gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.218
    Ödül Puanları:
    113

    Kapalı Yerde Kalma Korkunuz mu Var?

    Konu, 'Psikiyatri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    kapalı yerde kalma korkusu kapalı yerde kalma fobisi fobi çeşitleri

    Bazı kişiler kapalı yerler de uzun süre kaldıkları zaman fenalık geçirirler. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve değişik panik halleri gösterebilirler. Psikolojik bir rahatsızlığın yanısıra fobi olan kapalı yerde kalma korkusu hakkın da bilgi sahibi olmak isteyenler için gereken bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

    [​IMG]

    Kapalı yerlerde bulunmakla ilgili mantıklı olmayan, orantısız korkuya klostrofobi diyoruz. Klostrofobisi olanlar genellikle kendilerini asansör, uçak, tren, gemi kamarası gibi nispeten küçük ve kapalı yerlerde rahatsız hissederler. Mekan geniş olsa bile kapıları kapalı, pencereleri dar ve az sayıda olan kalabalık yerlerde de korku duyarlar.
    Belirtileri neler?
    Az önce belirttiğimiz ortamlarda kişi kendini kapana kısılmış gibi hisseder. Sanki duvarlar üstüne geliyormuş gibidir. En sık rastlanan yakınma ise bu ortamlarda boğulacak gibi olma duygusudur. Bedende de bazı değişiklikler görülür. Örneğin çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, yeterince hava alamadığını hissetme, bayılacakmış gibi olma, baş dönmesi, bulantı, ellerde, kollarda, bazen bacaklarda karıncalanma-uyuşma ortaya çıkabilir. Korku birkaç defa yaşandıktan sonra kişi kapalı yerlerden uzak durur. Yani artık asansöre, uçağa binilmez, kapalı odalara, sinema gibi ortamlara girilmez.
    Eğer kişi kapalı bir oda veya salona girmek zorundaysa, ilk iş olarak çıkış kapılarını, pencereleri kontrol eder, kapıya yakın oturur. Eğer mümkünse kapıların kapatılmasını engeller.
    Hastaların ortak özellikleri neler?
    Klostrofobisi olanlar genellikle gergin, kaygı seviyesi yüksek, yaşamlarını korktukları duruma göre ayarlayan kişilerdir.
    Kapalı yer korkusu ne sıklıkta görülür?
    Toplumdaki kişilerin yüzde 7 -10’unda hafiften şiddetliye kadar farklı derecelerde kapalı yer korkusu görülüyor. Ancak şiddetli klostrofobi nüfusun yüzde 2’sinde ortaya çıkıyor. Yani 100 kişiden 2’si hiçbir şekilde kapalı bir mekana giremiyor. Bazı insanlarda kapalı yer korkusu bazen MR (emar) denilen görüntüleme tekniği sırasında ortaya çıkıyor. MR çektiren en az 10 kişiden birinde ilk defa klostrofobiye dayalı panik atak görülebiliyor. Hatta bazen tetkik tamamlanamıyor.
    Klostrofobinin nedenleri neler?
    Aslında tek bir nedeni yok. Çocukluk veya ergenlik döneminde yaşanmış korkutucu bir olay, örneğin cezalandırma amacıyla küçük bir odaya kilitlenmek klostrofobiye sebep olabilir. Bazen bir filmde hatta rüyada görülen tutsaklıktan etkilenme söz konusu olabilir. Klostrofobikler aile bireylerinden de etkilenebilir. Çok kaygılı, evhamlı ya da panik atak yaşayan, korkularını kontrol altına alamayan bir ana-baba çocuğunun da fobik olmasına zemin hazırlayabilir. Bazen mizaç özelliklerine bağlı olarak çok küçük yaştan itibaren çocukların davranışlarında tutukluk görülür. Bu çocuklarda annesine yapışma, yeni durumlara uyum göstermekte zorlanma ve kolayca heyecanlanma görülebilir. İşte bu çocuklarda daha sonra klostrofobi veya diğer fobiler ortaya çıkabilir.
    Genellikle hangi yaşlarda ortaya çıkar?
    Başlangıç çocukluk veya ergenlik döneminde olabildiği gibi erişkin yaşta da olabilir. Kapalı yer korkusu agorafobi, travma sonrası stres, panik atak gibi başka bir anksiyete bozukluğu olanlarda aynı zamanda ortaya çıkabilir.
    Kapalı yer korkusu olan biri ne zaman doktora başvurmalı?Günlük yaşamda bir bozulma varsa mutlaka bir ruh sağlığı kurumuna veya ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Kaçınmalar kişinin hayatını kısıtlıyorsa; kişi iş yerinde, sosyal yaşamda istediği şeyleri yapamıyorsa, ya da ancak alkol ve reçetesiz rahatlatıcılarla yapabiliyorsa doktora gitmeli.
    Kapalı yer korkusunun tedavisi nasıl yapılıyor?
    Tedaviye başlamadan önce ‘Korku nasıl başladı?’, ‘Korku hangi durumlarda artıp, azalıyor?’, ‘Belirtilerin şiddeti, sıklığı nedir?’, ‘Hastada kaçınma ne düzeydedir?’ gibi sorulara yanıt ararız. Daha sonra tedavi aşamasına geçeriz. Kapalı yerde kalma korkusu genellikle psikoterapi yöntemiyle tedavi edilir. Psikoterapide korkuyu yenmek için dereceli alıştırmalar, fobik durumla aniden yüz yüze bırakma, düşüncelerin irdelenmesi ve kaygı yaratan düşüncelerle mücadele eden yeni düşünceler üretilmesi gibi yöntemler kullanılır. Yardımcı yöntem olarak nefes, gevşeme egzersizden yararlanılır. Nefes çalışması, yavaş ve derin şekilde nefes alıp verme esasına dayanır. Gevşeme tekniklerinde ise vücuttaki bazı ana kas grupları önce yavaş yavaş kasılır daha sonra gevşetilir.
    Yardımcı yöntemlerden biri de, korkulan durumu hayali olarak yaşama ve onunla başa çıkmadır. Eğer klostrofobi ciddi bir yeti kaybı yaratmışsa, ek olarak depresyon ve başka bir anksiyete bozukluğu varsa ilaçlar devreye girer. İlaç tedavisinde antidepresanlar ve gerekirse bazı sakinleştiricilerden yararlanılır.
    Tedavi ne kadar sürüyor?
    Eğer başka bir ruhsal sorun yoksa bazen tek seans bile yeterli olabilir. Ancak terapiler çoğunlukla bir veya birkaç ay sürüyor. İlaç tedavisi ise genellikle altı ay -bir yıl kadar devam etmeli. Bazı durumlarda bu süre daha uzun olabilir.
    Tek başına psikoterapiyle fobilerin tedavisi mümkün mü?
    Eğer şiddetli yeti kaybı ve ek anksiyete bozukluğu, depresyon veya alkol kullanımı yoksa mümkün. Hatta sayıları gittikçe artan kitaplar, broşürler ve internet ortamındaki bilgiler yararlı olabilir.
    İlaç ve psikoterapiye yanıt vermeyen hastalar nasıl tedavi ediliyor?
    Bugün elimizde farklı psikoterapiler, sanal tedavi imkanları var. Bu yöntemleri birlikte kullanarak, kişiye özel düzenlemeler yaparak o bireydeki yeti kaybını minimuma indirmek mümkün.
    Fobiyle mücadele etmek için kişinin kendi kendine yapabileceği şeyler var mı?
    Günümüzde sağlık ve ruh sağlığı konusunda birçok kaynak var. Ama bu kaynakların bilinçli seçimi önemli. Bu bakımdan yine bir ruh sağlığı kurumuna veya ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmak, onun rehberliğinde kendine yardım kaynaklarını seçmek uygun olabilir. Ayrıca kaçınmak yerine korktuğu durumların üstüne derece derece gitmeye gayret etmek yararlı olacaktır.

