1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Hamilelikten kurtulmanın yolları

    Konu, 'Kürtaj' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    hamilelikten kurtulma yolları hamilelikten kurtulma gebelikten istenmeyen gebelikten yolları istenmeyen hamilelikten kurtulma, hamilelikten kurtulma yolları, hamilelikten kurtulmanın yolları, hamilelikten kurtulma yöntemleri, hamilelikten kurtulmak, gebelikten kurtulma, gebelikten kurtulma yolları, gebelikten kurtulmak



    Merhaba Melek'ler...

    Bu yazımızda hamilelikten kurtulma yani; düşük, kürtaj ve boş gebelik gibi hamilelik bitiren konuları ele alıyoruz.


    < Konu Resmi..>


    Tanım : Gebeliğin ilk 20 haftası içinde, 500 gramdan az embriyo veya fetüs ve eklerinin tamamının veya bir kısmının uterus kavitesi dışına atılması olayına abortus denilmektedir (1977 Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması). Kısaca, 20. gebelik haftasından önce herhangi bir nedenle gebeliğin sonlanmasına abortus (düşük) adı verilir. İlk 12 hafta içinde oluşan düşükler erken düşük, 13.-20. haftalar arası oluşanlar da geç düşük adını alır.

    veya başak bir tanımla Gebeliğin 20. haftası tamamlanmadan önce (ya da bebek 500 gramlık ağırlığa erişmeden önce) herhangi bir nedenle gebeliğin bitmesine düşük adı verilir.

    Gebeliğin yasal sınırlar içerisinde istek üzerine aile planlaması amacıyla sonlandırılmasına yasal tahliye, başka bir nedenle (anne adayının sağlık durumunun gebeliğin devamına izin vermemesi, bebekte yaşamla bağdaşmayan anomaliler olması veya ölmüş olması) sonlandırılmasına ise tıbbi tahliye adı verilir.

    Gebeliğin sağlıklı ilerleyebilmesi için birçok şart uygun olmalıdır. Tabii ki ilk şart bebeğin sağlıklı olmasıdır. Daha sonra bebeğin büyüme ve gelişmesini sürdürebileceği “yuva” konforlu, sağlıklı olmalıdır. Son olarak, zararlı dış etkenler ile karşılaşma önlenmelidir.

    Bebeğin sağlıklı olması; genetik şifresinin normal olması, rahim içine düzgün bir şekilde yerleşmesine bağlıdır. Genetik şifre bozukluğu (kromozomal anormallik), erken gebelik kayıplarının önemli bir çoğunluğunun nedenidir. Bu durum, doğanın bir savunma mekanizması olarak da yorumlanabilir. Zaten yaşamla bağdaşmayacak sağlıksız gebelik ürünü, erken evrede kaybedilmektedir. Geç gebelik kayıpları ise genellikle, genetik bozukluktan ziyade rahim ve rahim kanalının yapısal bozukluklarına bağlıdır. Bu yapısal bozuklukların başlıcaları; servikal yetmezlik, rahim duvarı yapışıklıkları ve rahim içi anatomik bozukluklarıdır.

    Anembriyonik gebelik (anembriyonik=embriyo olmayan yani “boş” gebelik; ingilizce=blighted ovum)

    Yapılan ultrasonda gebelik haftasına göre embriyo görülmesi gerekirken, embriyonun görülememesi durumudur. Embriyonun abdominal (karından yapılan) ultrasonografide takriben 6 haftalıkken, vajinal ultrasonografide ise takriben 5.5 haftalıkken görülememesi durumunda anembriyonik gebelik düşünülür (Ancak gebelik haftası değerlendirmesi yapılırken son adet tarihi baz alındığında oluşabilecek hatalar nedeniyle (geç yumurtlama gibi), haftaya bağlı yorum çok dikkatli yapılmalıdır). Gebelik kesesi bu durumda haftasına uygun büyüklükte olabileceği gibi, normalden büyük ya da küçük olabilir. Embriyo gebeliğin erken aşamasında aşağıdaki anlatılacak nedenlerden birine bağlı olarak ölmüş ve rezorbe olarak (”eriyerek”) görülmez hale gelmiş, ya da baştan beri hiç gelişmemiştir. Gebelik hormonları belli bir süre daha etkili olmaya devam eder ve belli bir süre sonra (ortalama 1 hafta içinde) gebeliğin düşükle sonuçlanması beklenir.

