İmanla ölmek için neler gerekir?

Uzman SühaN

Administrator
İmanla ölmek için neler gerekir?
İmanla ölmek için, doğru iman sahibi olmaya, salih ameller yapıp, salih arkadaşlar edinmeye çalışmak gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kulun Kıyamet günü ilk hesaba çekileceği ameli namazdır. Eğer o düzgün çıkarsa, diğer amelleri de düzgün olur. Eğer o bozuk çıkarsa diğer amelleri de bozuk olur.) [Taberani]

(“Sübhanallah” demek mizanın sevap kefesinin yarısını doldurur. “Elhamdülillah” demek ise tamamını doldurur. Tekbir getirmek gökle yer arasını doldurur.) [Tirmizi]

(Mizanda en ağır gelen şu beş kelimedir: "Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber" ve kendinden evvel ölen salih evlat sebebi ile beklediği ecirdir.) [Nesai]

(Yemin ederim ki, yer ve gök arasındakiler getirilse, mizanın bir kefesine konulsa."Lâ ilâhe illallah" ise diğer kefeye konulsa, muhakkak onlara ağır basar.) [Taberani]

(80 yaşına gelen Müslüman, mizana getirilmez, sorguya çekilmez ve kendisine hadi Cennete gir denir) [Ebu Nuaym]

(Cebrail aleyhisselam, haber getirdi ki: "Dilediğin kadar yaşa elbette öleceksin. İstediğini sev nihayet ondan ayrılacaksın. İstediğini yap nihayet onun hesabını vereceksin.") [Taberani]


3.jpg






(Herkes bir an bile biri ile arkadaşlık etse, arkadaşlığının hesabını verecektir.) [İbni Cerir]Bir insanın yaşantısı, onun inancını, amelini ve şahsiyetini gösteren bir ayna gibidir. Tanımadığımız bir insanla biraz konuştuktan, beraber yolculuk ettikten veya bir alışverişte bulunduktan sonra, onun hakkında belli bir hükme varırız; iyi veya kötü adam deriz. Fakat bir insanın hem iyi taraflarını, hem kötü taraflarını biliyorsak, onun hakkında karar verme hususunda da ölçümüz bellidir: İyi yönleri kötü yönlerinden fazla ise iyi; kötü yönleri iyi yönlerinden fazla ise kötüdür. Başka bir ifade ile, bir insanın iyilik ve kötülüğü Allah’a olan kuluğu ile ölçülür. Bir insan inandığı gibi yaşıyor, kulluk vazifelerini yerine getirmeye gayret ediyorsa, o insan Allah katında iyidir ve makbul bir kuldur. Fakat imanı olduğu halde, İslâma uymayan hal ve hareketleri varsa, bu insan günahkâr insandır.

Bu çeşit insanlar ölünce onları nasıl bir âkibet beklemektedir? Peygamber Efendimizin (asm) bu konudaki ifadeleri açıktır:

“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.” (bk. Aliyyülkârî, Mirkâtü’l-mefâtîh 1/332, 7/375, 8/431)

Bu gerçek başka bir hadiste de şöyle dile getirilir:

“Kim ne halde iken ölürse, Allah onu o şey üzerine diriltir.” (Feyzü’l-Kadîr, 6/226)

Allah’a ve diğer iman esaslarına imanı sağlam olan bir insan, öldüğü zaman mü’min ve Müslüman sayıldığından, Müslüman muamelesine tâbi tutulur. Böyle bir insanın âhiretteki durumuna gelince, bu hususta Peygamberimizin (asm) şu meâlde bir hadisi vardır:

“Kim Allah’tan başka bir İlâh olmadığını bilerek ölürse cennete girer.” (2 Müslim, İman: 43)

Bir insan öldükten sonra, Müslümanların onun hakkındaki şehadetleri ve kanaatleri de önemlidir. Müslümanlar o adamın imanlı, iyi bir insan olduğunu söylüyorlarsa, Cenab-ı Hakk'ın onların şehadetine göre muamele edeceğine dair rivayetler vardır. Yine, Müslümanların aleyhinde şehadet ettikleri kimse de ona göre muameleye tâbi olacaktır.

Buna göre bu dünyada iman ve ibadet üzerinde yaşayan insan, inşallah ölüm anında da imanla gidecektir. Evet, korku ve ümit arasında yaşamak gerekir. Ancak bu hal insanı ümitsizliğe sevketmemelidir.
 
Üst