Etiketler:
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Radyonun tarihçesi ve gelişimi

    Konu, 'icatlar ve buluşlar' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    radyonun gelişimi radyonun tarihçesi ve gelişimi icadı ve icat hikayesi kısaca kısaca hikayesi Bu yazı: Radyonun tarihçesi ve gelişimi içerik kısaca.. radyonun icadı,radyonun tarihçesi,radyonun tarihi,radyonun bulunuşu, hakkında bilgiler içermektedir.


    Eskiden, çok eskiden, eskilerin "kara kutu" dedikleri şey günümüzün televizyonu yani, bir çok evde yokken, insanlar haberleri ki bunada eskiler "ajans" derlermiş, radyodan dinler ve ülkede neler oluyor neler bitiyor radyodan dinlerdi. Şimdiler de eski değerini yitiren radyolar, çoğunlukta arabada, trafikteyken dinleniliyor.
    Radyolar hakkında daha bir çok yorum yazmak isterdik ama Melek'lerim, sizde uyandırdığımız radyo icadı hakkında ki merakınızı da gidermek bizim vazifemiz :D:D


    < Konu Resmi..>


    radyonun icadı,radyonun tarihçesi,radyonun tarihi,radyonun bulunuşu,

    Radyonun tarihçesi ve gelişimi


    İtalyan Mucit Guglielmo Marconi radyoyu icat eden kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak radyonun kendi icadı olduğunu iddia eden birçok kişi ortaya çıkmıştır. Telsiz telegraf patentine sahip olan Nikolai Tesla, Olive Lodge bu iddiayı ortaya atanların başında gelir. Rus mucit Alexander Stepanovitch Popov ise anlaşılabilen ilk radyo dalgalarını iletmeyi başarmış ancak bu icadı için patent almamıştır. Daha pek çok insan vardır fakat ticari başarıyı yakalayan kişinin Marconi olduğu herkesçe kabul edilir.

    Popov, Lodge ve Marconi, Edward Branly'nin bulduğu Branly Tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını saptamak için kullanılan bir aracı geliştirmeye çalışıyorlardı. 1890 yılında başlayan bu geliştirme çabaları 1895 yılında Marconi ve Popov'un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlanacaktı. 1896 yılında ise ilk defa Popov tarafından "Heinrich Hertz" ismi Mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde iletildi.

    İtalya'da aradığı desteği birtürlü alamayan Marconi sonunda İngiltere'ye gitti ve burada ilk radyonun patentini aldı. Bu patent alımının ardından birçok farklı versiyonu üretildi. Lee De Forest ve Edwin Howard Armstrong Amerika'da radyo teknolojisinde çok büyük değişiklikler yaptılar. Tüpler ve devreler kullanrak bambaşka bir hal kazandrdılar. 1947 yılında transistörün icadı ise radyo teknolojisi için bir devrim olmuştur.



    RADYONUN GELİŞİMİ

    Radyo tekniğinin birçok babası var. İtalyanlar, İngilizler, tabii Amerikalılar ile Ruslar, radyo tekniğini kendilerinin bulduğunu ileri sürüyorlar. Bazı Amerikalılar, Edison’un ilk diyodu geliştirdiğini, diyotsuz da radyo düşünülemeyeceğini anımsatıyorlar.
    Ancak, yüksek frekans alternatörü denilen buluşu yapan ve 46 yıl boyunca General Electric Şirketi’nde çalışan Ernst Alexanderson’un adından da söz ediliyor. 1904 yılında işe girişen Alexanderson, 1906 yılında Amerika’da ilk deney niteliğindeki radyo yayınını mümkün kılan kişi olmuştu.
    Amerika’da resmen radyo yayınları, 1921 yılında başlamıştır. Rusya’da ise Aleksander Stepanoviç Popof, radyonun babası sayılır. Hatta Amerikan Deniz Kuvvetleri’nin 1963 yılında hazırladığı bir raporda bile, 1859′la 1906 yılları arasında yaşamış olan bu Rus profesörün adı geçer.
    Marconi ile Popof’un 1895 yılında hemen hemen aynı sıralarda radyo yayınları yapma tekniğini bulduğu anlaşılıyor. Ancak Guglielmo Marconi, iyi bir tüccar olduğundan hemen buluşunu bütün dünyayı gezerek duyurmayı başaran kişi olmuş. Aslında Popof, kötü hava koşullarını ve yıldırımları önceden haber alabilmek için bir yenilik düşünmüştü. Havadaki statik ya da atmosferik elektrik derecesini ölçmeyi akıl etmiş ve bu arada radyoyu geliştirmişti. Orta ya da uzun dalga istasyonlarını dinleyenler, yaklaşmakta olan kötü hava koşullarının, radyoların aldığı parazitlerle çok önceleri farkedildiğine tanık olmuşlardır.
    Savaş gemilerindeki haberleşme haklarıyla ilgili olarak yıllar yılı Marconi’yle patent davaları sürdüren ve bu nedenle radyoculuğun tekniğini en iyi incelemiş olan Amerikan Deniz Kuvvetleri, Popof’un Marconi’ye göre daha iyi bilim adamı olduğunu kaydediyor.
    Rusya’nın deniz kuvvetleri hesabına çalışan Popof, İngiliz James Clerk Maxwell ve Alman Heinrich Hertz’in buluşlarını değerlendirerek radyo yayın ve alıcı tekniğini geliştirmiş ve hatta 1900 yılında Paris’teki Dünya Fuarı’nda büyük altın madalyayı almıştı.

