gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Otizmde Kesintisiz Eğitim Modeli

    Konu, 'Engelliler dünyası' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Otizm ve Kesintisiz Eğitim Modeli Otizm, ilk olarak Amerikalı çocuk psikiyatristi Kanner tarafından “Erken çocukluk otizmi” olarak tanımlanmıştır.Kanner’ın insanlarla ilişki kurmada zorluk çekme, konuşmanın olmaması veya bir iletişim aracı olarak kullanılmaması, çevresindeki aynılığı koruma isteği ve bazı özel beceriler gibi özelliklerle belirlediği otizm, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkar ve on bin çocuktan dört veya beşinde görülür.
    Eğitim her insan için vazgeçilmez bir unsurdur ki,normalden bazı farklılıklar gösteren bireyler için daha fazla önem gerektirmektedir.O halde, eğitimin süresi, yöntemi, ortamının nasıl düzenlenmesi konusunda düşünmek ve çözüm üretmek eğitimci olmanın bir gereğidir.
    Eğitimin amacı, kişinin zihinsel ve sosyal yönünden yaşam standartını gelişmektir.Özel eğitimin amacı da aynı şekilde, özel eğitim gerektiren bireyin kendine yeter şekilde hayatını sürdürebilmesi ve kendince topluma üretken birey olarak katılımını sağlamaktır.Özel eğitim gerektiren birey olan otistik bireylerinde, gereksinimleri doğrultusunda eğitim almaları hedeflenmelidir.
    Otizm bireylerde toplumsal etkileşim ve iletişimin önemli derecede bozuk ve anormal gelişimi, ilgi ve etkinliklerin belirgin sınırlılığı gibi özelliklerle kendini gösteren yaygın gelişimsel bozukluktur. Otistik çocukların tedavisinde genellikle, oyun terapisi ve psikoterapi uygulamaları kullanılmıştır. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar psikoterapinin otizmin tedavisinde yeterli olmadığını vurgulamaktadır. Son yıllarda öğrenme kuramlarından yararlanılarak otistik çocukların eğitimine ağırlık verilmiş, eğitim ile birçok beceriyi kazanabilecekleri kabul edilmiştir. Çocuğun özelliklerine hazırlanan programın yapılandırılmış bir çevrede, eğitimciler tarafından, uygun araç gereç kullanılarak uygulanması, otistik çocukların eğitimlerinin temelini oluşturmaktadır.
    Otistik çocukların eğitildikleri, otistik çocuklar eğitim merkezimizde amaç; çocuğun yaşadığı toplumun parçası olmak, eğitim almak, oynamak, eğer çalışmak durumundaysa önemli olan onu yaşadığı topluma dahil etmek için yaşıtlarıyla birlikte etkinliklere katılmasını sağlamaktır. Otistik çocuklar otizm merkezinde bulundukları yaş grubundan arkadaş edinme fırsatı bularak yarar sağlarlar. Otistik çocuğun yalnızca etrafındaki çocukların sayısını arttırmak yeterli değildir. Bunun yerine sosyal ilişkinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu durum farklı toplumlara karışmasını gerektirir. Bizim merkezimizde öğrenciler kendi yaşıtlarıyla sıkı bir iletişim içinde öğretmenleriyle birebir eğitim alma şansına sahiptirler. Fakat otistik çocukların sosyal iletişimde yetersizlik, rahatsızlıklarının ve bağımlılıklarının sürekli olması nedeni ile verilecek eğitimin de kesintisiz olması gerekmektedir. Kesintisiz eğitim modelinin olumlu ve olumsuz yanları mevcuttur.
    Otistik çocukların eğitiminde öğrenmenin kalıcı olması ve bunun içinde eğitimde sürekliliğin gerekli olması esastır. Çocukların yaş ve seviyelerine göre uygulanan eğitim programı uzun ve tekrar edildiği taktirde kalıcı olması mümkündür. Öğrenciler sistemin psikolojisinden koptuklarında okula adaptasyon zorluğu çekmektedirler. Öğrenmeleri kalıcı olmamaktadır. Öğrenciler için kesintisiz eğitim şarttır. Bunun yanı sıra olumsuzlukları da mevcuttur. Öğrencinin bulunduğu ortamdan daha farklı ortamlarda bulunması onun sosyal ilişkilerinin desteklenmesi açısından faydalıdır. Farklı ortamlarda öğrendiklerini uygulama fırsatı bulmaktadırlar. Bu çocukların tüm yaşamları boyunca bu tür okullara devam edemeyecekleri bilinmektedir. Belirttiğimiz gibi otistik çocuklarda eğitim kesintisiz olmalıdır. Ama eğitim sadece okulda değil, sosyal yaşamın içerisinde; evde, çarşıda kısacası her yerde olmalıdır. Burada velilere çok büyük görevler düşmektedir. Öğretmen-veli işbirliği şarttır. Okulda öğrendiklerinin evde mutlaka tekrar etmelidir. Bu durum yaz tatillerinde de geçerlidir. Çocuk ve aile değişik topluluklarda yaşama ihtiyacı duyabilirler. Bu değişim çocuğa zarar değil fayda getirici olmalıdır. Velinin de mutlaka omuzlarındaki yükün ağırlığı tartışılamaz. Velinin bıkmadan, usanmadan çocuğunu her gün yeni bir umutla okula getirmesi büyük bir özveridir. Değişik ortamlarda bulunma hakkına sahiptirler. Fakat bu durum öğrencinin ortama uyum sağlama becerilerini arttırmalıdır. Veli eğer öğrenimi devam ettiremez ise en kesin çözüm çocuğun okuldan kopmaması ve okulda öğrenimini tüm yıl boyunca devam ettirmesidir.
