gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Kadın Haberleri 2004

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    "Kadını iz bırakmadan dövün" diyen imama 15 ay hapis Kadınların hassas bölgelerine vurmayın. İnce dal kullanıp el ve ayaklarına vurun...

    İspanyol mahkemesi, bu satırları yazan imama hapis ve ağır para cezası verdi.

    İspanya, kitabında erkeklere "kadınların nasıl dövüleceğini" anlatan bir imamı ve hakkında açılan davayı konuşuyor... "İslam'da Kadın" adlı kitabın yazarı İmam Muhammed Mustafa, kadınların iz bırakmadan nasıl dövülebileceğini anlatarak gündeme oturdu.

    PSİKOLOJİK CEZA!

    İsyan eden kadının dövülmesi gerektiğini söyleyen İmam Mustafa, dün Barcelona 3'üncü Ceza Mahkemesi'nde 15 ay hapis ve 2 bin 160 euro para cezası aldı. Suçu, "erkekleri kadınlara karşı kötü muameleye teşvik etmek"... Araplar'a ait bir yayınevince basılan ve büyük tartışmalara yol açan kitapta İmam, şu satırlara yer veriliyor: "Kadınların hassas olduğu bölgelerine vurmayın. İnce dal kullanarak ellerine ve ayaklarına vurun. Çünkü asıl amaç, güçlü darbelerle ağır izler bırakmak değil; bir daha aynı yanlışa düşmemeleri için fiziksel ve psikolojik olarak cezalandırmak..." İspanya'da ilk defa böyle bir dava yaşandığını söyleyen yargıç, aldığı kararla kadınlara yönelik şiddet olaylarının önüne geçmeyi umduklarını söyledi. Yargıç "Mustafa'nın kitabında yazanlar eşler arasında olması gereken ilişkiye ters. Böyle yanlış düşüncelere izin veremeyiz" dedi.



    TANINAN BİR İMAM

    Kitapta yazanların anayasadaki "eşitlik" kavramına da ters düştüğünü söyleyen yargıç, cezanın paraya dönüştürülebileceğini açıkladı. Fakat İmam Mustafa'nın avukatı Jose Luis Bravo, karara itiraz edeceklerini söyledi. Bravo "Mahkeme haksız bir karar verdi. Bu, tamamen medyanın baskısı sonucu alınmış bir karardır. En kısa zamanda üst mahkemeye gideceğiz" dedi. İmam Mustafa ise kararla ilgili açıklama yapmayarak sessizliğini korudu. Ülkede tanınan bir sima olan İmam Mustafa, İspanya'ya 1984 yılında geldi. Ülkenin önemli kenti Barcelona yakınlarındaki Fuengirola kasabasına yerleşerek imamlık yapmaya başladı.

     
  2. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004
    Amerikan adaleti, 'hamile kadına karşı işlenmiş suçu' İKİ KİŞİYE KARŞI İŞLENMİŞ suç sayacak

    Amerikan Temsilciler Meclisi, doğmamış bebeği de birey sayıp, hamilelere yönelik bir suçu iki kişiye karşı işlenmiş sayan tasarıyı kabul etti. 'Şiddetin doğmamış kurbanları yasası' metni, 163'e karşı 254 oyla kabul edildi. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu mecliste Demokratlar, cenine yeni haklar verilmesine karşı çıkıyor ve ceninlere federal hukuki statü verilmesinin, kürtaj karşıtlarının elini güçlendireceğini söylüyor. Yasa tasarısı Senato'da da kabul edilirse sadece federal suçlarda kullanılacak. Yasa tasarısı, 2002'de Laci Peterson adlı kadının karnındaki sekiz aylık bebeğiyle öldürülmesiyle gündeme gelmişti.
    28/02/2004 12:40
    nethaber.com
     
  3. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Irak'ta Anne Ölümleri 13 Yılda Üç Kat Arttı


    UNFPA'ya göre, kadın ölümlerinin en önemli sebebi, kadına yönelik sağlık hizmetlerindeki çöküntü. Kanama, ektopik gebelik ve uzamış doğumun yanı sıra, stres ve kimyasal madde maruziyetinden kaynaklı düşükler ölümlere neden oluyor.



    ----
    BİA (İstanbul) - Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) araştırmasına göre, Irak'ta sağlık sisteminde yaşanan çöküntü, anne ölümlerinin 13 yılda üçe katlanmasına neden oldu.

