YaĞmur yaĞıyor şehre

Angel_tears

Angel_tears

Yeni Üye
Üye
YaĞmur yaĞıyor şehre
Yalnızlığımız alabildiğince, gittikçe bu şehirde sarıyor bizi. Gönlümüz, bu bahar akşamlarında tutuyor sokakları. Caddeler sırılsıklam olmuş, gönüller henüz bahar çiçeklerini açmadı. yağmur yağarken kuşlar da uçmuyor/ uçamıyor. Yeniden ve yerden yükselen çocuk seslerine aşina kulaklar, çınısız kaldı.

Yağmur yağıyor şehre ve şehir yağmura koşuyor.

Gözler vardır, köşe başlarını bekler: Yalnızların ve bekleyenlerin mekanıdır oralar. Acılar tınlar yüreklerin ta en ücra köşelerinde. Tez eller bizden daha önce varır varmamız gerekenlere. Hep beklemekle geçer ömür düçâr. Sonra koşmak gelir içimizden yağmur yağarken. Şehir tutar bizi. Şehre yağmur yağar,
yağmura şehir.

Yağmur yağıyor
ıslanacaksın iliklerine
kadar çırılçıplak.

Sessizliğe yağıyor yağmur

Tut ki tütsü gibi boynumuzda taşıyıp insanlığa sunduğumuz acılarımız yağmurda yok oldu. Tut ki şehir yoktu. Yoktu o simalar, dostluklar.

Zaman çok fazla geçti burada. yağmur da yağıyor. Yorgunluğuma bağışla. Sessizliğime ve yalnızlığıma bağışla. Köşe başları alıkoydu beni, köşe başlarına bağışla. Zamana bağışla. Bir kere geri kalmaya gör alışkanlıklardan. Nice tez
eller vardı sana. Belki de bir ben varamadım.

Yağmur yağıyor şehre ve şehir yağmura koşuyor.
Tut ki yeniden başlıyoruz hayata. Tut ki ben yoktum.

Ne zaman başlamıştık yaşamaya? Ne zaman karşılaşmıştık ilkin? İlk sözümüz neydi? İnan onu bile hatırlayamıyorum. Unutkanlığıma bağışla. Ama hatırlıyorum o gözleri, yüzü, sesi… İnan hatırlayamadım hala ilk sözü. Ama hatırlıyorum çocukluğunu, masumluğunu. Ne kadar çabuk ilerledi zaman.

Yağmura şehir yağıyor.

Veda vakti geliyor yağmura. Boğmadan şehir bizi ve biz alışmadan buralara çekip gitmeli. Çocuk sesleri gelmez oldu. Yağmur şehirden ayrılmaz oldu. Göz çanakları kaldıramaz oldu omuzlardaki yükü.

“Acılar tınladıkça bende

Hep seni seslendirir.”

Koşun, alabildiğince hızlı koşun şehirden. yağmuryeniden geliyor. Bulutlar karardı. Sesler hızla kesildi buralardan. Araba klaksonları aniden sustu, lambalar söndü. Süratle koşan, koşarken tökezleyip düşen, düşünce can acısıyla bağıranlar vardı şehirde gözleri kanlı.
Yağmura şehir yağıyor. Yağmur şehre yağıyor.
“Ne çok acı var.”

 
Üst