1. *BEYZA*

    *BEYZA* Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    16.674
    Beğenilen Mesajlar:
    2.421
    Ödül Puanları:
    113

    Ezan okunurken Aziz Allah demenin sakıncası varmı?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında *BEYZA* tarafından paylaşıldı.

    Ezan okunurken tekrar edilir. "Hayya alessallah" ve "hayya alelfelah" söylenirken her seferinde "Lahavle vela kuvvete illa billah" denir. Ezan sonunda ezan duası yapılır.
    Ezan okunurken "Aziz Allah" demenin kaynağını bilmiyoruz; ama bu ifadeyi kullanmanın dinen bir sakıncası yoktur.

    Hz. Peygamber'in tsaiiaiiahu aleyhi ve seiiem) şu hareketini nakletti: Rasûlullah ezanı dinlerken 'Hayye ale's-Salâh' ve ıHayye ale'l-Felâh'
    kısmına kadar müezzinin dediğini söylerdi (tekrar ederdi), bu kısımlarda ise Lâ Havle veLâ Kuvvete İllâ Billâh derdi.[126]




    < Konu Resmi..>





    268/1138- Abdullah b. Rubeyyi'a es-Sülemî'den (Radıyaiiahu anh):[127]

    Rasûlullah (Saiiaiiaha aleyhi ve setiem) bir yolculuktayken ezan okuyan birisini duydu, o:
    Eşhedü enlâ İlahe İllallah, deyince Hz. Peygamber de:
    "Eşhedü enlâ İlahe İllallah" dedi. O kişi:
    Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah, deyince Hz. Peygamber de:
    "Eşhedü ennî Muhammedün Rasûlullah" dedi.
    (Ezan bitince) Peygamberimiz: "(Gidin, bakın!) Bu kişiyi koyun çobanı ya da ehlinden uzakta bir yolcu olduğunu bulacaksınız" dedi.


    Rasûlullah vadiden inince atılmış/Ölmüş[128] bir kuzuyla karşılaştı ve şöyle dedi:
    "Şu (ölmüş) yavrunun, sahibi için ne kadar değersiz olduğunu görüyor musunuz? Allah'a göre dünya işte bu kuzunun sahibi yanındaki değerinden daha düşüktür/ değersizdir."[129]

    269/1139- Hz. Âişe annemizden (Radıyaiiahu anhâ):[130]
    RasÛlullah {SaiiaiiaM aleyhi ve seiiem) ezan okuyan kişiyi işittiğinde şöyle derdi:
    "Eşhedü enlâ İlahe İllallah ve Eşhedü enne Muhammeden Rasûlutlah."[131]

    270/1140- Ümmü Habibe annemiz (Radiyallahu anha) anlattı:[132]
    Hz. Peygamber (Sallahu aleyhi ve sellem) ezan okurken bir müezzini dinlendiğinde ezanı bitirinceye kadar onun dediğini tekrarladı.[133]


    271/1141- (Z.) Abdurrahman b. Ebî Leylâ'dan:[134]
    Hz. Ali (Radıyattahü anh) bir müezzini ezan okurken dinlediğinde onun dediğini derdi/tekrarlardı; müezzin:
    'Eşhedü enlâ İlahe İllallah, Eşhedü enne Muhammeden Rasölullah' dediğinde o da:
    'Eşhedü enlâ İlahe İllallah, Eşhedü enne Muhammeden Rasölullah. Hz. Muhammed'i inkâr edenler yalanctlanların ta kendileridir' derdi.[135]


    272/1142- Sa'd b. Ebî Vakkas'tan (Radıyaiiahu anh):[136]


    RaSÛİUİlah (SallallahU aleyhi ve seliem) dedi kî:
    "Kim müezzini dinlerken şöyle derse günahı affolun ve Ene Eşhedü en Lâ İlahe İllallah, Vahdehû Lâ Şerike Leh, ve enne Muhammeden Abdühû ve Rasûlüh,
    Radîyna billahi Rabben ve bi Muhammedîn Rasûlen ve bi'l-İslâmi Dînen"
    §Tercemesi:


    "Ve ben de Allah'tan başka ilah olmadığına, O'nun ortağı olmayan birliğine, (ayrıca) Hz. Muhammed'in de O'nun kulu ve peygamberi olduğuna şahitlik yaparım, Biz Allah'ı rab, Hz. Muhammed'i rasûl ve tslâm'ı da din olarak kabul ettik."[137]