    Araştırmaya göre, Irak'a yönelik ekonomik yaptırımlar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Irak'a müdahalesi, kadın sağlığına yönelik hizmetlerde çöküntüye neden oldu. Ayrıca, ABD işgalinin ardından kadınlara yönelik şiddet ve kaçırma olaylarında da artış görüldü.

    Kadına yönelik hizmet yok

    Anne ölümlerinin 2002'de yüzbinde 312 oranında görüldüğünü belirten UNFPA yöneticilerinden T.A. Obaid, ölümlerdeki yüksek artışı vurguladı.

    Rapor, Irak'a yönelik ekonomik yaptırımlarla Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Irak'a müdahalesinin, genelde sağlık sisteminde ve özelde kadın sağlığına yönelik hizmetlerde çöküntüye neden olduğuna dikkat çekti.

    Rapora göre, Irak'ta kadınlarının yüzde 65'inden fazlası evde doğum yapıyor ve bu kadınların çoğunluğu hiçbir yardım almıyor. Bunun en önemli gerekçesi, güvenlik, iletişim ve ulaştırma sistemindeki sorunlar nedeniyle, kadınların sağlık kurumlarına erişmelerinin çok zorlaşmış olması.

    Obaid'e göre Irak daha önce sağlık hizmetleri alanında oldukça ilerlemişti ve evde doğumlar, özellikle kentlerde azalmıştı:

    "Bu durum yaptırımların uygulanmasıyla, sağlık hizmetlerinin verilememesiyle ve ABD işgaliyle değişti. ABD, Cenevre Anlaşması'na göre Iraklıların güvenliğinden sorumlu. Şu anda evde doğumların en büyük nedeni ise güvenlik sorunları."
     
  4. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Cinsel şiddet çoğaldı

    Araştırmaya göre gebe kadınların çoğu aşırı yoksulluk içinde. Demir eksikliği anemisi yüzde 70 civarında ve sıtma yaygın bir sağlık sorunu. Bu sorunlara ek olarak gebelerin sadece yüzde 60'ı doğum öncesi sağlık hizmeti almış.

    Araştırma ayrıca, birçok erişkinin aile planlaması yöntemleri hakkında bilgisiz olduklarına, bunun da uygun olmayan koşullarda yapılan düşüklerin oranını artırdığına dikkat çekiliyor.

    Bir başka önemli bulgu, Bağdat'ta cinsel şiddet ve kaçırma olgularında artış olduğu, ancak birçok olayın bildirilmediği ya da araştırılmadığı yönünde. Sağlık çalışanları bu sorunla uğraşabilmek için eğitimsizler ve bir tecavüzü bildirmek genellikle kurban için toplumdan soyutlanma gibi birçok soruna yol açıyor.

    Hastaneler hasarlı

    Araştırma Temmuz-Ağustos 2003 tarihleri arasında yürütüldü. Değerlendirmeye göre birçok hastane hasar görmüş ve yağmalanmış durumda, su ve elektrik kesintileri sürüyor, ilaç ve tıbbi malzeme oldukça zor bulunabiliyor.

    * IRIN Asia sitesinden alıntılayan Mustafa Sütlaş
    BİA Haber Merkezi
    04/03/2004
     
  5. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004
    Bu gün dünya kadınlar günü... biz erkeklerin kadınlar için, inançtan uzak yalan söylevler vereceğimiz, onlar için mehdiyeler sıralayacağımız bir gün. Onları bu gün, yalnızca bu gün seveceğiz, ya da sevdiğimizi söyleyeceğiz...onların erkeklerden ayırımsız birey olduklarını... insan haklarının onlar için de olduğunu... sözde onları kutsayacağız... yalnız bu gün. Yarın 9 mart, bir dahaki 7 marta kadar 364 gün biz erkeklerin günü. Onlara her türlü şiddeti uygulamak için çok zamanımız var. Bu güne katlanalım, bu günü öyle ya da böyle savalım...bitmesine az kaldı.

    İşte gerçekler...


    KADIN OLMAK ZOR...

    Kadınların büyük bölümü, dünyada ve Türkiye’de şiddete maruz kalmaya devam ediyor, cinsiyet ayrımcılığı da tüm hızıyla sürüyor.

