gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Çöz Avuçlarımdaki Büyüyü

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Her gece, göğsümün duvarlarına efsane gülüşlerinle oturur, sallarsın aşk salıncağında Her gece, mavi denizlerimden sular taşırsın sen, yakamoz öpüşlerinle gönül yapıma Her gece, rüzgarlara direnen mum ışığıma bir gölge,bir bilge olursun perde yüreğinle
    Bakışlarınla hüzün bir söğüt gölgesine serer çarşafını ve sen sokulursun ruhuma, koynuma
    Ben seni düşündükçe kuyulardan tohumlar çıkarır, ekerim aşk çiçeklerini gökyüzü tarlalarına.


    Adına söylenmiş, ruhuna bestelenmiş bütün şarkılardan bir sevgi kulesi kurarak seni gözlemeye başladım sevda kalemizde. Kımız acıların kadehleri şerefine kalkıyor, yaman yalnızlığıma kılıç sallıyorum seni düşündükçe. Elveda dediğim tüm sevdaları tıkarak zindanlarına gözyaşı mendilimi yıkıyorum pınar gözlerinde.
    Ne zaman dilinden bir sözcük düşse seninle tamlanıyorum. Rüzgarın getirdiği bir çiçek tohumu oluyorsun bende. Ne zaman dilinden düşen bir harf olsan yüreğini yazıyor kalemim, buzlar çözülüyor sarkıtlarımdan. Ne zaman incecik dallarına tutunsam kanıyor zaman kapsülleri ve ıslanıyorum şiirlerinden. Yüzümü mavi gülüşlerin yalıyor, seneler asırlar ekleniyor ömrüme, sen ne zaman dudaklarıma eğilsen.
    Bakışlarının ödüllerini kaybettiğim anlarda içimde yüzlerce çocuk ağlar ve eksik kalmış bir roman gibi köşelere atılırım. Sesinin kristal zerreciklerini hissetmediğim an, ele avuca sığmaz bir pervane böceği olur, yoksul evlerin karanlıklarında saklanırım. Sevinçlerim eskirse yüreğinde, karartma gecelerine döner odam, sarmaşıklar ağar yorgun penceremden, menekşelerin rengi silinir yüreğimden.
    Sınırlarımın seni çevreleyen yaklaşımlarında duruşlarımın ve susuşlarımın kapsülleri patlamakta günlerdir. Bu deniz ülkesinde dalgaları çağırarak çarpamazsın şiirlerime. Beni vuracaksa gözlerin vursun. Ben senin için karanlık bir gök altında çiçeklerle bezeli bir dünyayı yaşıyorum. Bir yaz akşamıdır kadehimizden dökülen sözcük damlalarımız ve ıslatır ellerimizi tutkumuz. Pembe yüzünde öfken yeşerirken bulutlarını kovarım göz yaşlarımla tapılası yüreğinden. Göğüm senin, gülüşlerin benim olur birden öpmelere doyamam ateş topu dudaklarından.
    Her gece, göğsümün duvarlarına efsane gülüşlerinle oturur, sallarsın aşk salıncağında. Her gece, mavi denizlerimden sular taşırsın sen, yakamoz öpüşlerinle gönül yapıma. Her gece, rüzgarlara direnen mum ışığıma bir gölge,bir bilge olursun perde yüreğinle. Bakışlarınla hüzün bir söğüt gölgesine serer çarşafını ve sen sokulursun ruhuma, koynuma. Ben seni düşündükçe kuyulardan tohumlar çıkarır, ekerim aşk çiçeklerini gökyüzü tarlalarına.
    Yüreğimizdeki renk cümbüşlerine binlerce çocuk salarak denizleri ve kuşları çiziyoruz parklarımızın duvarlarına. Yaşamıyoruz diye bizi yok sayanlar, sevişmiyoruz diye yüzümüze kapanan kapıları direnç yumruklarımızla dövmedik mi, kilitlerini sevgi gürzümüzle, öpüşlerimizle kırmadık mı? . Biz sarıldıkça menekşeler büyür kuytularda ve her gece bir çiçeğin tohumu oluruz. Gözlerimizdeki kör kuyular ve yüreğimizdeki sularla göl olur, ırmaklara dökülür, denizlere dolarız bu aşk atlasında.
    Unutulmaz sevinçlerin coşkularında yeryüzünün tüm mavilerini kucağına taşırdım senin. Seni sevdikçe dalgalarına koyardı başını ayrılıklar. Seni soluklamak için yeniden körükledim şu yorgun yüreğimi ve göğsündeki koruk üzümlerle yürüyorum sevgi bağlarına. Al beni kuytu derelerine, çiğne bedenimi yeni sevinçlerle.Uyansın yeryüzünün tüm böcekleri, gözlerindeki yağmur göllerinde birlikte çekelim bu aşkın küreklerini
    Sensiz susuşlarımın akrep duruşlarında yelkovan dönüşler yaparım gecelerimin hasret saatlerinde. Omzundaki yüklere bir sırt verebilsem, terini silebilsem diyorum dinginliği aradığın anlarda. Öpüp öpüp dudaklarıma sürüyorum pamuk ellerini, koklamalara doyamadığım saçlarını, sarmalara sevdalandığım bedenini kucaklamak ister gibi.
    Koparılmış nice takvim yapraklarına bir daha bakmak istemez insan. Yarınların tespihleri çekilirken ömür koltuğunda bir daha gelmez dünkü nisan. Avuçlarımızdaki büyü, yüreğimizdeki kor alev ve düşlerimizdeki mevsimlere koşuyorum seni her özlediğimde. Ömrümün takvimleri seninle tamlanıyor, ruhumun ateşleri aşkınla harlanıyor çünkü bir tanem.

