Recep ayı ve regaip

  • Konbuyu başlatan İslami Yazar
  • Başlangıç tarihi
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Recep ayı ve regaip
İnsan asıl yaratılış gayesini unutarak gaflete düşer. Asıl maksat Allah'ın rızasını, kazanıp cennete gitmek iken , bizler sanki elimizde kurtuluş bileti varmış gibi rahat davranıyoruz.Gafletten bir gün ölümün kapımızı çalacağını unutuyoruz.Ama biliyoruz ki, Cennetlik olmak o kadar da kolay değildir . İnsan layık olmak için çaba göstermelidir. Rabbimizin lütfu, rahmeti olmadan cenneti kazanamayız. Ancak o yönde atılan küçük adımlar, çaba ve girişimler bizim bağışlanmamıza vesile olabilir.




üç aylar.jpg



Allah Teâlâ rahmeti gereği bazı zamanları değerlendiren insanlara özel fırsatlar bildirdi.Haftanın günlerinin en hayırlısı Cuma, gecelerden Kadir, aylardan da Ramazandır.Ramazan ayına da önceden hazırlık yapmak daha güzeldir. Nitekim, bir sporcu yarışa birkaç ay önceden hazırlanmaya başlar. Eğer o, buna gerek yok deyip tembel tavşan gibi yatarsa, yarışmadan eli boş döner. Af ve merhametin daha fazla olduğu Ramazan ayına da önceden hazırlık yapmak gerekir. Bu nedenle, üç ayları da bu düşünce ile değerlendirmeliyiz. Recep ve Şaban ayında adeta yarışa hazırlanırmış gibi Ramazana hazırlanmalı . Ramazan'dan manevi ikliminden azami düzeyde yararlanmak için elimizden geleni yapmalıyız.Recep ayının ilk cuma gecesi Regaib gecesidir. Regâib kelimesi rağbetden gelir, yönelmek, eğilim demektir. Gaflet uykusundan uyanmak, üzerimizdeki örtüyü sıyırıp atmak için bize verilen bir fırsattır. Allah katında "Regaib gecesi" belki de bizim değerlendirmek istediğimiz gece olmalıdır.

Üç aylar artık başladı. Günler geçiyor . Unutmamak gerekir ki, bir gül ile bahar olmaz. Regaib gecesini manevi yükselişe geçişimizin başlangıç noktası olarak kabul etmeli, maneviyyatımızı zenginleştirmeye çalışmalıyız. Ramazanı güzel şekilde idrak edelim, Kadir gecesinde de kulluğun zirvesine yükselelim. Manevi değeri yüksek olan Recep ayında haftanın birinci ve dördüncü günleri veya hicri takvime göre ayın 14-15-16-cı günlerini oruç tutabiliriz. Ayrıca vakit namazlarını dosdoğru kılmaya çalışmalı, nafilelere de avantaj vermeliyiz.
Özellikle düha, evvâbin, teheccüd namazlarını kılmaya çalışmalıyız. Namazlardan sonra yapılan tesbihat ve zikirlere de devam etmeliyiz. Bir yere gidip gelirken, evde koltukta otururken zikir okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz. İbadetlerin birimi olan dua ve niyazlarımızda daha samimi olmalıyız. Çocuğun ağlayarak istediğini elde etmesi gibi duada arzu ve isteklerimizi dile getirirken onları gerçekten istediğimizi hal ve eylemlerimizle, kalbimizin titreşimleri ifade etmeliyiz.

İslam'da bir süreye bağlı oruç, sadece Ramazan orucudur. Ramazan orucu dışında "üç aylar" orucu adlı oruç Kur'an ve Sünnette yoktur. Müslüman Recep ve Şaban aylarında istediği kadar oruç tutabilir. Ancak bu ayları tamamen oruçlu geçirmek mecburiyeti yoktur. Yani kaynaklarda üç aylarda oruç tutmanın gerekliliğine dair bilgi yoktur. Hz. Ayşe bildirir ki, Peygamberimiz (sav) Ramazan'dan başka hiçbir ayı tamamen oruçlu geçirmemiştir. Onun Ramazandan sonra en çok oruç tuttuğu ay Şaban ayı idi.

Bazı insanlar üç aylarda 7 yıl oruç tutuyor, sonra da kurban kesiyorlar. Oysa, bu tür ibadet yoktur ve bid'attir. İnsanlar bu tür şeylerle sevap kazanacağını düşündüğü halde günaha girebilirler. Peygamberimizin (sav), kıldığı namaz da, tuttuğu oruç da insan fıtratına uygundur. O, hiç kimsenin zorluk çekmeyeceği şekilde ibadet etmeyi öğretmiştir.
Dua, zikir ve tefekkür kitabı olan Kur'an-ı Kerim'i daha çok okumalı, mümkünse okuduğumuz yerlerin tercümesine de bakmalıyız.Bu aylarda İbadet hayatında hassas olduğumuz gibi sosyal hayatta da farkındalaşmalıyız.. Etrafımızdakiler bu ayların manevi ikliminden yararlanmayı göstermeli teşvik etmeliyiz. Selam ve dua ile..
 
Üst