    Ankara NTVMSNBC
    AA
     
  6. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    8 Mart 2004 — ABD’de her yıl 4 bin kadın dövülerek öldürülüyor, 4 milyon kadın eşinden dayak yiyor, her 15 dakikada 1 kadına tecavüz ediliyor. Pakistan’da ev kadınlarının yüzde 99’u, çalışan kadınların yüzde 77’si dayak yiyor. Fransa’da şiddete maruz kalan kadınların oranı yüzde 95. Türkiye’de, evliliklerinin ilk 3 yılında üniversiteli kadınların yüzde 73’ü, gecekondu ve kırsal kesimde yaşayan kadınların yüzde 90’ı şiddetle tanışıyor.


    Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği (KASAİD) Başkanı Canan Güllü, kadınların, tüm dünyada eğitimden yoksun bırakılarak yasal ve geleneksel engellerle eve mahkum edildiğini, çalışma yaşamında ise haksız ve cinsiyet ayrımcı uygulamalarla karşılaştığını, şiddet ve cinsel tacize maruz kaldıklarını söyledi. İşyerinde cinsel şiddete maruz kalan kadınların işten atılma ve dışlanma korkusuyla sessiz kaldıklarını belirten Güllü, bu konulara toplu sözleşmelerde de gereken önemin verilmediğini ifade etti.

    KASAİD Başkanı Güllü’nün, çeşitli araştırmalara dayanarak verdiği bilgiye göre, Türkiye, dayak konusunda yüzde 58’lik oranla, Bangladeş (yüzde 47), Etiyopya (yüzde 45), Hindistan (yüzde 40) ve Mısır’ın (yüzde 34) önünde yer alıyor. Kadınlar için şiddetin merkezini kendi evleri oluşturuyor. Kocaları, babaları ya da erkek kardeşlerinden şiddet gören, dayak yiyen kadınların yaşamlarına da yine ya kocaları ya babaları ya da erkek kardeşleri son veriyor. Kadınların yüzde 79’u fiziksel şiddete, yüzde 52’si sözel şiddete, yüzde 29’u duygusal şiddete, yüzde 18’i ekonomik şiddette maruz kalıyor. Türkiye’de evliliklerinin ilk 3 yılında üniversiteli kadınların yüzde 73’ü, gecekondu ve kırsal kesimde yaşayan kadınların yüzde 90’ı şiddetle tanışıyor.
     
  7. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004
    ERKEKLER, DÖVME VE TECAVÜZÜ HAK GÖRÜYOR

    Kadınlar, hukuki alanda birçok haklarını elde etmiş olmalarına rağmen, hala eşlerine itaat etmedikleri gerekçesiyle dayak yiyor, eşlerinin tecavüzüne uğruyor. Türkiye’de erkeklerin yüzde 45’i, kadının kendisine itaat etmemesi halinde “dövme hakkı” bulunduğuna inanırken, yüzde 23’ü de eşine “tecavüz” ediyor. Son 1 yılda karısını döven erkeklerin sayısı 1.5 milyonu geçerken, kadınların büyük çoğunluğu yemek pişirme, temizlik yapma, çocuk bakma gibi görevleri üstleniyor. Bu işlerde sorumluluk yüklenen erkeklerin oranı ise yüzde 20’lerde kalıyor.

    COĞRAFİ BÖLGELERE GÖRE DURUM

    Türkiye’de kadın olmanın zorluk derecesi de bölgelere göre değişiyor. Kent ve kırsal yaşamda kadınlar arası eşitsizlik oranı oldukça yüksek. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 19 ilde yapılan araştırmada, kadınların yüzde 45.8’inin hiç eğitim almadığı, yüzde 4.3’ünün ilkokul eğitimini yarıda bıraktığı, yüzde 33.5’nin 5 yıllık ilkokul eğitimin tam alamadığı, eğitim alanların yüzde 81’inin ortaokul, yüzde 5.8’inin lise, yüzde 2.6’sının da yüksekokul mezunu olduğu belirlendi. Türkiye genelinde lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 39.6’sı işsiz. Kentli kadınlarda bu oran yüzde 37.4, kırsal alandaki kadınlarda yüzde 45.3.

    SAĞLIK VE EĞİTİMDE KADIN

    Kadınların, sadece yüzde 29.7’si işgücüne katılırken, sağlık sektöründe çalışanların yüzde 65.6’sını, avukatların yüzde 65.4’ünü, eğitim ve öğretim hizmetlerinde çalışanların ise yüzde 43.4’ünü kadınlar oluşturuyor. Kamudaki kadınların yüzde 37.2’si ise genel idari hizmetler sınıfında çalışıyor. Kamuda çalışan 100 kadından 57’si, 24-35 yaş grubunda yoğunlaşıyor ve yüzde 44 ile ilk sırayı lise mezunları oluşturuyor. İkinci sırayı yüzde 15.2 ile iki yıllık yükseköğrenim mezunları alıyor.

