gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Rüyalara Psikodinamik ve Bilişsel Bakış

    Konu, 'Psikiyatri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Rüyalara dair bugüne dek psikoloji literatüründe pek çok kuram süregelmiş. A) Psikodinamik görüşün babası Freud rüyaların, bilinçaltımızdaki düşünce, his ve isteklerin su yüzüne çıkabildiği bir pencere olduklarını düşünüyor. Çocukluğumuza kadar uzanan ve bilinçaltımıza ittiğimiz, bastırdığımız ve kökeninde cinsel arzularla öfke barındıran bu his ve isteklerle rüyalarımız yoluyla yüzleşebiliyoruz. Freud rüyaları ikiye ayırıyor:

    1.) Gizil anlamlı rüyalar: Bu rüyalar sembolik anlamlar taşıyor ki Freud'a göre psikolojik yorumların bu rüyalar üzerinden yapılması gerekiyor.

    2.) Görünür içerikli rüyalar: Bu rüyalarsa günlük hayatımızda duyduğumuz, yaşadığımız olaylarla bağlantılı olarak gördüğümüz rüyaları oluşturuyor.



    B) Bilişsel görüşse, rüyaların uyanıkken aklımızı kurcalayan kaygı ve düşünceleri içeren zihinsel işleyişlerin bir sonucu olduğunu düşünüyor. Diğer bir deyişle, rüyaların yalnızca bir düşünce biçimi olduğunu savunuyor. Öyle ki, rüyaların bazen gün içinde çözümünü bulamadığımız kimi soru ve sorunlara çözümler üretebileceğimiz dönemler olduğunu öne sürüyor.



    Kuramlar elbette ki bu ikisiyle sınırlı değil. Ancak sorunuzun yanıtına eğilen iki ana kuram psikodinamik ve bilişsel kuramlar. Haliyle, Psikodinamik yaklaşıma göre yatmadan önce düşündüklerimiz, günlük hayat sırasında aklımızı kurcalayan sorun ya da olaylar gördüğümüz rüyaların yalnızca bir kısmını açıklıyor. Kimi rüyalarımızsa daha kapalı ve sembolik anlamlar içeriyor. Bilişsel görüşe göreyse bu düşünceler rüyaların hemen hemen tümünü açıklamakta yeterli.


    Kaynak: DonusumSokagi

     
Rüyalara Psikodinamik ve Bilişsel Bakış konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. bakışlar

    bakışlar

    Tarih boyunca göz ve insan davranışı üzerindeki etkileriyle uğraştık durduk. Hepimiz Gözleriyle onu parçaladı , Kocaman bebek gözleri var , Gözlerini kaçırıp duruyor , Çok davetkar gözleri var , Gözünde öyle bir pırıltı vardı ya da Bana en kötü bakışıyla baktı gibi ifadeler kullanmışızdır. Bu gibi ifadeleri kullandığımızda farkında olmadan kişinin gözbebeklerinin büyüklüğünden ve bakışla...
  2. iki MELEK ve Bakış açısı

    iki MELEK ve Bakış açısı

    İki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere yatacak yer olarak koca malikanenin konuk odalarından birini vermekyerine, soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş. Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken, Yaşlı Melek duvarda bir delik görmüş...
  3. Fotoğraflar ve bakış açıları

    Fotoğraflar ve bakış açıları

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  4. Sosyal Fobi ve Bilişsel Davranışsal Terapi

    Sosyal Fobi ve Bilişsel Davranışsal Terapi

    "sosyal kaygı" adı da verilen "sosyal fobi", günlük sosyal ortamlarda ortaya çıkan ve insanı tamamen etkisine alan bir kaygı hissiyle ya da fazla farkında olma ile kendini gösterir. Sosyal fobisi olan kişiler, sürekli, yoğun ve inatçı bir şekilde başkaları tarafından izlenmekten ve yargılanmaktan ya da davranışları yüzünden utanç verici bir duruma düşmekten korkarlar. Bu...
  5. Rönesans Aydınlarında Türklere Bakış ve Değerlendirme

    Rönesans Aydınlarında Türklere Bakış ve Değerlendirme

    RÖNESANS AYDINLARININ TÜRKLERE BAKIŞI Rönesans döneminde -ya da kabaca matbaanın bulunuşundan 1600 yılına kadar- belli başlı Avrupa dillerinde Türkleri konu edinen binlerce kitap ve broşür yayımlanmıştır. Bunun nedeni Türklerin Avrupalılar tarafından bir tehdit olarak algılanması ise de, amaç yalnızca kötülemek ya da onların ortadan kaldırılmasının yollarını araştırmak değil, bu ilk...

Sayfayı Paylaş