gebe
  1. suskun_gız

    suskun_gız Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Eylül 2007
    Mesajlar:
    1.704
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmir

    Nurettin Rençber

    Konu, 'YerLi sanatçı biyoqrafiLeri' kısmında suskun_gız tarafından paylaşıldı.

    nurettin rençber savurmadan gel sözleri nurettin rençber türkmen kızı sözleri savurmadan gel yaroy kürt mü 1960 yılında Mersin’de dünyaya gelen Nurettin Rençber’in bir yanında her zaman köylülük olmuştur. Çünkü, 1954’te ekonomik zorluklar nedeniyle Adıyaman-Kahta’nın Sevik köyünden Mersin’e göç eden ailesi, Kürt köylü kültürünün özellikleriyle onu çocukluğunda eğitmişlerdir. Dolayısıyla yaşamın dalgalarına binip okyanuslara açılırken, kır-kent, Kürt-Türk-Arap kültürlerinin izlerini de beraberinde götürmüştür bu yolculukta.
    O, lise öğrenimi sonrasında Urfa Meslek Yüksek Okulu’nda bir yıl okuduktan ve Mersin’de kısa bir süre fabrika işçiliği yaptıktan sonra, 1981’de Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisi olarak Ankara’ya gelir. Burada maceralı geçen öğrencilik döneminin ardından 1987’de Trabzon Tonya’da öğretmenliğe başlar. Aynı yıl meslektaşı Meral Hanım’la evlenirler. 1992’ye kadar kaldıkları burada Yiğit adında bir çocukları dünyaya gelir. Daha sonra Çorum’a, oradan da halen yaşamakta oldukları Kırşehir’e giderler. Bu süreçte de kızları Eylül yaşama gözlerini açar. Yaklaşık dört yıl önce öğretmenliği tümüyle bırakıp zamanını müziğe veren Nurettin Rençber, bu sanata yönelme sürecini de şöyle anlatmaktadır :

    “Ses olarak türkülerle büyüdüm, türküler söylerdim. Bağlamayla fiili olarak buluşmam ise 1977’de Mersin’de gerçekleşti. Arkadaş çevrem, sesimi çok sevdiklerini ve bağlamamı geliştirmemi istiyorlardı. Ancak ailem karşı çıkıyordu.”

    Sanatını geliştirme olanağını üniversite öğrenciliği döneminde bulan sanatçı, ilk beste çalışmalarını da 1981-85 yılları arasında icra eder. İlk bestesi de “Cemile”dir. Öğrenci gençlik arasında sevilen bu bestelerinden oluşan bir demeti 1985’te AST’taki bir konseriyle müzik dünyasına sunar. Ki, ancak 1992’de kasetleşen “Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları” bu dönemin ürünüdür.

    Öğretmenlik yaptığı yıllarda Eğit-Der, Eğit-Sen, Eğitim-İş gecelerinde konserler verir. Bu süreçte şair ve aydınlardan albüm yapması için öneriler gelir. Bunlardan Erhan Oban (Dede) Çağdaş Türküler olarak kaset yapmak için girişimde bulunur; ancak çalışma bitmeyince Ümit Erol’la ilk kasetini Ezgi Kasetçilik’ten çıkarırlar. 1996’da müziksever lerin beğenisine sunulan Eşkıya Türküleri’yle, ö-zellikle Mehmet Bayrak’ın aynı adlı kitabından esinlenerek müzik dünyasına kazandırır. 1997’de yaptığı “Kalbimdeki Yangın” ve 1999’da ürettiği “Ay Düşünce” albümlerinin yayınlanmasından sonra şunları söylemiştir:

    “İnsan yapısı itibariyle kendini ifade etmekten hoşlanır. Kimi zaman şarkılarla ifade eder. Ben de kendimi böyle anlatıyorum. Farklı bir tarz yaratmak gibi özel bir iddiam yok; ama kendini ifade edecek yeteneklerin, sözün, enstrüman kullanmak gibi özelliklerin varsa tarz da oluşuyor. Bu eğilimin Dünya’ya yansıması, insanları etkilemesi söz konusu olabilir. Ancak günümüzde sistemin nimetlerinden yararlanmayı amaçlayan hangi sanatçı özgün bir tarz geliştirebilir ki!..”

