Tasavvufun tarihi seyri

  • Konbuyu başlatan İslami Yazar
  • Başlangıç tarihi
İ

İslami Yazar

Forum Okuru
Tasavvufun tarihi seyri
Tasavvuf, kalbi Allah ile tanıştırıp huzura kavuşturma yollarını öğreten ve bunu bizzat gerçekleştiren bir terbiye sistemidir. Tasavvuf, güzel ahlak mektebidir. Kalp temizliği ve güzel ahlak, dinin batınî fıkhıdır. Buna Kur'an'da takva denir. Takvaya ulaşmak için yapılan mücadeleye tezkiye denir. Tezkiye, Kalbi inkar, şirk, isyan Ve gaflet kirlerinden temizlemek, ruhu arındırmak, nefsi çirkin huylarından kurtarıp güzel sıfatlara beğenmektir. Bütün bunlarla hedef, Yüce Allah'ın rızasına Ve dostluğuna erişmek ulaşmaktır. Hedefi Rıza-o İlahî olan bir terbiyenin elbette bütün usul Ve adabı da Allah'ın rızasına uygun olmalıdır.


Tasavvufun tarihi seyri.jpg



Efendimiz (s.a.v.) Ashabı kirama dini, iman, ibadet ve ihsan taraflarıyla öğretmiş, göstermiş, yaşatmış ve öylece ahireti şereflendirmiştir.


Sahabe-i Kiram da kendilerinden sonra gelenlere dini, iman, ibadet ve ihsan boyutu ile bir bütün olarak aktarmıştır. Din, ilk iki nesilde bir bütün olarak ele alınıyor, zahirî ve batınî yönü aynı hassasiyetle korunuyor Ve yaşanmaya çalışılıyordu.


Allah'ü Teâlâ bütün insanları iman ile mükellef kılmış, "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler için yarattım" ayeti kerimesiyle beyan buyurduğu üzere, kulluğu yaratılış gayesi olarak kılmıştır.


Kulluk vazifesini yerine getirirken, riayet edecekleri mükellefiyetleri vaz' etmiş, bu riayette kolaylığı temin için, takviye olacak yardımcı unsurları da ihsan buyurmuştur

.

Hicri ikinci asırdan itibaren dini hayatta zayıflama gözükmeye başlandı. Yeni fetihler ve İslama yeni girenlerle İslamiyet geniş alanlara yayıldı. Bu durum çeşit sıkıntıları da beraberinde getirdi. Dine Yen'i girenlere, onu hakkıyla anlatmak ve yaşatmak için alimler ve salihler büyük çaba harcadılar.


Akaid alimleri, itikat konularına, Fakihler ibadet konularına, muhaddisler hadisleri tesbite, müfessirler Kuran'ın tefsirine, sarf ve mahir alimleri Arapçaya yönelip İslamın temel ilimlerini ihya etmeye ve insanlara ulaştırmaya çalıştılar Ve Allah'ın izniyle bunda muvaffak da oldular. Bu arada arif, salih, veli, sufi ismiyle anılan Allah dostları da dinin edep, ahlak, kalp temizliği be ilahi aşk yönüne yöneldiler. Himmet be gayretlerini bu alanda sarf ettiler. Bu arada, insanların fıtratlarına uygun terbiye metotları, ıslah usulleri geliştirdiler.




Bu İşte, Kuran ve sünnet esaslarına dayandılar. Sahabe-i Kiramın uygulamalarını ve onları takip eden salihleri örnek aldılar. Dinin terbiyesini bizzat nefislerinde yaşayarak tattılar ve insanlara gösterdiler. İnsanların gönlüne hitap ettiler. Sohbet, muhabbet, vaaz, nasihat, tövbe, aşk, güzel ahlak, incelik, sadelik, cömertlik gibi güzelliklerle gönülleri fethettiler. İşte bu maneviyat önderleri, Hicri beşinci asırdan itibaren İslam aleminde görülen terbiye ocaklarını Ve tasavvuf medreselerini kurdular. Bu terbiye ocakları dini ihya hizmetini yürütmüş Ve halen de yürütmektedir.



Zahiri ilimler nasıl konuşma duyma Ve yazı yoluyla bir nesilden diğerine aktarılıyorsa; hal, maneviyat Ve kalp ilmi denilen ihlas, feyiz, sevgi, ilahi aşk, gözyaşı, edep ve güzel ahlaklar da, kalpten kalbe, gönülden gönüle aktarılarak Ve bizzat yaşanarak günümüze kadar getirilmiştir. Kıyamete kadar da böyle gidecektir. Çünkü Kuran, sünnet ve dinimize ait ilimler ilahi koruma altındadır. Selam ve dua ile..
 
Üst