1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    31.467
    Beğenilen Mesajlar:
    2.303
    Ödül Puanları:
    113

    Cezzar Ahmed PaŞa

    Konu, 'Osmanlı Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Türk tarihinin yapraklarını süsleyen bu Türk askerinin doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Doğum yeri hakkındaki çeşitli rivayetler arasında en kuvvetli bulunanı Bosna’lı olduğunu kaydeden kaynaklardır.
    Gençliğinde İstanbul'a gelerek berberlik yapan Ahmed< Konu Resmi..>
    Hekimoğlu Ali Paşa'nın hizmetinde ve himayesinde bulunmuştur. Ali Paşa Mısır'a giderken onu da beraberinde götürmüştür. Bu< Konu Resmi..>
    Ahmed için bundan sonraki hayatında bir dönüm noktası teşkil etmiş< Konu Resmi..>
    zekâsını kullanabilme yolu açılmıştır.

    Hekimoğlu Ali Paşa< Konu Resmi..>
    Mısır'dan ayrılınca Ahmed Mısır'da kalmıştır. Yıllarca Kölemenlerin arasında yaşayan Ahmed< Konu Resmi..>
    Kölemenlerin mücadele usulleri ile hayat tarzlarını öğrenme imkânı bulmuştur. Ondaki kabiliyeti sezen ve takdir eden Kölemen Beyleri ona Sancak Beğliği verdiler.

    Cezzar adı kendisine şu olaydan sonra verilmişti:
    Yanında hizmet gördüğü Abdullah Bey< Konu Resmi..>
    Buhayra Aşireti kuvvetleri ile çarpışırken onların eline esir düşmüş ve idam edilmişti. Bu haberi alan Sancak Beyi Ahmed< Konu Resmi..>
    olaydan büyük bir üzüntü duymuştu. Kölemen ileri gelenlerinden Ali Bey< Konu Resmi..>
    Abdullah Bey'in öcünü almak vazifesini Ahmed Bey’e verdi. Ahmed Bey'in adı geçen aşiretten aldığı intikam şiddetli oldu ve onlardan 70 kadarını öldürttü. Ali Bey bunu öğrendiği zaman Ahmed için deve kasabı manasına gelen Cezzar kelimesini kullanmaktan kendini alamadı. Bu tarihten itibaren Cezzar Ahmed< Konu Resmi..>
    tarih basamaklarında yavaş yavaş yükselmeye başladı.


    Devlete baş kaldıran Kölemen beyleri< Konu Resmi..>
    rakiplerini ortadan kaldırma işinde Cezzar'ı da alet etmek istediler. Ahlâk ve yaratılışındaki mertliğe ters düşen bu isteğe Cezzar yanaşmadı. Kölemen beylerinden Ali Bey ile arası açılan Cezzar< Konu Resmi..>
    Mısır'dan ayrılmak zorunda kaldı.Cezzar'ın Mısır'dan ayrılmasından 1776 yılında vezir rütbesiyle Sayda Valiliği'ne kadar geçen hayatı< Konu Resmi..>
    onun cesaret ve metanetini gösteren bir çok mücadeleler ile doludur. Sayda valisi iken baş kaldıran asi kabilelerle uğraşarak Suriye ve Lübnan'da otoriteyi kesin olarak kurdu. Bu başarılarından dolayı 1780'de Şam valiliğine tayin olundu. Hayatının her günü mücadele ile geçen bu Türk büyüğü her ne kadar Akkâ müdafaası ile tanınır ise de bundan önce de önemli hizmetleri olmuştur. Bunların başında Beyrut'un Ruslara karşı savunması ve Yafa'nın zaptı gelir.
    Beyrut'un alın yazısını eline alan Cezzar< Konu Resmi..>
    çok geçmeden şehrin surlarını tamir ettirdi ve şehirde büyük bir imar faaliyetine girişti. Bir taraftan da âsâyişi sağlamak amacıyla bir takım önlemler aldı. Bütün bu işleri yaparken âdilâne hareket ederek halkın sevgisini kazandı.Üstün düşman kuvvetleri karşısında bir avuç insanla yiğitler gibi dövüşen Cezzar'ın bu savunmada gösterdiği kahramanlıkla devlet ve millete ettiği hizmet unutulacak gibi değildir.Bu tarihlerde Osmanlı devletinin her tarafında devam eden huzursuzluk ve baş kaldırmalar Yafa'da da hüküm sürmekte idi. Yafa'daki isyanların bastırılmasına da Cezzar Ahmet Paşa'nın koştuğunu görüyoruz. Yafa'yı zapteden Cezzar< Konu Resmi..>


