gebe
  1. kaprisli

    kaprisli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    4.648
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0

    Hafızanın sinsi düşmanı hipertansiyon

    Konu, 'Tüm Sağlık Konuları' kısmında kaprisli tarafından paylaşıldı.

    Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, unutkanlığının farkında olmayan, tansiyonunu iyi düzenlemeyen ve diyabeti olan kişilerde, damarsal bunamanın çok hızlı şekilde ilerleyebileceğini bildirdi.
    [​IMG]

    Şahiner, yaptığı yazılı açıklamada, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun bilinen en önemli etkilerinin inme, kalp krizi, böbrek rahatsızlıkları ve görme kaybı olduğunu ifade ederek, hipertansiyonun yol açtığı bir başka önemli rahatsızlığın da ''damarsal bunama'' olarak adlandırılan unutkanlık olduğunu belirtti.

    Bu rahatsızlığın, damarların tıkanması sonucu meydana geldiğine işaret eden Prof. Dr. Şahiner, damarsal bunamanın, yüksek tansiyon ve kolesterolün tüm vücutta, özellikle kalp koroner damarlarında zaman içinde tıkanma yapması ve tam tıkanma olduğunda, dokunun ölümüne bağlı olarak geliştiğini ifade etti.

    Damarların tıkandığı bölgede, hafif şekilde beyin fonksiyon yitimi gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Türker Şahiner, bu durumun da kişiyi fark ettirmeden, ''sinsi'' bir bunamaya doğru götürdüğünü kaydetti.
    Prof. Dr. Şahiner, damarsal bunamanın risk faktörleri hakkında şu bilgileri verdi:


    ''Kişinin tansiyonu kontrolsüzse, 2 yıl içerisinde çok ciddi sorunlar yaratabilir. Özellikle unutkanlığının farkında olmayan, tansiyonunu iyi düzenlemeyen ve diyabeti olan kişilerde damarsal bunama çok hızlı şekilde ilerleyebilir. Çünkü damar tıkandığı anda ölür. Ama tansiyon, zaman zaman yükselse de çoğunlukla ilaçlarla kontrol altına alınmışsa hasta 10-20 yıl boyunca çok büyük bir sorun yaşamayabilir.
    Damarsal bunamanın tanısının konulmasında MR çok tanımlayıcı bir yöntemdir. Bir hipertansiyon hastası, damarsal bunamayla karşılaşmamak için en başta diyetini korumak ve düzgün bir yaşam tarzı sürdürmek zorundadır.''




    alıntı

     
Hafızanın sinsi düşmanı hipertansiyon konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Gebelikte Hipertansiyon

    Gebelikte Hipertansiyon

    Gebelikte, kan basıncının >140/90 mm Hg olması, gebelik öncesi veya birinci trimestri (ilk üç ay) düzeylerine göre kan basıncının >25/15 mmHg yükselmesi hipertansiyon olarak tanımlanır. Gebelerin %8-10’unda görülür. Plasenta (bebek ile anneyi bağlayan organ- Bebeğin eşi) ayrılması, dissemine intravasküler koagülasyon (Bir tür kanama sorunu- yaygın damar içi pıhtılaşması) gibi...
  2. Hipertansiyon ve böbrek

    Hipertansiyon ve böbrek

    Hipertansiyon ve böbrek Yüksek kan basıncı toplumda önemli bir sağlık sorunudur. Vücutta oluşturduğu tahribat nedeniyle kişi ve toplum için önemli sorunlar oluşturmaktadır. Günümüzde kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden birisidir. Ayrıca kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve beyin kanamalarının nedenlerinin başında gelir. Bu duruma rağmen hastalar yüksek tansiyona pek önem...
  3. Belirtisi olmayan sinsi hastalık

    Belirtisi olmayan sinsi hastalık

    böbrekler nerededir böbrek nerededir Belirtisi olmayan sinsi hastalık Onun günde 200 litre kanı temizlediğini çoğumuz bilmiyoruz.. Dünya nufusunun yüzde 5'inden fazlasının, nerede bulunduğunu ve ne işe yaradığını bilmediği böbreklerin, günde 200 litre kanı temizlediği ve bu organın hayati öneme sahip olduğu belirtildi.Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Erciyes Üniversitesi...
  4. Hamilelikte Hipertansiyon

    Hamilelikte Hipertansiyon

    GEBELİKTE HİPERTANSİYON - PREEKLAMPSİ - EKLAMPSİ Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen çok ciddi boyutlara ulaşabilen hastalık grubudur. Preeklampsi insan gebeliğine özgü bir hastalıktır. Gebelikte ortaya çıkan yüksek tansiyonla seyreden durumlar, anne ve bebek hayatını olumsuz etkileyebilecek hastalıklardır. Yüksek tansiyonun yanı sıra meydana gelen metabolik ve damarsal...
  5. Hafızayı Kaybı

    Hafızayı Kaybı

    Hafıza kaybı da menopoz belirtilerinden biridir. Eskiden okuduklarımın hemen hepsi aklımda kalırdı; artık bir sayfayı birkaç kez okumak zorunda kalıyorum. Özellikle de, araştırma amacıyla okurken bir türlü dikkatimi okuduğum şeye veremiyorum. İncelediğim bir metni tam olarak anlamak için üst üste birkaç kez okumak zorunda kalıyorum. Hayatınızı seminer vererek kazanıyorsanız, bu durum tam...

Sayfayı Paylaş