    Anembriyonik gebelik tanısının kesin olduğu durumlarda tıbbi tahliye uygulanmalıdır. Şüphede kalınan durumlarda ikişer gün aralıklarla tercihan vajinal ultrasonografide gebelik kesesinin büyümesi izlenebilir ve /veya beta HCG değerlerinin normal artıp artmadığı araştırılabilir (beta HCG bu dönemde 48 saatte bir yaklaşık iki katına çıkar ve gebelik kesesi günde ortalama 1.2 milimetre büyür). Gebelik kesesinin büyümemesi, küçülmesi veya gerekenden yavaş büyümesi durumunda yine anembriyonik gebelik tanısı konarak gebelik sonlandırılmalıdır.

    Geç gebelik kayıpları genellikle, genetik bozukluktan ziyade rahim ve rahim kanalının yapısal bozukluklarına bağlıdır. Bu yapısal bozuklukların başlıcaları; servikal yetmezlik, rahim duvarı yapışıklıkları ve rahim içi anatomik bozukluklarıdır.

    Bozulmuş gebelik

    Anembriyonik gebelikle benzer bir durumdur. Sıklıkla gebelik kesesinin düzensiz olarak izlendiği durumlarda bu tanı konur. Normalde yusyuvarlak olması gereken gebelik kesesi düşükten hemen önceki dönemde düzensiz hale gelebilir ve yine sıklıkla kesenin etrafında az miktarda kan birikimi olur. Bozulmuş gebelik ifadesi genellikle bu durumu tarif etmek için kullanılır. Tanı konduktan sonra tıbbi tahliye ile gebeliğe son verilir.

    Missed abortion (missed abortus da denir)

    Embriyo öldükten belli bir süre sonra anne adayının kanına bazı maddeler geçmeye başlar ve kısa süre içinde gebelik hormonları da azalmaya başlar. Takiben gebelik belirtileri giderek azalır. Döllenen yumurta hücresinin üretilmiş olduğu yumurtalıkta, ovulasyondan hemen sonra çatlamanın oluştuğu bölgede ortaya çıkan ve gebeliğe erken dönemde progesteron desteği veren corpus luteum (korpus luteum okunur) yapısı da çöker. Buna bağlı olarak hormon desteğini yitiren gebelik, uterus kasılmalarıyla kendini dışarıya atma işlemlerine başlar. Bu işlemler genellikle embriyo öldükten sonraki birkaç gün içinde başlar ve bir haftanın sonunda ağrı ve kanamayla gebelik ürünleri dışarı atılır. Embriyonun ölmesinin üzerinden 2 hafta geçmiş olmasına rağmen düşük eyleminin başlamamasına missed abortus (”beklenen ama gerçekleşmeyen” düşük) adı verilir. Bu tanı giderek azalmaktadır, zira günümüzde embriyonun ölü olduğu farkedildiğinde kısa zamanda tıbbi tahliye önerilir. Bu tanı en sık ultrasonda son adet tarihine göre olması gereken embriyo gelişiminin en az iki hafta geri kaldığı ölmüş embriyo (12. haftadan sonra fetus denmelidir) görüldüğünde konur. Tedavi yine gerekli ön tetkikler sonrası tıbbi tahliyedir.

    IUMF: Inutero mort fetalis (=fetusun ölmesi)

    Fetusun herhangi bir nedene bağlı olarak öldüğünün gözlenmesi durumunda bu tanı konur. Ölüm gerçekleştikten sonra anne adayının kanına geçen bazı maddelerin etkisiyle ve hormonların azalmasıyla sıklıkla en geç iki hafta içinde düşük eylemi kendi kendine başlar. Ancak günümüzde bu tanı konduğunda beklemek yerine gerekli ön tetkikleri takiben tıbbi tahliye önerilir.