    “Müzik anlayışını belirleyen önemli etkilenmeler” üzerine de Nurettin Rençber, şunları söylemiştir: “Siyaset Meydanı’nda türkü tartışması vardı. Taraflar kendi tarzlarını örnekliyorlardı. Bakın, türkü okuyanların çoğu kültürlenme, hayata bakış biçimleri, hatta konuşma özellikleriyle sınırlı yaratımda bulunuyorlar. Bu benimle de ilgili. Bir şarkıda ‘Uçurumdan atlarken bulutlara gülümsemeyi unutma”yı söyleyen bir Rock Grubu vardı. Bu müziği yapanlarda bilinçli bir tarz ve özgür çıkış var. Bunların edebiyatı beni etkiliyor. Kendi alanım açısından ise, türküye ruh veren, onu canlandıranlar, güzel okuyanlardır. Genel olarak edindikleri okuma tarzları dışında kendilerini geliştirenler çok az.

    “Türkiye’de tarz geliştiren müzik ustaları”na dair görüşlerine gelince : “Sezen Aksu, Barış Manço, kendi tarzında Orhan Gencebay önemli.” Bu ifadenin arkasından sözü kendisine getiriyorum.

    “Senin çalışmaların, hedefin neye karşılık geliyor?” Şöyle yanıt veriyor: “Ben şarkılarımda insanlara dokunulmazlık özgürlüğü yaratmak istiyorum. Yoksa aşk şarkılarıyla tarz ve dokunulmazlık yaratılmaz. Kendimi daha çok ‘Ay Düşünce, Karagül ve Ayrılık Vakti’ şarkılarımla ifade ettiğimi düşünüyorum. Halk şiirinin koşma ve tasavvuf biçimlerinde de söylemeye çalıştım; ama kentli aydın yanımla bunları sürdürmem mümkün değil.”

    Son olarak, etnomüzikle ilgili Nurettin Rençber’in. Düşüncesi ise şöyle: “Etnomüzik çalışmalarını çok yakından izlemedim. Ancak birtakım çalışmaları yararlı görüyorum. Örneğin Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, yaygın adlarıyla “Kardeş Türküler”in çabalarını anlamlı buluyorum. Birol Topaloğlu’nun çalışmaları da bu alanda çok olumlu. Bazı etnomüzik çalışmalarında Kürt müziğinden öğelerle Kızılderili müziğinin sentezinin yapıldığını hissedebilirsiniz. Doğrusu bu tür çalışmaların yeni halk müziği sentezlerine dönüşmesidir.”

    “Son yıllarda emperyalizm ötesi koşulların yarattığı yeni bir bunalım yaşanıyor ve bunalımın sürekliliğini insanların kanıksayarak içlerine sadece duygusal düzeyde yönelmeleri için teknolojinin olanaklarıyla kuşatılan “dar sanat” faaliyetleri öne çıkıyor. Şiir ve müzik, bu duruma uygun en çok kullanılan iki sanat dalı. Neredeyse, insanın başkaldırı geleneğini tümüyle törpülemeye yönelik ve silik bir duygu atmosferi oluşuyor.”
    AYRILIK VAKTİ
    Vakti geldi ayrılığın
    Ne yapsak boş
    Kurtulamaz bu sevda
    Bu amansız rüzgardan
    Anla beni
    Geçmişteki günlerimiz
    Birer birer hayal oldu
    Birer birer yalan
    Gözlerindeki yaşı sil canım
    Beni burda bırak git
    Gereksiz artık anlamı yok sözlerin
    Bu aşk gömülmeli
    Oysa senle
    Çok zamanlar paylaşırdık
    Acıları umutları
    Hiç usanmadan
    Yüreğimde saklı kalan anılarla
    Gidiyorum bu şehirden
    Sevgilim hoşça kal


    AY DÜŞÜNCE

    Ay düşünce denize
    seni hatırlarım
    ince ince yağan
    yağmur iskeleye
    yaklaşan vapur
    haydar paşa garı
    seni hatırlarım

    ay düşünce denize
    kalbim çarpar telaşlı
    bir kuş olur siyahlar
    içinde bir kadın
    ve yakasında ipiri
    kırmızı bir gül
    seni hatırlarım

    ay düşünce denize
    söylenmemiş sessiz
    bir şarkıydım
    tozup giden bir ilk kar
    solgun begonya
    kalkmak üzere bir tren
    seni hatırlarım

