1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    31.581
    Beğenilen Mesajlar:
    2.320
    Ödül Puanları:
    113

    Mimar Sinan (1489 - 1588)

    Konu, 'Osmanlı Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Türk< Konu Resmi..>
    mimar. Dünyanın en büyük yapı sanatçılarından biridir. Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu< Konu Resmi..>
    17 Temmuz 1588'de İstanbul'da öldü. Doğum tarihi kesin değildir. Ailesine ve yaşamına ilişkin kimi zaman yetersiz ve çelişkili bilgiler< Konu Resmi..>
    çağdaşı Sâi Mustafa Çelebi'nin onun ağzından yazdıklarına< Konu Resmi..>
    mimarbaşı olduğu dönemden kalan yazışmalara< Konu Resmi..>
    kendi vakfiyesine ve yazarı bilinmeyen belge ve kitaplara dayanmaktadır. Kaynaklara göre Sinan< Konu Resmi..>
    I. Selim (Yavuz) padişah olduktan sonra başlatılan ve Rumeli'de olduğu gibi Anadolu'dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulama uyarınca 1512'de devşirilerek İstanbul'a getirildi. Orduya asker yetiştiren Acemi Oğlanlar Ocağı'na verildi< Konu Resmi..>
    1514'te Çaldıran Savaşı'nda 1516-1520 arasında da Mısır seferlerinde bulundu. İstanbul'a dönünce Yeniçeri Ocağı'na alındı.

    I. Süleyman (Kanuni) döneminde 1521'de Belgrad< Konu Resmi..>
    1522'de Rodos seferlerine katıldı< Konu Resmi..>
    subaylığa yükseldi. 1526'da katıldığı Mohaç seferinden sonra zemberekçibaşı (baş teknisyen) oldu. 1529'da Viyana< Konu Resmi..>
    1529-1532 arasında Alman< Konu Resmi..>
    1532-1535 arasında da Irak< Konu Resmi..>
    Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı. Bu son sefer sırasında Van Gölü'nün üstünden geçecek üç geminin yapımını başarıyla tamamlaması üzerine kendisine haseki unvanı verildi. 1536'da Pulya (Puglia) seferlerine katıldı. 1538'de yer aldığı Karabuğdan (Moldovya) seferi sırasında Prut Irmağı üstünde yaptığı bir köprüyle dikkatleri üstüne çekti. Bir yıl sonra mimar Acem Ali'nin ölümü üzerine onun yerine sermimaran-ı hassa (saray baş mimarı) oldu. Günümüzdeki bayındırlık bakanlığına eş düşen bu görevi ölümüne değin sürdürdü.

    Mimar Sinan< Konu Resmi..>
    Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü olduğu çağda yaşamıştır. I. Süleyman (Kanuni)< Konu Resmi..>
    II. Selim ve III. Murat olmak üzere üç padişah döneminde mimarbaşılık etmiş< Konu Resmi..>
    imparatorluğun gücünü simgeleyen mimarlık başyapıtlarının tasarlanıp uygulanmasında birinci derecede rol oynamıştır. Etkisi ölümünden sonra da sürmüş< Konu Resmi..>
    her dönemde saygınlığını korumuştur. Atatürk ona ilişkin bilimsel araştırmaların başlatılmasını< Konu Resmi..>
    onun bir heykelinin yapılmasını istemiştir. 1982'de İstanbul'daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi çekirdek olmak üzere oluşturulan yeni üniversiteye onun adı verilmiştir. Sinan'ın yetişmesine ilişkin doyurucu bilgi yoksa da< Konu Resmi..>
    dülgerliği Acemi Oğlanlar Ocağı'nda öğrendiği sanılmaktadır. Acemi Oğlanlar< Konu Resmi..>
    başka işlerin yanı sıra yapı işlerinde de görevlendirilirlerdi.

