gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.365
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    astrolojinin tarihçesi

    Konu, 'Burçlar' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    Astrolojinin; M.Ö 4. Milenyum da Babil ve Mezopotamya bölgelerine kadar giden bir geçmişi vardır. Bu çağlarda astroloji, daha çok dini inanışların temelinde yaklaşılan bir olgu idi. M.Ö 3. Milenyuma doğru Mısır’da yayılmaya başlayan astroloji; yaşayan uygarlıklara savaşlar, kıtlık ve bereket gibi toplumların temel sorunları hakkında rehberlik etmeye başladı. Kendilerine özgü metotlar geliştiren Çinli’ler, Amerika Kıtasında Mayalar, Hindistan Bölgesinde yaşamlarını sürdüren topluluklar arasında yaygın bir şekilde ilgi gören astrolojinin tarihçesi, bazı kaynaklara göre M.Ö. 5000 yıllarına kadar geriye gitmekedir. Hatta, Mısır’da Giza bölgesindeki Antik Memphis kentinde bulunan piramitler üzerinde yapılan çalışmalar, gök cisimleri ile insanların ilgisinin M.Ö 10500 yıllarına kadar geri gittiğini göstermiştir.

    Eski Yunan ve Roma Devirleri

    “İlacın Babası” olarak bilinen Hippocrates; tıbbi konularda ve hastalıkların gelişimi ile ilgili öğretilerde öğrencilerine astrolojik olarak yaklaşımlarda bulunmuştur. M.Ö 8. yüzyılda yaşayan Şair Hesiod “çabalar ve güçler” adını verdiği uzun şiirinde, yıldızların ve gezegenlerin yaşamımızdaki önemini vurgulamıştır. Bu çağlarda astroloji, özellikle İmparatorluk zamanında zirveye ulaşarak yaşamın her bir kolunda eski çağ kültürü olarak yerini aldı. M.S. 2. yüzyılda Yunan Bilimcisi Ptolemy, “astroloji üzerine çalışmalar” adlı kitabında Güneş, Ay ve Yıldızların hareketlerini inceleyerek, bu hareketlerin insanlar ve yaşamları üzerindeki etkilerini yazdı. Bu eserler, eski çağlardan bize kalan önemli tarihsel belgelerdir.

    Orta Çağ ve Sonrası

    Güneş, Ay ve Gezegenlerin, farklı insan karakterinin üzerindeki etkisi, bu çağda Yunan ve Arap halkları arasında en az Simya kadar ilgi görmüştür. Astroloji- Simya konusunda okullar açılmıştır. Orta Çağdan sonraki zamanlarda da astroloji; imparatorların, doktorların, bilimcilerin, burjuva sınıfının, halkların yüzyıllarca ilgi alanında kalmıştır. Daha sonra 16. yüzyıl Avrupa’sının taassuba yönelik sert koşulları bu alanda çalışmaları sekteye uğrattı. Daha sonra Gezegenler arası mesafelerin keşifleri de “bu kadar büyük uzaklıklarda herhangi bir etkinin olup-olamayacağı” konusunda tereddütleri beraberinde getirdi. Fakat, bu alanda gök cisimlerinin yörüngeleri hakkında çalışmaları ile ün salan Kepler’in (1571-1630) ve 1700 yıllarında Fizikçi Sir İsaac Newton’un gezegenler arası etkileşimler ile ilgili çalışmaları astrolojiye katkı sağlamıştır.

    20. Yüzyıl

    19. Yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın ilk dönemleri diğer bilimsel konuların gelişimine sahne olduğu gibi, astroloji konusunda çalışmaların tekrar ağırlıklı olarak gündeme gelmesine vesile oldu. İsviçreli Psikanalist Carl Gustave çalışmalarında astrolojiden den yararlandı. İngiliz Astrolog Alan Leo, Rus Madam Blavatsky’ın astroloji üzerinde yoğunlaşmaları, İngiltere ve Almanya’da astrolojinin yeniden güncellik kazanmasını ağladı. 1970 yılında Amerikalı Dane Rudhyar, müzik ve felsefe konuları üzerinde çalışırken astroloji konusunda “Bilincin Gezegenleri” adıyla çok değerli bir kitap ortaya çıkardı. Bu eser, Amerika’da, Hollanda’da, Fransa’da çok büyük bir ilgi gördü. Yine bu dönemler, Amerika ve İngiltere’de profesyonel astrologların yetişmesi için okullar açıldı.

