gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.171
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    fobik bozukluklar

    Konu, 'Psikiyatri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Gerçekte korku yaratmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya fobi denir. Kişi, bu korkuların aşırı veya anlamsız olduğunu bilse de engelleyemez, mantıksal düşünerek korkularının önüne geçemez. Fobi toplumda sık görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Fobisi olan insanlar “fobik” diye adlandırılırlar. Yapılan araştımalar toplumda %10 oranında fobi tespit etse de tahminen bu değer % 25 dolaylarındadır. Fobiler halk arasında hastalıktan ziyade huy ya da kişilik özelliği olarak düşünüldüğünden tedaviye başvuranların sayısı azdır. Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasnın en önemli nedeni budur.Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha faza görüldüğü saptanmıştır. Fobilerin gerçek nedenleri bilinmemektedir. Öne sürülen fobi nedenleri türlerine göre değişmekle birlikte aynı fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik gösterir. Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevreseldir. Bazı özgül fobilerde genetik yakınlık fazladır. Örneğin kan aldırma veya enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde ailede benzer hastalık normal topluma göre daha sıktır. Ancak bu yatkınlığın genetik veya çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir. Bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin salınımının fazla olmasının veya etkilenen organların bu maddelere normal insanlara göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin salınımını veya bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir. Psikiyatride fobilerin geçmiş yaşantılara bağlı olarak geliştiği yolunda ispatlanmamış çeşitli teoriler mevcuttur. Watsonun öğrenme teorisinde fobilerin şartlandırılmış refleks davranışlar sonucu oluştuğu ileri sürülür. Bu teoriye göre daha önce kaygı uyandırmayan bir uyaran kaygılı bir uyaranla bir araya geldiğinde öğrenme yolu ile kaygı uyandıran bir uyaran haline gelmektedir. Örneğin asansör korkusu olmayan bir kişi elektrik kesintisi ile asansörde mahsur kalma sonucunda asansör korkusu geliştirebilir. Bu olay öncesinde rahatlıkla asansöre binebilirken asansöre binemez hale gelebilir veya asansöre bindiğinde aşırı kaygı duyma görülebilir. Freud’a göre fobiler bilinç dışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi vardır. Bastırılmış, bilinç dışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde fobiler gelişir. Yapılan araştırmalarda sürekli strese maruz kalan çocuklarda yaşamın ileri dönemlerinde yaygın fobik davranışlar görülebimektedir. Sürekli stres yaratan nedenler arasında erken yaşta anne veya babanın kaybı, anne veya babadan ayrılma, ev içinde şiddete maruz kalma sayılablir. Bazı bedensel hastalıklar, nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda fobk semptomlar görülebiir. Bu rahatsızlıkların ayırıcı tanı yapılırken dikkate alınması gerekir.


    Kaç çeşit fobi vardır?

    Fobiler başlıca üç guruba ayrılabilir:

    -Sosy -Sosyal Fobi -Agorafobi -Özgül Fobiler
    a

    -



    Sosyal fobi

    Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır.Ve kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal, meslekî ya da aile yaşamı etkilenir.




    Sosyal fobi iki farklı şekilde görülür:
    Genel: Korkular hemen her durum için geçerlidir.
    Özel:Yalnızca özel bazı durumlar için geçerlidir. (Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek vs gibi.)

    Sosyal fobisi olanlar genelde aşağıdaki durumlarda sosyal fobi belirtilerini yoğun olarak yaşarlar:

    -Topluluk önünde konuşmak.
    -Bir işle uğraşırken seyredilmek.
    -Başkalarının önünde yemek yemek-içmek.
    -Otorite konumundaki kişilerle temas etmek.
    -Misafir kabul etmek.
    -Başkaları ile tartışmak.
    -Toplulukta telefonla konuşmak.
    -Tanımadığı kişilerin gözlerinin içine bakmak.
    -İlgi odağı olmak.
    -Başkalarının önünde yazı yazmak.


