herseyinde bir sonu varmis tipki bizim gibi
uyandim
seni düsündüm
birden bire duvar
birden bire gece yarisi
sonra devriye parolasi ve rüzgar
ve birden bire bir kalp agrisi
uyandim seni düsündüm
ey yar
ey gögsümün
sol yarisi...
ömrümü bu rüzgarlara
savurmami saymazsak
bu serseri yagmurlarda aklim kalacak
yurt büyütüp divane
gezerken mapuslarda,aldirmadan yürüyende aklim kalacak
yoruldum ve yanildim vuslatlarin izinde
beyhude kederlerde
sözüm kalacak
bu dünyadan gidilir,gidilmesinede
günlerin yakasinda elim kalacak
aldirmadan yürüyende ahim kalacak....
kulaklarimda
rüzgar ugultusu
aglayan bir yüz var derinlerde
hoscakal ile baslardi bulusmalar
disarisi,maviye kosan bir cocutu
icim,yagmur cildiriyor
simdi
nedemeli uzak düstügüm sehirlere kapiyi kime carpip cikmali
vedalar`ki
beynimi yagmaliyor
bu yanlizligi
simdi kim üstlenecek
sirenler bogarken sokaklari
gece tüm esgaliyle ayakta
bir ben korkuyorum tevekkül icinde
birde sonunun ne olacagini bilmeyen
gün
firari
kirli bir geceden
agir bir sis basmis istanbulu
eylülün 13.sabahinda
ajanslar maglubiyet icinde
her yüzde bir matem
kacacak hicbir hürriyet yok
bu aciyi hicbir mahzen saklamaz
ve o gökyüzü bir daha
geri dönmez
hocakal yarin
hoscakal seni severken
hoscakal sevgili ülkem
hoscakalmanizda
iyimser bir ahmet...
kolay olmadi
olmadigin günlerin sabahinda uyanmak
yagmur kokan topraga dokunmak
biraz garip ve acim tirakti
sert bir rüzgar sonrasi
ürperirken icim
bir parca aksam sarabina kanar
susar gece
isiklar susar
yüregim kisa devre yapmis
tüm duygularim lal
agir bir sensizlik cöktü senden sonra
o yorgun yakarislari derin bir sessizlik sarar
yikar
ya öylesine
artik duyulmak bir okadar zor
cok uzaklardan
ölmekse kolay
hangi ihtimal geri getirir seni
bu sürgün bulutlar
kimin icin göcer
deniz coktan cekilmis
balikekmek yedigimiz ütopya
artik yok
herseyinde bir sonu varmis tipki bizim gibi
her satir basladigi yerde
kimsesiz kalirmis
gerisi yagmur islanmis
asili keder
bir daha dönmeyeceksin
gözlerin uzak bir ömür
vedasini birakip gitmis
gittin
bir daha gelmeyeceksin...
alinti
seni düsündüm
birden bire duvar
birden bire gece yarisi
sonra devriye parolasi ve rüzgar
ve birden bire bir kalp agrisi
uyandim seni düsündüm
ey yar
ey gögsümün
sol yarisi...
ömrümü bu rüzgarlara
savurmami saymazsak
bu serseri yagmurlarda aklim kalacak
yurt büyütüp divane
gezerken mapuslarda,aldirmadan yürüyende aklim kalacak
yoruldum ve yanildim vuslatlarin izinde
beyhude kederlerde
sözüm kalacak
bu dünyadan gidilir,gidilmesinede
günlerin yakasinda elim kalacak
aldirmadan yürüyende ahim kalacak....
kulaklarimda
rüzgar ugultusu
aglayan bir yüz var derinlerde
hoscakal ile baslardi bulusmalar
disarisi,maviye kosan bir cocutu
icim,yagmur cildiriyor
simdi
nedemeli uzak düstügüm sehirlere kapiyi kime carpip cikmali
vedalar`ki
beynimi yagmaliyor
bu yanlizligi
simdi kim üstlenecek
sirenler bogarken sokaklari
gece tüm esgaliyle ayakta
bir ben korkuyorum tevekkül icinde
birde sonunun ne olacagini bilmeyen
gün
firari
kirli bir geceden
agir bir sis basmis istanbulu
eylülün 13.sabahinda
ajanslar maglubiyet icinde
her yüzde bir matem
kacacak hicbir hürriyet yok
bu aciyi hicbir mahzen saklamaz
ve o gökyüzü bir daha
geri dönmez
hocakal yarin
hoscakal seni severken
hoscakal sevgili ülkem
hoscakalmanizda
iyimser bir ahmet...
kolay olmadi
olmadigin günlerin sabahinda uyanmak
yagmur kokan topraga dokunmak
biraz garip ve acim tirakti
sert bir rüzgar sonrasi
ürperirken icim
bir parca aksam sarabina kanar
susar gece
isiklar susar
yüregim kisa devre yapmis
tüm duygularim lal
agir bir sensizlik cöktü senden sonra
o yorgun yakarislari derin bir sessizlik sarar
yikar
ya öylesine
artik duyulmak bir okadar zor
cok uzaklardan
ölmekse kolay
hangi ihtimal geri getirir seni
bu sürgün bulutlar
kimin icin göcer
deniz coktan cekilmis
balikekmek yedigimiz ütopya
artik yok
herseyinde bir sonu varmis tipki bizim gibi
her satir basladigi yerde
kimsesiz kalirmis
gerisi yagmur islanmis
asili keder
bir daha dönmeyeceksin
gözlerin uzak bir ömür
vedasini birakip gitmis
gittin
bir daha gelmeyeceksin...
alinti