Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi) Belirtileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi) Belirtileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
gebelik zehirlenmesi, preeklampsi belirtileri, hamilelik zehirlenmesi



Sevgili melekler, halk arasında gebelik zehirlenmesi denilen preeklampsi belirtileri nelerdir, preeklampsi durumunda anne adayı nelere dikkat etmelidir, aşağıdaki makalemizde tüm bilgileri sizlerle paylaşıyoruz....

gebelik-zehirlenmesi.jpeg



Preklampsinin Belirtileri Nelerdir?

Preeklampsinin belirtileri; ani ortaya çıkan kilo artışı, yüzüklerin parmağa dar gelmesi, yüzde şişme, halsizlik, bilinç bulanıklığı, unutkanlık, uykuya eğilim, bebek hareketlerinin azalması, karın ağrısı, gözlerde sinek uçuşması hissi, ani görme bozuklukları, az görme ya da ani görememe, karaciğer bölgesinde ağrı, ani başlayan bulantı ve kusma, göz aklarında veya vücutta sararma ve az idrar yapmadır.

Ender durumlarda ve özellikle de gebelik muayenelerine hiç gitmemiş anne adaylarında preeklampsinin ilk belirtisi eklampsi (gebelik zehirlenmesi nöbeti/krizi) olabilir. Bilinç kaybı ve konvulziyon (vücutta sara benzeri kasılmalar) ile başvuran bir anne adayında tanı çok yüksek ihtimalle ağır preeklampsidir.



Gebelik Zehirlenmesinde İki Grup: Hafif ve Orta Preeklampsi

Hafif preeklampsi grubunda sık poliklinik kontrolleri ile ayakta takip önerilirken, orta preeklampsi grubu hastane şartlarında izlenmesi gereken ve her an ağır preeklampsi grubuna geçebilecek olan hastalardır. Özellikle ağır preeklampsi grubunda gebelik haftası ne olursa olsun doğum planlanır. Aksi halde anne ve bebek ölümlerini engellemek mümkün değildir.


Preeklampsi Teşhisi Konulan Anne Adayı Nelere Dikkat Etmeli?

Hafif preeklampsi grubunda anneye gerekli eğitim verilerek evde kendi kendine izlemesi sağlanır. Tansiyon ölçümleri ile idrarda protein testinin belli aralıklarla yapılmalı ve diğer klinik durumlar hakkında yeterli bilgilendirilmesi ile durumda ağırlaşma olduğunda hastaneye başvurması istenmelidir. Fiziksel aktivitesinin kısıtlanması yani hastanın dinlenmesinin şart olduğu anlatılmalıdır.
Orta preeklampsi grubu ise, mutlaka hastane şartlarında izlenmeli ve her an ağır preeklampsi haline dönüşebileceği akılda tutulmalıdır. Bebeğin akciğer gelişimi açısından uygun haftaya ulaşıldığında (34.hafta ve üzeri) en erken zamanda doğum planlanmalıdır. Orta ve ağır preklampsi grubunda terme (son gebelik haftalarına) kadar ulaşılması preeklampsinin yapısı açısından zaten mümkün değildir.



Anne-Bebek Ölümlerini Engellemek İçin Olgular Takip Edilmeli

Preeklampsinin erken başlaması ve uzun sürmesi bebeğe giden besin maddelerinin azalmasına ve intrauterin (rahimiçi) gelişme geriliği (İUGG) oluşmasına yol açabilir. Bebeğe giden oksijen azlığı bebekte sıkıntı oluşmasına neden olabilir. Ani ortaya çıkan fetal distres (bebekte sıkıntı hali), ablatio placenta (plasentanın erken ayrılması) ve gelişme geriliği bebeğin rahim içinde ölmesine ya da doğduktan sonra ciddi bir sorunla karşılaşmasına sebep olabilir.

Preeklampsinin şiddeti arttıkça, annenin karaciğer, böbrek, beyin gibi organları da etkilenir. Gebelik zehirlenmesinde, hafif bilinç bulanıklığından, beyin ödemi (beyin dokusunda sıvı toplanması), koma ve ölüme kadar gidebilen değişik şiddette durumlar ortaya çıkabilir.


Anne-Bebek Ölümlerini Önüne Geçilebilmesi İçin Yakın Takip Çok Önemli


Bu aşamalara gelinmemesi ve anne-bebek ölümlerinin engellenebilmesi için hafif preeklampsi olgularının yakın izlenmesi, orta ve ağır olguların hastane şartlarında izlenerek mümkün olan en kısa zaman diliminde bebeğin doğurtulması önemlidir.
 
Üst