    Bu aşamada bir konudan daha bahsetmekte fayda vardır: Herhangi bir nedenle embriyo ya da fetus öldüğünde anne adayının kanına geçen maddeler kan pıhtılaşma mekanizmasını olumsuz yönde etkileyen maddelerdir. Bebek öldüğünde gebelik haftası ne kadar ileriyse ve ölümün üzerinden geçen gün sayısı ne kadar fazlaysa kan pıhtılaşmasının olumsuz yönde etkilenme riski o kadar fazladır. Bu pıhtılaşma bozukluğu basit bir şekilde yanlızca pıhtılaşma zamanını hafifçe etkileyen ve uzatan bir bozukluk olabileceği gibi, tüm pıhtılaşma faktörlerinin kısa zamanda tükenmesiyle sonuçlanan ciddi bir durum olabilir. DIC (Disseminated intravascular coagulopathy, yaygın damariçi pıhtılaşması) adı verilen bu durum kanamaya bağlı ölüme bile neden olabileceğinden, bebeğin ölü olduğu saptandığında gerekli ön tetkikler yapıldıktan sonra fazla beklenmeden gebeliğin tahliye edilmesi tercih edilir. Halk arasında bu durum “ölü bebeğin anneyi zehirlemesi” olarak bilinir.

    DIC ihtimalini araştırmak için kan pıhtılaşmasını değerlendiren testlerin fetusun ölü olduğu tüm durumlarda yapılması gerekir. Özellikle yüksek riskli durumlarda (büyük gebelik, fetusun uzun zamandan beri ölü olduğundan şüphelenilmesi) tahliye öncesi hastanın kan grubuna uygun olarak taze kan hazır bulundurulması da önemlidir.

    Spontan (kendiliğinden) abortus

    Bozulmuş gebelik veya anembriyonik gebelik oluştuğunda, bebek öldüğünde yukarıda anlatıldığı gibi fizyolojik mekanizmalar devreye girer ve uterusun içini boşaltarak gebelik öncesi duruma getirmeyi amaçlar. Bu da kendini gebeliğin ilk 20 haftasında kanama, ağrı ve beraberinde “parçalar” düşürme şeklinde gösterir. Gebelik haftası ilerledikçe kaybedilen kan miktarı artar ve düşen “parçaların” hacmi de daha fazla olur. Muayenede serviks (rahimağzı) açıktır ve dışarıya kan ve gebelik ürünlerinin çıktığı gözlenir. Düşük eylemi vücudun kendisi tarafından başlatılmıştır.

    Düşük eyleminin kendi kendine başlayıp bitmesi durumunda komplet abortus (tamamlanmış düşük) deyimi kullanılır. Özellikle ilk 6 haftasında veya 14 haftalıktan büyük olan gebeliklerde oluşan düşüklerde sıklıkla komplet abortus oluşur. Muayenede kanamanın az olduğu gözlenirse ve tercihan vajinal ultrasonografide uterusun içinin tamamen boşaldığı gözlenirse ek müdahale gerekmez.

    Bazı durumlarda ise düşük eylemi başlar ancak uterusun içinin kendi kendine boşalması uzun sürer ve bazen de tam boşalma hiç gerçekleşmez. Bu duruma da inkomplet abortus (tamamlanmamış düşük) adı verilir. Özellikle 6 hafta ile 14 haftalık gebeliklerin düşükle sonuçlandığı durumlarda zarlar ve yeni gelişmekte olan plasenta uterusa sıkıca tutunmuş olduklarından uterus kasılmaları bu yapıları yerinden söküp dışarı atmakta zorlanır.

    Düşük eylemi sürdükçe uterus tam boşalamamış olduğundan kanama devam eder. Bu durumlarda hem kanamayı durdurmak, hem de içeride kalan parçaların enfeksiyona yolaçmasını önlemek için kürtaj yapılması gerekir. Kürtaj, gebelik haftasına göre değişmek üzere, 10. haftaya kadar genellikle plastik boru şeklinde aletlerle uterus içinde kalan parçaların temizlenmesi işlemine verilen isimdir. Plastik borular, arka kısımlarına takılan vakumun emici etkisiyle ve yine uçlarının nispeten keskin olması nedeniyle uterus duvarına yapışık halde bulunan “parçaları” uterus dışına çekerler. Bazı durumlarda aynı işlem küret adı verilen metal aletler yardımıyla hafifçe kazınarak yapılması gerekebilir.

    Rest plasenta (”parça kalması”)

    Düşük sonrası veya yasal tahliye sonrası uterus içinde plasenta ve gebeliğe ait diğer bazı parçaların kalmasına verilen isimdir. Kanamayı durdurmak ve enfeksiyonu önlemek için genellikle kürtaj uygulanması tercih edilir.

    Habituel abortus (tekrarlayan düşükler)

    Bir kadının en az iki kere (bazı ekollerde üç kere) düşük yapmasına verilen isimdir.

