gebe
  1. MEÇHUL

    MEÇHUL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.875
    Beğenilen Mesajlar:
    66
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    şehr-i MEÇHUL

    Çalışan çalışkan kadın

    Konu, 'Kadınlar' kısmında MEÇHUL tarafından paylaşıldı.

    çalışkan kadın dünyanın en çalışkan insanı dünyanın en kızı
    BIZDEKİ DE NE HIRS AMA..!!!

    > Eskiden kadın olmak daha kolaydı:
    Kadınlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakarlardı. Sadece esinin geliri düşükse kadın çalışırdı
    ve çalışan kadına acınırdı. kadın çalışıyorsa, evine bakamayacağı düşünülürdü, zaten kadın bekarken çalışıyor
    idiyse bile evlenince evinin kadını olurdu.

    90'lı yıllara gelindiğinde kadın sadece evde olmak istemedi, artik çalışmak ekonomik olarak özgürleşmek istiyordu.
    Önce üniversite okumaya ,sonra çalışmaya başladı. Bu kadının hoşuna gitmişti. Çalışıyor, istediği gibi harcıyor, geziyordu. Artik çalışan kadın evli olmak değil bekar olup gününü gün etmek istiyordu.

    Yaşasın özgürlük...

    Çalışan kadın artik işkolik olmuştu, çalışıyor ve yükseliyordu.Zirveye ulaşmıştı. Birçok şirkette önce orta kademe,
    sonra üst kademe yönetici kadın oldu. Doksanların sonuna gelindiğinde şirketler yalnız ve işkolik 30'lu yaslarında kadınlarla doluydu..

    Bu çalışan kadına yetmedi, çıtayı biraz daha yükseltti. Artik hem evli ve hem de basarili çalışan kadın olmalıydı.
    Çalışan kadın etrafına bakindi. Basarili, paralı koca adayları gözden geçirildi. Adaylardan kel, şişman ve kısa boylu
    olanlar hemen elendi. İnce ruhlu, şaraptan anlayan, 14 Şubat'ta müthiş sürprizler yapabilen, kimsenin bilmediği
    yerlerde baş başa tatillere götüren, yaşamayıseven ve bol bol espri yapanlar hemen kapışıldı. Yurt dışından
    gelinlikler getirtildi. Otellerde muhteşem düğünler yapılıp, Maldivler'e ya da Bali'ye balayına gidildi. Balayından
    sonra çalışan kadın hızla is başı yaptı. Gündüzleri toplantıdan toplantıya koştururken artik aksam yemeğini de düşünmeye başlamıştı. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gömlekleri, pantolonları ütülü mu, kıyafetleri
    kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi, marketten alınacakların listesini çıkar, is çıkısı git al, eve gel, aksam yemeğini hazırla....

    Çalışan kadın artik mutluydu. Gece yatağı sıcacıktı. Üzülünce derdini paylasan, hastalanınca ona bakan,
    ağlayınca destekolacak bir omuza, göz yaslarını silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat koşturmak kadına
    vız geliyordu. Etraf bu şekilde koşuşturan, ev ile is arası çift vardiya çalışan Kadınla doluydu. Zaman geçiyordu.
    Çalışan kadın 35 ine yaklaşıyordu.Biyolojik saati 'be bek, be - bek' diye uyarı vermeye başladı. Evet çalışan kadın hemen çığlıklar atmaya başladı 'Bebek de yaparım kariyer de ' diye...

    Çalışan kadınlar hemen sosyetik kadın doğumcuların randevularını doldurdular. Çalışan kadınlar ajandalarına ve
    islerinin temposuna uygun zamanı seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya başladılar. 1-2 ay sonra güzel haberler sırayla gelmeye başladı,çalışan kadınlar hamileydiler. Çalışan kadın hem hamile, hem güzel olmak istedi.
    Hemen diyetisyenlere koşulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol kivi yenmeye başlandı. Eskisi gibi tatlı, tursu,
    börek, erik aşerilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarısı eşlerden.

    Çalışan kadın çocuğunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitapları alindi,
    bir çok internet sitesine üye olundu, Yoga ve anne-baba kurslarına yazılındı. Çalışan hamile kadın artik gün gün
    takip ediyordu bebeğinin gelişimini.

    >Bugün 43. gün, bebeğim uzum tanesi gibi...
    >59. gün, parmakları oluştu...
    >89. gün, bugün ilk defa hıçkırdı...
    >210 uncu günden sonra artik bebeğin matematik zekasının artması için Mozart dinletilecek...
    Sonunda mutlu gün geldi. Çalışan kadın artik anneydi. 3-4 aylık izinden sonra çalışan kadın öldürücü diyetlerle
    zayıflayarak incecik bir şekilde işbası yapmıştı. Artik basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalışıyordu.

    Bebek büyüdükçe, sosyalleşmesi için çalışan kadın cumartesilerini çocuğuna ayırdı. Artik tüm anneler topluca etkinliklere katılmaya başladılar. Yaş günü partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol,tenis ve yüzme kurslarının
    biri bitiyor, diğeri başlıyordu.