    Özel eğitimin temel ilkelerinde “Ailenin, özel eğitim sürecinin her boyutunu aktif katılmasının sağlanması esastır.” diye belirtilmiştir.Öğretmen arkadaşlara bu konu hakkındaki görüşlerini sorduğumda aşağıdaki düşünceler ortaya çıktı: Kesintisiz eğitim modelinin eğitimci açısından da olumlu ve olumsuz yanları vardır. Eğitimci tüm öğretim yılı boyunca büyük bir özveriyle öğrencilerini sosyal yaşama kazandırabilme, yıllık çalışma programını uygulayabilme, öğrencilerin iletişim-motor-sosyal becerilerini en üst seviyeye çıkarabilme çabası içindedir. Bu durum eğitimcinin zihnen ve bedenen yorulmasına neden olmaktadır. Eğitimcinin bulunduğu psikolojiden kısa süre içinde olsa uzaklaşması, bedenen ve zihnen dinlenmesi faydalı olmaktadır. Birey tatil döneminde sistemin psikolojisinden uzaklaşır. Enerji depolar. Yeni öğretim yılına dinamik ve istekle başlayabilmek çok önemlidir. Bir diğer açıdan bakacak olursak uygulama yaz döneminde çalışmak isteyen eğitimci açısından daha esnek ve rahatlayıcı hale getirilebilir. Öğleden sonra çok sıcak olduğundan derslerin verimliliğinin düşmemesi için dersler, öğle saatinde kesilebilir ve eğitimciler için teneffüs saatleri arttırılabilir. Yeni dönem başladığında öğrencisinde gerileme gören öğretmenin morali bozulmakta, şevki kırılmaktadır. Bazı hedef ve davranışları geri dönüt almak durumunda kalmakta o zamanda ilerleme kaydetmekte zorlanmaktadır. Bu durumda bir kere daha tekrar etmekte fayda vardır ki eğitimci-veli işbirliğinin önemi daha iyi anlaşılır. Aile ile daha sık diyalog kurmak gereklidir. Günlük faaliyet raporları geliştirilmeli çünkü aile ile iletişimde çok büyük teşkil etmektedir.
    Kesintisiz eğitimin bir olumlu yanı daha ortaya çıkmaktadır. Öğretmenin öğrenciyle daha fazla vakit geçirmesi öğrenciyi daha iyi tanıması anlamına gelir. Öğrenci ve öğretmen öğretim yılı içinde uygulanan program çerçevesinde çalışmalar yapmaktadır. Yaz dönemi uygulamasında öğretim yılı içerisinde uygulanan eğitim programından daha farklı bireysel eğitime yönelik ve öğrencinin ilgi alanlarını kapsayan program öğrenciyi ve öğretmeni daha fazla motive edebilir. Verilecek eğitim programı uzmanlar tarafından en ince ayrıntısı düşünülerek hazırlanmalıdır.
    Fırsat eğitimi arttırılmalıdır. Öğrenciyi ve öğretmeni hoşnut edecek, eğlenirken eğitecek çalışmalar olmalıdır. Örneğin; bahçe çalışmaları, hayvanların bakımı, spor aktivitelerinin arttırılması. Okuldaki arkadaşlarımın bu konudaki fikirlerini sorduğumda çok güzel düşünceleri olduğunu gördüm. Okulumuz doğa ile yaşamayı mümkün kılan bir yapıya sahip. Her sınıf için zeytinlikler, ağaçlar altında sıralar konulup, serin ortamda ders yapmaları sağlanabilir. Basketbol sahaları, yazın kullanılamamaktadır, üstleri kapatılabilir. Okuldaki yaz dönemi eğitimi yaz kampları şeklinde yapılabilir. Okul içerisinde küçük alışveriş merkezleri kurulabilir yada okulumuzun yanındaki Emiralem Köyü’ne alışveriş yapmaya gidilebilir. Parmak boyası ve killerle çalışmalar yapılabilir.
    Okulumuzda uygulanan sistem oldukça demokratiktir. İsteyen veli çocuğunu yaz döneminde istediği zaman okula gönderebilir. Aynı şekilde isteyen eğitimci istediği süre kadar çalışabilir yada yaz tatili hakkını kullanabilir. Önemli olan bireylerin istekleri doğrultusunda gönülden hareket etmeleridir. Veli-öğrenci-öğretmen işbirliği sağlandığı müddetçe öğrenciler için en uygun eğitim verilebilir
    KAYNAKLAR:
    M.E.B Otistik Çocukların Eğitiminde Öğretmen El Kitabı. (2001, ANKARA)
    Bülbin Sucuoğlu, Aynur Akıncı, Otistik Çocuklar Ve Eğitimleri. (1988, ANKARA)