    Ağlama Yar

    Sen Leyla'ydın bende Mecnun
    Çöller içinde
    Sen alevdin bende rüzgar
    Küller içinde
    Gel de bir gör şu halimi
    Kullar içinde
    Yeşermez bahçem
    Kapanmaz yaram zaman içinde

    Ağlama yar
    Bir gün gelir bu hasret biter
    Döneceğim ağlama
    Bekle beni ağlama

    Her selamın her kelamın
    Yanadır bende
    Son bir kere görse idim
    Son nefesimde
    Sende git yar sende bırak
    Sende unut beni
    Kanasın yaram
    Sararsın bahçem zaman içinde



    Almanya Yolları

    Almanya yolları karşıma karşı
    Akıyor dinmiyor gözümün yaşı
    Bülbül olmuş öter ayrılık kuşu

    Ağla anam ağla garibin oğlun
    Otuzuma varmadan sarardım soldum
    Ağla anam ağla garibin oğlun
    Seni eller içinde seçemez oldum

    Göğerdi mi bizim köyün meşesi
    Büyüdü mü ocağımın neşesi
    Ne zorumuş yılda bir görüşmesi

    Ağla anam ağla garibin oğlun
    Otuzuma varmadan sarardım soldum
    Ağla anam ağla garibin oğlun
    Seni eller içinde seçemez oldum

    Ciran

    Kahta’nın çayı serin
    Değmeyin yaram derin
    Ciran burdan gidersen
    Ya ben ne hal eylerim

    Ciran Ciran Ciraney
    Yaktın Adıyamaney
    Bir acı kahve pişir
    Olam sana mivaney
    [Nakarat]

    Eyleşir dam üstünde
    İnce kemer belinde
    Ölürüm Allah vekil
    Saramazsam vaktinde
    [Nakarat]

    Çondo

    Sabahınan ayışığı ışıdı beyim ışıdı
    Beş adama bir demezdi herhalde eli boşudu
    Gedik başından başına sel yağmur gelir karşına
    Nede yaman bildirmişler karakolda yüz başına
    Lo lo lo lo
    Çondo

    Pınar başıdır evimiz sarızdan geçer
    Yolumuz
    Böyle zaman olmaz olsun çift gelir bizim ölümüz
    Yücenin otu kurusun engini sümbül bürüsün
    Sana silah çevirenin çondo elleri kırılsın
    Lo lo lo lo
    Çondo



    Eski Yara

    Eski yara eski yara
    Sızlıyor eski yara
    Yenisinden fayda yok
    Varıp gidem eski yara

    Eski yardan eski yardan
    Geçilmez eski yardan
    Yenisiyle gönül eyle
    Yare kalsın eski yardan

    Eski yara eski yara
    Kapanmaz eski yara
    Sinesine sürer mi
    Geri dönsem eski yara

    Eski yardan eski yardan
    Gerçek sözler eski yardan
    Ben yareyim sen derman
    Kes umudu eski yardan

    Eski yara eski yara
    Kalbimde eski yara
    Yüzlerce güzel var da
    Hasretim ben eski yara

    EZO
    Sordum seni yıldızlara, ay ışığına.
    Dediler tam bin yıldır görmedik onu.

    Sordum kadin kitaplara, tozlu raflara.
    Dediler o bizden önce buralardaydı.

    Mağrur bir uçurum oldu kalbim.
    Sen gittin gideli buralardan.
    Ayrılık ne yaman bir ateşmiş.
    Ne olur dön gel ezo.

    Oy ezo yalnızlık ezim ezo.
    Oy ezo görmüyor gözüm ezo.
    Oy ezo tutmuyor dizim ezo.
    Tükendim dön gel ezo.

    Ceylanları emziren bir eriğ gibi.
    Kollarında uyut beni iblise inat.
    Hey rüzgârın sevgilisi orman çiçeği,
    Hasretim sensin gurbetim sen gün ışığım sen.