    Çalışan kadına bu da yetmedi. Artik hem çalışıyor, hem iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapıyordu.
    Çalışan kadın çıtayı birkez daha yükseltti. O artik evinde katkısız, sağlıklı ekmekler, reçeller yapmalı,organik gıdalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazırlamalı, çocuğuna ve esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastaları çok güzel süsleyebilmeliydi. Bütün çalışan kadınlar yemek yapma kurslarına koşmaya başladılar. Evlerine ekmek yapma
    makineleri aldılar,toplantı aralarında bir birlerine yemek tarifleri vermeye başladılar, 'Dün nefis bir çavdarlı ekmek
    yaptım, istersen tarifini vereyim', 'Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptım. Evdekiler bayıldı. Bir aksam gelin de
    size de yapayım"

    Bakalım çalışan kadın bundan sonra çitasını nereye yükseltecek?

    Gelelim erkeğe...Bu süreç içerisinde çalışan erkek ne yaptı dersiniz (?). 80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV
    izliyor,bira içiyor ve maça gidiyordu... (istisnalar hariç )


     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Çalışan çalışkan kadın
    Ben işin biraz farklı boyutlarına bakmak istiyorum:

    Kadının geri kalması ve sonra atak yapması sadece bize özgü değil aslında. 1950'li - 60'lı yıllara bakarsak Amerika Birleşik Devletleri'nde kızlar için açılan okullarda iyi bir ev hanımı nasıl olunur isimli ders kitapları bile görülebilir. Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi 1980'lerden sonrasıne denk gelir...

    Anti-feminist Türklerin genellikle kadının bağımsız olması konusunda yaptıkları yorum "kadın annedir, cennet annenin ayakları altındadır, kadın eştir, anadır, namustur" şeklindedir. Lakin bu çok iyimser görünen tablo realitede çok farklı sonuçlar doğurmuş hep toplum içinde. Zaman içinde Türk kadınına hep evinde oturması, yerinde durması, evine bakması, çocuğunu büyütmesi, kocasını hoş tutması gibi görevler telkin edilmiş.

    Her ne kadar Avrupa'da en erken ve en fazla hakka sahip olan Türk kadınları olsa da (Atatürk kimselerin hayal edemeyeceği hakları sunmuştur Türk kadınına bknz İnkılaplar) ne yazık ki sosyal alanda tam bir dönüşüm yaşanamamış. Bilime, fenne, politikaya yönelen kadın sayısı istenilen seviyede olmamıştır. Bazen "acaba elimize sunulan imkanları mı fark edememişiz yoksa uğrunda kendimiz mücadele etmediğimiz için mi kıymetini bilememişiz" diye düşünürdüm bu konuyu. Şimdi bu sorunun yanında, toplumsal alt yapımızın ve ataerkil bakış açımızın da yeşil ışık yanan yolda ilerlemeyi engelleyen kasislerden biri daha olduğunu da kabul ediyorum.

    Günümüzde (aşırı dinciler hariç) hemen herkesin birleştiği bir ortak nokta var ki; kadınlar da eşit şartlara ve olanaklara sahip olup, belirli bir konuda eğitim hakkını haiz olurlarsa başarıya ulaşmamaları için bir neden bulunmamaktadır. Kadın çalışabilir, para kazanabilir (ki günümüzde bu bir olmazsa olmaz haline gelmekte), evine bakabilir, çocuk yapabilir...

    Bu olayları "modern dünya"nın normal ve beklenen bir getirisi olarak görüp duruma uyum sağlayan erkekler olduğu kadar, çalışan kadını "olmaz çalışma" diyerek yürüdüğü yoldan geriye çeviren kişiler de mevcut ne yazık ki. Eşini her konuda destekleyen, ona yardımcı olan erkekler "evliliği" kendisinin lider olduğu bir klan olarak değil, adı üstünde "eş" olan "eşit" olan bir bireyle hayatı paylaşma olarak gördükleri sürece de hayatın her iki taraf için de kolay olacağını düşünüyorum.

    Evlilik kadının erkeğin kahrını ya da erkeğin kadının kahrını çekmesi için oluşturulmuş bir kurum değildir, bu oluşum insanın insan olmaktan gelen değerini bilecek bireylerin "eş"ler olarak bir yaşamı birlikte sırtlamaları anlamına gelir bana göre. Çalışan kadından normal ev hanımı performansı beklenirse yukarıda yazanlara daha çok maddeler eklenir. Eşini işi, evi ve çocukları arasında sıkıştırmadan ona yardımcı olan erkekleri de bir bayan olarak tebrik ediyorum. Kadına bir şey ispat etmesi gerekmediğini hissettirdikleri için ne hayal kırıklığı ne de aşırı stres yaşatırlar böylece.

    Güzel ve anlamlı konu için teşekkürler

    Sevgiler...

