gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    14.237
    Beğenilen Mesajlar:
    2.180
    Ödül Puanları:
    113

    Dinimize göre yas tutmanın ölçüsü nedir?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    İslamiyet kötüleme ve yas tutma dini değildir. Yas tutmanın caiz olduğunu gösteren hiçbir âyet ve hadis yoktur. Aksine yasaklandığı bildirildi. 10 Muharremde kendilerine eziyet etmek haramdır. Yas tutmanın müslümanlıkla hiç ilgisi yoktur. Dinimizde, yas tutmak günah olduğundan, vefat eden veya şehit olan mübarek zatların hiç biri için matem tutmak caiz olmaz.
    Ölü için sessiz ağlamak caizdir. Zira (Müminin ölümüne gökler ağlar) buyuruldu. (Şerh-us-sudûr)

    Ölü için yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler ve rozetler, işaretler asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz değildir. (S. Ebediyye)

    Cenazeye ve cenaze çıkan yere siyah örtmek ve siyah giyinmek caiz değildir. (Hazânet-ür-rivâyât)

    Ebu Seleme’nin kızı Hazret-i Zeynep anlatır:
    Resulullahın zevcesi Ümmü Habibe validemizin babası ölünce başsağlığı dilemek için yanına gittiğim zaman dedi ki: “Resulullahın, (Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir) dediğini duydum.” Cahş kızı Zeynebin kardeşi şehit olunca, o da aynı şeyleri söyledi. (Buhari)


    Dinimiz, nimetlere şükretmeyi, musibetlere de sabır ve susmayı emrediyor. Çocuk olunca, akika kesmeyi bildiriyor. Ölünce, hayvan kesmeyi veya başka bir şey yapmayı emretmiyor. Bağırıp çağırmayı, yas tutmayı yasak ediyor. (Es-Siret-üş-Şamiyye)


    < Konu Resmi..>








    Dinimize göre, hem sevinç, hem de üzüntü bulunan bir günün yıl dönümlerinde, üzülmeyip, sevinmek, o gündeki sevinçli şeyleri hatırlayıp, üzüntülü şeyleri düşünmemek gerekir. Çünkü İslamiyet’te yas tutmak yoktur. Bütün hadis kitapları, Peygamber efendimizin ölü için yüksek sesle ağlamanın ölüye sıkıntı vereceğini buyurduğunu bildirmektedir. Bu hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
    (Ölüyü överek ağlamak cahiliyet âdetidir.) [Buhari]

    (Ölü, yakınlarının kendisine bağırarak ağlamasından azap [sıkıntı] duyar.) [Buhari]

    (Yas tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]

    (Ölü için yas tutmak insanı küfre sürükler.) [Müslim]

    (Ölü için ağlayana da, onu dinleyene de lanet olsun.) [Ebu Davud]

    (Üzülünce, elbisesini yırtan ve bağırıp çağıran bizden değildir.) [Buhari]

    (Çığlık atarak ölü için ağlayan kadına, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti olsun.) [Taberani]

    (Nimete kavuşunca [davul] zurna çalmak, musibet anında bağırıp çağırmak caiz olmaz.) (Bezzar)

    (Rahmet melekleri ölünün arkasından feryat edip ağlayanlara dua etmez.) [İ.Ahmed]

    (Felakete uğrayınca, saçlarını yolan, elbisesini yırtan yüksek sesle bağırıp ağlayan bizden değildir.) [Nesai]

    Matem yapmak, bağırıp çağırmak, ilk olarak Muhtar-ı Sekafi tarafından ortaya çıkarıldı. Bu bid'at, zamanla bir ibadetmiş gibi yayıldı. Halbuki Muhtar-ı Sekafi, bunu Kufe halkını aldatıp, onları Emevilerle harbe sürüklemek, böylece hükümeti ele geçirmek için bir hile olarak yapmıştı.

    Peygamberlerden Hazret-i Zekeriyya ile Hazret-i Yahya’yı keserek şehit etmişlerdi. İlk islam şehidi Hazret-i Yaser ve hanımı Sümeyye hatun idi. Resulullah efendimizin sevgili amcası Hazret-i Hamza da feci şekilde şehit olmuştu. Peygamber efendimiz, şehit olan peygamberlerin, Hazret-i Yaser ile hanımının ve Hazret-i Hamza’nın şehit edildiği günün yıldönümlerinde matem tutmadı. Matem tutmayı yasakladı.

    Matem yasak olmasaydı, herkesten önce, Yahudi kadının Hayber’de verdiği zehirli yemeğin yıllar sonra etkisini göstererek şehit olan Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hazret-i Hamza gibi; Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali de şehit olmuş, Hazret-i Hasan da zehir verilerek şehit edilmişti.
    Milyonlarca müslümanın mezhep imamı olan İmam-ı a’zam hazretleri de şehit edildi. Resulullah efendimizin emrine uyularak bu büyük zatlar için de yas tutulmadı. Yas tutmamak o büyük zatları sevmemek anlamına gelmez. Babası gibi Hazret-i Hüseyin gibi yüce bir imamın şehit edilmesi de, bütün Müslümanlar için büyük üzüntüdür. Ama yas tutmak, ölüm yıldönümlerinde dövünmek asla caiz değildir.

     
Dinimize göre yas tutmanın ölçüsü nedir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dinimize Göre Banyo Adabı

    Dinimize Göre Banyo Adabı

    dinimizde banyo dinimizde banyo adabı yapma adabı islamda Dinimizde temizlik çok önemlidir...Herşeyin bir adabı olduğu gibi banyonunda bir adabı vardır...Buyrun dinimize göre banyo adabı :tik: Dinimiz temizliğe büyük önem vermiş ve onu bazı ibadetler için bir mukaddime, bir ön şart saymıştır. Buna göre ibadetle mükellef olan bir Müslüman aynı zamanda maddî manevî temizlikle de mükellef...
  2. ışık yılı ne ölçüsüdür

    ışık yılı ne ölçüsüdür

    ışık yılı ne ölçüsüdür? Merhaba millet ışık yılı ne ölçüsüdür bu konuda kesinlikle acilen cevap bekliyorum :S
  3. Dinimize göre çocuğa isim verme konusunda hükümler nelerdir

    Dinimize göre çocuğa isim verme konusunda hükümler nelerdir

    Dinimize göre çocuğa isim verme konusunda hükümler nelerdir Yeni Doğan Bir Çocuğa Nasıl İsim Verilir Merhaba Sevgili Melek'ler... Bu sayfamızda dinimizcebebeğe nasıl isim verilir gibi merak ettiğiniz tüm soruların yanıtını veriyor ve isim verme konusunda bilgiler paylaşıyoruz. Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ kulağına ezan,...
  4. İslam Dinine Göre 40 Sayısı Ne İfade Ediyor Sırrı Ne ?

    İslam Dinine Göre 40 Sayısı Ne İfade Ediyor Sırrı Ne ?

    İslam'da 40'ın sırrı ne İşte İslam'da 40 sayısının sırrı Sevgili melekler, bu yazımızda İslamda mucizeler kaynak alınarak hazırlanan bir kitapta ki bilgilerden bahsedeceğiz. Bu kitaba göre İslamda 40 sayısının sırrı ve ilginç bilgiler şöyle... Ayet ve hadisler ile yaşanan büyük mucize olaylarından yararlanarak hazırladığı "40x40'ın Hikmetleri" isimli cep kitapta Hz....

Sayfayı Paylaş