    Mağrur bir uçurum oldu kalbim.
    Sesin deler içimde kurşun gibi.
    Ayrılık ne yaman bir ateşmiş.
    Ne olur dön gel ezo.

    Oy ezo yalnızlık ezim ezo.
    Oy ezo görmüyor gözüm ezo.
    Oy ezo tutmuyor dizim ezo.
    Tükendim dön gel ezo.

    Oy ezo yalnızlık ezim ezo.
    Oy ezo görmüyor gözüm ezo.
    Oy ezo tutmuyor dizim ezo.
    Tükendim dön gel ezo.

    Oy ezo yalnızlık ezim ezo.
    Oy ezo görmüyor gözüm ezo.
    Oy ezo tutmuyor dizim ezo.
    Tükendim dön gel ezo.

    Gidin Turnalar

    Aşkın aydınlığı gül yüzünde
    Diyardan diyara gidin turnalar
    Bir avuç gökyüzü gül telinize
    Doğru bizim ele gidin turnalar

    Turnalar turnalar gidin turnalar
    Gönülden gönüle konun turnalar
    Turnalar turnalar gidin turnalar
    Yareden yareye konun turnalar

    Eşinden ayrılmış ceylan misali
    Dört bir yandan esen rüzgar misali
    Irmaklar dereler çaylar misali
    Doğru bizim ele gidin turnalar

    İstanbul Önünde

    istanbul önünde aynalı liman
    başında tütüyor bin ince duman
    ben bu yaman derde nasıl dayanam
    uyan yavrum uyan kör uykulardan
    uyan da haberim al kuytulardan
    istanbul önünde uçmasın kuşlar
    başıma geliyor olmadık işler
    dayanmış kapına gece sarhoşlar
    uyan yavrum uyan kör uykulardan
    uyan da haberim al kuytulardan

    Kahta Halayı

    Bir evim var tahtalı
    Gel gezeli Kahtalı
    Eyle bir yar sevdim ki
    Yüzü iki noktalı

    Vey lo lo lori lori lo
    Çıkalım dağlara lo
    Bana yoldaş olmasan
    Gelemem bağlara lo

    Yeleğim var inceden
    Geçemem Narihce ' den
    Yari haset ederim
    Yerdeki karıncadan

    Nemrut'un başındayım
    Otuz üç yaşındayım
    Aşağıda bulamazsam
    Yukarıda peşindeyim

    Karagül

    İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
    Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
    Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
    Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
    Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
    Ama farkındaydım yinede
    Ne zaman seninle olsam
    Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
    Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
    Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
    Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
    Ben sende yolları sevdim
    Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
    Kaplı yolları
    İkimizde acemi birer aşıktık aslında
    Ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda

    Ben sende ülkemi sevdim
    Hüzün dolu yağmurları
    Mor kanatlı turnaları yar...

    Ben sende rüzgarı sevdim
    Alıp götüren yılları
    Saklı kalan umutları yar...

    Ne yeminler bozdum
    Geceler büyürken sensiz
    Ne yeminler bozdum
    Yıllar geçerken sitemsiz 2 nakarat
    Ne yeminler bozdum
    Tarifi bile imkansız
    Senin için ey karagül

    Ben sende yolları sevdim
    Yüreğinden gelip geçen
    Sevda yüklü katarları yar...

    Ben sende seni sevdim
    Avuçlarken yüzümü
    Yahut dokunurken sessiz yar...


    Seydo

    Şu feleğin işleri
    Döktük kanlı yaşları
    Geliyor arkadaşları

    Kader ağını örmüş
    Dediler seydo ölmüş
    Kimler ağlasın sana seydo

    Dağların rüzgarıydı
    Öfkenin tufanıydı
    Görseniz ne ihtişamlıydı
    Çevirmişler dört yandan
    Kurşun yağmış her yandan
    Yıldızlara yoldaş ol seydo

    Hey lo, lo lo seydo
    Hey lo, lo lo seydo

    Çarşıya varmasaydı
    Yatsıya kalmasaydı
    Vadesi tamam olmasaydı

    Çölde ceylan yitmezdi
    Seydo'ya güç yetmezdi
    Zaten yaralı olmasaydı

    Dağların rüzgarıydı
    Öfkenin tufanıydı
    Görseniz ne ihtişamlıydı
    Çevirmişler dört yandan
    Kurşun yağmış her yandan
    Yıldızlara yoldaş ol seydo