    ÖĞRETİM ELEMANLARININ YÜZDE 33.1’İ KADIN

    Üniversite ve diğer yüksek eğitim kurumlarında görev yapan 53 bin 805 öğretim elemanının 17 bin 828’i kadın. Kadın öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarına oranı yüzde 33.1. Kadın öğretim elemanlarının yüzde 8.5’i profesör, yüzde 6.5’i doçent, yüzde 10.7’si yardımcı doçent, yüzde 12.4’ü de öğretim görevlisi. Diğer kademelerde görevli kadınlar ise toplam öğretim elemanlarının yüzde 61.9’unu oluşturuyor. Akademik personelin yüzde 33’ünü oluşturan kadınlar; rektörlük, dekanlık, bölüm başkanlığı gibi yönetici kadrolarda da yer alıyor.

    ÇALIŞMA HAYATINDA KADIN

    Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların yüzde 65-70’i sivil işgücü içinde yer alıyor. Çalışabilir kadınlardan ancak üçte biri istihdam edilebilirken, kadın işçiler en çok tekstil, tarım ve gıda sektörleri ile atölye ve ev işlerinde çalışıyor. Toplam 5 milyon sigortalının yüzde 12’si (600 bin kadın sigortalı) kadın işçilerden oluşurken, toplam 2.5 milyon sendikalı işçinin yüzde 12’si de (300 bin) kadınlardan oluşuyor.

    SİYASAL KATILIMDA KADIN

    Kadınlar, ilk olarak 1933 yılında belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını kazandı. 1935 ara seçimleri, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği ilk seçim oldu. Bu dönemde 24 kadın TBMM’ye girerken, 1939’daki seçimlerde, 400 milletvekili arasında 15 de kadın yer aldı.
    Kadınlara seçme ve seçilme haklarının verildiği ilk ülkelerden biri olmasına rağmen, Türkiye, kadınların parlamentoda ve karar mekanizmalarında temsil oranı açısından hala çok gerilerde yer alıyor. TBMM’deki kadın milletvekili oranı, yüzde 4.4. Bu rakam Uganda’da yüzde 17.4, Güney Afrika’da yüzde 25, Meksika’da yüzde 14, İsveç’te 40.4, Polonya’da yüzde 13, Mozambik’te ise yüzde 25. Kadınlar, seçme ve seçilme hakkını, Fransa’da 1944’de, İtalya’da 1945’te, Yunanistan’da 1952’de, İsviçre’de ise 1971 yılında elde etti.

    DÜNYADA KADINA YÖNELİK ŞİDDET

    Dünya kadınlarının durumu da Türkiye’dekinden farklı değil. Güney Afrika’da her 6 kadından biri, “eşi tarafından düzenli olarak tecavüze uğruyor”. Bu olayların yüzde 46’sında erkek, çocuğuna da tacizde bulunuyor. Pakistan’da ev kadınlarının yüzde 99’u, çalışan kadınların yüzde 77’si kocalarından dayak yerken, Fransa’da şiddete maruz kalan kadınların oranı ise yüzde 95. ABD’de her yıl 4 bin kadın dövülerek yaşamını yitiriyor, yılda 4 milyon kadın da eşinden dayak yiyor. Aynı ülkede her 15 dakikada 1 kadına tecavüz ediliyor.
     
  8. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Biz medeniyeti yarattık. Biz yeryüzünü şekillendirdik. Biz ülkeler fethettik, ülkeler kurduk. Ve nihayet biz Cumhuriyeti kurduk, bu ülkeyi yönettik. Ne kadar övünsek azdır...

    Ve işte gerçekler...



    TÜRKİYEDE KADININ YERİ

    Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü’nce yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’deki kadınların yüzde 20’si okuma yazma bilmiyor. Lise ve üstü eğitim almış kadınların da yüzde 39.6’sı işsiz.