     
Otizmde Kesintisiz Eğitim Modeli konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Otizm

    Otizm

    Onbinde 4-5 çocukta görülen oldukça ender rastlanan bir durumdur. Otistik çocuk, doğduktan sonraki ilk birkaç ay süresince normal görünür. Daha sonra tepki göstermemeye başlar, ses ve görüntü stimülasyonlarına karşı çok az bir ilgi gösterir, okşanmayı istemez ve kucağa alındığında haykırarak ağlar. Bir yeri incindiği zaman teselli etmeleri için ebeveyninin yanına gitmez. Konuşma gecikmesi çok...
  2. Otizmin Tarihi

    Otizmin Tarihi

    Otizmin Tarihi Giriş: Leo Kanner(1943) gözlemlediği küçük yaşlardaki bir grup çocuğun davranış örüntüsünü tanımlayarak “erken çocukluk otizmi” sıfatını kullanan ilk kişiydi. Kanner’den 1 yıl sonra Hans Asperger’in (1944) yazdığı makalede daha büyük yaştaki çocuklar ve ergenlerdeki davranış örüntüsü Kanner’in otizm tanımıyla (ayrıntılarda farklılıklar olsa da) örtüşmektedir. Ayrıca...
  3. Otizm, dislekti,hiperaktivite de yeni umut İşitsel Eğitim

    Otizm, dislekti,hiperaktivite de yeni umut İşitsel Eğitim

    Otizm, dislekti,hiperaktivite de yeni umut İşitsel Eğitim OTİZM, DİSLEKSİ VE HİPERAKTİVİTE TEDAVİSİNDE YENİ UMUT: "İŞİTSEL EĞİTİM" FATMA ORAN - MİNE AKVERDİ 22 Ekim 98 tarihli Aktuel Dergisi "Rain Man"e müzikli tedavi Avrupa ve ABD'de otistik, disleksi ya da hiperaktif çocukların tedavisinde uzun süredir kullanılan bir yöntem: Zihinsel bozukluklar ve işitsel algı...
  4. otizm

    otizm

    otizmli çocuğa zeka gelişimi için ne yedirilmelidir.Yaşıtlarını yakalayabilmesi için ne yapılmalıdır.tuvalet eğitimi nasıl verilmelidir. cevaplarmısız?
  5. Otizm

    Otizm

    Otizm Otizm, çocuğun gelişim düzeyine göre farklılık göstermekle birlikte, genellikle 3 yaşından önce başlayan, konuşma, sosyal etkileşim, iletişimde gecikme ve normalden sapma ile kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Genel olarak çocuğun kendine özgü bir dünya oluşturarak çevresindekilerden uzaklaşmasıdır. Otizm çocukların sözel ve sözel olmayan iletişimde zorluk yaşamalarına neden...

Sayfayı Paylaş