1. ßeLeN

    ßeLeN Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.866
    Beğenilen Mesajlar:
    1.304
    Ödül Puanları:
    113

    Küçük Kız ve Topu

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında ßeLeN tarafından paylaşıldı.

    dua etmek, önemi, dua ne demektir, kabul olurmu , dua etmek hakkında hikayeler burada

    Sizlerde dua etmeyı denediniz mi en sıkıntılı anlarınız da ?


    Belki hemen gercekleşmez ama o duaların sevabı bile yeter bizlere...



    Deniz kenarına oturmuş, gözlerini ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hali, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip:
    - Merhaba delikanlı! dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi? Küçük çocuk, başını çevirmeden;

    - Ama rüzgarlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü. Adam, çocuğun yanına oturup: - Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım, dedi. Ama şimdi adım bile atamıyorum.
    Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı.
    Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla:
    - Ümidini hiçbir zaman kaybetme!. dedi. Bence dua etsen çok iyi olur. Çocuk, büyük bir sevinçle:
    - Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düştüğü yeri bilir mi?
    - Allah isterse eğer, ona öğretir, dedi ihtiyar. Topun geri gelmese de, duaların sevabı sana yeter.
    Küçük çocuk, yaşlı adamın sözlerini biraz düşündükten sonra, her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı duaları ard arda sıraladı. Daha sonra da, topun dönmesi için Allahtan yardım istedi. Ama üzüntüsü azalmamıştı. 0 topa bir sürü para harcamış, bayram parasını bile ona katmıştı. Şimdi artık tek şansı, bazen olduğu gibi, rüzgarın aniden yön değiştirmesiydi. Ama deniz çok büyüktü, topu ise küçücük...
    Akşam üstü hava biraz daha sertleşti. Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü.
    Çocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandı. Yaşlı adam, hep aynı balıkçıdan alışveriş yapardı. Sonunda onu bulup:
    - Avınız inşallah iyi geçmiştir!. dedi Eğer varsa, birkaç kilo alabilirim.
    Sandaldaki adam, bir kova içindeki balıkları gösterip:
    - Zaten ancak o kadarcık tutmuştum, dedi. Denizde “av” diye bir şey kalmadı.
    - Dua etmeyi denediniz mi? diye atıldı çocuk. Ümidinizi sakın kaybetmeyin!.
    Balıkçı için her şey tesadüftü. Bunun için de “rast gele” derlerdi. Ama şimdi bir şey hatırlamıştı. Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi. Çocuğun yanaklarını okşarken:
    - Dua ha!. diye mırıldandı. O zaman tutar mıyım?
    - Tutamasanız bile, duaların sevabı size yeter, dedi çocuk. Bunu yeni öğrendim. Balıkçı, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu. Başını ağır ağır sallayarak:
    - Ben de yeni öğrendim!. diye gülümsedi. Üstelik de küçük bir öğretmenden.
    Çocuk, bu sözlerden çok hoşlanmıştı. Artık topun gitmesine üzülmüyordu.
    Yanındaki yaşlı adam ona bir göz kırparken, balıkçı tekrar sandala yöneldi ve ağların üzerindeki eski örtüyü açtı. Bir top vardı orada. Henüz ıslak olduğundan, ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu.
    Balıkçı, onu çocuğa uzatıp:
    - Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez!. dedi. Bunu biraz önce denizde buldum!
    Küçük çocuk, rüyada olmalıydı. Hiç beklenmedik şeylerin yaşandığı bir rüya. Aceleyle sağa sola bakındı. Ama her şey gerçekti. Balıkçı da, sandal da, ihtiyar da...
    Topu ise, işte ellerindeydi. Ona sıkıca sarılıp:
    - Bir daha benden izinsiz gezmek yok!. dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun o zaman?



     
Küçük Kız ve Topu konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Küçük Kızın Armağanı

    Küçük Kızın Armağanı

    Küçük Kızın Armağanı Adam 3 yaşındaki kızını, pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı... Bayram sabahı küçük kız paketi getirip "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü, acaba gereğinden fazla mi tepki göstermişti kızına... Bir gece önce yaptığından...
  2. nev -küçük kız

    nev -küçük kız

    Küçük kız acelen nereye Bir selamın yok mu Eteklerin zil çalıyor Örgülerin nerede Korkuyorum yorulacaksın Boş sokaklarda diye Küçük kız acelen nereye Küçük kız acelen nereye Küçük kız acelen nereye Kim bilir neydi derdin Neler geçerdi aklından Başka başka şeyler anlatırdın da bana Yine de anlamamı isterdin Herkesten daha fazla Ne söylesem de yetmezdi sana ne yapsam da Küçük kız acelen...
  3. Yaramaz Küçük Kız

    Yaramaz Küçük Kız

    yaramaz kız şiiri Ey benim güzel karanlığım,yeşilliğim,aydınlığım.. Ey benim kor ateşim,yangın yerim,sabırsızım... Gözlerinde oturan küçük kızın küçük elleri Sapanıyla mı vurdu yüreğine acımadan.. Aslında bir artniyeti yoktu belki de Bir teşekkür edecekti sadece bahçenden toplayıp Verdiğin eriklere.... Bilmezdin ki sen etekleri hüzün dolu o kızın Bilmezdin ki üstü başı görünmez yamalardan.....
  4. Başörtülü küçük kızlar

    Başörtülü küçük kızlar

    başörtülü kızlar , başörtülü küçük kızlar, başörtülü minik kızlar
  5. uçurumun kenarındaki küçük kızım...

    uçurumun kenarındaki küçük kızım...

    Anneme dönüyorum;yorgun yüzündeki masmavi gözlerine bakarak; "Burdan atlasam canım acır mı anne?" diyorum... "Olmaz.." diyor."Ben yanındayken sana birşey olmaz,izin vermem!" Şimdi yine uçurumun kenarındayım... Bu sefer yalnız.. Annemin yüzündeki yorgunluğu miras edinip kendime; uzun uzun bakıyorum uçuruma.. "SusuyoruM!" Hayallerim geliyor...

Sayfayı Paylaş