    ( AA ) NTVMSNBC



    8 Mart 2004 — Türkiye’de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20’si ise nikahsız yaşıyor.

    Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlar

    Türkiye’de kadınların yoğun şekilde şiddete maruz kaldığı ve şiddetin çoğunlukla kadına eşi, erkek arkadaşı ya da diğer aile bireyleri tarafından uygulandığı kaydedilen araştırma raporunda, şu bulgulara yer veriliyor:

    Aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işlenmiş

    Varoş olarak nitelenen gecekondu semtlerindeki kadınlar arasında yapılan araştırmada, kadınların yüzde 97’sinin aile içi şiddete maruz kaldığı belirlendi.

    Ailelerin yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet görülüyor.

    Lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 39.6’sı işsiz, kentli kadınlarda bu oran yüzde 37.4 iken kırsal alandaki kadınlar için bu oran yüzde 45.3’e ulaşıyor.

    Kadınları yüzde 20’si okuma yazma bilmiyor.

    Üniversite ve diğer yüksek eğitim kurumlarında görev yapan toplam 53 bin 805 öğretim elemanının 17 bin 828’i kadın. Yani kadın öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarına oranı yüzde 33.1 oranında.

    Türkiye’de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20’si ise nikahsız yaşıyor.

    Eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğrenim görüyor.

    Kadınların yüzde 55’i doğum kontrolü uygularken, yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.

    Yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor.
     
  9. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    İHD: 2003'te 77 Kadını "Yakınları" Öldürdü

    İHD 2003 İnsan Hakları Raporu'na göre, 40 kadın namus cinayeti sonucu; 37 kadın ise aile içi şiddete maruz kalarak öldü. İHD, şikayetlerin kayda geçirilmesi ve mağdurların korunması için polis ve yargının kapasitelerinin geliştirilmesini talep etti.
     
  10. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Urfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinde verilen bu karar hepimizi sevindirdi. Bu yöndeki kararlarla "töre gereği" gibi, ne hukuk nede vicdan ile bağdaşmayan saçma bir bahane ile birilerini katledenler ve bu karara katılanlar, biraz daha düşüneceklerdir. Bu durum ise tamamen olmasa da kısmen cinayetleri önleyecektir diye düşünüyorum.

    Urfa 1.Ağır ceza Mahkemesi başkanı olan sayın hakimimiz Orhan AKARTUNA , Urfa'ya tayin olmadan önce Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi başkanıydı. Bu kararın, gerek insan olarak gerekse hukukçu kimliği ile sevgi ve saygı duyduğumuz hakimimiz tarafından verilmiş olması da ayrıca sevindirmiştir.

    Av.Nejan NART ÜNVER
    (Bandırma)
     
  11. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    'Töre'ye müthiş ceza


    Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki kızı öldüren aileye 'töre indirimi' uygulamadı ve tümüne ağır ceza verdi


    Töre cinayetlerinin yoğun olarak işlendiği Şanlıurfa'da, mahkeme bu konuda 'devrim' sayılabilecek bir karara imza attı.
    Akçakale'ye bağlı Obalı köyünde oturan Emine Kızılkurt (14), 2002'de köylüsü Abdurrahman Öncel'in tecavüzüne uğradı. Baba İsmail Kızılkurt, kızının hamile kalması üzerine Şanlıurfa'ya taşındı. Ancak, Emine'nin amcası Mehmet Kızılkurt ile amca çocukları, küçük kızın 'namusunun kirlendiğini', 'töreye' göre öldürülmesi gerektiğini belirterek, babaya baskı yapmaya başladı. Kızılkurt,
    kızını akrabası Salih Budak'la evlendirdi ancak töre baskısından kurtulamadı.

    Bıçağı kaptırınca boğdu
    Sonunda aile meclisi, 3.5 aylık hamile Kızılkurt'un 'infazı' kararını aldı ve küçük kızı öldürmesi için 20 yaşındaki Mahmut Kızılkurt'u görevlendirdi.
    Plan gereği baba Kızılkurt, yeğeni Mahmut'la 15 Haziran 2002'de kızının evine gitti ve temizlik için kendi evine çağırdı. Baba Kızılkurt, eve geldiğinde kızını yeğeni Mahmut'la bırakıp çıktı. Emine Kızılkurt'a önce bıçakla saldıran Mahmut Kızılkurt, kurbanı atik davranıp bıçağı alınca, kendini yere atan küçük
    kızın boğazını önce elleriyle sıktı ardından da bir eşarpla sıkarak öldürdü.
    Şanlıurfa Savcılığı, aynı yıl, Kızılkurt'u öldüren ve öldürülmesine karar veren tam 11 akrabası için dava açtı. Davayı 9 Mart'ta sonuçlandıran Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi, 'infaz'a karşı çıkan ağabeyi Halil Kızılkurt'la, 17 yaşında olduğu için aile meclisinde söz hakkı bulunmayan amca çocuğu İbrahim Kızılkurt'un beraatına karar verdi.