    Sinan daha sonra ordunun yapı gereksinimini karşılayan birimlerinde görev almış< Konu Resmi..>
    buradaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Gerek ordunun bu birimleri tarafından usta-çırak ilişkisi içinde gerçekleştirilen yapım ve onarım çalışmaları< Konu Resmi..>
    gerek orduyla birlikte gittiği yerlerde görme olanağı bulduğu yapılar< Konu Resmi..>
    Mimar Sinan'ın eğitiminin parçası olmuştur. Çeşitli kaynaklara göre Sinan 84 cami< Konu Resmi..>
    52 mescit< Konu Resmi..>
    57 medrese< Konu Resmi..>
    7 okul ve darülkurra< Konu Resmi..>
    22 türbe< Konu Resmi..>
    17 imaret 3 darüşşifa< Konu Resmi..>
    7 su yolu kemeri< Konu Resmi..>
    8 köprü< Konu Resmi..>
    20 kervansaray< Konu Resmi..>
    35 köşk ve saray< Konu Resmi..>
    6 ambar ve mahzen< Konu Resmi..>
    48 hamam olmak üzere sayılamayanlarla birlikte üç yüz elliyi aşkın yapı gerçekleştirmiştir.


    Elli yıla yakın bir süre!Osmanlı İmparatorluğu'nun mimarbaşılığını yapmış olmasına karşın< Konu Resmi..>
    bunların hepsini onun tasarlayıp uygulamış olduğunu söylemek güçtür. Çoğunluğu İstanbul'da olmak üzere imparatorluğun her yanına dağılmış bulunan bu yapıların bir bölümünü öğrencileri ya da ona bağlı mimarlar örgütü yapmış olmalıdır. Bunların arasında onarımlar da vardır. Bu tür sayılar Sinan'a gösterilen saygıyı ortaya koyar. Onun asıl önemi< Konu Resmi..>
    yapılarında gerçekleştirdiği deneyler ve getirdiği yeniliklerle Osmanlı-Türk mimarlığını "klasik" olarak adlandırılan doruğuna ulaştırmasındadır.
    Sinan mimarbaşılığından önce de askeri amaçlı olmayan yapılar tasarlamış ve uygulamış olmalıdır. Ama ilk önemli yapıtı İstanbul'da ki Şehzade (Mehmed) Camii'dir. Kendisinin çıraklık dönemi yapıtı olarak nitelendirdiği bu cami< Konu Resmi..>
    dört ayağın taşıdığı ve dört yarım kubbenin desteklediği bir kubbe ile örtülüdür. Dış görünüşlerin kitlesel etkisi azaltılmış< Konu Resmi..>
    içerde ise daha aydınlık bir mekân oluşturma yoluna gidilmiştir. Onu izleyen Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Camii'nde ise yarım kubbelerin sayısı üçe indirilerek daha rahat bir iç mekân araştırılmıştır. Osmanlı-Türk mimarlığının en önemli yapılarından biri Süleymaniye Camii ve Külliyesi'dir. Sinan kalfalık dönemi yapıtı olarak adlandırdığı bu yapıda İstanbul'daki Bayezid Camii'nde kullanılan taşıyıcı sistemi yinelenmiş< Konu Resmi..>
    dört ayak üstüne oturan kubbeyi giriş-mihrap yönündeki yarım kubbelerle desteklenmiştir.

