Kendine biraz zaman ayır ve nefsini keşfet

Kendine biraz zaman ayır ve nefsini keşfet
evet arkadaşlarım hepimiz zaman zaman kendimize kısa zamanlar ayırarak nefsimizin muhasebesini yapmalı, düşünmeli, tartmalı nefsimizle neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı bulmamız gerekmiyormu yanlışlarımızı görmek bizi doğruya götürür doğrularımız ise daha yüksek seviyeye ulaştırır sizcede öyla değilmi?




Ehl-i tarik; emmare, levvame, mülhime, mutmainne, râziye, mardiye, kâmile diye nefsi yedi kademede ele almışsa da, insan, levvame basamağından İslâm sarayına girer, mutmainne makamında velayet koltuğuna oturur, kimisi oturduğu yeri bilir, kimisi de bilmez. Bunların halleri makamlarını ilan eder amma, çoğu zahiren virane gibidir. Onları tanımak için göz yetmez, basiret de lazım.

Hemen şunu söyleyeyim ki; veliyi, türbeyi tanımak insana fazla bir şey vermez. Önemli olan bir insanı velayet makamına çıkaran sırrı yakalamaktır.

Nefs-i mutmainne'de Mü'min, Allah'ın sıfatlarından, hakimiyetinden, icraatından, Nebi'sinden, dininden emindir, tereddütü olmaz. Kâinat nizamı içinde dinî nizamı bilir, bunlara hayatını uydurmaya çalışır.

Allah'a itaate, sünnet-i seniyyeye doymayan bir hali vardır, bu sebeple riyazatı tercih eder.

Mânen beslenmeyenin riyazatı ve uzleti, tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Nefs-i râziyede istekler iyice azalır. İnsanlardan bir şey istemezken, ümidi, emeli tükenir. Allah'tan da bir şeyler istemez, sadece ve sadece Allah'ın rızasına talip olur. Bu makamdaki insanı başkaları anlayamaz. "Ne garip kimse" derler, onun hayatını taklit edilmez zannedip, istisnai insan sınıfına katarlar. Günümüzde bunlara 'pasif' diyenler de çıkar. Güneş, toprak, çekirdek çok pasif görünür; fakat aktiflerin bütünü onların sebebiyledir.

Kendisiyle değil, başka şeylerle meşgul olanlar, insanı da insaniyeti de keşfedemez, dünya ve ahireti tehlikeye düşürebilir. İnsan kendini keşfetmeli ki şuurlu Müslüman olsun.

İnsanın kendisiyle meşgul olması çok önemli. İslâmî ilimler elde edilecek, bunları bir mihenk gibi kullanıp, insan kendi kendini tartacak, ölçecek... Terazi kendini tartmaz amma insan bunu yapabilir. Göz kendini görmez, basiret görür, insan kendini hesaba çekebilir. Gerçi günahı görecek mikroskoplar icat edilmedi amma nefs-i emmareye gelen bunları başarabilir.

Müslüman, nelerden kendini kurtaracak?

Evvela kendinden kendini kurtaracak, İslâm'a uymayan yönlerini sırat-ı müstakime çekecek.

Sonra en yakınlarından, akrabalarından, komşusundan, okuldan, işyerinden... Bunların med ve cezrinden kurtulup, İslâm'ın rotasında saadet-i ebediyye'nin yolunu tutmaya çalışacak.

Çürüyen, çürüten cemiyetten kurtulup, çöplüklerden bahçeler düzenleyecek...Zavallı insan ne kadar romantik, ne kadar şairane değil mi?

Bunların aksi de ne büyük felaket!.. Zavallı insanlar, birbirini yemekle meşgul. Bu şaşkınlara su gibi, hava gibi nur gerek, ta ki hakkı bâtıldan ayırsınlar. O nur da nefs-i levvameye adım atıp, "suç bende!" filamasını elinde taşıyacak, irfan ordusuyla tecelli edecektir.
alıntı
 
Üst