1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.737
    Beğenilen Mesajlar:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Günlerimin hikayesi

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    Yaşadığın bir dakika öncesini unutmak... Yaşayamadığın her an için gözyaşı damlalarına sığınmak... Gördüğün her yeni sahnede hayatından bir kesitin gözlerinin önünde canlanması...
    İzlediğin filmdeki olmadık bir sevişme sahnesinde bile ağlamak... Bu durumuna bile bir neden aramamak. Hayatın sana verdiklerini toplamadan senden aldıklarının hesabını tutmak... Gidenlere kal dememek için yüreğinden akan kanlı gözyaşlarının seni iç kanamadan öldürmesine izin vermek...

    Sen izin verdikçe yüreğinin kanayıp durması...Kimsenin hayatından bişey almadan yaşamak için aldığın nefeslerin sayısını azaltmaya çalışmak...Samimiyetinden şüphe duymadığın insanların en sahtekar yüzlerine gülümseyebilme hasretin...Seni senden defalarca kez alıp gitmesine rağmen hala hayata duyduğun inanılmaz bağlılık...

    Yaşamına son verememe cesareti... Yaşamak nedir bilmeyen bir vücuda ettiğin eziyet ve yinede hayattayım bakın diyebilme terbiyesizliği... Sonunu biliyorum ben bu yolun deyip yine de girdiğin çıkmaz yollar...


    Yani sensizlik, imkansızlık, aşksızlık, mutsuzluk, umutsuzluk, hayatsızlık, samimiyetsizlik, huzursuzluk, acımasızlık, güvensizlik, sevgisizlik, merhametsizlik, acımasızlık, tepkisizlik… Yani bensizlik…


    Gelen güne lanetle başlamak... Giden günü bitirememek... Gecelerin bir türlü rahat uyutmaması... Gündüzleri de sokaklarda dolaşan ruhsuz bir beden ve donuk bakışlar... Mücadeleden vazgeçen bir hayatın nasıl sonlanacağını beklemek...


    Sonra birden aklıma gelen sen... Aniden şimşek gibi başıma düşmesi senli anların sensiz anlarla değişimi... İçinde bulunduğum ortamın birden anlamsızlaşması...

    Hafiften bir şarkı çalar o an kulaklarımda... Onun sesinden başkasını da duyamam o an...


    Sonra deli gözlerin gelir aklıma... İçim ısınır gözlerine baktığımda... Herkesten farklı bakarsın sen... Hele de bana baktın mı dünyalarımız değişir... O an gözlerim gözlerinde takılır kalır da bir rüzgar eser hafiften kokunu verir bana ama yalnızca ben duyarım o kokuyu nefes almamın sebebi kokun... Seni solumak isterim sadece...


    Sensiz nefes almanın ne anlamı var? Kokunu vücudumun en ücra köşelerinde hissedebilmek için derinden bir nefes alırım... Sadece senin için... Damarlarımda kokun dolaşır sen dolaşırsın... Ellerini tutar öperim o an dudaklarımda hissettiğim teninin tadını benden çok sevemez kimse ... Ellerini yüzümde gezdirirsin içim titrer... Hem nefesinin sıcaklığı hem ellerinin serinliği... O an artık bir başka güzel olur yaşamak... Seni yaşamak sen de yaşamak seninle yaşamak…


    Sımsıkı sarılırsın bana tüm bedenini bedenimde hissederim... Tenim tenine değdiğinde felaketim olur bilirim... Sarılmak hiçbir dilde ifade edilemeyen duygular taşır... Nasıl anlatılır ki seni hissetmek hem de tüm bedenimde...
    Aniden gider kaybolursun bu düşten… Gerçek olduğunu söyledikleri hayata dönerim... Benim gerçeklerimden uzaklaşarak...


    Bizim gerçeklerimizi yok sayarak... Kimse bilmez bu dünyayı belki Peyami Safa’nın Simerenya’sı, belki Oğuz Atay’ın Olric’i gibi… Hayat gibi cümlelerde nasıl bağlıysa ironiyle birbirlerine anlamını yalnız hissedebilen bilir... Ne bugünler geçecek ne hayat sensiz yaşanacak... Sana söz kimse dokunmayacak ruhuma...

    Bu dünyada yalnız ben varım sen yanımda değilsin ve hiç olmadın ki...

    Hayali bir düş olsa da sanki senden bir can var içimde senin aklına geldikçe imkansızlıklar o can burada atıyor...

    Ya al canını sahip çık, yada bırak kimsesiz büyüteyim…

     
  2. zuzu65

    zuzu65 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.693
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Günlerimin hikayesi
    Ya al canını sahip çık, yada bırak kimsesiz büyüteyim…


    nereye kadar sağlıklı olurki yalnız büyütmek...harikasın tatlım yine her zamanki gibi

     
Günlerimin hikayesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. dostluk hikayesi

    dostluk hikayesi

    Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine...
  2. Sevgi hikayesi...

    Sevgi hikayesi...

    Seni tanıdıktan sonra hep kızmışımdır zamana,ne çabuk geçiyor diye...Oysa şimdi ben seni sensizlikle yaşamaya mahkumum. Ne de zor seni sadece rüyalarımda yaşatmak...Benim olmayacağını biliyorum.Anlatsam sevgimi ,aşkımı karşılıksız kalacağından korkuyorum .Ağzından çıkacak bir “Hayır”cevabı inan ruhumu bedenimden ayıracak.Yanında gölge olmuştum,sen hiç farkıma varmamıştın. Her sabah yolunu...
  3. Kelebek Hikayesi

    Kelebek Hikayesi

    BİR KELEBEĞİN HİKAYESİ Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi. Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi. Dakikalar dakikaları...
  4. Fincanin Hikayesi

    Fincanin Hikayesi

    fincanin hikayesi, anlamli yazilar, guzel yazilar, hikayeler, hayata dair konulari burada melekler Sevgili Melekler, Fincanin hikayesi adli konuyu sizinle paylasmak istedim, keyifli okumalar... Yaşlı kadın bir antika dükkânından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirir. Fincanın biçimi, üzerindeki İşlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği...
  5. anneler gününün hikayesi nedir acaba ?

    anneler gününün hikayesi nedir acaba ?

    Anneler gününü kim çıkarmış ? Tarihçesi nedir? Hikayesi nedir? Çok mu soru sordum ? :D

Sayfayı Paylaş