?

    aŞk'mı Kazanır ? Yurek mi Kayßeder?

    aŞk'mı Kazanır ? Yurek mi Kayßeder?
  3. Her ask basladıgı yurekte bıter

    Her ask basladıgı yurekte bıter

    İşte; bu gecede yalnızım,yine dilimde aynı sözcükler Yüreğimde aynı hüzün,yine karanlığa teslim olmuş yalnızlığım Yine sana, gel diyeceğim biliyorum,gelmeyeceksin İnadına düşüneceğim seni inadına inadına seveceğim Güneşi bilirsin hep aynı yerden doğar, Bazen ılık,bazen sıcak,bazen de yakar Kimi gün bulutlar saklasa da,bilirsin ki ardında bir gerçek var İşte; sende benim...
  4. ........ sevdalar mı kısaldı yoksa bızım yureklerımız mı

    ........ sevdalar mı kısaldı yoksa bızım yureklerımız mı

    Yüreğim mi dar geldi, ben mi sığmadım içime? Başlamadan bitirdik.. Çabuk mu geldi son, yabancılaştı dilimiz? Sevmelere üşendik.. Düşlerimiz yaşlandı, üç beş günde değiştik? Bilemedik yar.. Sevdalar mı kısaldı, biz mi ucundan kestik? Çözemedik yar.. Hazan yapraklarını baharlara değiştik.. Ah, yeşertemedik yar.. Soldurduk yeşilleri, gözümüzün önünde; Göremedik yar.. Gözlerimiz dolaştı o...

Sayfayı Paylaş