    Agorafobi

    Fobiler arasında sık görülen agorafobi eskiden yalnız meydanlardan, açık yerlerden korku olarak bilinirdi. Şimdi ise agorafobi çok daha geniş bir anlam taşımaktadır.Yalnız başına kamaktan, yalnız sokağa çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten, örneğin sinema, tiyartro, tünel, köprü, pasaj, asansör, otobüs, vapur, uçak gibi yerlerde duyulan korkular artık agorafobi sayılmaktadır. Panik bozukluğuna bağlı olmayan fobinin nadir olduğu anlaşılmaktadır. Çoğu agorafobinin temelinde panik nöbetleri bulunmaktadır. Yani hasta panik nöbetleri geçireceği korkusu yüzünden yalnız başına sokağa çıkamamakta, kalabalığa girememektedir. Agorafobi bireyin herhangi bir yerde panik nöbeti geçirme ve ordan çıkamama, tıkanıp kalma, hiç bir seçeneği olmama korkususdur.
    Ağır agorafobikler yaşamın bir çok etkinliğinden uzaklaşır. Bir süre sonra yaşamları o kadar kısıtlanabilir ki zamanla ciddi çökkünkük durumlarına da girebilirler.


    Özgül fobiler

    Belirli nesneler veya durumlardan anormal korkudur. Bunları agorafobi ve sosyal fobilerden ayırdettiren özellik korkunun özgül durumlar ve nesneler karşısında belirmesidir. Bu özgül durumlar ve nesneler olmadığında hastada rahatsızlık belirtisi yoktur. Bunlardan uzak olduğu sürece hastanın yaşamı etkilenmemektedir. Yalnız fobi nesnesi ya da durumuyla yüz yüze gelince panik derecesinde korku ortaya çıkmaktadır. Hasta bu nesne veya durumların nerede bulunabileceğini daha önceden inceler ve ona göre sakınarak sıkıntıdan kendini korumaya çalışır. Fakat çok sık karşılaşılan nesneler karşı korku yaşamı çok kısıtlayıcı olabilir.




    Fobiler korkunun ortaya çıktığı uyarana göre üçe ayrılabilirler

    <H1 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt 36pt; LINE-HEIGHT: 150%"><H1 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt 36pt; LINE-HEIGHT: 150%">A.Nesne fobileri (böcek, kelebek, köpek, sivri uçlu eşya gibi...)

    B.Durum fobileri (kapalı yer, açık yer, asansör, yüksek yer gibi...)

    C.İşlev fobileri (altına kaçırma, gaz kaçırma, terleme, yüz kızarması gibi...)

    </H1></H1>BAZI ÖZGÜL FOBİLER


    Kapalı ve basık yerde kalma korkusu (klaustrofobi)

    Kapalı ve basık yerlerde duyulan korkudur. Asansör, basık tavanlı odalar, koridorlar, kapıları kapalı ve kalabalık otobüs, yeraltı çarşıları, metro, alt geçitler ve kilitli odalar onlar için korku verici yerlerdir. Hastanın temel korkusu bu sayılan yerlerde sıkışıp kalmak, nefes alamamak ve boğulmaktır.

    Kan-yaralanma korkusu

    Halk arasında “kan tutması” olarak bilinen kan-yaralanma fobisinde hasta kan görünce rahatsızlık duyma dışında, tıbbi işlemlerde bayılacak gibi olma, kalp hızında değişme, bulantı ve bayılma gibi tepkiler gösterebilir.

    Hayvan korkusu (zoofobi)

    İnsanların bir kısmında korkulan hayvanlara karşı kötü bir deneyim yaşadıktan sonra fobi başlarken, bir kısmında da böyle bir başlatıcı bulunmaz.

    Gök gürültüsü ve fırtına korkusu (astrofobi)

    Gök gürültüsü ve fırtına fobisi olan kişiler sürekli hava durumunu izler. Havanın fırtınalı,gök gürültülü ve yağışlı olma ihtimali olduğu günlerde büyük korku ve panik duyguları yaşarlar.

    Yükseklik korkusu (akrofobi)

    Yükseklik korkusunda kişi yüksek binalara çıkamaz, yüksekten bakamaz. Birçok kişi için keyifle oturulacak balkonlar bu hastalar için eziyet olur.

    Yalnızlık korkusu (manofobi)

    Yalnızlık fobisi duyanlar tek başlarına kalmazlar. Bu fobi akşamları evde tek başlarına kaldıklarında artar. Nedensiz olarak huzursuz olurlar. Evde duydukları tüm sesleri, gördükleri tüm gölgeleri hırsızın ve yabancı birisinin varlığına yorarlar.

    Uçak korkusu

    Uçak korkusunda kişi gideceği yere ne kadar eziyetli olursa olsun uçak dışında herhangi bir araçla gitmeye razıdır. Uçağa binmek zorunda kalırsa şiddetli korku duyar. Uçağın her hareketini, her sarsıntıyı büyük bir korkuyla izler, duyduğu her sesi motorun arızasına yorar.