    Hey lo, lo lo seydo
    Hey lo, lo lo seydo

    Sirkelam
    Evvel Cebrail ' in ilk kelamında
    Kırklar meclisinde aşk meydanında
    Muhammed Ali ' nin sirkelamında
    Nihan söyleşirken dilinde idim

    Yunus'un deryaya daldığı zaman
    Kırk gündüz kırk gece kaldığı zaman
    Ali Zülfikarı çaldığı zaman
    Hayber kalesinde kolunda idim

    Pir Sultan'ım içtim aşkın dolusun
    Makadir bilmeze vermem yarısın
    Bir kuşa seksen bin şehrin darısın
    Nimet verilirken yanında idi

    Yalnızlığa Serenad

    İhanet yağmurunda
    Islandık birer birer
    Şimdi yorgun düşlerimiz
    Yalnızız yalnız

    Büyük hayat yolunda
    Uslandık birer birer
    Cehenneme hüküm giydik
    Büsbütün yalnız

    Hangi şehir alır bizi basar bağrına
    Hangi yalan avutabilir yüreklerimizi
    Kim çalacak kapımızı bir avuç tuz için
    Bir dilim ekmek için yada aşk için

    Aynalarda unuttuk
    Geçmişin izlerini
    Kırık dökük her anında
    Kalmışız yalnız

    Böyle mi olmalıydı
    Bembeyaz türkülerle
    Bağlandığımız bu hayat
    Böyle mi yalnız


    Yemen

    kardaş bu yemen çöllerde kalırsa ölüm
    künyemi yumadan yare götürün oy
    bilmem kimlere diyem bu garip ahvalım
    bir çöl-ü deryada kalakaldım oy oy
    kurşunum kalmadı yandım siperde
    düşman aman vermez yatarım yerde
    aynı köyden geldik memedim nerde
    ano yemendir
    bela verendir
    ölürüz burda
    acep nedendir
    burası Huş'tur
    yolu yokuştur
    mevlaam sılaya
    bizi kavuştur
    istihkaamın önü toz ile duman
    ay karanlık yolum nereden bulam
    çantamda mendilim kanlı kunduram

    Yürürüm

    ardinsira kostum dönersin diye
    kiyametler koptu, sen hic duymadin..
    gece gündüz gecer hayalin gözümden
    günesim karardi, sen hic bilmedin..

    birak üstüme gelsin ciplak atesin,
    günahkar ruhumu yaksin da gecsin..
    dagitsin icimde kalan ne varsa,
    savursun külümü döksün de gecsin..

    yürürüm gecede,yanarim senin icin..
    bilirim yine de
    sen asla dönmeyeceksin..

    koparip gögsünden uzat yüregini,
    kurusun gözyasim mahsere kadar..
    nelere degistim senin hayalini,
    bilseydin kalirdin sonsuza kadar...

    birak üstüme gelsin ciplak atesin,
    günahkar ruhumu yaksin da gecsin..
    dagitsin icimde kalan ne varsa,
    savursun külümü döksün de gecsin..

    yürürüm gecede,yanarim senin icin..
    bilirim yine de
    sen asla dönmeyeceksin..


    Nurettin Rençber çoğumuzun hayatında özel bir yeri olan eserlerin yaratıcısı.
    CİRAN, KALBİMDEKİ YANGIN, VAKTİ GELDİ AYRILIĞIN, AY DÜŞÜNCE,
    KARAGÜL, EZO, SUS,ESKİ YARA… ilk aklımıza gelenler. Tabi burada adını
    anacağımız daha çok şarkısı,türküsü var. Hemen hemen bütün albümlerindeki
    eserlerin ağırlıklı bir çoğunluğunun söz ve müzikleri Nurettin Rençber’e aittir.

    ‘UZAKTA ‘ NURETTİN RENÇBER’İN 7.SOLO ALBÜMÜ !

