gebe
  1. FiRaRi_MeLeK

    FiRaRi_MeLeK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.507
    Beğenilen Mesajlar:
    201
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    insanların CENNET benim CEHENNEM dediğim yerde...

    Çok pazarlık ettim seninle ey Rabbim !

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında FiRaRi_MeLeK tarafından paylaşıldı.

    Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim. Sen çağırınca,kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum.
    Vakit girince, içim "cız" etti hep.
    Odamdan uzaklaştım,bıraktım işimi,bozdum keyfimi;
    öylece namaza durdum. Ayak diredim, "az sonra kılsam da olur!" dedim
    "Az sonra"larım "çok sonralar"a döndü, geç kaldım,geç kalmaktan utanmadım.
    Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna.
    Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm.
    Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim,
    hemen kalktım, rahatladım.
    Oysa rahatlığı Sana borçluyum.
    Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana.
    Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar
    sükûnet borçluyum Sana.
    Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana.
    Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin.
    Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa,
    her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin.
    Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa
    kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.




    Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim.
    Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm.
    Benden istediğini, benim için istediğini bile bile,
    huzurunda huzursuz durdum.
    Fazla buldum namazın rekâtlarını; kısaltmak için bahaneler aradım.
    Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı,
    hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm.
    "Beni bana bırak'larla durdum huzuruna;
    içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken,
    ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım.
    Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana!
    Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce
    Sana yalvartıyor olabilirdin beni.
    Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında
    günümü de, işimi de, uykumu da,
    hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin.
    Düşmeyen bombalar kadar,
    uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.




    İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim.
    Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm.
    Kendimi sıfırlamayı,benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim.
    Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim.
    Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden.
    Bütün benliğimle aşağı inemedim.
    İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım.
    Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım.
    Uykum vardı,secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim. ​



    İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim.
    Bedenim eğilirken huzurunda,
    "emrolunduğum gibi dosdoğru olma"nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim.
    "Sırası değil'di; "hele dur; sonra da olurdu.
    En Sevgili'ni (s.a.v.) bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.




    Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde,
    loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında,
    gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle,
    korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin.
    Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip,
    küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde,
    mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.




    İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı.
    Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu.
    Dilime bile değdirmekten korktuğum,
    ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte.
    Fısıldaması bile acı veriyor ya...
    Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre,
    heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe,
    "bitmez şimdi bu namaz!" dediğim çok oldu.
    Ama içimden. Kimseler duymadı.
    Bir Sen duydun beni ey Rabbim. Sırrımı bir Sen bildin.
    Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde,
    dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken,
    Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun,
    söyleyemediğimi de, dile getiremediğimi de bildin.
    Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda,
    kovmadın beni, yakınlığında tuttun.




    İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı...
    "Aradan çıkarmaya çalıştığım" oldu namazı.
    Geçiştirdim namazı. Bir "sorun"du çözdüm, hallettim.
    Selam verip sonra yaşamaya başladım...
    Yaşamayı namazın içinde aramalıydım.
    Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.
    Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim;
    ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni.
    Her secdede rahmetinle okşadın alnımı.
    Her rükûda "aferinler" fısıldadın gönlüme.
    Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu.
    Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın.
    Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın.Utandırmadın.
    Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabbim.
    Kimselere söylemedin.
    Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi,
    bir Senin beni
    ayıplamandan korkmam.
    Ben işte böyleyim;
    yine "bana ait"lerin hesabındayım.
    Başka kime söyleyeyim?
    Başka kimin anlayışından medet umayım?
    AFFET BENİ​


     
Çok pazarlık ettim seninle ey Rabbim ! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yakarisim Sanadir Ey Rabbim!

    Yakarisim Sanadir Ey Rabbim!

    Yakarisim Sanadir Ey Rabbim! Gecelerden sabahalara, karanliklardan güneslere dogru açilan yüreklerimizin perde araliklarindan süzülen nur katreleriyle geldim kapina! Biliyorum, güllerden gecer sana giden yollarI Yakarislarla, dualarla, tahiyyatlarla bezenir. Ey rahmetiyle kalpleri evirip çeviren, Sana kalbimi getirdim. Ey kalpleri nuruyla sarip oksayan! Onulmaz...
  2. Ey rabbim gözlerime rahmet yaşlarını nasip et...

    Ey rabbim gözlerime rahmet yaşlarını nasip et...

    GÜNAHIM ÇOK.... GELEMEM KAPINA BİLİYORUM.... AMA YOK Kİ BAŞKA KAPI... SENDEN SADECE BİR UMUT DİLENİYORUM... EN SEVGİLİNE AYRI KOYMA YOLUMU... BU HİCRANI YAŞATMA BANA.... NE KADAR ÇOK OLSADA GÜNAHIM RAHMETİNLE EN SEVGİLİYİ GÖSTER BANA... NE OLUR RABBİM GECELERDE, SEHERLERDE GÖZ YAŞI DÖKEN AŞIKLAR HÜRMETİNE ONUN AŞKINDAN KATRELER SUN YÜREĞİME... BU YOLDA GELCEK CEFAYI SEFA BİLDİR...
  3. Ey Rabbim! Girecegim yere durustlukle girmemi sagla;...!!!!

    Ey Rabbim! Girecegim yere durustlukle girmemi sagla;...!!!!

    Ey Rabbim! Girecegim yere durustlukle girmemi sagla; cikacagim yerden de durustlukle cikmami sagla. Bana tarafindan hakkiyla yardim edici bir kuvvet ver. Ey Rabbim! Beni gerek bana gerekse ana-babama verdigin nimete sukretmeye ve hosnut olacagin iyi isler yapmaya muvaffak kil. Rahmetinle beni iyi kullarin arasina kat. Ey Rabbim! Bana ve ana-babama verdigin nimete sukretmemi ve razi...

Sayfayı Paylaş