    Düşük neden olur?

    Oosit (yumurta hücresi) döllendiği andan itibaren gebelik başlar. Döllenen yumurta hücresi Fallop tüpünde ilerleyerek uterus içine ulaşır ve burada en uygun yerde yerleşir. Bu yerleşme (implantasyon) sonrasında beta HCG salgısı başlar.

    Doğanın en önemli görevlerinden biri yeryüzünün canlılara sunduğu sınırlı kaynaklarından en mükemmel olan canlıların faydalanmasını sağlamaktır. Bunun için de doğa(l) mekanizmalar yeni canlı oluşumunun her aşamasında ve hatta canlılar dünyaya geldikten sonra da hayatın her aşamasında devreye girerek tüm canlılar bir sınava tabi tutulur, “hatalı” olanlar ortadan kaldırılır ve kusursuz olanlara “yer açılır”. “En mükemmel” olan burada genetik, yapısal ve işlevsel olarak en mükemmel olan anlamında kullanılmaktadır.

    Doğal seleksiyon (seçim) adı verilen bu fizyolojik mekanizma “hatalı” olan organizmaları bulur ve yukarıda anlattığımız gibi, mükemmel olanlarına yer açmak için bir anlamda kendi yaptığı hataları yokederek düzeltmeye çalışır. En dar anlamda bakıldığında “düşük” bu fizyolojik mekanizmanın dışavurumlarından biri olarak görülebilir.

    Doğal seleksiyonun düşük eyleminde en önemli özelliklerinden biri en erken dönemlerde devreye girmesidir. Hata henüz büyük boyutlara ulaşılmadan bertaraf edildiğinde mekanizma daha iyi işler. Bu nedenle her ne kadar “düşük” terimini ilk 20 hafta içinde oluşan bir olay olarak tarif etmiş olsak da aslında düşükler en sık gebeliğin oluştuğu ilk günlerde oluşur ve önemli bir kısmı da henüz adet gecikmesi gibi gebelik belirtileri oluşmadan, yani kadın gebe olduğunu algılamadan meydana gelir. Döllendikten hemen sonra süreç işlemeye başlar ve döllenmiş olan ancak “kalitesi düşük” yumurta hücresi hemen yokedilmeye çalışır. Bu süreç o kadar hassas işler ki, bu aşamadan adet gecikmesi olan gebeliğin dördüncü haftasına kadar oluşmuş olan gebeliklerin yaklaşık %′i düşükle sonuçlanır.

    Bu gerçeği beta HCG hormonu ölçüm yöntemleri geliştirildikten sonra anlamış bulunuyoruz. Yukarıda anlattığımız gibi implantasyon (uterus içinde yerleşme) oluştuktan hemen sonra başlayan beta HCG salgısı hassas laboratuar incelemeleriyle ölçülebilmekte ve kadında henüz adet gecikmesi olmadan beta HCG salgısının arttığının gözlenmesiyle gebelik tanısı kesin konabilmektedir (gebeliğin tanısı hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayın). Bu aşamada henüz biyolojik olarak gebelik başlamamış olduğundan ve kan biyokimyasına göre (yani beta HCG artışına göre ) gebelik tanısı konduğundan gebeliğe “kimyasal gebelik” adı verilir.

    Doğal seleksiyonun diğer bir özelliği de hatalarını düzeltme yönündeki tutumunu “inatçı” bir şekilde devam ettirmesidir. Kadında adet gecikmesi olduktan sonra da takip devam eder ve tanısı konmuş gebeliklerin yaklaşık %15′i de gebeliğin ilerleyen haftalarında düşükle sonuçlanır. Yani bunun anlamı, oluşmuş gebeliklerin yaklaşık %40′ı düşükle sonuçlanmaktadır! Bu durum doğanın çok hata yapmasından değil, en ufak hataları bile “affetmemesinden” kaynaklanan bir durumdur.

    Gebelik haftası ilerledikçe gebeliğin düşükle sonuçlanma olasılığı azalır. Zira doğal seleksiyon süreci “hatalı gebelikleri” sıklıkla erken gebelik haftalarında yakalar ve sonlandırır. Nitekim düşüklerin %80′i gebeliğin ilk 12 haftasında gerçekleşir ve bu haftadan sonra düşük riski giderek azalır. Yapılan bazı çalışmalar bebeğin ultrasonografide kalp atışlarının gözlenmesi durumunda düşük riskinin %3′e kadar düştüğünü göstermektedir.