    Napolyon Bonapart< Konu Resmi..>
    her ne kadar 25 Temmuz 1798'de Mısır'ı kolayca ele geçirdi ise de yerel kuvvetlerin saldırılarından hayli kayıp vermişti. Gün geçtikçe Mısır'daki Fransız askerinin sayısı azalmakta idi. Bunun dışında veba hastalığı yüzünden de zayiat veriliyordu. Bu durumda Napolyon bazı yerlerden kuvvetlerini çekmek zorunda kalmakta< Konu Resmi..>


    Toprakları Napolyon'un saldırısına uğramış olan Osmanlı Devleti< Konu Resmi..>
    Fransızların hakkında gelmek üzere kara ve denizde büyük hazırlıklara başladı. Mısır Seraskerliği unvanıyla beraber bütün Şam ve çevresindeki kara birlikleri Cezzar Ahmed Paşa'nın emrine verildi.Napolyon< Konu Resmi..>
    Mısır'da tutunabilmek için ilk fırsatta Cezzar Ahmed Paşa'yı ezmekten başka çare kalmadığı kararına vardı. O< Konu Resmi..>
    Osmanlı ülkelerine geldiği günden beri karşılaştığı en çetin rakibin Cezzar olduğunu biliyordu. Bu yüzden çok daha evvel mektuplar gönderip onu kendi tarafına çekmeye çalışmış< Konu Resmi..>
    fakat başarılı olamamıştı.
    Bonapart< Konu Resmi..>
    Doğu Akdeniz limanlarını İngiliz filosuna kapatmak< Konu Resmi..>
    Osmanlı Devletini ürküterek barış yapmaya ve Mısır üzerindeki görüşlerini kabul etmeye zorlamak maksadıyla Suriye seferine karar verdi.

    Mısır'da yeteri kadar asker bırakan Bonapart< Konu Resmi..>
    18.000 kişilik bir kuvvetle 10 Şubat 1799'da Mısır'dan Suriye'ye hareket etti. El-Ariş'i< Konu Resmi..>
    Gazze'yi ve Remle'yi aldıktan sonra Yafa'yı kuşattı. Yafa< Konu Resmi..>
    ancak 5 gün direnebildi. Napolyon kuvvetleri< Konu Resmi..>
    kendilerine ciddi şekilde direniş gösteren Yafa'ya girdiklerinde katliam yaptılar. Daha sonra Hayfa üzerine yürüyen Napolyon< Konu Resmi..>
    burayı da kolayca ele geçirdi.

    Akkâ her ne kadar savunmaya hazırlanmış ise de yeterli değildi. Akkâ kalesinin en büyük silahı insan< Konu Resmi..>
    Türk ve İslamın iman dolu göğsü idi.

    Bonaport'ın bu kadar yeri zaptederek kısa sürede Akkâ'yya kadar gelmesi her tarafa dehşet salmış ve Akkâ'nın kurtulamayacağı düşüncesi Müslümanların üzüntü ve korkusuna neden olmuştu.

    Cezzâr Ahmed Paşa< Konu Resmi..>
    savunma hazırlıklarını sürdürerek silahlarını ve kuvvetlerini tertip ve düzene soktu.

