gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Yusufeli Tarihi

    Konu, 'Karadeniz Bölgesi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    yusufeli tarihi yusufeli tarihcesi İlçenin ilk kuruluşu Erzurum sancağına bağlı 1879 yılında Kiskim (Alanbaşı Köyü) adı ile gerçekleştirilmiş, İlçe merkezi bir süre sonra Öğdeme nakledilmiş, 1894 yılında da Ersise (bugünkü Kılıçkaya Beldesi) alınmıştır.

    İlçe merkezi 26 Haziran 1926 tarih ve 877 sayılı Kanunla tekrar Öğdeme nakledilerek Artvine bağlanmıştır.1933 yılında Artvinin ilçe olmasıyla Yusufeli İlçesi tekrar Erzuruma bağlanmıştır.1936 yılında Merkezi Artvin olmak üzere kurulan o günkü adı ile Çoruh Vilayetine bağlanmış daha sonra 16 Şubat 1950 tarih ve 3531 sayılı Kanunla bugünkü yerine nakledilerek Yusufeli İlçe Merkezi haline getirilmiştir. İlçe, bugünkü adını 1912 yılında Dahiliye Vekaletinin emri gereğince Kiskim ve Keskin isimleri karıştırıldığından Veliaht Yusuf İzzettin Efendinin ismine izafeten almıştır.

    İlçe, coğrafi konum itibariyle çok engebeli, dağlık-kayalık bir alana sahiptir. Yerleşim merkezleri genelde Çoruh Nehri ve Barhal Çayının kıyısı boyunca uzanmıştır. İklimi tarım ve hayvancılık için elverişlidir. İlçe, Çoruh Nehri ile Barhal Çayının birleştiği bir vadide kurulmuş olup, doğusunda Erzurum İli Olur ve Oltu İlçeleri, güneyinde yine aynı İlin Uzundere ve İspir İlçeleri, batısında, Rize İlinin Ardeşen İlçesi, kuzeyinde ise Artvin İli Arhavi, Borçka, Murgul ve Rize İli Fındıklı İlçesi yer alır. İlçenin İl Merkezine uzaklığı 104 Km.dir.

    Denizden yüksekliği 560 metre, yüzölçümü 2327 kilometrekaredir. İlçede kara iklimi hüküm sürer. İlçenin en büyük akarsuyu Çoruh Nehridir. Bunu Barhal ve Tortum Çayları takip eder. Çoruh Vadisinin uzunluğu Yusufeli sınırlarında 100 km.dir. Bölge arazisi Altıparmak sıradağlarından, kuzeyden batıya uzanmış şekliyle belirginleşir. Ayrıca Gâvur Dağlarının silsilesi, Aradağı ve Karadağı meydana getirmektedir. Yüksekliği 3428 metre olan Mersis kayalığı, 3515 metre yüksekliğindeki Demirdağ ile 3537 metre yüksekliğindeki Güngörmez dağı ilçenin başlıca yüksek rakımlı dağlarıdır. İlçe alanında verimli ve verimsiz olmak üzere toplam 224.771 hektarlık bölüm ormanlarla kaplıdır. Ağaç türü olarak Çam, Ladin, Köknar, Karaağaç, Meşe ve Yabanı Kavak cinsleri mevcuttur. Yusufeli, Artvin genelinde, dışa en çok göç veren ilçe konumundadır.İlçe nüfusu 1990 yılında 37.060 iken bu rakam 2000 yılında 29.133e gerilemiştir.

    İlçenin yıllık nüfus artış hızı %o (-) 24.07, nüfus yoğunluğu 13 kişidir. 59 Köy ve 1 Beldeden oluşan İlçenin Merkez Nüfusu 6105, köy nüfusu ise 23.02'dir. İlçeye bağlı belde belediyesi olan Kılıçkayanın nüfusu ise 2.659dur. Yusufeli İlçesinde Merkez Mahallesi, Evren, Hasanağa, Kazım Karabekir, Erdemler Mahallesi ile, 1 Belde ,59 köy, 500e yakın Mezra vb. yerleşim yeri mevcuttur. İlçede konut sıkıntısı çekilmemekle birlikte, İlçenin Baraj Gölü içerisinde kalacak olması dolayısıyla konut sektöründe önemli oranda bir gerileme görülmüştür.

    Eğitim ve Öğretim, Kültürel Yapı

    İlçe genelinde, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim yılında 1 adet anaokulu, 39 adet ilköğretim okulu, 1 adet yatılı ilköğretim bölge okulu ve 4 adet lisede toplam 4.510 öğrenci eğitim ve öğretim görmüştür. Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünce 2002-2003 öğretim yılı içerisinde 12 dalda 12 kurs açılmış olup, bu kurslara 180 kursiyer katılmıştır. İlçe Merkezinde ve Kılıçkaya Beldesinde birer halk kütüphanesi vardır. İlçenin manileri, türküleri ve halkoyunları kendine has güzellik ve özellik arz eder. Yusufeli, köy ve yayla şenliklerinin en yaygın olduğu ilçedir. Mayıs ayında başlayıp temmuz ayına kadar süren köy ve yayla şenlikleri, karakucak ve boğa güreşleri, çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikleri ile yoğun ilgi görmektedir.