    273/1143- Amr b. Âs'ın oğlu Abdullah'tan (Radıyaiiaha anhümâ);[138]
    Rasûlullah'm (Saiiaiiahü aleyhi ve seiiem) şöyle dediğini duydum: "Siz bir müezzinin ezan okuduğunu işittiğinizde onun dediğini deyin/tekrarlayın!
    Sonra bana salevât getirin! Kim bana bir salevât getirirse Allah ona on kat fazlasıyla sevap verir.
    Sonra benim için vesile isteyin, çünkü vesile cennetteki bir mekândır/makamdır ki Allah'ın (sevgili) kullarından olana verilir. Ben o kişi olmayı umarım. Kim benim için (Allah'tan) vesile isterse ona şefaat ulaşır."[139]



    274/1144- EbÛ Saîd el-Hudrî'den (Radıyaiiahü anh):[140]
    Rasûlullah (Saiiaitaha aleyhi ve seiiem) şöyle dedi:
    "Vesile Allah katındaki öyle bir derecedir ki onun üstünde başka derece yoktur. Allah'tan bana vesile (derecesini/makamını) vermesi (için) istekte bulunun/dua edin!"[141]

    Açıklama

    Bu rivayetlerde geçen vesile kelimesinin ortak anlamı; bir şeye kendisiyle yaklaşılan ve aracı olan mânâsındadır.[142] Ayrıca Peygamberimiz onun Allah katında üstün bir derece ve cennette yüce bir makam olduğunu beyan etmiş ve kendisi için her ezandan sonra dua etmesi için ümmetinden bir İstekte bulunmuştur. Kim Rasûlullah'in bu isteğini yerine getirirse/dua ederse Allah'ın izniyle âhirette kendisine şefaat edilecektir.
    Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    "Ey İman edenleri Allah'a karşı takva sahibi olun, O'na ulaşmaya vesile arayın /İsteyin ve O'nun yolunda clhad edinl Umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Mâide, 5/35)
    Allah'a ulaşmada meşru vesileler edinilmelidir. Kur'ân ve Sünnet ışığında düşünce ve hareket Allah'a giden yoldur,. Allah ve Rasûlü'nün kabul etmediği vesileler ise merduttur. Müşrikler putlarını Allah'a yaklaştırır düşüncesiyle kutsallaşünyorlar, onlara ibadet ve dua ediyorlardı.[143] Allah ve Rasûlü'nün kabul etmediği ya da reddettiği metodlar kesinlikle sapıklığa götürür, vesile olamaz.
    Rasûlullah'ın vesile olarak açıkladığı vesilenin sonucudur, yani kim dünyada onu vesile edinirse ve onun gibi kul olmaya, Kur'ân'] anlamaya çalışırsa Allah'ın İzniyle âhirette de kendisini vesile edinenlere yardımcı olacak ve şefaat edecektir.[144]
    §Vesilenin anlamı ve hadisteki irabı hakkında çeşitli yorumlar yapıldı:
    1- Her türlü hayır,
    2- Yakınhk (kurbet),
    3- Makam-ı mahmûd gibi anlamlan vardır.
    Makam-ı mahmûdun ne olduğu konusunda farklı görüşler bulunmaktadır: a-Şefaat yetkisi, b-Allah'a yakınlık.[145] Bu İki mânâyı açıklayan bir hadis:
    "Allah insanları hasrettiğinde bana yeşil bir elbise giydirir ve ben de Allah'ın dilediği kadar konuşurum (şefaat ederim), İşte bu makam-ı mahmuddur."[146]
    4- el-Vesile kelimesi mansûb olduğu için mef ül olması yanında hâl olabilir, yani vesile/makam-ı mahmûd sahibi kıl, anlamındadır, sanki Rasûlullah bununla Kur'ân'daki ilgili ayeti hatırlatmıştır.
    5- Bu kelime mansûb olduğu İçin zarf mânâsı olabilir, yani makam-ı mah-mûdda kıl, anlamındadır.
    §Müezzinin dediği gibi tekrarlamanın şekline gelince Kadı Iyad'ın (v.544 /1149) tavsiyesi şudur:
    Müezzin Allahü Ekber, Allahü Ekber, dediğinde dinleyen de Allahü Ekber, Allahü Ekber, der ve böyle sonuna kadar devam eder, yani müezzin cümleyi biti-rince/nefes alınca dediği tekrar edilir. Hay'ale'lerde ise La Havle ve Lâ kuvvete İllâ Billâh denir.[147]

    275/1145- Abdullah b. Amr'dan (Radıyattahu anhümâ):[148]
    Bir kİŞİ RaSÛlUİlah'a (SallaUahÜ aleyhi ve sellem):
    'Ey Allah'ın Rasûlü! Müezzinler ezanlanyla bizi geçiyorlar/üstün oluyorlar' deyince Rasûlullah şöyle buyurdu:
    "Siz de {ezan okunurken) onların dediğini tekrarlayın, bunu bitirdiğinde (dilediğini) iste verilsin."[149]