    Yutma korkusu

    Yutma fobisinde kişi yemek yerken, su içerken boğazına birşey kaçacağı ve boğulacağı düşüncesindedir. Kuruyemiş ve küçük taneli yiyecekler onun için çok korkutucudur. Ciddi sorunlardan biri de ileri derecede kilo kaybıdır.

    -Gece korkusu (niktofobi)
    -Canlı canlı toprağa gömülme korkusu (tapofobi)
    -Ateş korkusu (pirofobi)
    -Giyecek korkusu (endofobi)
    -Yenilik korkusu (kainatetofobi)
    -Sivri cisim korkusu (amofobi)
    -Karanlık korkusu (kenofobi)
    -Dışkı korkusu ( koprofobi)
    -Yamaçtan iniş korkusu (orofobi)
    -Toplum içinde yüz kızarması korkusu (ertirofobi)
    -Beyaz sayfa korkusu (lökoselofobi)
    -Yabancı kokusu (xenofobi)
    -Tozi pislik korkusu (mizofobi)
    -Herşeyden korkma korkusu (pontofobi)
    -Korkudan korkma korkusu (fabofobi)
    -Cinsel ilişki korkusu
    -Eşcinsel olma korkusu
    -Aklını yitirme korkusu
    -Hastalık korkusu


    Bütün özgül fobiler tek tek anlatılamayacak kadar çoktur. Hepsi ayrı ayrı tanımlanmıştır.

    Örneğin Amerikalı psikiyatrlar tarafından 65000 değişik tür fobi saptanmıştır(ör: sebze fobisi:lachonophobie,bir masada on üç kişi oturma fobisi:triskaidderkaphobie)

    FOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
    Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
    -Titreme-Terleme
    -Bulanık görme
    -Nefes darlığı
    -Ağız kuruluğu
    -Yutkunma güçlüğü

    -Yüz kızarması
    -Çarpıntı
    Sosyal fobinin panik bozukluktan tek farkı belirtilerin belli durumlarda ortayaçıkmasıdır. Panik bozukluğu olan kişiler ne zaman panik atak geçireceklerini bilirler ve panik atak geçirmemek için fobik durumlardan kaçınırlar. Örneğin asansör korkusu olan kişiler asansöre bindiklerinde panik atak geçirebilirler ve bundan korunmak için üst katlara merdivenlerden çıkıp inmeyi tercih ederler bu şekilde panik atak gelmesini önlerler. Yine uçak korkusu olan kişiler uçağa binmek yerine başka vasıtaları kullanarak yolculuk etmeyi tercih ederler. Fobisi olan kişiler bu kaçınma davranışını kullanarak panik atak gelişmesini önlerler.
    Panik bozukluğu olan kişilerde fobilerden farklı olarak panik ataklarının ne zaman, nerede geleceği belli değildir ve atağın gelmesi genelde önlenemez.


    FOBİLERİN TEDAVİSİ

    İlaç tedavisi


    Fobik bozuklukta ilaçların önemli bir etksi yoktur ve fobilerin tedavisinde genellikle ilaç kullanılmaz, davranış tedavisi uygulanır. Anksiyete bozukluğu olan hastalarda da kişilik sorunları sık görüldüğü için bu sorunların çözümünde psikanalitik tedavi uygulanması önerilir.


    Psikoterapi


    Fobilerin ve panik bozukluğunun sağlatımında davranışçı yöntemlerin etkisinin başka psikoterapi türlerinden daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır.
    Panik bozukuğunda ve agorafobide en etkili yöntemin “üstüne giderek alıştırma” tedavisi olduğu anlaşılmaktadır. Alıştırma yönteminde hastanın fobik durumlarla özellikle karşılaşması ve korku doğuran durumun ya da nesnenin üzerine azar azar artan derece ve sürelerle gitmesi istenir.