    'Tahrik indirimi' yapmadı
    Mahkeme, Mahmut Kızılkurt'u müebbet ağır hapse mahkum edip, 'töre indirimi' denilen ve TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen 'tahrik indirimi' uygulanmasına gerek görmedi. İyi halden cezası müebbet hapse çevrilen Mahmut Kızılkurt, İnfaz
    Kanunu'na göre, 20 yıl cezaevinde yatacak.
    Mahkeme, aile meclisini oluşturan baba İsmail (38) ve amca Mehmet Kızılkurt (77) ile yaşları 20 ila 64 arasında değişen 6 amca çocuğunu da önce taammüden cinayet suçundan müebbet ağır hapse mahkûm etti. Sanıkların cinayeti işleyen değil, teşvik edenler oldukları gerekçesiyle bu cezaları 16 yıl 8'er aya
    düşürdü. İnfaz Kanunu'na göre, bu sanıklar da 6 yıl 6'şar ay hapis yatacak.
    Mahkeme, tutuksuz yargılanan diğer sanıklar için de gıyabi tutuklama kararı verdi.
     
  12. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Başlık Parası : Eğitim Engeli

    Ailesinin 5. sınıftan sonra okula göndermediği 13 yaşındaki S.Y.'nin mektubu üzerine harekete geçen Samsun Barosu avukatları, aynı ilkokulda 67 kız öğrencinin "evlilik ve başlık parası" nedeniyle okula gönderilmediğini öğrendi.



    --------------------------------------------------------------------------------
    Milliyet
    19/03/2004 İsmail AKDUMAN
     
  13. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    BİA (Samsun) - Ailesinin 5. sınıftan sonra okula göndermediği 13 yaşındaki S.Y.'nin Samsun Barosu'na mektup yazarak yardım istemesi, başlık parasını yeniden gündeme getirdi.

    Çamalan köyünde yaşayan S.Y., beşinci sınıftan sonra Başalan Köyü Cumhuriyet İlköğretim Okulu'na gönderilmeyince, Samsun Barosu'na üç ay önce bir mektup yazdı. S.Y., mektubunda, "Okumak istiyorum ama ailem göndermiyor" diyerek yardım istedi. Mektubu alan baronun Çocuk Hakları Komisyonu'nun dokuz üyesi, bunun üzerine jandarmayla birlikte köye gitti.

    Sırada diğerleri var

    Komisyon Başkanı Avukat Funda Bakan, S.Y'nin durumunu araştırırken, yanlarına gelen dört kız öğrenci daha ailelerini şikâyet etti. Bakan'ın, küçük yaşta evlilik ve başlık parası nedeniyle kızlarını okula göndermedikleri için ikna etmeye çalıştığı aileler, eğitim masraflarının karşılanacağı garantisi alınca çocuklarını yeniden okula göndermeye başladı.

    Komisyon, bu kez çevre köylerden gelen yaklaşık 500 öğrencinin eğitim gördüğü Başalan köyünde araştırma başlattı. Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda beşinci sınıftan sonra 67 kız öğrencinin daha okula gönderilmediği, Müdür Nuran Yılmaz'ın çabalarının da aileleri kararından vazgeçiremediği belirlendi.

    Avukat Bakan, diğer köyleri de gezerek diğer aileleri de ikna etmeye çalışacaklarını söyledi. (BB)
     
  14. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Polis bu kez seyretmedi!

    Ama Saldırgan Serbest Bırakıldı




    Ayşegül Porsuk gibi sokak ortasında bıçaklanan kadını bu defa bir polis
    kurtardı. Ama seken kurşunlar, iki kişiyi daha yaraladı


    ÖZCAN TİKİT İzmir DHA, 25Mart, Milliyet

    Adana'da imam nikâhıyla yaşadığı Aydın Kara'nın saldırısına uğrayan ve
    polislerin çaresiz bakışları altında sokak ortasında 52 bıçak darbesi yiyen
    Ayşegül Porsuk'un yaşadıkları henüz hafızalardayken, aynı duruma düşen bir başka
    kadın, bu kez polis tarafından kurtarıldı.
    Balçova Ata Caddesi'nde yürüyen İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro
    Amirliği'nde görevli resmi elbiseli polis memuru Can Erdoğdu'nun yanına koşarak
    gelen Sevim Öztürk, "Peşimde bir adam var, beni kesecek" deyip yardım istedi.
    Polis Erdoğdu'nun telsizle yardım istediği sırada koşarak yanlarına gelen Ömer
    Gül, korku içindeki kadına bıçakla saldırdı. Gül, çeşitli yerlerinden yaraladığı
    Öztürk'ün boğazına bıçak dayayarak, "Seni öldüreceğim!" diye bağırmaya başladı.