    276/1146- Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh) anlattı:[150]
    Rasûlullah' la (Saihiiaha aleyhi ve seiiem) beraber Yemen sularının aktığı bir bölgedeydik.[151] Bilâl Habeşî kalktı ve ezan okumaya başladı, bitirince Rasûlullah şöyle dedi:
    "Kim kesin bir inançla bunun dediği gibi derse/tekrarlarsa cennete girer."[152]

    277/1147- Ebû Saîd el-Hudrf den (Radıyallahü anh):[153]
    Hz. Peygamber (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) şöyle dedi:
    "Nidayı (ezanı) işittiğinizde müezzinin dediği gibi deyin/tekrarlayın!"[154]

    278/1148- Câbir b. Abdullah'tan (Radıyaiiahu anh):[155]
    RaSÛlullah (Sallaltaha aleyhi ve setlem) dedi ki:
    "Kim ezanı dinleyip (bitirdiğinde) şöyle derse kıyamet günü şefaat kendisine mutlaka ulaşır/faydalı olur:

    Allahümme! Rabbe hâzihİ'd-Da'veti't-Tâmme, ve's-Satâti'l-Kâİme! Âti Muhammedeni'l-Vesilete ve'l-Fadîlete ve'b'ashü Makamen Mahmuden i '1-11 ezî ente veadteh."
    §Duanın tercemesi:
    "Allah'ım! Ey bu mükemmel çağrının ve yapılan duanın Rabbi! Hz. Muhammed'e vesile ve fazilet (derecesi) ver! Vadettiğin şekilde onu yüce/övgüye lâyık bir makamda hasret (dirilt)!"[156]

    279/1149- Câbir b. Abdullah'tan (Rad.ıyaUahü anh):[157]
    RaSÛlullah (Sallaüahü aleyhi ve sellem) dedi ki:
    "Müezzin ezanı okuduğunda kim şöyle derse Alfan onun duasını kabul eder:
    Allahümme! Rabbe hâzihi'd-Da'veti't-Tâmme, ve's-Salâti'l-Kâimel Salli alâ Muhammedin, verda anhü Rıdan lâ Teshatu ba'dehû."
    §Duanın tercemesi:
    "Allah'ım! Ey bu mükemmel çağrının ve yapılan duanın Rabbi!
    Hz. Muhammed'e rahmet et, bir daha gazap etmeyecek şekilde ondan razı/hoşnut ol."[158]

    280/1150- (Ht) Abdullah b. Alkame b. Vakkâs'tan:[159]
    Ben Hz. Muâviye'nin (Radıyaiiahu anh) yanındaydım, o anda müezzini ezan okudu. Hz. Muâviye müezzinin dediği gibi dedi/tekrarladı ve müezzin 'Hayye ale's-Salâh' deyince o; 'Lâ Havle ve Lâ Kuvvete illâ Billah' dedi ve müezzin 'Hayye ale'l-Felâh" deyince de o; 'Lâ Havle ve Lâ Kuvvete illâ Billah* dedi. Bundan sonra müezzinin dediklerini söylemeye devam etti. (Ezan bittikten) sonra şöyle dedi:
    'Rasûlullah'ın (Saiiailaha aleyhi ve settem) böyle dediğini duydum.'
    NOT: İmam Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah bu hadisi babasının ham ile bulmuş, ancak kendisinden dinlememiştir. Onun için rivayetin başına hat kelimesini eklemiş ki okuyucu ya da dinleyen kişi bu rivayetin Abdullah'a sema' (işitme) yoluyla değil de babasının yazısı ile ulaştığını anlasın. Bu gayretler hadislerin ne kadar titizlikle toplandığı ve tedvin edildiğini bize göstermektedir. Selefimiz âlimleri yapılabilecek çalışmanın en üstününü gerçekleştirmişlerdir. Bugün bile şu teknoloji ile bu başarıyı yakalamak çok zor, Allah'ın Özel yardımı olduğu kesin.[160]

    281/1151- Muâviye b. Ebû Süfyan'dan (Radtyaitahu anhümâ):[161]
    Hz. Peygamber (Saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) müezzinle beraber şehadet ederdi/tekrarlardı.[162]

