gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Bir " Umut " Yalnızlığı Sadece

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    “ Cümleleri yine sana yordum.. Kabul eyle..”
    Ağlama sakın
    Yıkılırım…


    Sakın bir damla gözyaşı dökme kirpiklerinden. Yıkılır ölüme kurduğum barikatlar. Bağlanır dilim. Sakın akmasın yüreğin ayak uçlarına. Sarılır dudaklarım senden önce saklambaç oynadığım gecelere. Susuzluğuma bakıp da sakın nehirleri giyinme üzerine...Tel tel kızarmasın gözbebeklerin.

    Sancılanır yine umutla sardığın yamalarım..Kapanır kepenkler. Nice aynalar kırılır yüreğimin sahnelerinde..Ağlama diyorum sana. Bulutlara özenip sağanak halinde yağma üzerime..Bıçağın en keskin yüzü ol da saplan böğrüme.

    Ama kızarmasın gönül bahçem. Ellerimizle ektiğimiz ve gülüşlerimizle yeşerttiğimiz “ umut “ sahifesi ıslanmasın..Yetim kalan serçeler üşümesin ıslak kirpiklerinde. Gülümsemene alışmış gökyüzü yine kara bulutlara rehin düşmesin..Ağlama..Düşerim..

    Yalpalarım ağlayışların sessiz çığlıklarında. Biliyorum hayata rehin bir mültecisin kendi yüreğinde. Yangınlara verdin tüm defterleri. Elinde sadece birkaç umut yaprağı ve de yorgunluktan muzdarip ben..Aldırma sen…Her şeye inat bana dik durmayı sen öğretmiştin. Şimdi sıra sende..

    Bu zamana kadar akıttığın her gözyaşına bir gülü feda ettim. Sakın ağlama ne olur. Sen ağladıkça yüreğimden bir parçayı koparıyorum..Kopardıkça kaybediyorum. Kaybettikçe ölüyorum. Sorma neden diye.Sen sicim sicim yağdıkça üzerime..Ben yavaş yavaş ölüyorum…


    Korkma sakın
    Yanında ben varım..


    Ben seni bir kelebeğin en narin dalında büyüttüm. Dünya’ya gözlerini yeni açmış bir bebeğin narinliğinde sakladım seni..Biliyorum dönsen karanlığın ayak dibi, yürüsen bir adım sonrası uçurum. Kal öylece..Çıkar kendini kuyulardan.

    Yetmedi mi kendinle savaşın ? Yetmedi mi kendine zalimce saldırışın ? Korkularınla savaşmaktansa ölmek çare ise vur kendini. Ama önce beni çiğnemelisin..Yılgın olabilirsin hayatın isimsiz ihtilallerinde..Her buluttan bir hüzün çalmış olabilirsin..Bu kadar çaresiz, bu kadar dirayetsiz olamazsın.

    Eğer benim sevdiğim isen bu kadar pes edemezsin. Bırak üzerine yürüsün hayat. Bırak üstüne çullansın acılar..Sığın bir nefeslik Cennetime. Sokul bir umut türküsüne..Korkun ölüm ise; dudaklarımda saklı son nefesin. Korkma kendinden. Korkma bizden..Biliyorum uçsuz bucaksız düşüncelerdesin.

    Diptesin. En derinde..Yetmedi mi kendini ipsiz uçurumlara saldığın ? Yetmedi mi korkularına inat kendini “ kendi “ yüreğine astığın ? Kendime yarım cümlelik adam dediğimde bana delice kızan “ sen “şimdi korkulara yenik düşen yüreğine çift sözün yok mu ? Bırak korkular çerçevelesin etrafını.

    Eğme başını diyorum eğme. Bitâp düşsen de gece yarısı korkularından gözlerimde yeşeren hayatla umutlan sen..Sokul çatısı olmayan evimizin sıcaklığına..Yoksa sen korktukça tükenirim. Tüketirim bendeki beni..Bir serçeye özenirim yüzüm..Bir namlunun sıcaklığına kanar çocukluğum. Kaybolurum..Yok olurum…

    Tutuklu kalırım kalemin sızlayan dibinde. Akmaz sözlerim dilimin ucundan..Düşerim. Düştüğüm yer senin korkuların olmasın sakın..Gözlerini kapama sakın..Korkularında bir martı can verir..Bir de ben..Sabırsızımdır bilirim.

    Ya ben senden önce korkularına yenik düşersem..Ya ben ölümü mavzere hediye eylersem ..Sığınacak bir yer olarak karanlığı belleme. Diren ve savaş. Kendin için savaşacak takat bulamıyorsan bari “ umut “ için savaş..Hadi bu gece uykusuzluğu sil at gözlerinden..Korkularına inat sen sevmeye devam et…Yoksa..Yoksa…Gözlerimdeki gökkuşaklarını bir bir sererim sabırsız toprağa…


    Susma sakın

    Her cümlende ben nefes alırım…


    Göremezsen de gözlerimdeki kanatsız kelebekleri, sen cümleler kur bana dair. Yorgunluğuma, uykulardan arındırılmamış sevdama aldırmadan sen anlat beni.

    Bırak beni anlatmaya çalışırken katili ol alfabesin. Titresin dudakların adımı anınca. Ama sakın susma. Susarsan kefen olur nefesin. Bilmediğim okyanuslar çatlamış dudaklarıma el sürer. Sen sustukça kirlenirim çelimsiz duraklarda.