    Dizinden vuruldu
    Bunun üzerine tabancasını çekerek havaya 3 el ateş eden polis memuru
    Erdoğdu, Gül'den kadını bırakmasını istedi. Ancak kadını bırakmayan Gül, polise
    de saldırmaya çalıştı. Bunun üzerine Erdoğdu, Gül'e ateş ederek, dizlerinden
    yaraladı. Öztürk, yaralanan Gül'ün elinden kurtulurken, seken kurşunlarla Levent
    Ersan ve Mehmet Ali Suiçmez de ayaklarından yaralandı.
    Bir birahanede garson olduğunu söyleyen Sevim Öztürk, ifadesinde şöyle
    konuştu:
    "Ömer Gül ile 2 yıl önce birahanede tanıştık. Bir süre beraber yaşadıktan
    sonra ayrıldık. Uzun süredir rahatsız ediyordu. Bir hafta önce beni kaçırıp
    Balçova otoban köprüsü altındaki metruk bir yapıda zorla tuttu. Bugün (dün)
    'Bankadan para çekip vereyim' diye kandırınca dışarı çıktık. Yolda polisi
    görünce koşarak yardım istedim."
    Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Gül ve iki yaralının sağlık durumunun
    iyi olduğu bildirildi. Gül hastanede tedavi altında olduğu için evrak üzerinden
    sevkedildiği adliyede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
     
  15. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2004

    Yargıtay Başkanı Özkaya: Töre cinayetlerine indirim yapılmamalı/


    hurriyet/31.03.2004

    Oya ARMUTÇU / ANKARA

    Yargıtay Başkanı Özkaya: "Töre cinayeti nedeniyle verilecek cezalarda indirim yapılması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz."

    YARGITAY Başkanı Eraslan Özkaya, Hürriyet’e, ‘Töre cinayeti nedeniyle verilecek cezalarda indirim yapılması, hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarıyla bağdaşmaz. Bu şekildeki hukuk dışı uygulamaların da töre olarak nitelendirilmesi doğru değildir’ dedi. Özkaya, yeni TCK tasarısında töre cinayetlerinde tahrik indiriminin kaldırılmasını yerinde ve doğru bulduğunu da belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

    Töre bir toplumca benimsenen kabul edilen ve öteden beri uygulanan örf ve adet anlamınındadır. Oysa bu türlü eylemler toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından reddedilmektedir.

    Bu türlü eylemler bırakınız insan haklarını ve hukuka aykırılığı insanlık dışı ve hukuk dışı olarak algılanmaktadır. Bu nedenle bu türlü olaylarda verilecek cezalarda indirim yapılması düşünülmemelidir.

    Töre cinayetlerine yapılacak tahrik indiriminin kaldırılması çok doğru ve yerindedir. Yargıtay’ın görüşü bu şekildedir.

    Bunun aksine düşünülmesi bu tür cinayetlerin işlenmesine bir anlamda zemin hazırlamak olur. Oysa bu tür cinayetlerin önlenmesi gerekir. Bu türlü cinayetler gerek hukuki, gerekse sosyal ve kültürel önlemler alınarak, mutlaka noktalanmalıdır.

    YENİ TASARIDAKİ DÜZENLEME NASIL

    TÖRE VE NAMUS CİNAYETİNE YENİ DÜZENLEME:

    Töre ve namus gerekçesiyle cinayet işleyenler, ‘Tahrik’ gerekçesiyle ceza indiriminden yararlanamayacaklar. Buna göre, tecavüz mağdurunu öldüren bir kişi, ceza indiriminden yararlanamayacak ve ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanacak. Ancak, bir baba, kızına tecavüz eden birini öldürmüşse ceza indiriminden yararlanabilecek.

