Garip Gebelik Hurafeleri!

TİTAN

TİTAN

*Melekler Mekanı*
Garip Gebelik Hurafeleri!
hamilelik hurafeleri, gebelik hurafeleri, hamilelikte yanlış inanışlar


Sevgili melekler, eminiz aşağıdaki makaleyi okuduğunuzda sizin de duyduğunuz ve inandığınız şeylerin aslında birer hurafeden ibaret olduğunu öğreneceksiniz. Gebelikle ilgili söylenen pek çok hurafede bebeğin cinsiyeti, kime benzeyeceği, ilerde hangi mesleği seçeceği gibi pek çok konuda olabilir. BU öngörüler hoşunuza gidiyor olabilir ancak boş inançlar ve tahminlere inanan anne ve baba adayları bu durumdan olumsuz etkilenebilir. Şimdi bakalım neymiş bu gebelik hurafeleri?....


gebelik.jpg



Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gökçen Erdoğan, bu söylemlere sadece eğlence olarak bakmak ve bunlara takılıp kalmamak gerektiğini söylüyor.

*“Ye tatlıyı doğur atlıyı, ye ekşiyi doğur Ayşe’yi.’’ Keşke böyle olsaydı… Bu hurafe sadece ve sadece kafiyeli bir cümle… Bir gün kabak tatlısı aşeren gebe, ertesi gün salatalık turşusu aşerebilir.

“Hamile bir kadın bir yiyeceği çok ister ancak onu yiyemezse gözünde arpacık çıkar.” Bu hurafe de gebelerin sözlerinin dinlenmesi için kendilerinin çıkardığı bir hurafe olabilir... Op. Dr. Gökçen Erdoğan’ın bu durumda baba adaylarına tavsiyesi: “En iyisi bu dönemde nazlarını çekmek.”

Mide ekşimesi, yanması ya da bulantı, iki gebenin birinde görülür ve bebeğin saçlı olmasına bağlanır. Belirli haftalarda gebelik hormonuna bağlı olarak görülebilen şikayetlerin bebeğin saçıyla uzaktan yakından hiç ilgisi yoktur.

*Gebenin karnı sivri olursa erkek, yuvarlaksa kız bebek geliyor inanışı da en yaygın hurafelerin başında geliyor. Bir diğer söylem ise; “Anne eğer çirkinleştiyse kız bebek doğurur, çünkü kız bebek annenin güzelliğini alır.”

Evet, gerçekten de çok güzelleşen anneler vardır. Bu gerek hormonlardan, gerek ödemden gerekse de kilodan kaynaklanabilir ama bunu bebeğin cinsiyetine bağlamak bilimsel olarak uygun olmaz. Aylarca heyecanla beklenen bebek doğum lekesine sahipse, “Kadın hamileliğinde ya çok fazla kahve içmiştir ya da gül koklamıştır.” denir.

Op. Dr. Gökçen Erdoğan, “Biz çok fazla kahveyi zaten önermeyiz, hatta önerimiz hiçe yakındır. Ama ne kahveyi ne gülü koklamakla olacak şeyler değil bunlar, bilinmeli.” diyor. Gebenin karnı, ha sivri olmuş ha yuvarlak, anne adayı ister ekşi yesin ister tatlı… Bunlar gebeliği şekilselleştiren hurafelerdir ve yanlıştır.

*“Hamile kadın ilk kime bakarsa bebek ona benzer”. Bebeğin ilk hareketlerine muhtemelen ya bebeğin babası ya anneannesi ya kardeşi tanık olacaktır. Dolayısıyla bebeğin onlara benzemesi doğaldır. Ama unutmamalı ki benzerlik genlerle alakalıdır. Keşke bebeğin kime benzeyeceğini ayarlayabilseydik. Öyle olsaydı çoğu gebe elinde dergi sayfalarıyla gezerdi…

*“Gebeler saç kestirirse bebeğin ömrü kısalır.”Bebeğin ömrü ne kadar da basite indirgeniyor değil mi? Op. Dr. Gökçen Erdoğan, “Eğer bir sorun varsa bu bizim geliştirdiğimiz bir durum olamaz.

Evet, özellikle saçınızı ilk 3 ay boyatmayın deriz. Bunun bir sebebi var tabi ki. Bebeğin bu dönemlerde organları oluşur ve her şeye açıktır. Maksimum dikkatle onu dış etkenlerden korumaya çalışırız. Ama kimyasal hiçbir maddenin değmediği sadece biraz güzelleşmek ya da saçları sağlıklı kılmak için yapılan kesim ne kadar bebeği etkileyebilir ki. Ayrıca 3 aydan sonra organik boyalar kullanılarak saç da boyanabilir.””

*Bebek ve yanında ona eşlik eden tüm parçalar, rahim tarafından tam destekli korumadadır. Ona ulaşmak zordur.

Gebelikte cinsel ilişki hakkında Op. Dr. Gökçen Erdoğan şu bilgileri veriyor: “Riskli olmadığı takdirde belirli haftaya kadar ilişki yasaklanmaz. Evet, bazen ilişki sonrası erken doğum başlayabilir. Ama bu ileriki haftalarda ve riskli gebelerde gözlenir. Bu yüzden doktorunuz kısıtlama getirene kadar ilişkiye devam edebilirsiniz.”

*“Aslında biz hurafeleri değerlendirirken hemen alıp bir kenara atmıyoruz. Önce bilimsel verilere dayanıp dayanmadığına bakıyoruz ve şunu söyleyebilirim ki bugünün hurafesi yarının gerçeği olabilir bunu da asla yadsımıyoruz.” diyor Op. Dr. Gökçen Erdoğan.

İşte bunlardan biri de erken dönemde bulantı ve kusması olan gebelerin daha çok kız bebek doğurduğu gerçeği. Artık bilimsel olarak da tespit edilen bu düşüncenin gerçeklik payı var. Fakat bunun sınırının ne olduğu, derecesinin nerde bittiği hala araştırılması gereken bir konu. Bir diğer hurafe de “gebelik de ölçülen bebek nabzı hızlı ise bebek kız, yavaş ise erkek” şeklinde. Gebelikte meydana gelen çeşitli vücutsal değişiklikler, cinsiyete göre değişik olabilir. Bu da kız ile erkek 
bebeklerin nabız hızlarının farklı olabileceğini doğrulayabilir. Ancak bu hala tam doğrulanmamış bir hipotez durumunda.
 
Üst