Hades ve Hayatın Değeri

*MeleK*

*MeleK*

♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥
Yönetici
Hades ve Hayatın Değeri
Babaları Kronos’un yok edilmesinden sonra üç oğul yani Zeus,Poseidon ve Hades kalan mirası anlayış içinde paylaşmış. Zeus’a uçsuz bucaksız gökyüzü, Poseidon’a engin denizler, Hades’e ise tüm toprakaltı miras olarak kalmış. Toprakaltı karanlığı dolayısı ile ölümü ve kederi simgeler. Hades, insanları kendi diyarına götürebilmek için görülmemek zorunda olduğunu hissettiğinden , ona bu görülmezlik özelliğini sağlayacak bir miğfer giyermiş. Ölüler ülkesinin tanrısı doğal olarak insanlar tarafından sevilmez ve kendisinden korkulurmuş. Cehennemdeki muhteşem bir sarayda tanrıçalardan ve ölümlü kadınlardan uzakta tek başına yaşarmış. Kendine eş olarak yeryüzünden cebren ve hile ile getirdiği güzel kadınlar bile ışıksız ve hareketsiz olan bu ortamda dalından koparılmış bir çiçek gibi günden güne solarak ölürlermiş. Hades de sevgiye muhtaç, ancak çaresiz bir şekilde o zenginliğe rağmen mutsuz bir hayat sürermiş. Buraya girmeye çabalayanlar için giriş çok kolay, ama çıkış olanaksızmış. Kapıda bekleyen Kerberos adlı köpek buraya girmeye niyetlenen insanlara kuyruğunu sallayıp, olanca şirinliğini takınarak, ayaklarına sürünür, önlerinde yuvarlanır onları içeri sokmaya çalışırmış. Ancak içeri giren insanlar karar değiştirdiklerinde , acımasız bir canavara dönüşürmüş. İçeri girildiğinde, insanlar eski hallerinden farklı olarak adeta bir jöle gibi naylonumsu bir inceliğe ve saydamlığa bürünür, solgun ve inisiyatiflerini kullanamaz bir duruma gelirlermiş.

Burası birbirinden korkunç ortamlara sahip bir yermiş. İlk olarak çok büyük bir gürültü ile tepelerden aşağıya şelaleler oluşturarak akan, insanları bir kayadan diğerine hızla çarpan, anaforlarla diplere çekildikleri, zaman zaman soğuktan dondukları buzlu sular; insanı bir anda yakan sıcaklıktaki göller ve su ve akışı yavaşladığı zaman bastıklarında içine göçtükleri bataklılar içeren ,çok derin ve genel olarak yüksek debili acılar nehri Akheron ile karşılaşırlarmış. Bu nehirde gelen kişileri karşıya geçiren bir kayıkçı bulunurmuş. Ancak bu kayıkçı bu işi yapmak için çok az para istermiş. Eğer gelenlerin parası yoksa bu kişileri kayığına almaz ve çeşitli zulumlere başvururmuş. Bu nedenle o dönemlerde mezara az miktarda para koymak adetmiş. Eğer kişi intihar etmişse ya da gömülmemişse bu kayığa binemezmiş.Burada birbirinden vahşi yaratıkların insanın kanını donduracak sesleri duyulurmuş. Burada daha eski dönemlerden beri cezasını çekmekte olan başka mitolojik kökenli canlılar da bulunurmuş. Bunlar arasında Artemis’i küçümseyen dev göğsünü sürekli olarak didikleyen bir akbabanın verdiği acı ile feryat ederek, zincirlere bağlı olarak yaşayan Tityos ; tanrılardan duyduğu sırları başkalarına yetiştiren, hile ve fesatlık içinde yaşayıp, oğlunu pişirip tanrılara yedirmeye kalkan, susuzluk ve açlığa mahkum olarak yaşayan Tantalos; kendini tanrı gibi hisseden krallar ; yabancılara kötü davranıp onlara zarar vermenin cezasını devasa bir kayayı bir tepenin zirvesine dek yuvarlayarak itip, sonra o kayanın tekrar aşağıya yuvarlanması ile tekrar aynı şeye baştan başlayan Sisyphus ve kocalarını öldürmek suçundan, dibi olmayan bir kabı, sonu gelmez bir şekilde hababam suyla doldurmakla cezalandırılan Danaos’un kızları bulunmaktaymışlar.Bu kısmın dışında iyi niyetli, yardımsever, çalışkan,dürüst insanların gittiği bir de cennet varmış ki, burada insanlar tanrılar gibi yaşarlarmış.
 

Benzer İçerikler

Bilge Gökçen
Cevaplar
0
Görüntüleme
665
Bilge Gökçen
Bilge Gökçen
*MeleK*
Cevaplar
0
Görüntüleme
732
*MeleK*
PaSikA
Cevaplar
0
Görüntüleme
2K
PaSikA
Bilge Gökçen
Cevaplar
0
Görüntüleme
3K
Bilge Gökçen
Bilge Gökçen
Üst