    TÖREYE AZMETTİRME:

    TCK tasarısında çocuklarını ya da anne babasını suça teşvik edenlere uygulanan ceza arttırımına ilişkin hüküm aynen korundu. Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar arttırılacak.

    EVLİLİK DIŞI ÇOCUK ÖLDÜRÜLMESİN:

    Evlilik dışı çocuğunu öldüren anneye verilen ceza indirimi uygulamasından da vazgeçildi. Bu durumdaki anne, adam öldürme suçundan yargılanacak. Bakıma muhtaç yakınını terk edenlere de para cezasının yanısıra hapis cezası da verilebilecek.

    Güldünya töreden kaçamadI

    GÜLDÜNYA, Bitlis’in Mutkieller Köyü’nde önce amcasının damadının tecavüzüne uğrayıp hamile kaldı. Ardından aile meclisi ‘İntihar et, namusumuz temizlensin’ kararı aldı. Töre emrine karşı çıkan Güldünya, tecavüzcüsünün evine kuma gitti. Güldünya’nın ailesinin tehditlerinden korkan tecavüzcüsü ortadan kaybolunca Güldünya da İstanbul’a kaçtı. Ancak, töre emrinden kaçamadı. Umut adını verdiği bebeğini evlatlık veren Güldünya, 15 yaşındaki kardeşi F.T.’nin sokak ortasındaki ilk saldırısını yaralı atlattı. Ama İstanbul’da hastane odasında kardeşlerinin başına sıktığı iki kurşuna hedef olmaktan kurtulamadı.
     
Kadın Haberleri 2004 konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kadın Haberleri 2002

    Kadın Haberleri 2002

    Basında Kadın İlköğretim okulunda "ped soruşturması" Pülümür'de, tuvalette bulduğu kirli pedin sahibini arayan okul müdiresi tuhaf yöntemlere başvurunca olay Tunceli Valiliği'ne yansıdı Tunceli'nin Pülümür İlçesi'nde, Dede Korkut İlköğretim Okulu'nun kızlar tuvaletinde bulunan "kanlı ped"in hangi öğrenciye ait olduğunu öğrenmek isteyen okul...
  2. Kadın Haberleri 2003

    Kadın Haberleri 2003

    TÜRK KADINI DAYAK MAĞDURU... Resmi kayıtlara göre Türkiye'de kadınların yüzde 58'i dayağa maruz kalıyor. -------------------------------------------------------------------------------- Ancak uzmanlar, gerçek rakamların bunun çok üzerinde olduğu görüşünde. Töreler ve geleneksel nedenler yüzünden gerçek rakamlar tam olarak belirlenemiyor. Ankara Tabip Odası'nca 16-17 Kasım 2002 tarihleri...
  3. Kadın Haberleri 2005

    Kadın Haberleri 2005

    Kocalar Sırttan Vuruyor Komiser Ceylan'ın "kadın cinayetleri" araştırmasına göre kadınları en çok hayat arkadaşları "erkekler" öldürüyor. Kocalar daha çok sırttan, sevgililer göğüsten vuruyor. Cinayetler eşlerin bir arada olduğu hafta sonu ya da bayram tatillerinde yoğunlaşıyor. ---------------------------------------------------------------------- ---------- Uçan...
  4. Kadın Haberleri 2006

    Kadın Haberleri 2006

    Dayağa suç duyurusu: Banu Alkan'a İHD sahip çıktı RADİKAL - İSTANBUL - İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, eski sevgilisi Banu Alkan'a yönelik şiddet içeren görüntüler nedeniyle Murat Taşdemir hakkında suç duyurusunda bulundu. Keskin, dün yaptığı açıklamada, atv'de sabah yayımlanan ve şarkıcı Aydın'ın sunduğu programın bir bölümünde sinema oyuncusu Banu Alkan...
  5. Kadın Haberleri 2007

    Kadın Haberleri 2007

    Erkek döven KADINLAR 20 Aralık 2007 Perşembe 18:56 Bir örgüt kurdular, erkeklerin kabusu oldular. Korkmayın! Türkiye'de değiller. Hindistan’da her yıl yaklaşık 10 bin kadın namus cinayetine kurban gidiyor, onbinlerce kadın da şiddet görüyor ve tecavüze uğruyor. ‘Pembe Örgüt’ adı altında toplanan kadınlar, haklarını aramanın çaresini, polis de olsa tüm erkekleri sopalamakta buldu....

Sayfayı Paylaş