    Yukarıda anlattığımız bu doğal seleksiyon süreci elbette her düşüğün nedeni değildir. Özellikle tekrarlayıcı düşüklerin önemli bir kısmı, kadında varolan bazı yapısal kusurlara (uterus şekil bozuklukları gibi), hormonal dengesizliklere (polikistik over gibi, tiroid işlev bozuklukları gibi), kadında ve /veya erkekte varolan genetik bazı kusurlara bağlı (dengeli translokasyonlar gibi) olarak da oluşabilir.

     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 18 Mayıs 2017
  2. ELİF KAYA

    ELİF KAYA Forum Okuru

    Ben hasmılelıkten kurtuklmak ıstıyorum ne olur yardım edın
     
  3. serenay21

    serenay21 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    18 Mayıs 2017
    Mesajlar:
    1
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Şehir:
    istanbul
    11 haftalık hamileyim ve acilen düşük yapmam gerekiyor daha önce haplarla düşük yapan varsa bilgi versin lütfen.Çok zor durumdayım. Aile zoruyla istemediğim biriyle dini nikahla evlendirildim.Şerefsiz herif beni başkalarına peşkeş çekti.Beni bir mal gibi kullandı pislik adam ne olur yardım edin.
     
  4. SadmiN

    SadmiN ♥ Evli Mutlu Çocuklu ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    14.834
    Beğenilen Mesajlar:
    1.092
    Ödül Puanları:
    113
    Selamlar sevgili Serenay,

    durumunuz için çok üzüldük. bu sitede çok sayıda bebek sahibi olmak isteyen anneler var. Yani size şu şekilde düşürebilirsiniz demek emin olun bizlere de pek mantıklı gelmiyor. Bizim edeceğimiz yardım malesef yok. 11 haftalık hamileliğin sonlandırılması için doktorlarla görüşmeniz gerekiyor.

    Sevgiler.
     
  5. 26Ceyda

    26Ceyda Forum Okuru

    12 haftalık hamileyim nişanlım hamileliği duyduktan sonra yurt dışına kaçtı kürtaj içinse artık çok geç ve bu süreçte artık yasal değil ailemden sürekli hakaret ve şiddet görüyorum lütfen yardımcı olun!!!! Doktorlara gittim yasal süreçte ama babasının iznini soruyor fakat ona da ulaşamıyorum! bu bebeği tek başıma büyütemem lütfen yardım edin bildiğiniz bir yöntem varsa lütfen söyleyin!!
     
  6. *BEYZA*

    *BEYZA* Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    15.274
    Beğenilen Mesajlar:
    2.285
    Ödül Puanları:
    113
    Kürtaj yaptırmak için hem yasal sürenin bittiğini söylüyorsunuz hemde babasının kürtaj için izninin olması gerektiğini. Yasal süreç bittiyse babasının izninede artık gerek yok. Bu durumda yapmanız gereken ; Aileniz tarafından fiziksel ve sözlü şiddete maruz kaldıysanız kadın sığınma evine gidin. Evde düşük yapmaya kalkmayın kendi canınızdan olabilirsiniz. Ayrıca evde düşük yapmanız için hiç bir şekilde size öneride bulunmuyoruz.İnternet ortamında düşük yapmak için satılan ilaçlarıda kullanmanızı tavsiye etmiyoruz .Bu ilaçları temin edenler hakkında yasal işlemlerin uygulandığınıda hatırlatalım..
     
  7. semasu

    semasu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    Çarşamba
    Mesajlar:
    1
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Benimde 11 haftalık istenmeyen hamileliğim var.Daha doğrusu sağlık bir hamilelik söz konusu ((( Dün 3'üncü kez doktor kontrolüne gittim.Doktor hamileliğin sağlıklı olmadığını ve kürtaj olmam gerektiğini söyledi.Fakat ben cerrahi müdahale olmasını istemiyorum. ****** diye bir hapla doktor kontrolünde düşük yapabileceğimi belirtti.Daha önce bu hapı kullanan var mı?Aklım çok karışık bilgisi olan varsa yardımcı olsun lütfen!
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 24 Mayıs 2017 21:16
  8. SadmiN

    SadmiN ♥ Evli Mutlu Çocuklu ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    14.834
    Beğenilen Mesajlar:
    1.092
    Ödül Puanları:
    113
    selamlar, doktorunuz tavsiye ettiyse ve reçete ile yazabiliyorsa kullanın tabi o tavsiye ediyor ise. Onun haricinde bilinmedik yasak olan ilaçlardan kesinlikle uzak durun.
     