    Napolyon< Konu Resmi..>
    Suriye harekâtında hedefi olan Akkâ'nın önüne 19 Martta ulaştı ve şehri derhal şiddetli bombardımana tuttu. Buna kale topçusu ile Türk ve İngiliz gemilerinden atılan top ve tüfek atışlarıyla karşılık verildi. Akkâ kalesi içinde bulunanlar bir hayli korkmuşlar ve dehşete kapılmışlardı. Ancak Cezzâr Ahmed Paşa'ya olan sonsuz güvenleri sonucu direnişlerinden bir şey kaybetmemişlerdi. Onların bu kadar ağır şartlar altında direndiklerini gören Napolyon< Konu Resmi..>
    ne yapacağını şaşırmıştı.

    Napolyon Bonapart< Konu Resmi..>
    her taraftan yardım alarak savaşıyor< Konu Resmi..>
    Cezzar ise kendi yağı ile kavrularak direniyordu.
    Akkâ kalesi çevresindeki çarpışmalar bütün şiddetiyle devam ediyor< Konu Resmi..>
    iki taraf da önemli ölçüde kayıplar veriyordu. Napolyon kuvvetleri arka arkaya taarruzlarını tazeliyorlar< Konu Resmi..>
    ne olursa olsun Akkâ kalesini ele geçirebilmek için var güçleriyle çarpışıyorlardı.

    Türk kuvvetleri ise Akkâ'nın düşmesinin ölüme teslim demek olacağı düşüncesiyle canları bahasına karşı koymakta idiler. Çaresiz ölmektense namusunu koruyarak din ve devlet uğrunda can vermek onlar için daha şerefliydi.

    Napolyon< Konu Resmi..>
    bütün güçlerini kullanarak Akkâ'ya karşı hücuma geçti. Açılan gediklerden içeriye giren düşmanla kılıç ve hatta bıçak ile boğaz boğaza kanlı muharebeler verilmekte< Konu Resmi..>
    top ve tüfekler ateş yağdırmakta idi. Öyle bir an geldi ki Cezzar Paşa< Konu Resmi..>
    tehlikenin büyüdüğünü görünce iki yerden barut fıçılarını ve cephaneliği ateşe vermek zorunda kaldı. Patlamalarla bir çok Fransız askeri havaya uçtu.

    Büyük zayiat vermiş ve hırpalanmış olan Napolyon kuvvetleri Mısır'a dönecek gücü ve cesareti kendilerinde bulamayınca kaleye tekrar ani bir hücuma kalkıştılar. O gün< Konu Resmi..>


    Fransız askerlerinin bundan sonra Akkâ kalesine hücum edecek güçleri kalmamıştı. Savaşta ve ayrıca baş gösteren vebadan da hayli kayıp vermişlerdi. Başarısızlıkla neticelenen bu son taarruzdan sonra Bonapart< Konu Resmi..>
    21 Mayıs 1799'da geri çekilme emri verdi. İhtilâlin yenilmez Fransız ordusu artık yenilmişti.

    Bonapart başarısızlığını örtmek için bir beyanname yayınlayarak Mısır'a yürümekte olan Türk ordusunu yendiğini ve Suriye seferinin bu suretle sona erdiğini ilan ettiyse de buna kimse inanmadı. Fransızlar bu başarısızlık üzerine ağır silahlarını terk ederek ümitsiz bir şekilde canlarını zorlukla Hayfa'ya atabildiler.

    Mısır'da tutunamayan Bonapart< Konu Resmi..>
    maddî ve manevî her şeyini< Konu Resmi..>
    hatta ümitlerini orada gömerek çekip gitti.

    Napolyon'u hezimete uğratan ve bölgeyi terk ettiren Cezzar Ahmed Paşa'nın şöhretini bütün dünya duydu. Devlet tarafından tebrik ve ayrıca kıymetli hediyelerle taltif olundu.

    Kaynaklar< Konu Resmi..>
    Cezzar Ahmed Paşa'nın zeki< Konu Resmi..>
    dirayetli ve anlayışlı bir adam olup pek çok meseleleri önceden keşfetmek hususunda bir kabiliyet gösterdiğini kaydeder. Akkâ'da mükemmel bir cami< Konu Resmi..>
    bir çarşı ve bir çok çeşmeler yaptırmak suretiyle imar faaliyetlerinde de bulunmuştur.