    Bu< Konu Resmi..>
    Ayasofya ile ortaya atılan strüktür sorunun< Konu Resmi..>
    onun tarafından bir kez daha ele alınışıdır. Süleymaniye< Konu Resmi..>
    darülkurrası< Konu Resmi..>
    darüşşifası< Konu Resmi..>
    hamamı< Konu Resmi..>
    imareti< Konu Resmi..>
    altı medresesi< Konu Resmi..>
    dükkânları ve Kanunî Süleyman ile Hürrem Sultan'ın türbeleriyle büyük bir alana yayılmış kentsel bir düzenlemedir ve Türkler'in dinsel yapılara toplumsal hizmet yapısı içeriği katmalarının en önemli örneğidir. Kubbe ve yarım kubbeler< Konu Resmi..>
    yüklerini< Konu Resmi..>
    uyumlu geçişlerle bir sonrakine iletirler. Yapı bu düzenden gelen bir dinginlikle< Konu Resmi..>
    İstanbul'un Haliç'e bakan tepelerinden birinde yer alır. Dönemin önde gelen tüm sanatçılarının katkıda bulunduğu Süleymaniye< Konu Resmi..>
    her ayrıntısıyla bir bütün olarak ele alınmıştır. Yedi yıl gibi kısa bir sürede bitirilmiş olması Sinan'ın mimarlıkta olduğu kadar örgütleme alanındaki dehasını da ortaya koyar. Yapının yapıldığı döneme ışık tutan muhasebe defterleri de günümüze kalmıştır. Sinan yapı ile çatı örtüsü için en yetkin taşıyıcı sistemi< Konu Resmi..>
    en yetkin biçimi bulmak yolunda deneyler yapmış< Konu Resmi..>
    hatta zaman zaman geçmişte kullanıp sonra terkedilen yöntemleri yineleyerek bunların nasıl ileri götürülebileceğini araştırmıştır. Kimi zaman bu tür deneyleri birbirine koşut olarak sürdüğü de görülür.

    İstanbul'daki Sinan Paşa Camii gibi kimi yapıları< Konu Resmi..>
    kubbeyi altıgen bir plana oturtmayı denemesiyle Edirne'deki Üç Şerefeli Cami'yi anımsatır. Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'nde olduğu gibi ana mekânı tek bir kubbeyle örten camileri< Konu Resmi..>
    erken Osmanlı dönemi camilerini düşündürür. Denemelerinin en ilginçlerinden biri gene İstanbul'daki Piyale Paşa Camii'dir. Burada kökenleri erken Osmanlı döneminden de önceye giden ve yapıyı çok sayıda küçük kubbe ile örten çok ayaklı cami şemasını ele almıştır. Bütün bu deneyler onu başyapıtlarından birine< Konu Resmi..>
    Edirne'deki Selimiye Camii'ne götürdükleri için önemlidir.

    Sinan ustalık dönemi yapıtı olarak nitelendirdiği bu camide daha önce İstanbul'daki Rüstem Paşa Camii'nde çözmeye çalıştığı bir sorunu< Konu Resmi..>
    yani kubbeyi sekizgen bir plan üstüne oturtma düşüncesini uygulamıştır. Böylece< Konu Resmi..>
    taşıyıcı ayaklar incelmekte< Konu Resmi..>
    yükleri ileten öğelerin küçülmesiyle de kubbe< Konu Resmi..>
    yapıdaki en önemli mekân belirleyici öğe durumuna gelmektedir. Sinan burada 31 m'yi geçen çapıyla en büyük kubbesini gerçekleştirmiştir. Külliye'nin öteki yapıları camiye göre arka planda tutulmuştur. Selimiye< Konu Resmi..>
    strüktüründen mekân oluşumuna< Konu Resmi..>
    oranlarından süslemelerine kadar Klasik dönem Osmanlı-Türk mimarlık bireşiminin dilini ortaya koyan< Konu Resmi..>
    kurallarını belirleyen çok önemli bir başyapıttır.

