Bursada gezilecek yerler

M

Misafir

Forum Okuru
Bursada gezilecek yerler
bursada gezilecek yerler
bursada gezilecek yerler, mekanlar, köyler, türbeler, kafeler, yerleri, görülecek yerler nereleri buyrun bu yazımızda öğrenelim arkadaşlar.



Bursa'ya gidecek olan arkadaşlarımız için ve misafirlerimiz için, bu yazımızda Bursa'nın gezilecek ve görülecek yerleri hakkında bilgiler sunuyoruz.

GEZİLECEK YERLER
Müzeler Ve Ören Yerleri
İznik
Mudanya
Camiler
Kiliseler
Sinagoglar
Hanlar
Milli Parklar
Plajlar
Mesire Yerleri
Kaleler
Türbeler
Cumalıkızık Evleri

Resim

Önemli bir inanç turizmi merkezi olan Bursa'da Yıldırım Camii ve Türbesi, Yeşil Cami ve Türbesi, Emir Sultan Camii ve Türbesi, Ulu Cami (Cami Kebir), Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Cami ve Külliyesi önemli cami ve külliyeleridir.

Yeşil Bursa
Bursa, yeşil ile anılan ülkemizin tek şehridir. Bursa'ya gelen gezginlerin Bursa'da en çok dikkat çektikleri özelliği de yeşil dokusuydu. Bugün Bursa Ovası büyük ölçüde yapılaşmış, kent içinde de yüksek apartmanlar yeşil dokuyu yok etmiştir. Artık günümüzde Bursa yeşiliyle anılmıyor. Ancak Bursa'nın yaşlı çınarları, her şeye karşın büyük ölçüde ayakta kalarak direniyor.


"Gökte teleferik, yaslanır dağa
Mavi, yeşil, beyaz kucak kucağa"
(Nedim Uçar)


Resim

Asırların kahrını çekmiş ulu çınar; Bursa
Bursa bir çınara benzer; çünkü dünyanın dört bir yanına uzayan kökleri ve dalarıyla Anadolu'nun en eski kentlerinden biridir...
Kentlerin de, ağaçlar gibi sadece dalları, gövdesi ve yaprakları yoktur, onu yere sımsıkı bağlayan kökleri vardır. Kentleri de, ağaçlar gibi söküp atamaz ya da bir başka yere taşıyamazsınız. Ağaçların dallarını, yapraklarını nasıl kökler besliyorsa, kentleri de, görünmeyen kökleri, tarihi besler... Bir kentin köklerini, ağacın kökleri gibi göremezsiniz ama kökleri olmasa kentleri ayakta tutamazsınız. Kentlerin köklerini ise, temiz bir geçmiş besler. Her kentin bir ruhu, bir belleği vardır. Tarihi ve kültürü ile beslenen kentin ortak ruhu, hemşerilik duygusunun gelişmesini sağlar...
Bursa'nın her köşesinde, asırlık yaşlı çınarlar olduğu gibi, sakinlerini gölgesinde ağırlayan genç ve gürbüz çınarlar da var; tıpkı yeni Türk devleti gibi genç ve dinamik ama kökleri çok derinlerde... ‘Çınarlı yeşil bir limandır' Bursa. Çınarlar, Bursa'yı yeşil bir deniz yapmıştır.
Bursa'nın "yeşil" imajını korumak amacıyla çeşitli projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, fidan dikme kampanyaları, kentteki tanımsız alanların ağaçlandırılması ve yeni rekreasyon alanları yaratılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Çalışmalar kapsamında 1997 yılında belirlenen "Ağaç Koruma Politikası" ile de tarihe tanıklık eden onlarca anıt ağaç koruma altına alınmıştır.
"Ağaç Koruma Politikası" çerçevesinde cadde, sokak ve parklardaki anıt ağaçların bakımı, tedavi ve restorasyonu yapılarak, envanterleri çıkarılmaktadır.
Buna göre, Bursa'da yaşları 100 ile 600 arasında değişen 833 anıt ağaç bulunuyor. Bunlardan 315'inin tescil işlemleri tamamlanırken, 518'i için de envanter kartı çıkarıldı.
Kentte "doğu çınarı"ndan "saplı meşe"ye, "gümüşi ıhlamur"dan "çiçekli manolya"ya kadar 11 farklı türde anıt ağaç olduğu belirlenmiştir.