    Albüm Ankara’da Artun Prodüksiyon stüdyosunda kayıtedildi. Aranjörü Mete Artun.
    Yönetmenliğini Hakan Ünal yaptı. Albüm fotoğrafları İlyas Akkuyu (FSM) imzası
    taşıyor. Önemli saz ustaları çaldılar.Yoğun bir emekle örgülendi.

    NURETTİN RENÇBER ÇOK ÖZEL BİR SES !

    Gerçekten kendine has hançeresi ve sesinin ayırt edici bir kimliğinin olduğunu
    yürek rahatlığıyla söyleyebiliriz.Yine bestelerinin de yaka kartı oldukça belirgin.
    Bu yüzden hemen ayırtedilebiliyor. Hüzün ve isyan karışımı bir renk.
    ‘Uzakta’ Albümü’nde kendine has müzikal izleği ve saundu yeni arayışlarla biraz
    daha renklendirmiş.Seçilen enstrümanlar,aranje seçimleri,temalar ve sesini kullanma
    biçiminde,daha ileriye doğru akan bir hedef koymuş önüne.
    Hep sorulur,Nurettin Rençber’in müziğine ne ad vereceğiz,nereye koyacağız diye?
    Nurettin Rençber kendi bestelerini yapıyor.Bunlar daha çok kentli insanın yaşamından
    süzülüyor. Kendisi de kentli bir ozan. Protest bir duruşu var.

    ALBÜMDE 12 ESER VAR

    Bunların 8 tanesinin söz ve müziği kendisine ait. Ayrıca sözleri Karacaoğlan, Sabahattin Ali Fevzi Dikmen’e ait sözlerin de müziği Nurettin Rençber’e ait. Adlarına gelince:
    Dokunma kalsın,İçimdeki Ateş,Sus,Pirimiz Bizim,Uzakta,Türkmen kızı,Yadımda Sen,Keklik,Deli Mi Deli,Savurmadan Gel,Yaroy,Nazifo Yaylalar.




    Dokunma Kalsın

    Esti bir ayrılık rüzgarı
    Anladım gidiyorsun
    Düşlerimi yakarak

    Sanma sen gidince yalnız
    Bir başıma kalırım
    Bir başıma umutsuz

    Dokunma kalsın gömleğimde kokun
    Koynumda suskun resmin kanasın

    Sürmez ayrılığın acısı
    Uzun sürmez inan
    Geçip gider zamanla

    Yalnız söyle bana sevgilim
    Bir yıldız nasıl yaşar
    Hep kendini yakarak

    Haydi git artık
    Yolun açık olsun
    Penceremde güller
    Sararsın solsun

    Dokunma kalsın gömleğimde kokun
    Koynumda suskun resmin kanasın
    Dokunma kalsın...


    İçimdeki Ateş

    İçimdeki ateş dinse külleri donsa
    Günler değil aylar değil yıllarım yansa
    Garip canım musallada döne döne yunsa
    Unutamam ben o yari başka gül için

    Oyyyy turnam turnam
    Benden selam söyle
    Dağlara benden selam
    Yari görmeyeli oldu bir hayli zaman
    Benden selam söyle dağlara benden selam
    Benden dağlara

    Kanadım kırılsa bile konar göçerdim
    Ayrılık zehrini kana kana içerdim
    Mecnun gibi bile bile serden geçerdim
    Zerresine cihan değer ben o aşk için

    Oyyyy turnam turnam
    Benden selam söyle
    Dağlara benden selam
    Yari görmeyeli oldu bir hayli zaman
    Benden selam söyle dağlara benden selam
    Benden dağlaraa


    Yadımda Sen

    Garip kuş yuva yapar
    Bir başına benim gibi
    Seneler gelir geçer
    Rüya gibi yel gibi

    Yadımda sen kalbimde sen
    Bilmem ki neylesem
    Aklımda sen fikrimde sen
    Neylerim sen gelmesen

    Ben nerdeyim sen nerde
    Gönlüm hazin kederde
    Görebilseydim seni
    Ey sevgili mahşerde

    Yadımda sen kalbimde sen
    Bilmem ki neylesem
    Aklımda sen fikrimde sen
    Neylerim sen gelmesen


    Keklik

    Keklil düştü kyasından
    Kan damlar gagasından
    Varıp bir yol derman olsam
    Öpsem yarasından