    Sinan< Konu Resmi..>
    öteki yapıtlarında da araştırıcılığını sürdürmüştür. Türbeleri buna örnektir. Şehzade Mehmet Türbesi'nde dilimli kubbe kullanmış< Konu Resmi..>
    alışılmadık ölçüde süslü bir yüz düzenlemesine gitmiştir. Kanuni Süleyman Türbesi'nde de iç mekân ile dış görünüş arasında bir denge kurmak amacıyla örtü olarak< Konu Resmi..>
    Osmanlı-Türk mimarlık geleneğinde çok sık kullanılmayan çift yüzlü kubbeyi seçmiş< Konu Resmi..>
    iç kubbeyi yapının içindeki ayaklara< Konu Resmi..>
    dış kubbeyi de dış duvarlara taşıtmıştır. II. Selim Türbesi'nde ise geleneksel altı ya da sekizgen plan yerine< Konu Resmi..>
    yapı öğeleri arasında karşıtlık yaratan< Konu Resmi..>
    köşelerin kesik kare planını seçmiştir. Sinan'ın< Konu Resmi..>
    denemeci tutumunu öteki işlevlerde de sürdürdüğü gözlenir. Her zaman işleve< Konu Resmi..>
    taşıyıcı sisteme< Konu Resmi..>
    yapının bulunduğu yere göre en uygun olacak biçimi araştırmıştır.

    Yola çıkış noktası geleneksel biçim ve plan şemaları olmasına karşın< Konu Resmi..>
    bunlara katı bir biçimde bağlı kalmamış< Konu Resmi..>
    koşulların gerektirdiği yerlerde yeni biçimlere yönelmiş< Konu Resmi..>
    böylece eski ile yeni arasında bir bağ oluşturabilmiştir. Sinan'ın yapıları mimarlık bakımından olduğu kadar mühendislik bakımından da önem taşır. Bu nedenle "ser mimârân-ı cihan ve mühendisân-ı devran dünyadaki mimarların ve zaman içindeki mühendislerin başı" diye anılmıştır. Yapılarının çoğunun 400 yıl sonra bile ayakta duruyor< Konu Resmi..>
    hatta kullanılıyor olması< Konu Resmi..>
    onların taşıyıcı sistemlerine olduğu kadar temellerine de özen gösterilmiş olmasındandır.

    Sinan'ın mühendis yanı su yollarıyla köprülerinde ortaya çıkar. Bunlarda zamanının sahip olduğu tüm mühendislik bilgilerini uygulamış< Konu Resmi..>
    hatta kimi zaman onları aşan< Konu Resmi..>
    ileri götüren tasarımlar gerçekleştirmiştir. İstanbul'un su sorununu çözmekle görevlendirilmiş< Konu Resmi..>
    bentleriyle< Konu Resmi..>
    tünelleriyle< Konu Resmi..>
    su yolları ve su yolu kemerleriyle< Konu Resmi..>
    biriktirme ve dağıtma yapılarıyla uzunluğu 50 km'yi aşan ve Kırkçeşme adıyla bilinen su yapılarını gerçekleştirmiştir. Süleymaniye Külliye'sine 53 milyon akçe harcanırken Kıkçeşme yapılarına 43 milyon akçe harcanmış olması da zamanında bunlara verilen önemin bir başka göstergesi olmaktadır.

    Sinan< Konu Resmi..>
    köprülerini de en az öteki yapıtları kadar önemsemiş< Konu Resmi..>
    toplam uzunluğu 635< Konu Resmi..>
    5 m'yi bulan Büyükçekmece Köprüsü ile sağlam olduğu kadar güzel de olan bir yapıt diye övünmüştür. En geniş açıklığı örtecek kubbeyi< Konu Resmi..>
    en ince ve uzun minareyi araştırmak< Konu Resmi..>
    böyle bir minaredeki şerefelere birbirleriyle kesişmeyen üç merdivenle çıkmayı denemek< Konu Resmi..>
    bu mühendislik dehasının yaratıcılığını ortaya koyan örneklerdir. Mimarlık< Konu Resmi..>
    kimi zaman< Konu Resmi..>
    içinden çıktığı toplumun genel yapısıyla uyum içinde olan bir bütünlüğe erişir. Bu< Konu Resmi..>
    kendi gününün gereksinmelerini kendi olanaklarıyla karşılayan< Konu Resmi..>
    ama geçmişin deneyim ve anılarını da içeren bir bireşimdir.