Müzeler Ve Ören Yerleri
Arkeoloji Müzesi

Müze kurulması amacıyla eserler ilk kez 1904’den 1972’ye kadar Bursa Erkek Lisesi’nde toplanmıştır. 1972 yılında Kültürpark içerisinde yeni yapılan binaya taşınmıştır. Bithynia ve Mysia bölgelerinde bulunan eserlerin sergilendiği müzede, M.Ö. 3000 yılından Bizans dönemi sonlarına ait eserler yer almaktadır.

Bölgede bulunan, pişmiş toprak kaplar, sikkeler, taş eserler ve cam eserler bir arada teşhir için kullanılan dört salonda sergilenmektedir.

Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese)

Bursa kent merkezinde bulunan Yeşil Medrese, Sultaniye Medresesi adıyla da tanınmaktadır. Birçok ünlü bilgin yetiştiren medrese Yeşil Külliyesi ile birlikte Mimar Hacı İvaz Paşa tarafından 1414-1424 yılları arasında yapılmıştır. Plan olarak Anadolu Selçuklularının açık avlulu medreselerinin bir devamı görünümündedir. Bir giriş eyvanı, iki yan eyvan ve ana eyvandan meydana gelen mekânlarla 13 medrese odası bulunmaktadır. Medrese odalarının önünde avluyu üç taraftan çeviren revaklar vardır.

Ulu Camii

Atatürk Müzesi

Atatürk’ün Bursa’ya çeşitli tarihlerdeki ziyaretlerinde kaldığı bu bina kendisine hediye edilmiş, Atatürk de 1938’de bu yapıyı Bursa Belediyesi’ne bağışlamıştır. Cumhuriyetin 50. yılında 29 Ekim 1973 tarihinde müze haline dönüştürülerek ziyarete açılmıştır.

19. yüzyıl başlarında iki katlı tamamen ahşap malzemeden inşa edilen bina, döneminin en çekici sivil mimarlık örneklerinden olup, ahşap yapısı ve iç düzeni aynen korunmuştur. Çekirge Caddesi üzerinde Çelik Palas Oteli yanında bulunan müzede Atatürk’ün kaldığı sürede kullandığı tüm eşyalar ile birlikte üst katta limonluk olarak adlandırılan salonda Atatürk ile ilgili fotoğraflar sergilenmektedir.

Osmanlı Evi Müzesi

Muradiye semtinde, II. Murat Külliyesi’nin karşısında bulunan ahşap ev, plan ve süslemeleri bakımından 17. yüzyıl özelliklerini taşımakta olup, Bursa’da halen ayakta kalan en eski evlerden bir tanesi ve en güzel olanıdır. Bahçe içinde bulunan iki katlı binanın iki kat planı da aynıdır. Bahçeye açılan eyvanlı bir sofası ile bu sofaya açılan sağda ve solda olmak üzere iki odası vardır. Alt kattaki odalar ise alçak tavanlı kışlık odalardır. Üst katta baş oda diye adlandırılan odada kalem işi bitki ve çiçek motifleriyle dekorlu şahane ahşap dolap, geometrik dekorlu ahşap tavan ve altıgen tavan göbeği zarif görünüşleri ile 17. yüzyıl süslemelerinin güzel ve karakteristik özelliklerini göstermektedir. Eski bir Bursa evi örneği olarak “Osmanlı Evi Müzesi” adı altında ziyarete açılmıştır.

Mudanya Mütareke Evi Müzesi

11 Ekim 1922 tarihinde TBMM Hükümeti’nin imzaladığı ateşkes antlaşmasının yapıldığı yer olan bina 19. yüzyıl başlarına ait olup, ahşaptan yapılmıştır. Daha sonra onarılan bina 1937 yılında belediyeye bağlı bir müze olarak açılmış 1959’da Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olmuştur. Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu bu evde ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

İznik Müzesi

Sultan I. Murat’ın annesi Nilüfer Hatun’un anısına 1388 yılında imarethane olarak inşa edilmiştir. Cumhuriyet döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak kullanılan bina, onarım görmüş ve 1960 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biridir. Osmanlı mimarisinde “T” planı ilk kez bu yapıda görülmektedir. Kubbe ve tonoz kemerlerin örttüğü revakla başlayan yapının giriş kapısında kitabe mevcuttur. Kubbe ile örtülü ana bölümden yan mekânlara geçilir. Bizans’a özgü zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile yapılmıştır. Müzede İznik çevresinden toplanan prehistorik dönemden Osmanlı dönemine kadar olan çeşitli eserler yer almaktadır.

