Etiketler:
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    orucun makbul olmasında ölçü

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Bedenî ibadetlerden biri olan oruç, Allah'ın rızasını kazanmak ve emrini ifâ etmek için, tan yerinin ağarmasından güneşin battığı zamana kadar yemekten, içmekten ve cinsî mukaarenetten kendimizi tutmaktır. Makbul bir oruç tutabilmek için, tarifteki unsurların hepsini toplamış olmamız şarttır.
    Belirtilen zaman içerisinde yemekten, içmekten ve nefsanî arzulardan kendimizi tutmakla üzerimizdeki borç ödenmiş olursa da, Allah katında makbul olacak bir oruç tutulmuş sayılamaz. Çünkü oruç tutmadaki aslî maksat, sadece aç durmak değildir.

    Bu tarifin birinci şıkkında yer alan "Allah'ın rızasını kazanmak ve emrini ifâ etmek" ifadesi, orucun ruhunu teşkil etmektedir. Rızai ilâhîye nail olmak için dil yalan, gıybet, iftira ve benzeri suçlan terk etmeli; el can yakmamalı, kumar oynamamalı, kimsenin malına ve ırzına uzanmamalı; göz, harama bakmamalı; ayak, şeytanın teşvik ve nefsin tahrik ettiği yollarda tozlanmamalıdır. Mide oruçta, sayılan uzuvlar suçta olursa, makbul bir oruç tutulmuş olmaz. Bu hikmeti tesbit eden bir hadisi şerifte, "Kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi terk etmezse, onun yemeyi ve içmeyi terk etmesine Allah için bir ihtiyaç yoktur" (1) buyurulmaktadır.

    Daha açık bir ifade ile, vücudumuzun her uzvu; içi ve dışı, ayağı ve başı, gözü ve özü oruç tutmalıdır. Bunları günaha sokacak bir man-zara ile karşılaşırsak oradan uzaklaşmalı; bir kimse bizimle dalaşmak isterse günaha bulaşmamalıdır. Bu hususta bizi uyaran Resulullah (s.a.v.), "Biriniz oruçlu olarak sabahladığı vakit boş (ve fuhşa dair) söz konuşmasın, cahilce bir harekette bulunmasın. Eğer bir kim-se onunla sövüşmeye veya dövüşmeye kalkarsa "Ben oruçlu bir kimseyim" desin" (2) emrini vermiştir. Zira günahtan kaçmayan "Ne kadar oruçlu vardır ki, orucundan eline geçecek ancak açlık (ve susuzluktur" (3).

    Bir şahsın bize yakışıksız bir davranışta bulunması, aynı hareketle karşı koymamızı gerektirmez. Ayağımızı ısıran bir köpeğin ayağını ısırmaya kalkmak, bizi haklı çıkarmaz. Biz, bize saldıran kimsenin hak ettiği davranışı değil, olgun bir kimseye yaraşan işi benimsemeliyiz.

    İslâm'ın getirdiği bu ölçülere uygun bir oruç tutabildiğimiz takdirde, vücud iklimimizdeki şeytanî kuvvetler zincirlenmiş, nefsin tutuşturduğu şehvanî ateşler sönmüş, cennet kapıları ardına kadar açılmış ve cennet bekçilerinin"Selâm (ve selâmet) size! Tertemiz geldiniz. Ebedî kalmak üzere girin buraya" (4) demelerini duyar gibi oluruz.
    Orucun makbul olmasında diğer bir ölçü de onu bir perhiz gibi görmemektir. Zira bu ibadet, diğer mükellefiyetler gibi, ilâhî bir emir ve dinî bir vazifedir. Orucu bu idrak içinde ifâ etmelidir. "Kim farziyyetine inanarak ve sevabını Cenâb-ı Hak'tan umarak oruç tutarsa, geçmiş günahları yarlığanır" (5).

    (1) Buhârî, c. 2,sh. 228.
    (3)İbni Mâce, c. 1,sh. 539.
    (4) Sûre-i Zümer, 73.
    (5) eî-Tergîb ve't-Terhib, c. 2, sh. 90.

     
orucun makbul olmasında ölçü konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Adam olmanın ölçüleri

    Adam olmanın ölçüleri

    İnsanın"adamlığa"erişmesinde önemli bir aşamada "ölçü bilmek" Ölçü nedir? Konfüçyüs"kendini bilmek"ve"kendini ölçmek"için bir ölçü koyuyor: "Saygıya değer birini görürsen onun gibi olmayı düşün.Eğer saygıya değmez birini görürsen,kendi içini gözden geçir." "Faydalı olan üç çeşit dost,zararlı olan üç çeşit dost...
  2. Orucu AÇmanin MÜbah Olma Şartlari

    Orucu AÇmanin MÜbah Olma Şartlari

    3179 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) fetih yılında Mekke'ye müteveccihen Ramazan ayında yola çıkmıştı. Kürâ'u'l-Gamim nam mevkiye gelinceye kadar kendisi de, beraberindekiler de oruç tuttular. Sonra orada bir bardak su istedi ve bardağı kaldırdı. Herkes bardağa baktı. Sonra sudan içti. Bundan sonra bazıları kendisine: "Halkın bir kısmı...
  3. Makbul Olan Oruç

    Makbul Olan Oruç

    Oruç, belirli bir süre sadece yemeyi, içmeyi bırakmak değil, aynı zamanda her türlü kötülükten de uzaklaşmıştır. Helâl olan yiyecek ve içeceklerden uzak durduğumuz gibi; - Dilimiz, yalandan, - Ellerimiz, haram işlerden, - Midemiz, haram lokmadan, - Gözlerimiz, harama bakmaktan, - Kulaklarımız, yalan ve dedikodu dinlemekten, - Ayaklarımız kötü işler peşinde koşmaktan uzaklaşarak, oruçtan...
  4. DoĞruluĞun Makbul Olanı

    DoĞruluĞun Makbul Olanı

    Aralarında Allah yolunda ilerlemeye karar veren iki kardeşten biri, bu amacına ancak kırlık bir yerde, bir dağ başında ulaşabileceğini düşündü ve bunun için bir dağ başına çekilip çobanlık yapmaya başladı Diğeri zorluklarına rağmen insanların kalabalık olarak yaşadığı bir yerde bu niyetini gerçekleştirmenin daha doğru ve sevaplı olacağını düşündü ve şehre yerleşip ayakkabı tamircisi oldu Sonra...
  5. Ramazan orucunun farz olması

    Ramazan orucunun farz olması

    Ramazan orucunun farz olmasından önce Peygamberimiz (sas) Medine'de aşure orucu tutuyordu. Ramazan orucu, hicretin ikinci yılında Bedir savaşından önce farz kılınmıştır. Peygamberimiz (sas) bütün hayatı boyunca dokuz yıl ramazan orucu tutmuştur ve bu süre yaz aylarına denk gelmiştir. Muaz bin Cebel'in anlattığına göre, orucun farz olması üç aşamadan geçmiştir. Öyle ki, Resulullah (sas)...

Sayfayı Paylaş