    282/1152- Mücemmi' b. Yahya el-Ensârî'den:[163]
    Ben müezzine doğru dönerek duran EbÛ Ümâme b. Sehl'in anh) yanındaydım. Müezzin iki kere tekbir getirdi, EbÛ Ümâme de iki kere tekbir getirdi. Müezzin iki kere 'Eşhedü en Lâ îlâhe illallah'' dedi, Ebû Ümâme de iki kere bu şehadeti tekrarladı. Müezzin iki kere 'Eşhedii enne Muhammeden RasûlullaK1 dedi, Ebû Ümâme de iki kere bu şehadeti tekrarladı. Sonra bana döndü ve şöyle dedi:
    'İşte bu şekilde Muâviye b. EbÛ Süfyan (Radıyatiaha anhamâ) Rasûlullah'tan (Sailaliahüaleyhi ve sellem) bana nakletti.'
    NOT: Bu rivayette ezanda ilk tekbirin iki kere olduğu ve tekrarın şehadet kelimesine kadar olduğu nakledilmektedir. İmam Mâlik bu gibi rivayetlere dayanarak ezanda tekbirin iki kere olduğu ve tekrarın şehadet kelimeleriyle sınırlı olduğu görüşündedir. Ancak bu konuda bize gelen diğer rivayetler çok kuvvetlidir. Onun için tercih edilen cumhurun görüşüdür; ilk tekbirler dört tanedir ve ezan tekrarı ezanın sonuna kadar devam eder. Doğrusunu Allah bilir.[164]


     
Ezan okunurken Aziz Allah demenin sakıncası varmı? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İnşaallah Demenin Önemi..

    İnşaallah Demenin Önemi..

    Hz. Peygamber (sav) Mekke döneminde islamrı tebliğ ederken, Mekkenin ileri gelenleri de sayıları giderek artan Müslümanlarla nasıl baş edecekleri konusunda çareler düşünmeye başlar. Fakat Hz. Peygamberin tam olarak ne yapmak istediği konusunda kafaları karışıktır. Yine bir gün bu çetin problem hakkında konuşurlarken, Yahudi âlimlere de danışmak üzere bir heyet göndermeye karar verirler....
  2. Ezan okunurken namaza başlanır mı?

    Ezan okunurken namaza başlanır mı?

    ezan bitmeden namaza başlanır mı ezan bitmeden namaz kılınır mı okunurken namaz kılınırmı kılınırmı okunurken kılınır Ezanı dinleyip, ezan bittikten sonra namaza başlamak en güzelidir. Ancak ezan bitmeden namaza başlayanın namazı geçerlidir. Önemli olan vaktin girmesidir. Vakit girdikten sonra ezan okunmadan ya da ezan okunurken kılınan namaz geçerlidir. kaynak:delikanforum
  3. Sabah Ezanı İmsaktan Ne Kadar Sonra Okunur ?

    Sabah Ezanı İmsaktan Ne Kadar Sonra Okunur ?

    Sabah Ezanı İmsaktan Kaç Dakika Sonra Okunuyor sabah namazı imsaktan ne kadar sonra Sevgili melekler bu yazımızda sabah ezanının imsak vaktinden ne kadar sonra okunacağı konusunda bilgiler veriyoruz melekler :) Sabah Ezanı İmsaktan yarım saat kadar sonra ezan okunuyor. Sabah namazı imsak vaktinin girmesiyle kılınabilir. Ezanı beklemek gerekmez. Sabah namazı, imsak ile başlar ve güneşin...
  4. Bebeğin Kulağına Ezan ve İsim Nasıl Okunur?

    Bebeğin Kulağına Ezan ve İsim Nasıl Okunur?

    bebeğe isim nasıl verilmeli, bebeğin kulağına isim okuma, bebeğin kulağına isim verirken okunacaklar Dinimiz de yenidoğan bebeğe isim verirken kulağına ezan ve kamet okunarak isim verilir. Bebeğin kulağına isim verilirken okunması gereken ezan ve kametin nasıl okunması gerektiğine dair merak ettiğiniz bilgileri sizlerle paylaşıyoruz. Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak: Bu...
  5. Ezan okunurken hemen oruç açılırmı?

    Ezan okunurken hemen oruç açılırmı?

    Sual: Ezan okunurken hemen orucumuzu açmakta mahzur var mıdır? CEVAP Vaktin girmesi şarttır, ezan erken veya geç okunabilir. Türkiye Takvimi’ndeki vakit girmişse, ezan okunmasa bile orucu açmalı. Sonra namazı kılmalı. Yemeğin namazdan sonra yenmesi daha uygun olur. Vakit girmemişse, ezan okunsa da, top atılsa da orucu açmak caiz olmaz. İmsak vakti yiyip içmek de böyledir. İmsak vakti girmişse,...

Sayfayı Paylaş