İznik Ayasofya Müzesi

İznik ilçe merkezinde yer alan ve 4. yüzyılda inşa edilmiş olan kilise, 11. yüzyıldaki depremden sonra onarım görmüş, 1331’de Orhan Gazi tarafından camiye çevrilmiştir. Günümüzde anıt-müze olarak ziyarete açıktır. Hıristiyanlar için önem taşıyan 7. Ekümenik (ruhani) Konsül burada toplanmıştır. Bizans dönemine ait bazı freskler ve tabanda geometrik motiflerden oluşan mozaikler bulunmaktadır. Kilisenin camiye çevrildiğinin göstergeleri olan mihrap, minare, duvar yazıları ve içteki kemer tadilatı oldukça belirgindir.

İznik Çini Ocakları

Antik çini ocaklarının bulunduğu alandır. Halen kazı çalışmaları sürmektedir.

İznik Roma Tiyatrosu

İznik’in güneybatısında yer alır. Eski saray olarak da adlandırılmaktadır. Roma döneminde yapılmıştır. Uzun beşik tonozlu galeriler mevcuttur. Kazısı devam etmektedir.

İZNİK
Resim
İznik, her avuç toprağı binlerce yıldır kültür kalıntıları ile yoğrulmuş, bölgede, yüzyıllar boyu tarih sayfalarının baş köşelerinde yerini almış bir kenttir. Dört imparatorluğa başkentlik yapmış nadir yerleşimlerden biridir.


ResimResimResim
Gezilecek Yerler
Tümülüs, Kaya Mezar ve Anıtları


ResimResimResim

ResimResim
Ayatrifon Kilisesi: Yenişehir Kapı'ya giden caddenin sağındadır. Plan, İstanbul'daki Kariye Camine benzer. Planına göre büyük bir kubbe ile örtülü olduğu ve tabanının çok süslü mozaiklerle kaplandığı anlaşılmaktadır. Kilisenin XIII. yüzyılda Teodoros Laskaris tarafından, Aya Trifon adına yaptırdığı sanılmaktadır.

Hacı Özbek Cami: İznik'te inşa edilen ilk Osmanlı camisidir. Üstü 8 metre çapında kiremit kaplı bir kubbe ile örtülüdür. 1333 yılında inşa edilmiştir.



Yeşil Cami: İznik'in sembolü olan Yeşil Cami, adını yeşil çinili ve tuğlalı minaresinden almıştır. Caminin yapımını Çandarlı Hayreddin Paşa 1378 yılında başlatmış, fakat ölümü üzerine oğlu Ali Paşa 1391'de tamamlatmıştır. Erken Osmanlı döneminin tek kubbeli camileri arasında en görkemlilerindendir. Eşsiz minaresi caminin sağ köşesindedir. Gövdesi mavi ve yeşil renkli çinilerle zigzaglı mozaik tekniğiyle bezenmiştir. Selçuklu minare geleneğinin ilk dönem Osmanlı sanatına yansımasının önemli bir örneğidir.
Resim Resim


Mahmut Çelebi Cami: Çandarlı Hayreddin Paşanın torunlarından Mahmut Çelebi tarafından 1442 yılında inşa ettirilmiştir.

Orhan Bey Camii Ve Hamamı: Cami, Yenişehir Kapı dışında sol tarafta tarlalar arasında kalıntı halindedir. Hamam ise, cami ile surlar arasında bulunmaktadır.

Türbeler

Şeyh Kutbettın Camı Ve Türbesi, Eşref-1 Rumî Camı Ve Türbesi, Yakub Çelebi Zaviyesi Ve Türbesi, Kırgızlar Türbesi , Sarı Saltuk Türbesi, Åandarli Hayrettin Paşa Türbesi, Åandarli İbrahim Paşa Türbesi Ve İmareti, Åandarli Halil Paşa Türbesi, Huysuzlar Türbesi, Ahiveyn Sultan Türbesi, Abdülvahap Sancaktarı Türbesi İznik'in önemli türbeleridir.
 

Benzer İçerikler

*MeleK*
Cevaplar
0
Görüntüleme
7K
*MeleK*
*MeleK*
M
Cevaplar
1
Görüntüleme
1K
Misafir
M
şahmaran
Cevaplar
2
Görüntüleme
18K
F
Üst