gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine...- can dundar

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine...[/FONT] [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Farkında mısınız bilmem; son dönemde başına "yeni" sıfatını alan ne varsa ilgi görüyor. İşte Cem Boyner'in Yeni De*mokrasi Hareketi, işte Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı, işte bizim Yeni Yüzyıl gazetesi...[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Elbette ilgiyi sadece bu sıfata bağlamak haksız*lık olur, ama şu da bir gerçek ki, "yeni" olmak başlı başına bir değer, bir sosyal kimlik haline gel*di.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bu bir toplumsal yenilenme ihtiyacının göster*gesi mi, genel bir kendinden sıkılma, arınma, ka*buk değiştirme, başkalaşma yöneliminin kavram*sal ifadesi mi, bir deri değiştirme paranoyasının yansıması mı?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Belki... (Sahi öyleyse ni*ye Çiller "yeni hükümet" formülüne direniyor?)[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Şimdi Gümrük Birliği anlaşması ile "yeni" bir "yeniliğe" kavuşuyoruz: "Yeni dönem". [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Söylenenlere bakılırsa, artık yeni bir yüzyılda, "yeni hayat”ımıza, yine bir demokrasi anlayışı ha*kim olacak.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]İyi de, acaba dilimize vuran bu "yeni"liğin, ya*şamda bir karşılığı var mı? Yani biz "yeni"leniyor muyuz?[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]***[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bu soru, bu aralar bana hep Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ındaki Bedii Usta'yı anımsatıyor.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Kitapta Bedii Usta bir manken imalatçısıdır. Hem de mankencilerin atası, piridir. Müzelere Türk leventlerinin haşmetli mankenlerini yapar. Öyle ki, görenlerin ağzı açık kalır. Ama iş, Şeyhülislam'ın kulağına gidince bu iş, "Allah'la boy ölçüşmek" sayılır. Mankenler müzelerden kaldırı*lır. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bir kenara atılır. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Ama Bedii Usta yılmaz. Evinin bodrumunda kurduğu bir atölyede "evlatlarım" dediği man*kenlerini yapmayı sürdürür.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Zamanla memlekette Cumhuriyet ilan olunur. Ortalığı bir batıcılık dalgası kaplar, "yeni" bir dö*neme girilir. Beyoğlu vitrinleri "yeni" batılı giysi*leri sergilemek için mankenlere ihtiyaç duyar. Za*vallı Bedii Usta, bir an yıllardır beklediği zafer gü*nünün geldiğini zanneder. Vitrincileri atölyesine davet eder ve onları "evlatları" ile tanıştırır. Ama dudak büker Beyoğlu'nun "yeni" sahipleri... Der*ler ki:[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]"Ne yazık ki senin mankenlerin gerçek Türkler'e benziyor. Oysa Türkler artık Türk değil, baş*ka bir şey olmak istiyorlar. Almak istedikleri as*lında elbise değil, o elbiseyi giyen ötekiler gibi ol*ma hayalidir".[/FONT]


    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif] ***[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Geçenlerde yönetmen arkadaşım İlhami Algör, Milliyet'te gördüğü bir "çizgi-haber"den sözediyordu. Gazete, "yeni Euro Türkler"i tanım*larken artık traş makinalarımızın bozulmayaca*ğını, bozulsa da traşsız işe gittik diye kolay kolay işten kovulmayacağımızı, zaten bu arada bıyıkla*rımızı da kesmiş olacağımızı yazıyordu. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Her tercih bir vazgeçiştir. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Açıkçası ben, bu son yaptığımız tercihle Avrupa hayali için nelerden vazgeçtiğimizi bilmek isti*yorum. [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Örneğin bıyıklarımızı kesecek miyiz? Bedii Usta'nın mankenlerini yıkacak mıyız? Başbakanlarımız artık rakiplerine "iktidarsız Mesut" ya da "gelsinler, küçük Turgut'la oynasınlar" diyeme*yecekler mi? Buna karşılık muhalifler "O, Mesut Bey'i Özer Bey'le karıştırmış" ya da "Küçük Tur*gut'la Semra Hanım oynasın" türü cevaplar yetiş*tiremeyecekler mi?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Geyik muhabbetinin boynuzları, Avrupa'nın kapı pervazından geçemeyecek mi?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Bıyıklı Türkler'in, bıyıksız mankenlere imrene*rek baktığı bu "yeni ülke", ne kadar bizim olacak? "Ötekiler"e benzeme hayali, vitrini "yeni"lediğimize değecek mi?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Sonunda mankenler mi bize benzeyecek, biz mi mankenlere..?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Tercihimizle aslında kendimizden mi vazgeçe*ceğiz? [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]"Yeni"lenecek miyiz?[/FONT]

