1. juju

    juju Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4.692
    Beğenilen Mesajlar:
    213
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    atatürk ve şıh

    Konu, 'Mustafa Kemal Atatürk' kısmında juju tarafından paylaşıldı.

    Mustafa Kemal, bir gezisinde öyle bir kişi görür ki, dayanamayıp yanındaki valinin kulağına eğilerek sorar: - “Kimdir bu?”

    - “Efendim, kendisi Şıh’tır, yörede çok hatırı vardır…”
    ...
    Bunun üzerine Atatürk Şıh’ı yanına çağırır:

    - “Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda, uzunluğunda değildir” diyerek devam eder.

    - “Rica etsem de, en azından Peygamber Efendimiz' in olduğu gibi kısaltsan…”

    Bunları söylerken, eliyle de boyun hizasını gösterir.

    - Şıh “Emrin olur Paşam der…

    Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya daki Şıh’ı hatırlar ve valiyi telefonla arayıp durumu sorar.

    Vali, nasıl söyleyeceğini bilmemekle birlikte, Şıh’ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını, aksine kimselere de el sürdürmediğini anlatır.

    Konuşmadan sonra, Atatürk kağıdı kalemi eline alır ve yazdığının Amasya Valiliğine tebliğ edilmesini ister.

    Ertesi gün Amasya’dan bir haber gelir ki, Şıh efendi Atatürk’ü görmek üzere yola çıkmış.

    Çok geçmeden de gelir.

    Sakal tamamen kesilmiş, sinek kaydı traş olunmuş, saçlar kısaltılmış. Kılık, kıyafet de baştan sona değişmiş. Bambaşka bir görünüme bürünmüş Şıh!…

    Atatürk’ün yanındaki arkadaşlarından biri kulağına eğilir:

    - “Aman Paşam! Bu adam sakalına el dahi sürdürmezdi, ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız?”

    - Atatürk: “Kendisini Afyon Valisi tayin ettim…”

    Bu görüşmenin ardından da, yeni bir yazı hazırlayıp Şıh a verilmesini ister.

    Yazı şöyledir:

    “İnanç ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselesine gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen, yarın başka şeyler için milletinden’de vazgeçebilir. Seni böyle bir durumda bırakmak istemem.”

    AZLETTİM

    ————————–

    Mustafa Kemal dine değil dini kullananlara karşı savaştı.
    Bazıları Atatürk’ ü dinsiz ilan ediyor
    ki isterse dinsiz olsun (ki değildi) bu vatana ve İslâm’ a yaptığı hizmet hiçkimsenin hizmetiyle kıyaslanamaz.


     
  2. suCre

    suCre Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.068
    Beğenilen Mesajlar:
    133
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Niye bizemi geleceksiniz:)
    bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen, yarın başka şeyler için milletinden’de vazgeçebilir.

    çok doğru bi söz..emeğine sağlık cnm çok güzel bi konu seçmişin tşklerrr....
     
atatürk ve şıh konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Atatürk ve masonluk!

    Atatürk ve masonluk!

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk halkın arasında sıradan bir vatandaş ile Masonluğun kapatılışı - Masonluk uykuda "Masonluk, 1935 yılında, masonların kendi deyimleri ile uykuya girmiştir. Görünüşte masonların kendi isteği ile olan bu uyku durumu, gerçekten hükümetin baskısı ile ve bazı söylentilere göre, Atatürk’ün emri ile olmuştur. 9 Ekim 1935 tarihinde, 33 dereceli mason olan...
  2. Atatürk ve Masonluk

    Atatürk ve Masonluk

    Mason locaları yan kuruluşları bilderberg ve rotary kulupleriyle birlikte yahudilik amaçlarını gerçekleştirmek için çalışırlar. Türk topraklarında masonluk osmanlının son yıllarında gelişme göstermiştir.Osmanlı dönemindeki localar azınlık başka bir degişle kendini türk toplumundan farklı gören''öteki'' duygularını aşılamak için çabalamışlardır.Ve Osmanlı da ki tüm milletlere de ulaşmayı...
  3. AtatüRk ve Ezan ..

    AtatüRk ve Ezan ..

    Dolmabahçe önünde demir atmış olan Savarona'nın güvertesinde, hasır koltuğunda güneşin batışını seyrediyordu. Ufuk, minarelerin arkasında kıpkızıl bir renk almıştı. İstanbul, camileriyle ateşten bir fona yaslanmış gibiydi. Füreya, Atatürk'e son okuduğu kitabı getirmiş, yanıbaşında oturtuyordu. "Söyler misiniz, bana bir Münir çalsınlar," dedi Atatürk. Yaveri koşup...
  4. Atatürk ve Öğretmenim

    Atatürk ve Öğretmenim

    ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM Sevgili öğretmenim Heyecanla beklerdik seni her sabah "GÜNAYDIN" derdin, seslerin en güzeliyle, "BUGÜNKÜ KONUMUZ" diye, başlardın söze Kara tahta Önünde akbilgilerle Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize. "BAYRAK" derdin öğretmenim Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi "ATATÜRK" deyince coşardın sen...
  5. Atatürk Ve Sinema

    Atatürk Ve Sinema

    sinemaya layık olduğu önemi neden vermeliyiz Mustafa Kemal Atatürk, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için yaptığı ve halen yapılan İnkilâplar’ı tek başına yeterli görmemiş, kültür düzeyinde de batılılaşmak ve çağdaş bir Cumhuriyet olabilmek için sinemanın önemini vurgulamıştır. Ata bir sözünde; “ Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit gibi gelen eğlence...

Sayfayı Paylaş