     
Kapalı Yerde Kalma Korkunuz mu Var? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Şehidimin kanı yerde kaLmasıN

    Şehidimin kanı yerde kaLmasıN

    asın bu katili nefes almasın şehidimin kanı yerde kalmasın Seksendört yılında Siirt ilinde İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda Mehmedim’in türküsü alem dilinde Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Okullar camiler yanmış yıkılmış Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış Analar hep yasta boynu bükülmüş Asın bu katili nefes almasın Şehidimin kanı yerde kalmasın Yakılan köyleri...
  2. Kapalı...

    Kapalı...

    kapalı kapıların açılması için dua KAPALI... Şuur kapalı, akıl kapalı, hayâl kapalı… Gözler, kulaklar kapalı. Duygular kapalı ve en önemlisi ruh kapalı. Kalbin kapıları kapalı. Ne vardı bu kadar içine kapanacak? Bir de perdeler kapalı oralarda… Neleri kaçırdığının farkında mı oturduğu mekânlarda, yaşadığı bedende insan? Duyuyor musun, dinliyor musun beni? Hayat çağırıyor seni. Gönlünü dinle,...
  3. adet gelırse hamıle kalma olur mu

    adet gelırse hamıle kalma olur mu

    Selam melekler ben merak ediyorum adet gelince hamile kalma riski var mı yani hamile olabilir miyim ?
  4. fazla kilo hamile kalmayı engelliyor mu sizce?

    fazla kilo hamile kalmayı engelliyor mu sizce?

    ideal kilo hamilelikte kilo Selam kızlar; fazla kiloları nedeni ile zorlanan ve diyet yaparak kilo vererek hamile kalanlar varmı aramızda
  5. Tüplerin kapalı olması yumurtlamaya engel olur mu?

    Tüplerin kapalı olması yumurtlamaya engel olur mu?

    Rahim, her iki yanından uzanan kanallar sayesinde yumurtalıklara ulaşır. Bu kanallara tıp dilinde tuba uterina, fallop tüpleri veya salpenks ismi verilir. Bu tüpler, rahmin sağında ve solunda olmak üzere toplam 2 tanedir. Yumurtalıktan atılan yumurta, tüp organının ucunda bulunan ve fimbria olarak ifade edilen saçaklı yapılar ile yakalanır ve rahim içerisine kadar ulaştırılması sağlanır....

Sayfayı Paylaş