tik tak tik tak

kar_tanesi

Yeni Üye
Üye
tik tak tik tak
Kulaklarında yaşamın 'tik tak'ları, akıp giden zamanın içinde ya da kıyısında.
En son 'tik' nerede, ne zaman vurur (iyi ki de) bilemezsin.
Ya peşinden koşacaksın zamanın, ya içinde olacaksın.
İçinde olacaksan ertelemeyeceksin içinde fısıldaşıp duran hiçbir şeyi.
Seçim senin…

Ertelemeyeceksin sevmeyi, gülmeyi, yazmayı, şarkı söylemeyi...
Ertelemeyeceksin gitar çalmayı öğrenmeyi , güneşin doğuşunu izlemeyi, yağmurda yürümeyi, kendini şımartmayı…
Dilediğince susmayı, korkmadan konuşmayı ..
Ya peşinden koşturacaksın zamanın, ya içinde olacaksın.
Seçim senin.

Bir saniye öncesi akıp gitmiş. Bir sözcük öncesi noktalanmış. Bir bakıverirsin, bugün dün olmuş… Sevgiler bugünlere varamamış, dünlere takılı kalmış. Yarınlar almış başını kaçmış. Bugün yaşamına çakılı kalmış. Belki de, Özdemir Asaf'ın dediği gibi: "Bugüne en uzak gün dün".




Saatler yönetiyor hayatımızı. Uyanma saati, işe gidiş saati, eve dönüş saati… Okul saati, ders saati, çalışma saati… Kış saati, yaz saati… Haber saati, dinlenme saati, tren saati, uçak saati, paydos saati…

Saatler yetmiyormuş gibi, dakikaları, saniyeleri, üstüne üstlük bir de saliseleri ilave etmişiz. Saliselik farklarla rekorlar kırılıyor. Saniyelik gecikmelerle insanın yaşamı altüst olabiliyor. Bir dakikayla mutluluk, yerini düş kırıklığına bırakıyor.

Sevgiliyle beraberken saatler saniye gibi geçiyor da, sıkıcı iş toplantılarında saniyeler yıl gibi büyüyor. Tatildeyken zaman su gibi akıp bitiyor, hastanede tahlil sonucunu beklerken çığ gibi büyüyor her an.

Tik tak… tik tak... tik…
"Saat kaç?"
"Aaa öğlen olmuş. Yemek saati…"
"Acıktın mı?"
"Pek değil ama… Yiyelim hadi…"

Yemek yenmeli, yenecek…



Saatler saatlere ekleniyor…
Gün geceye dönüyor… Gece güne… Gün günlere…
Doğumgünü, evlenme yıldönümü…
Anma günü, a günü, c günü , abc günü…




"Doğum gününü kutlamak için aradım…"
"Sesimi duymak için arasaydın keşke…"



Tik tak… tik tak… tik…

Seviyorsun.
Güneşin doğuşunu izliyorsun.
Patlamış mısır yiyorsun.
Müzik dinliyorsun….




Yaşamı dinliyorsun…

Yaşam dinlenmiyor.

Yorulmuyor o… Akıp gidiyor.

Ya içinde olacaksın zamanın, ya peşinden koşturacaksın dilin dışarıda…

"Toplantı ne zaman?"

"Ne zaman tatile çıkacaksın?"

"Emekliliğine kaç yıl var?"

Tik tak… tik tak… tik… tak…

Totaliter zihniyetlidir saatler. Hayatımıza hükmeder, bizi yönetirler... Sizin için, ve size rağmen vardırlar… Sizin adınıza karar verirler.

"Evlenme zamanın geldi artık."

"Daha ne bekliyorsunuz? Çocuk sahibi olma zamanınız geldi de geçiyor bile!"

"Bugünler bir daha gelmez, değerini bil!"

Tik… tak… tik…

Yaşamın sesidir bu… Umudun kaynağıyken, bir yandan da soluklarımızı, yürek atışlarımızı sayarlar düpedüz… Geriye doğru…

Tik... tak…



Ya tiktaklarla birlikte atarsın sen de…
Ya uzaktan sayıp durursun…
Geriye doğru…


***

Zaman hiç bitmese
Biz hiç bitmesek
Düz olsa evren
Yürüyüp gitsek…

alıntı
 
Üst