Hersekli Arif Hikmet Kimdir?

  • Konbuyu başlatan Uzman SühaN
  • Başlangıç tarihi
Uzman SühaN

Uzman SühaN

Administrator
Yönetici
Hersekli Arif Hikmet Kimdir?
Hersekli Arif Hikmet (d. Mostar 1839- ö. İstanbul 1903). Şair.



Hersek valisi Zülfikar Nafiz Paşa’nın oğlu. On bir yaşında büyükbabası tarafından tımarlı süvari miralaylığına getirildi. Babasının ölümü üzerine ailece önce Bosna’ya oradan da İstanbul’ a göç ettiler (1854). Medrese öğrenimi gördü, Sadaret Mektubi Kalemi’ne atandı. Sonra Cevdet Paşa’nın aracılığıyla adliyeye girdi.


Ceza muhakemeleri zabıt katipliği, Bursa, Manastır, Kastamonu, Adana gibi illerde Bidayet Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığı yaptı. İstanbul istinaf Mahkemesi üyeliğinde, başkanlığında bulundu (1897-1900). Son görevi Temyiz üyeliği idi (1901). Mezarı Topkapı’dadır.



2.jpg








Hersekli_arif_hikmet20. yüzyılda Divan şiirini sürdüren güçlü şairlerin başında Hersekli Arif Hikmet de vardır. Encümen-i Şuara adını alan eski şiirin son ocağı, ilk kez 1861’de onun evinde toplandı, haftada bir de toplantılarını sürdürdü. Önceleri Ziya Paşa ve Namık Kemal‘i de bu grup içinde görürüz.



“Hersekli Arif Hikmet, ustalarının sanatını, klasik dil zevkini ve katıksız tasavvufi ilhamını en çok benimseyenlerdendir. Arif Hikmet Bey’in şiir dilinin Leskofçalı’ya nazaran daha az yüklü ve zamanının Türkçesine nispeten daha yakın olduğunu söyleyelim.” (A.H. Tanpınar).



Hikmetâ geçmem yine sevda-yı vasl-ı yârdan
Çâk çâk olsa giribânım da damânım gibi
***
Derdimi nâlelerim eyledi izhâr sana
Ben ne hacet ki diyem hâlimi tekrar sana
***
Mekân bilen sana âlemde lâmekân diyemez
Gönül müsün ya gönül mü mekânın ey bülbül
***
Gidersem kabre ger bu renciş-i hicrân ile Hikmet
Hezârân nâle-i cansûz olur peydâ giyâhımdan
***
Mekân bilen sana âlemde lâ-mekân diyemez
Gönül müsün ya gönül mü mekânın ey bülbül

Dem urdu sende meğer sırr-ı nâyı Mevlânâ
Nedir bu nağme-i hikmet-feşânın ey bülbül


Divan’ı, İbnülemin Mahmut Kemal tarafından bastırıldı (1918). Felsefe, tasavvuf ve siyasetle ilgili Levâyihü’l-Hikem, Sevânihü’l-Beyân gibi yapıtları ise basılmadı.
 
Üst