    NeMeSiS

    Not: + Rep'lik bir konuydu gerçekten :)
     
  3. MEÇHUL

    MEÇHUL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.875
    Beğenilen Mesajlar:
    66
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    şehr-i MEÇHUL
    Cevap: Çalışan çalışkan kadın

    Evlilik kadının erkeğin kahrını ya da erkeğin kadının kahrını çekmesi için oluşturulmuş bir kurum değildir, bu oluşum insanın insan olmaktan gelen değerini bilecek bireylerin "eş"ler olarak bir yaşamı birlikte sırtlamaları anlamına gelir bana göre. Çalışan kadından normal ev hanımı performansı beklenirse yukarıda yazanlara daha çok maddeler eklenir. Eşini işi, evi ve çocukları arasında sıkıştırmadan ona yardımcı olan erkekleri de bir bayan olarak tebrik ediyorum. Kadına bir şey ispat etmesi gerekmediğini hissettirdikleri için ne hayal kırıklığı ne de aşırı stres yaşatırlar böylece.


    Adminim bu konun yanında; sizin yazmış olduğunuz bu muhteşem yorum daha güzel olmuş...Çok beğendim yüreğinize sağlık.Ne güzel de anlatmışsınız.Tüm sözlerinize içtenlikle katılıyorum.Hele de son sözlerinize harfi harfiyen katılıyorum.Ben çalışan bir bayan değilim ama ev işi de bence başlı başına bir iş.Bende eşime beni bunaltmadığı ve hayal kırıklığı yaşatmayıp destek olduğu için huzurunuz da teşekkür ediyorum.

    Bu güzel ve anlamlı yorumlarınız için size de saygı ve sevgiler.Teşekkürler.Güzel Türkçe'mizi en güzel kullanan kraliçe...
     
  4. denizoyku

    denizoyku Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Haziran 2009
    Mesajlar:
    47
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Çalışan çalışkan kadın

    Bence erkeklerde kadınlar kadar evle ilgilenmelidir
     
  5. ebraryksl

    ebraryksl Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    8 Ocak 2010
    Mesajlar:
    853
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    BURSA
    onlar için o işi yapacak birilerinin olması kaytarmaya yeter.
     
  6. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
    Çok güzel bir yazı teşekkürler canım
     
Çalışan çalışkan kadın konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çalışan Kadınların Temel Sorunları

    Çalışan Kadınların Temel Sorunları

    Kayıtdışı çalışma Kentlerde çalışan kadınların ana sorun alanlarını iş gücü piyasasının cinsiyetçi yapısı ve kayıtdışı çalışma belirlemektedir. Kadınlar kayıtdışı işlerde; ücretlerin düşüklüğü, sosyal güvencenin olmaması, örgütsüzlük ve denetlenme eksikliği gibi nedenlerden dolayı yoksulluktan kurtulamamaktadır. Kadınların işlerinin kesintiye uğraması, Doğum ya da çocuk bakımı gibi...
  2. Çalışan Kadınların Önündeki Engeller

    Çalışan Kadınların Önündeki Engeller

    Kadın çalışanlar iş hayatında bazen kendilerinden, bazen yöneticilerinden, kimi zaman da meslektaşlarından kaynaklanan engellerle karşılaşır. Günümüz iş hayatında pek çok engelle karşılaşan kadınlar, ötesine geçemedikleri bir “cam tavan”ın altında çalışmak zorunda kalmakta. Cam tavan kadınların belirli bir seviyede birtakım engellere takılması anlamına gelmekte ki cam tavan kullanımıyla...
  3. Çalışan kadına 'annelik' kolaylığı "

    Çalışan kadına 'annelik' kolaylığı "

    türkiye de farklı iş kollarında çalışan kadınlar Şahsen çalışmıyorum ama ev hanımı olmakta bence başlı başına bir iş:)Çalışan kadınların işi zor oluyor hele bide çocuk varsa işte o zaman baya bir yoruluyorlardır.Onlardaki stersi ve bunalımı tahmin edemiyorum bile.Zor çok zor rabbim hepsine kolaylık versin:) Çalışan kadına 'annelik' kolaylığı "Çocuk da yaparız, kariyer de" diyoruz...
  4. Çalışan kadın ev kadını çelişkisi

    Çalışan kadın ev kadını çelişkisi

    İki farklı kutupta yaşadıklarını düşünen iki kadının düellosudur bu. "Ev Kadını–Çalışan Kadın'a Karşı" ya da "Çalışan Kadın–Ev Kadını'na Karşı" Çalışan kadının iç sesi ve ev kadını hakkındaki düşünceleri: İlkokul birinci sınıftan bu yana sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, servise binip, bir yerlere gidiyorum. Hayatımın üçte ikisi okulda, üçte biri de iş yaşamında...
  5. Çalışan Kadının Güzellik Rehberi

    Çalışan Kadının Güzellik Rehberi

    çalışan kadın, çalışmak, bayanlar ve bakım, güzellik ve bakım, hakkında bilgiler burada Çalışan hanımlar sizin için bir güzellik rehberi hazırladık. İncelemeye ne dersiniz ? İş yerine tam saatinde varabilmek için çektiklerinizin farkındayız. Saatin sesiyle fırla, aceleyle giyin, trafiğe gir... Peki, dakikalar son hız koşarken, bakimi, güzel ve hoş görünmek için ihtiyacınız olan zamanı...

Sayfayı Paylaş