    Uyan meri keklik uyan
    Mecalin yokmu
    Avcı tutmuş yollarını
    Haberin yokmu

    Keklik sustu ötmez oldu
    Kanadın çırpmaz oldu
    Elim kolum tutmaz oldu
    Kanlı libasından

    Uyan meri keklik uyan
    Mecalin yokmu
    Ölürüm
    Avcı tutmuş yollarını
    Haberin yokmu



    Deli mi deli

    Pirimiz Pir Sultan derler adına
    Akarsu'nun sesi düşer yadıma
    Mahsuni'nin ahı kalsın yarına
    Dedim dediler bu adam delimi deli

    Hey Rençberi söyle kendi derdini
    Yeminlidir almaz mazlum ahını
    Terk eyleyip gitse güzel yurdunu
    Diyecekler ki bu adam delimi deli delimi deli
    Delimi deli delimi deli dost


    Sus!
    Kimseler duymasın sus
    Seni nasıl sevdiğimi
    Kimseler bilmesin sus

    Sen hep uzaklara bakıp bakıp dalarken
    Ben kendimce ağlayıp kalbimi kanatırdım
    Sen hep yıldızlara bakıp bakıp dalarken
    Ben kendimce ağlayıp kalbimi kanatırdım

    Git!
    Ardına bakmadan git...
    Geride neler bıraktım diye
    Birkere bakmadan git...

    Sen hep uzaklara bakıp bakıp dalarken
    Ben kendimce ağlayıp kalbimi kanatırdım
    Sen hep benden uzak yıldızlara bakarken
    Ben kendimce ağlayıp kalbimi kanatırdım



    Uzakta

    ''sen rüzgarla uzaklardan çıkıp gelsen diyorum
    o mavi bakışınla...
    ben masmavi bir sabaha uyansam
    her halin bir başka semt olsa
    içimdeki şehirde...''

    Hergün seni arıyorum
    Niçin benden uzaktasın
    Dağa taşa soruyorum
    Niçin benden uzaktasın

    Çimenler sararmış solmuş
    Çiçekler yere kapanmış
    Yeryüzü çöllere dönmüş
    Niçin benden uzaktasın



    Savurmadan gel

    Şu yalan dünyada gezdim yoruldum
    Nar-ı sabır ile yandım kavruldum
    Adem gibi bende kille karıldım
    Ciğergahım kanlar bağlamadan gel

    Yanık yanık öter gurbet kuşları
    Donar hayalleri yanar düşleri
    Şu feleğin zalim hoyrat işleri
    Daha canı tenden ayırmadan gel

    Kurda kuşa Arz'a aşk imiş neden
    Yoğu vardan Var'ı yoktan var eden
    Rençber'in canını Adıyaman'dan
    Alıpda yellere savurmadan gel


    Yaroy

    Ben sensiz nasıl dururum
    Başım taşlara vururum
    Seni nasıl unuturum
    Yaroy...

    Yakma şu garip bağrımı
    Dindir bu yürek ağrımı
    Reddeyleme son çağrımı
    Yaroy...

    Sana feda al bu canım
    Vur hançeri aksın kanım
    Taş değilim bir insanım
    Yaroy...



    Türkmen kızı

    Deniz kenarında yerler hurmayı
    Kılavuz gönderdim telli turnayı
    Ak göğsün üstünde sandal düğmeyi
    Çözünüp gider bir gözleri sürmeli

    Havayı hey deli gönül havayı
    Ay doğmadan şavkı vurur ovayı
    Türkmen kızı katarlamış mayayı
    Çekip gider bir gözleri sürmeli

    Ateş yanmayınca duman tütermi
    Ak göğsün üstünde uban bitermi
    Vakti gelmeyince bülbül ötermi
    Ötüp gider bir gözleri sürmeli

    Havayı hey deli gönül havayı
    Ay doğmadan şavkı vurur ovayı
    Türkmen kızı katarlamış mayayı
    Çekip gider bir gözleri sürmeli


    Pirimiz bizim

    Sergerdan divane gezen aşıklar
    Muamma gibidir sırrımız bizim
    Hilebazlar ile etmeyiz pazar
    Hünkar Hacı Bektaş pirimiz bizim