    Yapı gereçleri< Konu Resmi..>
    yapım yöntemleri< Konu Resmi..>
    elde edilen biçimlerle ve onlar da yerel-iklimsel koşullarla uyum içindedirler. Bunları birbirlerinden ve içinde bulundukları toplumsal koşullardan soyutlamak olanaksızdır. Ortaya çıkan biçimler toplumun büyük bir çoğunluğunca benimsenen simgelere dönüşür. Toplumu neredeyse yapılarıyla özdeşleştirmek olasıdır. Bu yalnız belli bir yere ve çağa özgü< Konu Resmi..>
    başka bir benzeri olmayan bir mimarlık demektir. İşte Mimar Sinan böyle bir süreç içinde yer almaktadır. Tek tek yapıtlarından çok< Konu Resmi..>
    mimarlığı uyumlu ve kendi içinde tutarlı bir bireşime götürme yolundaki çalışmalarıyla önem taşır.

    Osmanlı-Türk mimarlığı onunla birlikte bireşim sürecini tamamlamış< Konu Resmi..>
    arayış aşamasından klasik dönemine geçmiştir. Bu geçiş< Konu Resmi..>
    biçim olarak kubbeyi< Konu Resmi..>
    düzenleme ilkesi olarak da merkezi planlı yapıyı anıtsal bir mimarlığın en önemli öğesi olan kubbeyi ve ona bağlı taşıyıcılar sistemini en yalın ve açık biçimde kullanıp onu anıtsal mimarlık düzenlemelerinin çekirdeği durumuna getirmek Osmanlı-Türk mimarlığının dünya mimarlığına bir katkısıdır. Böylece hem Doğu< Konu Resmi..>
    hem Batı ile ilişki içinde olan< Konu Resmi..>
    Anadolu ve Akdeniz kültürlerine sahip çıkan bir Osmanlı-Türk İslam mimarlık bileşimi ortaya çıkmıştır.

    Bu< Konu Resmi..>
    yapıya katkıda bulunan öteki sanatları da etkilemiş< Konu Resmi..>
    imparatorluğun her yerinde ki yapı eylemleri için yol gösterici olmuştur.



     
Mimar Sinan (1489 - 1588) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mimar Sinan,ın Büyüklüğü

    Mimar Sinan,ın Büyüklüğü

    Mimar Sinan... "Bir Mimar Sinan eseri olan Sehzadebasi Cami'nin 1990'li yillarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir insaat muhendisi, caminin restorasyonu sirasinda yasadiklari bir olayi tv'de soyle anlatmasti. Cami bahcesini cevreleyen havale duvarinda bulunan kapilarin uzerindeki kemerleri olusturan taslarda yer yer curumeler vardi. Restorasyon programinda bu...
  2. Mimar Sinanin sirri

    Mimar Sinanin sirri

    mimar sinanın sırları mimar sinanın sırrı sinan ın sırları gizemi sinan eserleri ve Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genislige oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematigin bilinen 4 ana isleminden farkli besinci. bir islem bularak cozdugu soylenir. Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni...
  3. Mimar Sinan Kimdi ?

    Mimar Sinan Kimdi ?

    Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana isleminden farkli besinci. bir islem yaratarak cozdugu soylenir. Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev kurede kullanmislar. Mimar Sinan bu...
  4. Mimar Sinan Fotoğrafları

    Mimar Sinan Fotoğrafları

    Mimar Sinan Fotoğrafları arıyorum sizin sitenizde varsa lütfen bana Mimar Sinan Fotoğraflarını gönderin kızlar
  5. Mimar Sinan Resimleri

    Mimar Sinan Resimleri

    Mimar Sinan Resimleri Mimar Sinan Tabloları Mimar sinan resimleri isteyen misafirimiz için ve sizler için Mimar sinan'ın tablolarını yani Mimar Sinan resimlerini, bu sayfamızda paylaşıyoruz Melek'ler. Osmanlı baş mimarı ve inşaat mühendisi. Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde...

Sayfayı Paylaş