     
Avrupa, Yeni Hayat, bıyık ve mankenler üzerine...- can dundar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bahar ve ayrılık- can dundar

    Bahar ve ayrılık- can dundar

    Bahar, alıp başını gitmele*rin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... He*sapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar... Bir bakarsınız kekik kokulu bir ni*san sabahı koparıp alıverir sizi ha*yattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacı*nın hayaliyle yollara düşersiniz. Demir alır gönlünüzün limanın*daki gemiler... Açılır gidersiniz... Aradığınız belki yüzülmemiş...
  2. Ölülerimizi saymayın!- can dundar

    Ölülerimizi saymayın!- can dundar

    Savaş insanı duyarsızlaştırıyor. "Neyse ki zayiatımız az" diye konuşma*lar oluyor sağda solda... "Böyle bir ope*rasyon için 20 şehit çok iyi" deniyor, öte yandan gazeteciler "200 PKK'lı öldürülmüş. Bu az değil mi?" diye soruyorlar. "200 ölü için harekata de*ğer miydi" tartışmaları yapılıyor. Böyle konular açıldığında hep birkaç yıl önce okuduğum bir...
  3. Şiddet, özel yaşam ve medya- can dundar

    Şiddet, özel yaşam ve medya- can dundar

    Beethoven ve Wagner şiddettir. Darwin, Marx ve Freud şiddettir. Hatta Galileo ve Einstein şiddettir" diyor Ahmet Oktay, Milliyet Sanat'taki yazısında: "Edebiyat ve sanat, daha da genelinde düşünce şiddettir" diye ekliyor. Çünkü edebiyat, sanat ve düşünce yaşamın sı*nırlarını zorlar. Mevcut yapıları dönüştürmeyi amaçlar. Yeni bir yaşam beklentisi yaratır. Bu anlamda da şiddet...
  4. Barbi bebek ve CHP- can dundar

    Barbi bebek ve CHP- can dundar

    Barbileri bilirsiniz. Yaklaşık 30 santim boyundaki bir plastik bebek, yüzündeki yapay gülümsemeyle yeryüzünün dört bir yanında nice küçük kızın çocuk*luğunu paylaşmıştır. Dünyaya dağılmış 10 milyonlar*ca Barbi, yüzmilyonlarca giysisiyle kimbilir kaç mil*yon genç kızın ergenliğinde iz bırakmıştır. Alvin Toffler, 1970'lerde yazdığı "Şok" adlı kita*bında Barbi bebeklerle ilgili şok...
  5. Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar

    Pul Biber ve Avrupa Birliği- can dundar

    Yaşam bazen öyle ilginç tesadüfler hazırlıyor ki, şaşıyorum. Yıllar önce çok sevdiğim bir dostla sırf me*raktan Atatürk Barajı inşaatını görmek ve Urfa Tüneli'nin derinliklerine dalmak için baraj bölgesine gitmiş ve doğrusu yapılan işin hacmi karşısında büyülenmiştik. Dev bir köstebeğin nasıl Mezopotamya'nın altını üstüne getirdiğini izlerken, buradan sağlanacak ürün patlamasının Avrupa'yla...

Sayfayı Paylaş