1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    11.882
    Beğenilen Mesajlar:
    117
    Ödül Puanları:
    0

    Çalışmak, Bakmak, Oymak

    Konu, 'İş ve Kariyer' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    İtalyan Rönesans döneminin en önemli ve ünlü ressam, heykeltıraş, mimar ve şairlerinden olan Michelangelo Buonarroti, 1475-1564 arasında yaşamış bir dahi. 6 Mart 1475'te Caprese’de doğar. Michelangelo ve ailesi, o doğar doğmaz Floransa’ya taşınır. Michelangelo, altı yaşındayken, annesini kaybeder; kendisini devamlı döven babası ve amcaları tarafından büyütülür.
    Michelangelo’nun hayatına dair kaynaklar, onun bazı tuhaflıkları olduğundan ve otizmin bir türü olan Asperger sendromunu çağrıştıran tavırlarından söz eder. Michelangelo, duygularını ifade edemeyen, kardeşinin cenazesine gitmeyen, iletişim kurmakta başarısız, çok az konuşup çoğunlukla sessiz kalan biri olarak anlatılıyor. Çok az arkadaşı olan, Rönesans döneminin bu dahi sanatçısı, sık sık, konuşmanın yarısında ortadan kaybolan, yalnız, asosyal, kötü karakterli, öfke nöbetlerine tutulan bir kişi, münzevi ve tuhaf biri olarak nitelendiriliyor.

    İşte, çocukluğundan itibaren böyle bir profil sergileyen Michelangelo, hayli varlıklı olan babası ve amcaları tarafından, elinden bir iş gelsin diye, 14 yaşında, dönemin önemli sanatçılarından olan ve Floransa’da yaşayan fresk ressamı Domenico Ghirlandaio’nun yanına öğrenci olarak veriliyor. Kısa zamanda ustasını geçen tuhaf genç, ilk heykeline 26 yaşında başlıyor. Michelangelo, 5,5 metrelik bir mermer kütleden çıkardığı 4,34 metre yüksekliğindeki Davud heykelini 3 yılda tamamlıyor. Davud, erkek vücudunu en iyi yansıtanlardan biri olarak ve antik dönemden sonra sergilenen ilk büyük çıplak heykel olarak ünlü.

    Heykele dair söylentiler pek çok; kimilerine göre bu heykel Hz. Davud'un heykeli, kimilerine göre değil; çünkü Davud heykelindeki erkek sünnetsiz. Yahudi olduğuna göre, eserin Davud olma ihtimali yok! Heykel, aslında Michelangelo'ya modellik yapan erkek modeli anlatıyor; ama Michelangelo, kendi heykeline daha kutsal bir anlam yüklemek için Hz. Davud olduğunu söylüyor gibi aktarımlar var. Sonuçta, gerçeği kimse bilmiyor. 89 yaşında ölen Michelangelo, yaşamı boyunca pek çok heykel ve fresk yaratan, Roma’nın yeniden inşasına ve düzenlenmesine yardımcı olan olağanüstü bir karakter, bir dahi.

    Bu, bir sanat tarihi yazısı olmadığına göre, Michelangelo’yu sizlerle paylaşmamdaki neden, bilgilerimizi tazelemek değil. Amacım, bu konuyu bir yere bağlamak...
    Michelangelo, 3 yılda tek başına bitirdiği, dünyanın en ünlü ve önemli eserlerinden biri olan Davud heykeline başlamadan önce, aylar boyunca, 5,5 metrelik mermer kitleye sadece bakıyor! Evet, öylece ve yalnızca bakıyor! Tek kelime ve hareket etmeksizin!
    Kendisini tuhaf tuhaf süzerek “Ne yapıyorsun?” diye soran kişilere verdiği cevap ise yalın ve kısa: ÇALIŞIYORUM!

    Bu yazı, çalışmayı ve üretmeyi durmaksızın koşturmakla, sürekli hareketle ve telaşla özdeşleştirenlerin, birtakım şeyleri sorgulamaları için kaleme alındı.

    Bu yazı, aynı zamanda, sadece bakan, hareket etmeyen, kıpırdamayan, belki de bundan korkan ve koca mermer kütlenin kendi kendine Davud heykeli haline gelmesini umanlarda bir şeyleri tetiklemek için de aktarıldı.

    Kütleler, bakılarak ve oyularak eser haline geliyor.

    Sadece bakılarak ya da sadece oyularak değil!

    Yazı: Ufuk Tarhan
     
Çalışmak, Bakmak, Oymak konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Oymak

    Oymak

    Tahta, kalas gibi ağaç nev'inden bir şeyi oymak güç olan şeyi başarmaya, bir maksada ulaşmak için gerekli gayreti göstermeye, yol ve yöntemi izlemeye delalet eder.
  2. Çalışmak

    Çalışmak

    Her türlü meşru gayret ve çalışma hayırlı kazanca delalet eder.
  3. Ferce bakmak

    Ferce bakmak

    Rüyada kadinin cinsiyet aletlerine bakmak, onu sehvetle oksamak, mekruh ve seriatça yasaklanan bir is yapmakla yorumlanir. Rüyada çini çiplak bir kadinin cinsi-yet organina istemeden bakmak, eger kadin taninan bir kimse ise, onun yasak olan bir isi yaptigina, taninmayan bir kadin ise, bakan kimsenin kötü niyetli bir kimse olmayip kendi halinde biri olduguna isarettir. Karisinin baska bir...
  4. Bakmak

    Bakmak

    Bir şeye ilgi duyarak bakmak, o şeyi elde etmeye; Sağına, soluna bakmak arkadaşına düşkün olmaya, aile fertlerine ihtimam göstermeye, Namaz içindeyken sağa sola yahut bakılması mekruh olan alana bakmak ahiret nimetlerini küçümsemeye ve dünyaya meyletmeyee, İlgilenmeksızın sadece bakmak, insanı uyaran ve ibret veren şeyleri görmezlikten gelmeye, tenkit edilen durumu düzeltmek için bir gayret...

Sayfayı Paylaş