  9. SadmiN

    SadmiN ♥ Evli Mutlu Çocuklu ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    14.834
    Beğenilen Mesajlar:
    1.092
    Ödül Puanları:
    113
    Bu arada ismini yazdığınız hapın satışı yasaklar listesinde olduğu için ilgili bölümü yıldız şeklinde gizledik bilginiz olsun. Yasak ve satışa kapalı olan hap isimlerini lütfen yazmayınız.
     
  10. *BEYZA*

    *BEYZA* Administrator Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    15.274
    Beğenilen Mesajlar:
    2.285
    Ödül Puanları:
    113

    Ne üç kağıtçısınız ya insanların hayatlarını hiçe sayarak sağlıkları üzerinden prim yapıyorsunuz. Kaç defa sizi banladım arsız arsız gelip tekrar üye olup ilacınızın reklamını yapıyorsunuz . Şimdi ip adresinizi savcılığa bildiriyorum hakkınızda işlem başlatsın !
     
Hamilelikten kurtulmanın yolları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Midedeki şişkinlikten kurtulmanın yolları

    Midedeki şişkinlikten kurtulmanın yolları

    Ağır kaçan yemeklerin sonunda yaşanan mide şikayetleri çoğu zaman oldukça tatsız anlar yaşatabiliyor. Midede ve karındaki şişlik hissinin sebebi yutulan hava veya hazmederken bağırsaklarda oluşan gazlar olduğunu belirten uzmanlar, ayrıca hızlı yemek, hareketsizlik, stres ve endişe ile mide veya bağırsaklardaki rahatsızlıkların buna neden olabileceğini söylüyor. Bu durumdan şikayetçi olanların,...
  2. Selülitlerden kurtulmanın yolu rezene

    Selülitlerden kurtulmanın yolu rezene

    selülitten kurtuldum Selülitlerinizden doğal bitkisel yöntemlerden biri olan rezeneyle hiç baş etmeyi denediniz mi işte gerekli malzemeler ve formülün uygulanışı Malzemeler: Rezene, Anason, Biberiye. Hazırlanışı ve kullanımı: Sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı, kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10...
  3. Böceklerden ilaçsız kurtulmanın yolları

    Böceklerden ilaçsız kurtulmanın yolları

    Bu konu; böceklere ilaçsız çözüm hakkında bilgi verir. Benim gibi allerji sorunu olanların yüzünü güldürecek olan bir öneriyle geldik. Böcek sokmalarından her yaz şikayetçi oluruz, öğrendiğimiz yöntemlerle böcek ısırıklarının etkisini azaltmaya çalışırız ancak esas çözüm kesinlikle böcekleri eve sokmamaktan geçiyor. Peki bu o kadar kolay mı? Kimyasal ilaçları evinize sokamıyorsanız...
  4. Gebelik Stresinden Kurtulmanın Yolları

    Gebelik Stresinden Kurtulmanın Yolları

    gebelik stresi, hamilelik stresi, gebelik stresinden korunma Sevgili melekler, gebelik süreci hiç de kolay bir süreç değildir. Bu süreç boyunca endişe etmenizi gerektirecek pek çok durumla karşılaşabilirsiniz. Beslenmeniz, bebeğinizin sağlığı, doğumu, doğum sonrası gibi pek çok konu endişe kaynağınız olabilir. Eğer bu ilk gebeliğinizse bu endişeler sizi strese sokabilir. Gebelik stresi...
  5. astımdan kurtulmanın yolları

    astımdan kurtulmanın yolları

    astım nasıl geçer,astım tedavisi,astım geçer mi,astıma ne iyi gelir,astım tedavisi hakkında bilgiler Ergenlikte düzeldiği iddia edilen hastalık hayatın ilerleyen evrelerinde¸ kimi zaman hamilelik sırasında, kimi zaman askerlikte yeniden kendini gösteriyor ancak buna engel olmak mümkün. Çocuk Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, astımın nedenlerini, korunma yöntemlerini ve...

Sayfayı Paylaş