    Yoktan metah satar kara gideriz
    Bedestandan gelir şara gideriz
    Pir Sultan'lar gibi dara gideriz
    Zalime eğilmez serimiz bizim

    Aşıklar sabırla erer menzile
    Dostluğun özünde barınmaz hile
    Nesimi'ler gibi yüzülse bile
    Bu yola fedadır tenimiz bizim

    Birlik ordusundan içer kanarız
    Nefretleri sevgi ile yeneriz
    Saf olur semaha hakka döneriz
    Bin cahile bedel birimiz bizim


    Nazifo yaylalar

    Kırmızı nar tanesi vay Nazifo yaylalar
    Geçiyor bak kınası
    Gelin gelir geçer de
    Geçmez gönül yarası

    Garibo delalo dılıkemın

    Kahta çayında sular
    Oynaşıyo dalgalar
    Yarim gelin gidiyor
    Parıldıyo aynalar

    Başida meşin serpuş
    Nerden gelirsen berduş
    Böyle gelin görmedi
    Halep Mersin Maraş MUŞ


     
  2. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.405
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: Nurettin Rençber
    çok güzel bi paylaşımdı sevdiğim bi santçıdır nurettin rençber sağol ellerine sağlık
     
Nurettin Rençber konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Nurettin Rençber - Yalnızlığa Seranat

    Nurettin Rençber - Yalnızlığa Seranat

    İhanet yağmurunda Islandık birer birer Şimdi yorgun düşlerimiz Yalnızız yalnız Büyük hayat yolunda Uslandık birer birer Cehenneme hüküm giydik Büsbütün yalnız Hangi şehir alır bizi basar bağrına Hangi yalan avutabilir yüreklerimizi Kim...
  2. Nurettin Rençber - Eski Yara

    Nurettin Rençber - Eski Yara

    eski yara akor Eski yar eski yara Sızlıyor eski yara Yenisinden fayda yok Varıp gidem eski yara Eski yardan eski yardan Geçilmez eski yardan Yenisiyle gönül eyle Yare kalsın eski yardan Eski yara eski yara Kapanmaz eski yara Sinesine sürer mi Geri dönsem eski yara Eski yardan eski yardan Gerçek sözler eski yardan Ben yareyim sen derman Kes umudu eski yardan Eski yar eski yara Kalbimde...
  3. Nurettin Rençber - Ay Düşünce

    Nurettin Rençber - Ay Düşünce

    ay düşünce akor ay düşünce denize seni hatırlarım ince ince yağan yağmur,iskeleye yanaşan vapur haydarpaşa garı seni hatırlarım ay düşünce denize kalbim çarpar,telaşlı bir kuş olur siyahlar içinde bir kadın ve yakasında ipiri kırmızı bir gül seni hatırlarım ay düşünce denize söylenmemiş sessiz bir şarkıydım,tozup giden bir ilk kar solgun begonya kalkmak üzere bir tren seni hatırlarım
  4. Nurettin Rençber - Ağlama Yar

    Nurettin Rençber - Ağlama Yar

    nurettin rençber ağlama yar indir nurettin rençber ağlama yar notaları Sen Leyla'ydın bende Mecnun Çöller içinde Sen alevdin bende rüzgar Küller içinde Gel de bir gör şu halimi Kullar içinde Yeşermez bahçem Kapanmaz yaram zaman içinde Ağlama yar Bir gün gelir bu hasret biter Döneceğim ağlama Bekle beni ağlama Her selamın her kelamın Yanadır bende Son bir kere görse idim...
  5. *~ Nurettin Rençber - Ardinsira ~* [B.A]

    *~ Nurettin Rençber - Ardinsira ~* [B.A]

    ardinsira kostum dönersin diye kiyametler koptu, sen hic duymadin.. gece gündüz gecer hayalin gözümden günesim karardi, sen hic bilmedin.. birak üstüme gelsin ciplak atesin, günahkar ruhumu yaksin da gecsin.. dagitsin icimde kalan ne varsa, savursun külümü döksün de gecsin.. yürürüm gecede,yanarim senin icin.. bilirim yine de sen asla dönmeyeceksin.. koparip gögsünden uzat...

Sayfayı Paylaş