    Sağlık Hizmetleri

    İlçede, 50 yatak kapasiteli 1 adet devlet hastanesi, 6 sağlık ocağı ve 38 sağlık evinde sağlık hizmetleri sunulmaktadır. Mevcut sağlık kurumlarında 2si uzman 19u pratisyen olmak üzere 21 hekim, 53 yardımcı sağlık personeli görev yapmaktadır.

    Ekonomik Yapı

    Nüfusun % 70i gurbetçilikle, % 30 u da tarımla uğraşarak geçimini temin eder. İpek halıcılığı, halıcılık ve kilimcilik yeni aile işletmeciliği şeklinde evlere girmeye başlamıştır. Ayrıca Arıcılık, balıkçılık ve tavukçuluk gibi küçük aile işletmeleri ile aile ekonomisine katkı sağlanmaktadır. Sanayi tesisi bulunmayan ilçede istihdam sorunu yaşanmaktadır. İlçede ortalama yıllık bal üretimi 86.400 kg, süt üretimi 14.500. kg, meyve üretimi 9.790.4 ton, pirinç üretimi 435 tondur. İlçemizin yerleşim alanı oldukça engebelidir.

    Tarım ticari amaçtan ziyade genel olarak aile ihtiyacına yönelik yapılmaktadır. Son yıllarda seracılık alanında önemli bir aşama kaydedilmiş olup, 1993 yılında İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığı ile 800 M2 lik alanda başlatılan seracılık çalışmaları, 2003 yılında 136 adet serada ve 40.247 metrekarelik alana ulaşmıştır.

    İlçenin tarımsal alanlarının dağılımı; seracılık 40.247 metrekare, tarla ürünleri 3.658 hektar, bağ-bahçe ürünleri 1.450 hektar, sebze ürünleri 505 hektar, pirinç ekim alanı 120 hektar, zeytin dikim alanı 200 hektar, nadas 50 hektar şeklindedir. Ekime elverişli topraklarda çeltik, meyvecilik ve sebzecilik yapılmaktadır. İlçe Merkezi ile Kılıçkaya ve Narlık ta kurulan Tarım Kredi Kooperatifleri tarımcılık yapan çiftçilere gübre, zirai alet vb. yardımlarda bulunmaktadır.

    Hayvancılıktan genel olarak et, süt, yumurta, peynir ve bal elde edilmektedir. Hayvan ırkları genelde yerli ırktır. Hayvancılık 3-5 büyükbaş hayvan şeklinde ve bazı ailelerin 10-20 adet küçükbaş 5-10 kanatlı hayvancılık şeklinde aile işletmeleri yapısı ile sürdürülmektedir. Yörede 14.240 büyükbaş hayvan, 11.259 küçükbaş hayvan ile, 12.400 civarında kanatlı hayvan, 1.720 tek tırnaklı hayvan mevcuttur.

    İlçede 10.800 fenni, 300 adet ilkel arı kovanı bulunmaktadır. Yıllık bal üretimi ortalama 86.400 kg. dır. Yörede az sayıda kümes hayvancılığı ve balıkçılık da yapılmaktadır. Yusufelinde yılık süt üretimi 14.500 tona ulaşmaktadır. Süt ürünleri üretimi daha çok aile tüketiminin karşılanmasına yöneliktir.

    Nehir turizmi, dağ turizmi, yayla turizmi, av turizmi ve inanç turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip ilçe yerli ve yabancı çok sayıda turistin ilgisini çekmektedir.


     
Yusufeli Tarihi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Tarih

    Tarih

    Rüyada görülen tarihlere çok dikkat etmek gerekir. Bu belirli bir zamanı işaret eder. Ayrıca tarihi oluşturan tüm sayılar ayrı ayrı da yorumlanır.
  2. Yusufeli Resimleri

    Yusufeli Resimleri

    yusufeli resimleri harita üzerinde verilen tarihi ve doğal zenginliklerle ilgili fotoğraflar Yusufeli doğal zenginliklerle dolu Artvin'nin çok güzel bir ilçesi
  3. Maçka Tarihi

    Maçka Tarihi

    Çok eski bir yerleşim yeri olan ilçemiz, tarihi süreç içersinde Pers, Bizans, Osmanlı ve Türk uygarlıklarının beşiği olmuştur. Maçka İlçesi,Rum Pontus Krallığının elindeyken,1461 yılında,dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın Trabzon’u fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına katılmıştır. Maçka ilçesi 1913 yılında kurulmuştur. Maçka İsmi; rivayete göre İranlılarla...
  4. Balıkesir Tarihi

    Balıkesir Tarihi

    balıkesir tarihi mekanlar balıkesirli süleyman hoca Balıkesir çevresinde bulunan pek çok höyük, iskan edilmiş mağara ve düz yerleşim yerinde yapılan araştırmalarda ele gecen bulgular, buralarda bilinmeyen çok eski zamanlardan Milattan Önce 8000-3000 yılları arasında yerleşilmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Bu arada Yortan Mezarlığı'nda yapılan çalışmalar, burada bir mezar kültü olduğunu...
  5. Tarihimizle Yüzleşmek

    Tarihimizle Yüzleşmek

    Emre Kongar'ın tartışma yaratacak kitaplarından biri daha.Tarihimizle yüzleşmeye var mısınız??? Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır? Türkler isteyerek mi Müslüman oldular? İslama laikliği kimler getirdi? Osmanlı’da inançları yüzünden kimler yakıldı? Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin? Abdülhamit: “Kızıl Sultan”...

Sayfayı Paylaş