    Örneğin yalnız başına sokağa çıkmaktan korkan hastaya, giderek artan süre ve uzaklıkta, sokağa çıkma ve korkuya dayanma talimleri yaptırılır. Buna ek olarak ters niyetlenme (paradoxial intention) yönteminin de birlikte kullanılması daha etkilidir. Yani yalnız başına sokağa çıktığında bir panik nöbeti ile bayılmaktan ya da ölmekten korkan bir kişiye korkuyu davet ederek, korkunun gelmesini isteyerek sokağa çıkması önerilir. Bu hastalar zaten korkudan korkmaktadırlar. Korkuyu çağırarak üstüne gitme ve alıştırma yönteminde hastaya korktuğu yerde korkunun gelmesini isteme öğretilir. Korku ya gelirse diye korkan kişi gelmesini istemeyi öğrenince korku ve panik zaten gelmemekte; gelse bile bu korkunun etkisi ile kendisine bir şey olmayacağını öğrenmektedir. Giderek artan sürelerle yapılan bu alıştırma talimleri ile kendine bir şey olmadığını gören hastanın güven duygusu artar, kaçınma gereksinimi azalır ve söner. Özellikle panik nöbeti geçiren hastalarda bu yöntemin yansı sıra klompiramin gibi bir ilacın da kullanılması ile çok iyi sonuçlar alınabilmektedir. Eskiden hiç iyileşmez sanılan ağır ve kronik agorafobiklerin bu yolla çok düzeldikleri görülmektedir.

    Özgül fobilerde ve sosyal fobilerde de alıştırma yöntemi etkilidir. Bunlarda ayrıca sistematik duygusuzlaştırma yöntemi ile de iyi sonuçlar alınabilmektedir.

     
  2. ρємвє_мєℓєк

    ρємвє_мєℓєк Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    23 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.987
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    bursa
    Cevap: fobik bozukluklar
    bende sosyal fobiğim bır kac kez tedavı gördum ama hep yarım bıraktım suan kullandıgım bır kac ılac var sımdılık ıyıyım sonrası bellı deıl:cry:
     
  3. CaRiZmA

    CaRiZmA Vip Melek Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.487
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Stuttgart/SIVAS
    Cevap: fobik bozukluklar

    paylasim icin sagol
     
fobik bozukluklar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sosyal Fobiklerde Panik Bozukluk

    Sosyal Fobiklerde Panik Bozukluk

    Sosyal fobiklerde panik bozukluk görülme olasılığı yüksektir. Panik bozukluk birdenbire ortaya çıkan çok kısa bir süre içinde en üst seviyeye ulaşan ve yoğun olarak yaşanan korku ve endişe halidir. Çeşitli bedensel tepkilerle kendini gösterir. Bunların bir kısmı terleme, üşüme, titreme, bulantı gibi sosyal fobide de karşımıza çıkan tablolardır. Bu belirtiler sosyal fobiklerde de...
  2. Sosya Fobiklerde Depresyon

    Sosya Fobiklerde Depresyon

    Beynimiz çevremizde gördüğümüz canlı ya da cansız her şeyi gözümüzün yolladığı çeşitli ışık sinyalleri vasıtasıyla algılar. Işık parlak bir enerji formudur. İnsan gözünün görebildiği beyaz güneş ışığı değişik renklerdeki ışıklardan oluşur. Beyaz ışık prizmadan geçirildiğinde, çeşitli renklerdeki ışıklar sırasıyla görülebilir. Yağan yağmurun ardından güneşle birlikte ortaya çıkan gökkuşağı...
  3. Yeme Bozuklukları

    Yeme Bozuklukları

    Yeme davranışındaki ciddi bozulmayla karakterize olan "yeme bozuklukları" iki klinik tabloyu içermektedir : Anoreksiyo Nervoza (AN) ve Bulimia Nervoza (BN). Her ikiside biyolojik, ruhsal ve sosyal yönü olan bozukluklardır. ANda hastanın yemek yemeyi reddetmesi, aşırı derecede kilo kaybı ve zayıflık söz konusudur. Buna karşın beden imgesindeki bozulmaya bağlı olarak hasta yine de...
  4. Oturuş Bozuklukları

    Oturuş Bozuklukları

    vücut bozuklukları, oturuş biçimleri, diz kapağı hastalıkları, bacak hastalıkları, diz kapağı hakkında herşey burada OTURUŞ BOZUKLUKLARI DİZ KAPAĞINI BOZUYOR Büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor. Oturuş bozukluklarının yanı sıra merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi hareketler diz kapağının kaymasına neden...
  5. Davranım Bozukluğu

    Davranım Bozukluğu

    Davranım Bozukluğu Çocuk ve ergenlerin, kurallara, toplumsal değerlere uymaması ve başkalarının haklarını ihlal eder şekilde davranışlar göstermesine “Davranım Bozukluğu” denir. Çocuk ve ergenlerde, davranışları normal ya da normlara uygun değil diye kesin bir şekilde ayırmak zordur. Davranım bozukluğu demek için, davranışların şiddeti, sürekli olup olmaması ve gelişim dönemine uygun olup...

Sayfayı Paylaş