    Ve bilirsin suskunluğun kirini ancak ölüm paklar..Biliyorum mevsimlerden sonbahardasın..Dalların solmakta yine. Yine acılar yüreğinde başrolde. Gel etme.

    Diline kepenkler vurulsa da sen giyme susuzluğu..Bizim / benim sana ihtiyacım/ız var..Susarsan tek bir kum tanesi akmaz zaman zulasından. Dibe vurur köklerim..Bilirsin ben yüzme bilmem..Boğulurum sessizliğin kör derinliğinde..Eririm. Çözülürüm yavaş yavaş.

    Esirgeme beni dudaklarından..Olur olmadık an ismimi. Her bir cümlene katmasan da her gülüşünde sayıkla bendeki “ seni “. Susma, karanfiller örtmesin üzerimi..Kıyısız kalmasın bendeki öznelerin. Susma, içimdeki dilenci kanamasın. Rehin düşmesin mürekkebim bozkır toprağına. Susma ne olur.

    Kopmasın sende saklı kıyametim..Biliyorum attığın her adım sonrası yangın yeri..Köşe başları tutulmuş..Eller tetikte. Her kelimende bir ölüm saklı..Ama sen konuş beni. Bedeli ne olursa olsun sen sadeliğimi kelimelerinle zenginleştir. Yeni anlamlar yükle sevdamın yalınlığına. Dudaklarındaki en değerli hazine olan nefesine kat. Öznesizliğim yeniden kanamasın..Sakın susma…


    Etrafta bir yalnızlık kokusu…
    Kuyularda Yusuf susturulmuş..
    Köşe başları ise tutulmuş..
    Korkular revaçta.
    Başrollerde ise ölüm..
    Ve mevsim sonbahar..
    Ve gözlerden akan,
    Bir “ umut “ yalnızlığı…
    Hem de sicim sicim…

    Doğrul eğildiğin yerden..
    Kopar at serçe ıslaklığı kirpiklerinden..
    Adının sadeliğinde yaşa sadece.
    Sana reva görülen acıya inat,
    Sen şükret Eyyubvari..
    Bu kadar kolay olmamalı pes etmek ?
    Bu kadar zor olmamalı direnmek ?
    Alnının ortasına dayansa namluyu hayat,
    Bu kadar suskun olmamalı ölmek ?


    Pes ediyorsan,
    Namlu hazır..

    Yenilgiyi kabul ediyorsan,
    Mezar hazır..

    Hayatı değil de,
    Uykusuzluğu istiyorsan
    Ölüm hazır…

    Ama tek bir şartla..
    Önce beni öldür..


    “ Kazandığım her şeyi senden bildim ben..
    Varsın ölüm sen diye gelsin kapıma…”


     
Bir " Umut " Yalnızlığı Sadece konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bir çığlıktı yalnızlığım

    Bir çığlıktı yalnızlığım

    Konuşmak gerekir bazen,susmak artık çare değilse… Anlatmaya başlamalı bi yerden,en başta kendinden, Başlıyorum öyleyse dur ve dinle; Ardından değişti hayatım,bütün değişime mahkum hayatlar gibi,geceler değişti kara kuru oldu biraz daha çok acı verir oldu…mevsimim yıllardır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorgun ayazda kalmış bi-çare donuk. Aynı şarkılar farklı anlamlar kazandı,oysa şarkılar bu...
  2. Bir yalnızlık bir özlem

    Bir yalnızlık bir özlem

    İnsanım ben! Kimi zaman hüzünlenir,duvar gibi... Çiçeğindeki yalnızlığımı haykırırım etrafa... Geceler boyu ağlarım! Belki de kimi zaman senden uzak oluşumdan kahrolurum. Adını haykırırım etrafa.. Bazen de dolaştığımız o uzun yollar da doaşır geçmişi anarım... Yalnızlığımı hiç kimseye anlatamam! Bir gün SENSİZLİKTEN bıkıp Karşına çıkıverir boynuna sarılırım, Ve doyasıya ağlarım...
  3. Bir Umut..

    Bir Umut..

    Bir umutsun şimdi...Umudum...Bunca acıdan,bunca kırgınlık,bunca yaradan sonra...Beni ben olarak anlayan ilk...Sana da "sevdiğim"demekten alıkoyuyorum kendimi,ya sende gelmezsen,gelemezsen?Ürkek bir senaryo yazıyorum içimde sana dair kıvılcımlanan her şeyi geri çekme ihtiyacı hissediyorum..."Güneş"istedim...Evet birçok insan aşkı aşk deyip de yaşamaktan ya kaçınıyor ya da o...
  4. Sıradan Bir Yalnızlık Benimkisi...

    Sıradan Bir Yalnızlık Benimkisi...

    Sevgili melekler ben bu yazıyı çok beğendim ve sizinle paylaşmak istedim umarım sizlerde beğenirsiniz (: Nasıl da çabucak bitiyor gün…Günler… Bir şey anlamadan, Hissetmeden…Uyanıyorum;Beyaz bir gün…Yatıyorum; Alacakaranlık... Sabah olsun diye uyuyorum…Yatayım diye geceyi bekliyorum… Dahası yok… Hep aynı… Ne istediğimi,ne düşlediğimi,neye küstüğümü ben de bilmiyorum… Ama küstüm…hemde fena...

Sayfayı Paylaş