    İçinde Bulunduğumuz Yeni Milenyum

    Bir bilim ve sanat olarak Astroloji hala keşfedilmeyi bekliyor. Her yönüyle hızlı bir devinim ve yarışın olduğu günümüz koşulları, neden olduğu vahşice gelişen rekabet ortamında herhangi bir konuda odaklaşmayı ve dikkati yoğunlaştırmayı günden güne daha da zor hale getirmiştir. Bireyin kendini tanıması, varoluşunda mevcut olan potansiyellerini açığa çıkarması, sürekli yarış halinde olduğu çevre şartları ile olan çekişmeleri gibi ruhsal ve öz benlik temelinde yapılan analizlerle, çözüm doğrultusunda Astrolojiye olan talep giderek artmaktadır. Astroloji, bu çerçevede yaşam sürecinin her bir kesitinde davranışlarımızı daha bilinçli bir şekilde pratiğe geçirme konusunda bize kılavuzluk etmektedir.




     
astrolojinin tarihçesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. SeÇİmsel Astrolojİ

    SeÇİmsel Astrolojİ

    Astrolojide öngörüm yapmak üzere kullanılan bildik bir yöntem vardır. Güneş dönüşü adı verilen bu teknikte kişinin önündeki bir yıl yada yıllar içinde önüne çıkabilecek olayları ve temaları öngörebilmek için o yılki doğum gününde, Güneş'in doğum anındaki aynı yere gelmesi anına göre bir harita çıkartılır. Doğum anımız aslında tıpkı şimdi gibi tüm hayatımızı, geçmişi ve...
  2. Astroloji Sözlüğü

    Astroloji Sözlüğü

    nuray sayarı yıldız haritası yildiz fali 2011 2011 yıldız falı yildiz fali falı Açılar: Bir yıldız haritasında Güneş, Ay ve gezegenler aralarında ve bazen de yükselen burçlarla açılar meydana getirirler.Bu açıların kimi olumlu, kimi olumsuz sayılırlar. Açı yapan gezegenler daha etkili duruma gelebilirler. Astrtolojide açıların yorumlanması çok önemlidir. Astroloji: Doğum anına göre çıkarılan...
  3. Astroloji

    Astroloji

    Hayatınız başarılar ve hoşluklarla dolu olacak.Hayatınız başarılarla ve hoşluklarla dolu olacak.Hayatınız başarılarla ve hoşluklarla dolu olacak.
  4. Astrolojide Evler

    Astrolojide Evler

    astrolojide evler tepe noktası astroloji edisonun topluma hangi alan yada alanlarda hizmet etti edisonun topluma hangi alan yada alanlarda hizmet ettiği fiziksel özellikleri Evler klasik dönemden bugüne kadar, bir diğer oniki sembol halkası olarak, astrolojik sembolizmin burçlar ve gezegenlerle birlikte üç temel bileşeninden biri olagelmiştir. Diğerlerine göre odak noktası farklıdır ve daha...
  5. Astrolojide Günler

    Astrolojide Günler

    Astrolojide yedi gezegen aynı zamanda günlerle özdeşleştirilmiştir: Güneş günü pazar günüdür; Hıristiyanların kutsal günü kabul edilir. Satürn günü Cumartesi günüdür; Satan ya da Şeytan'la ilişkili görülür birisi yeni Latince ismidir diğeri ise eski Latincedir bu da Yahudilerin kutsal günü kabul edilir. Venüs günü Cuma günüdür ki Müslümanların kutsal günü olup sevgi toplanma bir...

Sayfayı Paylaş