    Radyonun Teknik Özellikleri

    Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok uzaklara ulaştırılan alet. Radyoya ses dalgalarını elektrik dalgaları haline çevirir; ya da elektrik dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline koyar.
    Bu bakımdan,
    a - verici radyo,
    b - alıcı radyo
    olmak üzere iki çeşit makineden meydana gelmiştir.

    Radyo vericilerinde sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımlar kullanılır. Ses ve söz titreşimlerinin genlik ve frekansları çok karışık bir şekilde değiştiğinden bunları kesikli elektromagnetik dalgalarla iletmek mümkün değildir. Radyo yayımlarında kullanılan sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımların verdiği elektromagnetik dalgalar ses titreşimleri için taşıyıcı dalga vazifesini görürler. Bu taşıyıcı dalga, verici radyo istasyonunda mikrofon vasıtasıyla değişime uğrar. Bunun için önemsiz titreşimli akım devresine eden bir mikrofon karşısında ses meydana gelir. Ses titreşimlerine uyarak değişen mikrofon akımı, sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımın sabitgenliğini değiştirir. Radyo alıcıma antenine gelmiş olan değişime uğramış elektromagnetik dalgalar, alicinin devresinde yüksek frekanslı titreşimli akım meydana getirir. Bu akım dedektör aracıyla bir yönlü akım haline geçer. Yayımlanan ses titreşimlerine göre değişen bu akım, kulaklığın levhasını titreştirir. Bu titreşimlerin genlikleri radyo alıcısının kulağımdan akım genel olarak çok zayıf olduğundan, bu akımı şiddetlendirmek için kulaklık yerine radyo alıcılarında hoparlör kullanılır.


     
Radyonun tarihçesi ve gelişimi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ekspresyonizm - Tanımı ve Tarihçesi

    Ekspresyonizm - Tanımı ve Tarihçesi

    empresyonizm tarihçesi empresyonizm tanımı alman ekspresyonizmi EKSPRESYONİZMİN TANIMI VE TARİHÇESİ Yazarların çoğu bu terimin Almanya'ya Wilhelm Worringer aracılığıyla girdiğini ve onun tarafından 1911'de ilk kez kullanıldığını ileri sürmektedir. Buna karşılık başkaları, bu onuru Paul Cassirer'e vermektedir. Armin Arnold, 1850 Temmuzunda Tait's Edinburgh magazine adlı bir İngiliz...
  2. Kübizm Tanımı ve Tarihçesi

    Kübizm Tanımı ve Tarihçesi

    mimaride kübizm kübizm tanımı sentetik somut resmin tanımı tarihi “Benim arayışlarımdan söz ediyorlar, ben aramam ki... Bulurum.” Pablo Picasso KÜBİZM Çoğunlukla geometrik şekiller kullanan artistik stile verilen. Bütün şeklin dağıtılması, parçalanması. 1907-1914 yılları...
  3. Natüralizm Tanımı ve Tarihçesi

    Natüralizm Tanımı ve Tarihçesi

    naturalist ressamlar naturalizm ressamları resimde naturalizm natüralist ressamlar ressamın tanımı DOĞALCILIK Doğalcılık, edebiyat, resim ve felsefede yaşamı olduğu gibi yansıtmayı öngören akımların genel adıdır. Natüralizm olarak da bilinir. Doğalcılığa göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır. Gözlem ve deneye dayalı bilimler, işte bu yasalar sayesinde doğa ile ilgili...
  4. sivas ve tarihçesi

    sivas ve tarihçesi

    melişler demeyin şimdi senin Sivas'la ne alakan var..aslen sivaslıyım ama Malatya doğumluyum..Malatyayı araştırıp Sivas'ı unutmak olmazdı dimi ama:) SİVAS İLİNİN TARİHÇESİ Sivas'ın bugünkü sınırları içerisinde yer alan Hafik Gölü, Pılır Höyüğü, Zara Tödürge Gölü kıyısındaki Tepecik Höyüğü ile Kangal ilçesi Çukur Tarla ve Kavak nahiyesi Höyük değirmeninde Prehistorik buluntular elde...
  5. Mumun İcadı Ve Tarihçesi

    Mumun İcadı Ve Tarihçesi

    mum, nedir,tarihçesi, icadı, lekesi, hakkında bilgi için yazımıza buyrun. Mum, parafin, donyağı ya da bunlar benzeri, yavaş yanan bir maddenin, genellikle kınnaptan yapılan bir fitilin üzerine döküldükten sonra katılaştırılması yöntemiyle hazırlanan, genellikle silindir biçimindeki ışık kaynağıdır. Tarihi Mısır ve Girit’te bulunmuş en az 5000 yıllık şamdanlardan...

Sayfayı Paylaş