    Şöhretini gayret ve hizmetinden alan Cezzar Ahmed Paşa< Konu Resmi..>
    Avrupa kıtasında kabına sığmayarak Kuzey Afrika'ya el atmış< Konu Resmi..>
    Asya'ya taarruz etmiş< Konu Resmi..>
    Napolyon Bonapart ile Akkâ müdafaasında boy ölçüşmüş< Konu Resmi..>
    bu mağrur komutanı ters yüz etmiş bir kumandandır. Napolyon< Konu Resmi..>
    ilk mağlubiyetin acı ve buruk tadını bu Türk komutanından tatmıştır.

    Şahsî kabiliyet ve gayreti ile kendi kendini yetiştiren< Konu Resmi..>
    64 gün süren Akkâ kuşatmasında yiğitçe çarpışan bu Türk kahramanı ve büyüğü 23 Nisan 1804'te vefat etmiştir.
    orada otoriteyi kurdu. bu kuvvetlerin çekilmesiyle de zaptettiği yerler tekrar eski sahiplerine geçmekte idi. İstanbul'dan gönderilen kuvvetler Akkâ'ya ulaştı. Az da olsa yepyeni silahlarla donatılmış düzenli askerlerin de savunmaya katılmasıyla zaten yıpranmış olan Napolyon kuvvetlerinin saldırısı kolayca kırıldı.


     
Cezzar Ahmed PaŞa konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ahmed Cevdet Paşa

    Ahmed Cevdet Paşa

    Ahmed Cevdet Paşa... (1823-1895), 19. yüzyıl Türkiye'sinin önde gelen bilim ve devlet adamlarındandır. Asıl adı Ahmed'dir ve Cevdet mahlâsını, İstanbul'da öğrenim gördüğü sırada şâir Süleyman Fehim Efendi'den almıştır. 1839 yılı başlarında, büyükbabası tarafından tahsil görmesi için İstanbul'a gönderilmiş olan Ahmed Cevdet Paşa, burada kısa sürede kendini göstermiş ve devrin önemli bilim...
  2. Paşa

    Paşa

    Rüyada üniformalı bir Osmanlı Paşası görmek, şan, şeref ve itibar işareti olarak tabire tabi tutulur. Paşa görmek, ün, itibar ve itibar işareti olarak yorumlanır. Rüyada paşa görmek; devletin vesile olacağı bir olay sonucunda çok sevinmeye işarettir
  3. ahmedim ahmed ilahisi

    ahmedim ahmed ilahisi

    ahmedim ahmed ahmedim ahmet ilahisi ahmed ceddim muhammed hz bekir dilinde zikir ahmet ahmedim ahmed Ahmedim Ahmed ceddin Muhammed aleme rahmed aşk meydanında Hz. Bekir dilinde zikir daima şükür aşk meydanında Hz.Ömer belinde kemer daima İSLAM cenk meydanında Hz.osman dilinde kuran daima Hz. ALİ şüpesiz veri ALLAHIN aslanı cenk meydanında
  4. Paşa Lokumu

    Paşa Lokumu

    paşa lokumu tarifi paşa lokumu yemek tarifi paşa lokumu, tarifi, yemek tarifi, yapılışı hakkında bilgiler sunuyoruz bu yazımızda arkadaşlar. Adı üstünde "paşa lokumu" yani paşalara layık, o denli lezzetli :D:D Sevgili Melek'ler, çocuklarınızın ve sevdiklerinizin ağzını lezzetlendirecek bir tarifimiz var bu yazımızda sizlere :) Malzemeler: 2 çay bardağı toz şeker, 2 çay bardağı...
  5. Ahmed Hulûsi Efendi

    Ahmed Hulûsi Efendi

    Ahmed Hulûsi Efendi kimdir hayatı hakkında bilgi var mı bu sitede yada bilen var mı bu sitede varsa yazsınnn!

Sayfayı Paylaş