     
Çöz Avuçlarımdaki Büyüyü konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Beyazın büyüsünü masanıza taşıyın

    Beyazın büyüsünü masanıza taşıyın

    Beyazın büyüsünü masanıza taşıyın Özel süsler olmadan da kutlamalar için şık bir masa hazırlayabilirsiniz. Gümüş kutu ve vazolar, beyaz peçeteler ve bir kaç inci size yardımcı olabilir. Bir çam ağacının dallarını yaldızlı kurdelelerle süslemek masanıza muhteşem bir hava katacak. Servis tabağında parlak süsler Niçin servis tabaklarını her zaman meyve için kullanalım? Önemli...
  2. Büyüden Korunma

    Büyüden Korunma

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. Avuç

    Avuç

    Avucun temiz olması faydalı ve karlı işlerle uğraşmak anlamındadır. Alkışlamak hoş vakit geçirmek mutluluğun işaretidir. Avucun temiz olması faydalı ve karlı işlerle uğraşmak anlamındadır. Alkışlamak hoş vakit geçirmek mutluluğun işaretidir.Rüyada avuç açmak uğurdur. Açılan avuç temiz ve aydınlıksa dilekler çabucak kabul olunacaktır.
  4. avuç hareketleri

    avuç hareketleri

    Açık AvuçlarAçık avuçlar dürüstlük anlamına gelebilir. Tarih boyunca açık avuç gerçek, dürüstlük, sadakat ve teslimiyetle bağdaştırılmıştır. Pek çok yemin el kalbin üzerindeyken edilirken mahkemelerde tanıklık ederken avuç havada tutulur. İncil sol elde tutulurken sağ avuç da mahkeme üyelerinin görebileceği şekilde yukarıda tutulur. Gündelik karşılaşmalarda insanlar iki temel avuç konumunu...
  5. Büyülerde Renklere Göre Ayrılmıstır

    Büyülerde Renklere Göre Ayrılmıstır

    Büyüye inananlar var mı aranızda bilmiyorum ama ben şahsen inanıyorum çünkü dinimizde bile yeri olan yapanında yaptıranında lanetlendiği birşey Peygamber efendimize bile yapılmış büyü bunu eminim birçoğunuz duymuştur.İşte büyününde kendi aralarında çeşitleri varmış bakın bunlar nelermiş... Asur ve Babil uygarlıklarında ak büyü ve kara büyü'nün ayrımı net olarak yapılmıştı; MÖ. 1800 yılında...

Sayfayı Paylaş